BAĞLANTILAR
haberhan.com
GÜNDEM
Haberin Kaynağı
Salı
Ozlem Gurses Yeni Yil Kapida
İşte bir yıl daha bitti.
Önümüzdeki hafta, 2009’u devirip, 2010’a başlayacağız.
Bazı insanlar vardır, hedefleriyle yaşarlar.
Her yılsonu oturur, giden yılı gözden geçirir, hesaplaşır, gelen yıla hayaller ve planlarla başlarlar.
Hayranım onlara.
Hiç böyle yaşayamıyorum ben.
Aptalca belki ama hayatın içinde akıp gidenlerdenim. Benim de düşlerim, kendime göre umutlarım var ama olayları yöneten ben değilim. Olaylar başıma gelir çoğunlukla!
Böyle akıp giderken hayat, bir baktım 40 oluyorum!
Ne çabuk geçmiş zaman. Durdum, düşündüm bu yıl, 40 yaş için bir hayalim var mıydı acaba diye?
Hatırladım, evet vardı.
40 yaşında çok itibarlı ve güçlü, çok da havalı ve güzel bir işkadını olmayı düşünürdüm. Lisedeydim sanırım, hep kafamda bir kare:
Ayağımda çok şık topuklu ayakkabılar, dizde bir dar etek, üstüne şık bir ceket, incecik, elinde dosyalar bir arabanın kapısını açıyorum!
Ne komik! Hiç o kadın olmadım ben... Olmak için de hiç uğraşmadım!
Nereden girmişti kafama bu fotoğraf acaba?
O kadar benden, içimdeki kadından uzak bir hayal ki bu... Topuklu ayakkabım bile yok.
Geçen yaz İstanbul Bienali’nın sorusuydu hatırlarsanız:
“ İnsan neyle yaşar?”
Hiç sordunuz mu kendinize, nelerden vazgeçmezdiniz diye?
Vazgeçemeyecekleriniz, yaşamınızı oluşturuyor eninde sonunda.
İşte fırsat, yeni yıla 9 gün kala sorun, vereceğiniz yanıtlar sizi bile şaşırtabilir...
Her ne kadar, yılsonlarını dramatik hesaplaşmalarla geçirmesem de, başlayan her yeni yıl yine de heyecanlandırır beni.
Uzun yıllar sonra ilk defa, bu yılbaşı evde değilim!
Sevgili patronum Ali Saydam ve dostlarla birlikte Erol Evgin’e gideceğiz.
Aslında her yılbaşı evde ailemle ve sevdiklerimle geniş bir sofrada buluşmayı severim ben.
Fasıl yapar, şarkılar söyleriz.
Misafir ağırlamaya da bayılırım, hiç oturmam, servisi de yemeği de bizzat yapmak isterim.
Bir de çam ağacı süsleriz oğlumla, altına da küçük hediyeler koyarız, sevdiklerimiz için.
Bunca yoksulluk varken, ne yemeği, ne ağacı, ne hediyesi dediğinizi duyar gibiyim.
Haklısınız. Ama her başlangıç, umutlarla dolu değil mi?
Ve umut bulaşıcı, paylaştıkça artıyor...
Bu arada “ çam ağacı gavur adeti” diyenler çok şaşacak bu yıl!
Dünyaca ünlü araştırmacımız Profesör Muazzez Ilmiye Çığ, Orta Asya’da Türklerin “Hayat Ağacı” adıyla ağaçlarını süslediklerini, çam ağacı geleneğinin de Orta Asya’dan Batıya geçtiğini anlattı!
Ne olacak şimdi?
Bir çam ağacının süsüyle bile kavga edenler için “ yorgan gitti”, bakalım kavga bitecek mi?
Neyse ne?
İster doğudan ister batıdan gelsin, 2010 hepimiz için sağlık, mutluluk ve bereket getirsin.
Etiketler:
Güzel Yazılar-Duygusal
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder