Faydalı Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Faydalı Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı

YOUTUBE GIRIS YOLLARI YONTEMLERI TEKNIKLERI OPEN DNS YASAKLI SITELERE GIRIS YOLLARI

Yasaklı Youtube a Giriş Yöntemi - Open DNS

Windows XP için dns ayarının resimli anlatımı için buraya tıklayın

Windows Vista için dns ayarının resimli anlatımı için buraya tıklayın

Windows 98 için dns ayarının resimli anlatımı için buraya tıklayın

Diğer iştetim sistemleri için buraya tıklayın.İşletim sisteminizi seçin resimli anlatımı ekrana gelsin..
Windows XP için dns ayarının resimli anlatımı için buraya tıklayın

Windows Vista için dns ayarının resimli anlatımı için buraya tıklayın

Windows 98 için dns ayarının resimli anlatımı için buraya tıklayın

Diğer iştetim sistemleri için buraya tıklayın.İşletim sisteminizi seçin resimli anlatımı ekrana gelsin..


Open DNS numaraları:

Yeğlenen DNS sunucusu: 208 . 67 . 222 . 222
Diğer DNS sunucusu: 208 . 67 . 220 . 220

Çarşamba

OZGECMIS CV NASIL HAZIRLANIR HAZIR SABLONLAR HAZIRLAMA YOLLARI METOTLARI

 

Özgeçmiş (CV) Örneği

Etiketler: CV, eğitim, iş, kariyer, meslek, Özgeçmiş
Kategori GENEL BİLGİ | 36 Yorum
Daha önce Özgeçmiş (CV) Hazırlama ile ilgili bir yazı yayınlamıştım. Bu yazıma gelen yorumlarda özgeçmiş (CV) örneği için büyük bir talep olduğunu gördüm. Bunun üzerine bir arkadaşımdan rica ettim ve bana kendi özgeçmiş (CV) formunu gönderdi. Oldukça başarılı olduğuna inandığım için sizinle paylaşmak istiyorum.

Şunu da belirtmem gerekir ki Özgeçmiş’in (CV) kesin bir taslağı yoktur. Özgeçmiş’ini kendini animasyon haline getirerek anlatanlar bile var :) Bu konuda deneyimsiz olduğumu itiraf edeyim. Fakat size özgeçmiş konusunda deneyimli ve bilgili olduğuna inandığım Fikir Atölyesi’nden Tunç KILINÇ var. Onun sitesindeki Özgeçmiş ile ilgili yazıları mutlaka okumalısınız.
Yaratıcı Curriculum Vitae
Yaratıcı CV (Bölüm: 2)
Yaratıcı CV (Bölüm: 3)

Cumartesi

ERKEKLERIN BIRAKMASI GEREKEN 10 ALISKANLIK NELERDIR?


Erkeğin bırakması gereken 10 alışkanlık!
Aslında herkes kendine özen göstermeli ama nedense beyler bu konuda biraz daha dikkatsiz. İşte erkeklerin dış görünümünde olumsuz etkiler yapan ve acilen bırakılması gereken 10 alışkanlık:

Gevşek oturmak, içki-sigara içmek, daha fazla yemek için egzersiz yapmak, kuru tıraş....Uzayıp giden bu liste erkeklerin vazgeçemediği alışkanlıklardan bazıları.

Aslında erkek-kadın fark etmez, herkes dış görünümüne özen göstermeli. Ama nedense erkekler bu konuda biraz daha dikkatsiz. Beslenmenize dikkat etmediğinizde, egzersiz yapmadığınızda ve özellikle de içki, sigara gibi kötü alışkanlıklarınız varsa kendinize daha çok vakit ayırmalısınız. Askmen.com isimli internet sitesinde yer alan habere göre, işte erkeklerin dış görünümünde olumsuz etkiler yapan ve acilen bırakılması gereken 10 alışkanlık:

İşlenmiş gıdalar atıştırma: İşlenmiş gıdalar vücudunuz için zararlıdır. Sadece kilo almanıza yol açmaz, cildiniz bile bu ürünlere karşı daha hassas olabilir. Un, şeker, margarin gibi beyaz renkli gıdalardan da kaçınmalısınız. Bunları yemek yerine, humusa batırılmış çiğ sebze, taze meyve ya da bir avuç dolusu kuruyemiş yiyebilirsiniz.

İçki içmek: Alkolün görünüşünüz üzerinde kısa ve uzun süreli etkisi vardır. Çünkü alkol idrar söktürücüdür, vücudun su kaybetmesine yol açar. Uzun süre günde 2 içkiden fazlası cildinizi kabartır, vücudunuzu süzgün bir hale getirir.

Daha fazla yemek için egzersiz yapmak: 20 dakikalık bir gezinti, kalorili yiyeceğin etkisini düşürmez. Her şeyden önce formda kalmak için iyi bir diyet yapmalısınız. Bunun yanında düzenli egzersiz, abur cuburdan uzak durmak gibi sağlıklı bir yaşam tarzı uygulamalısınız. Ne sıklıkta ve ne kadar fiziksel aktivite yaptığınıza da dikkat edin.

Gevşek oturmak: Kambur duruş, sadece omurganız için kötü değildir. Aynı zamanda birçok kötü etkisi vardır. Çökük bir duruş, tembel olduğunuz ya da kendinize güveniniz olmadığı mesajını verir. Tam tersi, dik bir görünüş kaslarınızı sıkı ve belirgin gösterir. Bu da kendinize güveninizi artırır.

Kuru tıraş: Krem olmadan kuru tıraş olmak yüzünüzün kaşınmasına, tahriş olmasına, cildinizin pütür pütür olmasına ve kılların dönmesine yol açar.

Yüzünüze dokunmak: İki yıkama arasında, elleriniz her çeşit kiri, bakteriyi ve yağı toplar. Yüzünüze dokunduğunuzda, gözenekleri tıkayan tüm bu şeyler, yüzünüze geçer ve sivilcelere yol açar. Yüzünüzü elinizle ovalamak, kırışıklık oluşumunu artırır.

Çok fazla idrar söktürücü içmek: Günde en az 8 bardak su içmelisiniz. Çünkü kafein ya da alkol gibi idrar söktürücülerin, vücudunuzdan suyu dışarı attığını unutmayın. Vücudumuzun yüzde 70'i sudur, uygun hücre fonksiyonu, parlak bir cilt ve formda bir vücut için vücudunuz susuz kalmamalı. Bu nedenle, sabahları 2-3 bardak kahve olmadan yaşayamıyorsanız, en azından daha fazla su içerek bunu dengelemeye çalışın.

Sigara içmek: 4 binden fazla kimyasal içeren sigaradaki 51 maddenin kanserojen olduğu biliniyor. Her çektiğiniz sigara dumanıyla gerçekten kendinizi öldürüyorsunuz. Sigara içtiğinizde, vücudunuzda serbest radikaller oluşuyor ve bu yıkıcı moleküller DNA'nıza zarar veriyor. İşe sigaranın avantaj ve dezavantajlarını tartarak başlayın. Sigara olmadan yaşamaya çalışın. Israrcı olursanız başarılı olursunuz.

Yüzünüz için ne bulursanız kullanmak: Birçok erkek cilt bakımına ihtiyaç duyabiliyor. Ancak sert kimyasallar içeren sıvı sabunlar ya da kalıp sabunlar yüzünüzdeki ince ve narin deriyi kurutabiliyor. Kuru, yağlı ya da karışık cilt tiplerine uygun formüle edilmiş bir temizleyici kullanarak, daha temiz, yumuşak ve genç görünen bir cilde sahip olabilirsiniz. Islak tıraşta mükemmel sonuç için önce duş alın, gözenekleriniz açılınca daha iyi tıraş olabilirsiniz.

Güneş kremi olmadan güneşlenmek: Yaşlanmayla ilişkili cilt hasarının çoğu güneşe aşırı maruz kalmayla oluşuyor. Dışarıda çok fazla zaman geçirmek cildinizin hızlı kırışmasına, hatta daha kötüsü kansere yakalanmanıza yol açıyor. Cildinizi korumak ve kırışıklık oluşumunu yavaşlatmak için öğlen saatlerinde güneşe çıkmayın. Yazın her sabah güneş kreminizi sürün ve dışarıda uzun süre vakit geçirecekseniz sık sık kreminizi yenileyin.

ZAMAN

Salı

SERDEM COSKUN'UN MUTFAGI TARIFLERI KONUKLARI CILT LEKELERINI GIDERICI PRATIK MASKE TARIFLERI


SERDEMİN MUTFAĞI TARİFLERİ

Kanal 7 ekranlarının sevilen, sempatik sunucusu Serdem Coşkun'un sunduğu Serdem’in Mutfağında, Şems Aslan tarafından canlı yayında uygulanan cilt lekelerini gideren pratik maske tarifi...
Serdem Coşkun
Malzemeler :

Şems ASLAN yemek kaşığı haşlanmış ve ezilmiş nohut
1 çay kaşığı limon suyu
1 çay kaşığı ayçiçek yağı
1 çay kaşığı bal

Hazırlanış ve Uygulama :

Malzemeler karıştırılarak elde edilen maske temiz cilde peeling şeklinde uygulanır. Bir miktar beklendikten sonra ovalanarak ciltdeki ölü deriler temizlenir.

1 hafta günde 1 kez uygulanması halinde cilt lekelerini giderir.


Güzellik ve cilt bakım uzmanı Şems Aslan

Aynı programda, Nazım Ekin tarafından paylaşılan şiddetli romatizmal kronik ağrılar için ağrılarınızı dindirici tarif.

Malzemeler :

Nazım EkinYarım tatlı kaşığı karabiber
Yarım tatlı kaşığı kırmızı biber
Yarım tatlı kaşığı tuz
Yarım tatlı kaşığı karbonat
10 hardal çekirdeği veya yarım tatlı kaşığı hardal
1 adet yumurta

Hazırlanış ve Uygulama :

Malzemeler karıştırılır ve sargı bezi üzerine sürülür ardından ağrı olan bölgeye sarılır ve 4 saat bekletilir.

Cumartesi

GOZ SEGIRMESININ NEDENLERI SEBEPLERI COZUM YOLLARI ONERILER TAVSIYELER


GÖZ SEĞİRMESİNİN SEBEBİ
Gözünüz seğiriyor mu?

Uykunuza dikkat edin!

Günlük yaşamda gözün istemsiz olarak kasılmasıyla ortaya çıkan, zaman zaman alt ya da üst göz kapağının elde olmadan kontrol dışı titreşmesi ile kendini gösteren göz seğirmesinin ana nedeninin uykusuzluk, stres ve kafein olduğu belirtildi.

Hastaların gözlerinde herhangi bir rahatsızlık olup olmadığını merak etmelerine yol açan seğirmeler, genellikle sadece birkaç saniye sürüyor.

Seğirmelerin çoğunlukla önemsiz bir rahatsızlıktan kaynaklandığını belirten Op. Dr. Murat Moray, göz seğirmesinin en önemli üç nedenini yorgunluk-uykusuzluk, stres ve kafein olarak sıraladı. Op. Dr. Moray ayrıca bilgisayar kullanımı ve parlak ışıkların da göz seğirmesi için tetikleyici olabildiğini kaydetti.

Çoğu seğirmelerin sebebinin ise halen bilinemediğini ifade eden Dr. Moray, "Bunlar genellikle stres ve zihinsel bağlantılıdır. Birçok kişi bunları tedirgin edici bulduğu için endişe eder. Bazıları ise daha ciddi bir sorunun işareti olmasından korkar. Bazı kimselerde göz kapakları nadir görülen bir rahatsızlık olan esansiyel blefarospazm (nedeni açıklanamayan göz kapağı kasılması) nedeniyle kendiliğinden kapanır" dedi.

Moray, göz seğirmesinin çok ender olarak da ciddi bir rahatsızlık belirtisi olabildiğine işaret ederek, "Ciddi yüz tikleri, yüz kaslarındaki spazmlar ve multiple sklerozis (MS hastalığı) göz kapaklarını da etkileyebilir fakat bu hastalıkların belirtileri, göz hekiminin normal göz seğirmesiyle karıştırmayacağı kadar farklıdır. Eğer göz seğirmesi göz hekimince önerilen yöntemler ile geçmiyorsa kişinin nöroloji tarafından değerlendirilmesinde fayda vardır" diye konuştu.

Göz seğirmesini geçirecek öneriler :

* Uyku ve dinlenme saatlerine dikkat edilmesiStresli yaşamdan uzak durulması
* Bilgisayar kullanımının azaltılması
* Evde yumuşak ve parlak olmayan aydınlatmaların kullanılması
* Çay-kahve tüketiminin azaltılması
* Geceleri göz kapağına su bazlı nemlendiriciler ile kapak cildinden yüz kemiğine doğru hafif hafif bastırırarak masaj yapılması

Bunlara rağmen göz seğirmesi devam ederse ve gittikçe şiddetlenirse, beraberinde yüzün diğer bölümlerinde kasılmalar olursa, seğiren gözde şişlik, kızarıklık veya çapaklanma varsa, seğirme gözü tamamen kapatan bir şekil alirsa ve göz kapağında düşüklük olursa zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerekiyor.

Dr. Murat MORAY

Bursa Acıbadem Hastanesi

Salı

EMZIRIRKEN BEBEK NASIL TUTULMALI TUTUS METODLARI ONERILERI VE EMZIRME TEKNIGI YOLLARI NASIL OLMALIDIR TAVSIYELER ONERILER


Emzirirken Bebek Nasıl Tutulmalı?

Emzirirken bebeğinizin bütün vücudunun aynı düzlemde ve size dönük olmasına dikkat edin. Ayrıca bebeğinizin ağzı memenize yakın olmalı ki uzanmak için fazla çaba harcamasın. İsterseniz kendinizin ya da bebeğinizin yanlarına yastık koyarak da destek alabilirsiniz. Bütün bunlar bebeğinizin, memenizi tam ve doğru kavramasını kolaylaştırır. Bebeğinizi, emzirmek için değişik şekillerde kucaklayabilirsiniz.

• Kucaklama: Pek çok anne için rahattır ve en sık uygulanan pozisyondur. Bebeğiniz kucakladığınız kolunuzun tarafındaki memeyi emer.
• Ters kucaklama: Prematüre ya da kavramada güçlük çeken bebekler için uygundur. Emzirmediğiniz taraftaki kolunuzla bebeğinizi kavrayın ve diğer elinizle bebeğinizin başına ya da kendi memenize destek olun.
• Koltuk Altı: İkizlerde, büyük göğüslü annelerde veya çökük meme başı durumlarında uygulanır. Emzireceğiniz göğsün olduğu koltuk altına doğru bebeğinizi uzatın.
• Yatarak: Sezaryen doğum, problemli veya normal doğum sonrası yorgun olan annelere emzirirken dinlenebilme imkanı sağlar. Bebeğinizin yüzü ve bedeni size dönük olmalıdır.

Emzirme Tekniği Nasıl Olmalı?

• Sakin ve gürültüsüz bir ortamda, rahat oturmalısınız. Çünkü fiziksel rahtlama, süt salınımını da rahatlatır.
• Bebeğinizi tüm vücudunu kendinize dönük olarak tutun ve kollarının memenize ulaşmasına engel olmamasına dikkat edin.
• Emzirmeye başlamadan önce, bebeğinizin burnunun açık olmasına dikkat edin. Açık değilse temizleyin.
• Emzirmeye başlamak için bebeğinizin başını memenize doğru itmeyin ya da meme başınızı ona zorlayarak vermeyin. Çünkü bu onu sinirlendirebilir ve emmeyi reddetmesine neden olabilir. Meme ucunuzdan bir damla süt çıkarın ve bebeğinizin yanağına dokundurarak arama refleksini uyarmalı ve meme başını kendisinin bulmasını sağlamalısınız.
• Emzirmeye başlamadan önce serbest olan elinizin baş ve işaret parmağıyla göğüs halkanızın üst kısmını, diğer üç parmağınızla da alt kısmını tutmalı ve hafifçe bastırmalısınız. Bu şekilde hem sütün kanallara akışını kolaylaştırır hem de bebeğinizin burnunun gömülmesini engelleyerek rahat nefes almasını sağlarsınız.
• Emzirmek canınızı acıtmamalı! Eğer acı duyarsanız muhtemelen bebeğiniz memenizi yanlış kavramıştır. Onu nazikçe memenizden ayırın ve tekrar deneyin.
• Emzirmeniz bittiğinde memenizi bebeğinizin ağzından zorlayarak çekmeniz, meme başına zarar verebilir. Bebeğinizi memeden ayırırken küçük parmağınızı yavaşça ağzının kenarından içeri sokarak emme basıncını kesin ve memenizi rahatlıkla çekin.

ANNE SUTU YETERSIZSE YAPILMASI GEREKENLER ONERILER TAVSIYELER


Anne Sütü Yetersizse

Bebeğiniz için en uygun gıda anne sütüdür. Ancak anne sütü bebeğin beslenmesi için her zaman yeterli olmayabilir. O zaman bebeğinizi doktorunuzun önereceği, anne sütüne yakın özellikler taşıyan bir mama ile beslemeniz gerekmektedir. Bir bebeğin tüm beslenme gereksinimini karşılayacak biçimde geliştirilmiş bir bebek mamasının aşağıdaki özelliklere sahip olması gerekmektedir:

• Anne sütünde olduğu gibi sağlıklı büyüme için gerekli tüm amino asitleri içermesi
• Anne sütü esas alınarak ayarlanmış, sindirimi ve emilimi kolaylaştıracak oranda bir yağ karışımı içermesi
• Anne sütünde olduğu gibi karbonhidrat kaynağı olarak yanlızca laktoz içermesi (Laktoz; kalsiyum ve yağın emilmesini kolaylaştıracak, prebiyotik liflerle birlikte bağırsaklarda normal bakteri florasının oluşumunu sağlayacaktır.)
• Anne sütünde de bulunan ve bebeğin bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlayan prebiyotik lif içermesi
• Bebeğin henüz tam olarak gelişememiş böbrekleri dikkate alınarak anne sütündeki oranlarda mineral içermesi.
Anne sütünün yetersiz olması durumunda, doktorunuzun tavsiye edeceği bebeğiniz için uygun mamalar ile bebeğinizin beslenmesini sağlıklı bir biçimde sürdürebilirsiniz.

Emzirmeye ve İşe Devam Etmek

Küçük bir bebeğiniz varsa ve işe geri dönecekseniz önceden birçok olayı iyice planlamanız gerekir. İşinizle emzirmeyi beraber yürütmeyi düşünüyorsanız şunları aklınızda tutun:

• Süt rezerviniz tam dolana kadar biberona başlamayın. Çok erkenden başlamanız biberonun reddedilmesini önler, ancak erken başlamak meme karmaşasına yol açar ve süt miktarınızı azaltır. Birçok kadın için bu süre altı haftadır, ama bazı kadınlarda daha erken rayına otururken bazılarında daha uzun sürebilir.,
• İşe geri dönmeniz gereken günden çok önce biberon vermeye başlayın. Altı haftadan önce biberona geçmek istemeseniz de daha geçe kalmayın. Bebek büyüdükçe onu biberona alıştırmanız zorlaşır. Bebeğinizin günde en az bir biberon dolusu destek besin almasını sağlayın; biberonla daha sonra ne vermeyi planlıyorsanız onu, yani anne sütü vaya mama verin. Mümkün oldukça bu öğünün evde olmayacağınız saatlere denk gelmesine dikkat edin.
• Mama yerine anne sütü vermeyi düşünüyorsanız işe dönmeden önce sütünüzü toplama konusunda ustalaşmaya çalışın. Acil durumlar için 1-2 günlük süt yedeğiniz olsun. Mama kullanmayı düşünüyorsanız bile memelerinizden pompayla süt sağmayı öğrenin. Böylece süt kanallarınızın tıkanıp sütünüzün azalmasını önleyebilirsiniz.

Çarşamba

ANKARA'DA BALIK TUTULABİLECEK YERLER ADRESLER GOLLER DERELER NEHIRLER GIZLI BOLGELER


ankarada balık tutulacak yerler

BALIK AVI > Tatlı SU Balık Avı > Tatlı SU Balık Avcılığı > Ankara da avlak adresleri yardım konuları sizler için Ankarada balık tutabileceğiniz yerleri araştırdım...

akolamen
21-06-2007, 19:01
Öncelikler selamlar, Ben dün bu konuda yardım istemiştim ama göremedim konumu dün vardı bu gün gitmiş . Ankarada Balık tutabileceğim yerlerin adreslerini tarifli olarak istemiştim, işin acemisiyim hangi balık olursa olsun denemek istiyorum hepsini, çünkü bir turna tutmuştum ondan sonra bu sevda başladı kopamıyorum hep balığa gitmek istiyorum tekrar yardımlarınız için teşekkür ederim.
Cadayl
21-06-2007, 19:09
Sayın Akolamen, arama kısmına dün yazdığınız başlığı yazarak daha önceki konunuza ulaşabilirisiniz. Ayrıca ÖNCELİKLE sirküleri okumanızı rica edeceğim. Şu an iç sularımızda avı yasak balıklar konusunda genel bir bilgi edinirsiniz.

Orda balık avcılığı ile ilgili hepimizi ilgilendiren bilgiler bulacaksınız. Bu bilinçle avlanmanız daha sağlıklı olacaktır. İlginizi rica edeceğiz.
derya__kuzusu
21-06-2007, 19:12
Öncelikler selamlar, Ben dün bu konuda yardım istemiştim ama göremedim konumu dün vardı bu gün gitmiş . Ankarada Balık tutabileceğim yerlerin adreslerini tarifli olarak istemiştim, işin acemisiyim hangi balık olursa olsun denemek istiyorum hepsini, çünkü bir turna tutmuştum ondan sonra bu sevda başladı kopamıyorum hep balığa gitmek istiyorum tekrar yardımlarınız için teşekkür ederim.

Sevgili arkadaşım aramıza hoşgeldiniz adınızı imza ayarlarında belirtirseniz size daha net bir şekilde hitapta bulunabiliriz :)

Bu arada forummumuzda Ankara'lılar sohpetr odası var buradaki arkadaşlara sorarsanız eminim size yardımcı olucaklardır :)

Tekrardan aramıza hoşgeldiniz keyifli zaman geçirmenizi dilerim :)
tiptirivsi
21-06-2007, 19:25
Öncelikler selamlar, Ben dün bu konuda yardım istemiştim ama göremedim konumu dün vardı bu gün gitmiş . Ankarada Balık tutabileceğim yerlerin adreslerini tarifli olarak istemiştim, işin acemisiyim hangi balık olursa olsun denemek istiyorum hepsini, çünkü bir turna tutmuştum ondan sonra bu sevda başladı kopamıyorum hep balığa gitmek istiyorum tekrar yardımlarınız için teşekkür ederim.

öncelikle aramıza hoş geldin gerçi sitede bu konuyla ilgili bilgiler var ama hangi balığı avlayacaksınız önce onu belirtirseniz yardımcı olmaya çalışalım...
akolamen
21-06-2007, 19:33
Teşekkür ederim sıcak karsılama için ,imza ayarlarımı düzenledim umarım olmustur. 1 temmuz itibari ile av sezonu açılacağını ölçülere uygun balık tutulması gerektiğini okudum. bende acemi olduğum için ilk tuttuğum balık Turnaydı ondan sonra bi tutku oldu bende,konuda belirttiğim gibi çokta fazla yer bilmiyorum bir tek çanıllı barajını öğrendim ondada tumustum. Bu siteyi bulmakta çok güzel oldu gerçektende güzel bilgiler içeriyor siteyi yapanlara teşekkür ederim.
osmanaltunel
21-06-2007, 19:36
Akın öncelikle aramıza hoşgeldin .Şu an en populer balık turna KÖPRÜKÖY,KESİKKÖPRÜ,KAPULUKAYA,HİRFANLI BARAJI,EĞREKKYA ve KURTBOĞAZI revaçta bunlara rahatça gidebilirsin sirkülere göre avlanmanı rica edeceğim boş bir zamanında sitedeki eski konuları okursan çok güzel bilgiler edinebilirsin iyi avlar dilerim.
tiptirivsi
21-06-2007, 19:37
Akın öncelikle aramıza hoşgeldin .Şu an en populer balık turna KÖPRÜKÖY,KESİKKÖPRÜ,KAPULUKAYA,HİRFANLI BARAJI,EĞREKKYA ve KURTBOĞAZI revaçta bunlara rahatça gidebilirsin sirkülere göre avlanmanı rica edeceğim boş bir zamanında sitedeki eski konuları okursan çok güzel bilgiler edinebilirsin iyi avlar dilerim.

osman abim çok haklı ben de aynı bilgileri vercektim zaten:D
Cadayl
21-06-2007, 19:38
Turna için Ankara ya en yakın yerlerden biri Dikilitaş göleti. Etrafında 1 adet bile ağaç bulunmadığı için cehennem gibi sıcak oluyor. Dikilitaş Haymana yolunda. Haymanaya gelmeden sağa dönüş var. Tabelayı görürsünüz.

Köprüköy ve kesikköprü var. İkiside Bala yolunda. Oldukça keyifli yerler. İsimlerinden aratsanız bile tonlarca tarif vs bulursunuz. İlk etapta aklıma TURNA için gelenler bunlar...
akolamen
21-06-2007, 19:43
Çok teşekkür ederim Osman bey hoşbuldum ilgi ve alakanız beni memnun etti.
akolamen
21-06-2007, 19:45
Sizlere yetişmek mümkün değil gibi sizlere teşekkür ederim Aylin hanım ve Taner bey
osmanaltunel
21-06-2007, 19:47
Turna için Ankara ya en yakın yerlerden biri Dikilitaş göleti. Etrafında 1 adet bile ağaç bulunmadığı için cehennem gibi sıcak oluyor. Dikilitaş Haymana yolunda. Haymanaya gelmeden sağa dönüş var. Tabelayı görürsünüz.

Köprüköy ve kesikköprü var. İkiside Bala yolunda. Oldukça keyifli yerler. İsimlerinden aratsanız bile tonlarca tarif vs bulursunuz. İlk etapta aklıma TURNA için gelenler bunlar...

Aylin dikilitaş artık ölü onu tavsiyelerin arasından en azından şimdilik çıkart oradan artık balık çıkmıyor.
tiptirivsi
21-06-2007, 19:49
Sizlere yetişmek mümkün değil gibi sizlere teşekkür ederim Aylin hanım ve Taner bey

akın bu hafta sonu kesikköprüde organizasyon var müsaitsen katıl tavsiye ererim hem burdaki arkadaşlarla tanışırsın hem de kesikköprüde turna tutma veya tutanları izleme:D zevkini yaşarsın...
tiptirivsi
21-06-2007, 19:50
Aylin dikilitaş artık ölü onu tavsiyelerin arasından en azından şimdilik çıkart oradan artık balık çıkmıyor.

ya çıkarsa:D:D:D şöyle 105 cm'lik, valla belli olmaz ama ben de tavsiye etmem dikilitaşı...
Cadayl
21-06-2007, 19:50
Aylin dikilitaş artık ölü onu tavsiyelerin arasından en azından şimdilik çıkart oradan artık balık çıkmıyor.

yaklaşık 25 gün önce 60 cm turna aldık. hemde Utku nun 6.5 yaşındaki oğlu aldı turnayı:D.. Bilmiyorum yani. siz yine bir gözden geçirin derim:rolleyes:
osmanaltunel
21-06-2007, 19:52
yaklaşık 25 gün önce 60 cm turna aldık. hemde Utku nun 6.5 yaşındaki oğlu aldı turnayı:D.. Bilmiyorum yani. siz yine bir gözden geçirin derim:rolleyes:

Vallahi büyük şans belki on kere gittim sonuç sıfır orası hariç heryerden balık alıyorum tebrik ederim şansınız bol olsun.
akolamen
21-06-2007, 19:56
akın bu hafta sonu kesikköprüde organizasyon var müsaitsen katıl tavsiye ererim hem burdaki arkadaşlarla tanışırsın hem de kesikköprüde turna tutma veya tutanları izleme:D zevkini yaşarsın...


çok teşekkür ederim kesikköprüne gitmiştim balık tutmak için değilde piknik için orda kadife yedirmişti arkadaşlar bana çok lezzetliydi ama bu sıralar kesik köpründe çalışmalar olduğunu duydum yasak olabilirmi eğer kendimi ayarlarsam gelmeyi çok isterim hem sizlerle tanışöakta benim için çok güzel olur.:)
osmanaltunel
21-06-2007, 19:58
çok teşekkür ederim kesikköprüne gitmiştim balık tutmak için değilde piknik için orda kadife yedirmişti arkadaşlar bana çok lezzetliydi ama bu sıralar kesik köpründe çalışmalar olduğunu duydum yasak olabilirmi eğer kendimi ayarlarsam gelmeyi çok isterim hem sizlerle tanışöakta benim için çok güzel olur.:)

Yasak ne kelime orada koskocaman organizasyon yapıyoruz yasak olsa organizasyon olurmu?
tiptirivsi
21-06-2007, 19:59
çok teşekkür ederim kesikköprüne gitmiştim balık tutmak için değilde piknik için orda kadife yedirmişti arkadaşlar bana çok lezzetliydi ama bu sıralar kesik köpründe çalışmalar olduğunu duydum yasak olabilirmi eğer kendimi ayarlarsam gelmeyi çok isterim hem sizlerle tanışöakta benim için çok güzel olur.:)

bu linki incelersen daha detaylı bilgin olur:D
http://www.balikavi.net/forum/showthread.php?t=10785
akolamen
21-06-2007, 20:04
Yasak ne kelime orada koskocaman organizasyon yapıyoruz yasak olsa organizasyon olurmu?

Hakkaten o da doğru bilmediğimden osman abi idare et beni bazen :D
turnagıran
26-01-2009, 23:30
ARKADAŞLAR BEN YENİ ÜYEYİM yazışmalar yönünden oldukca kötüyüm ancaaak turna dedinmi tüylerim diken diken oluyor. yaklaşık 25 yıldır olta avcısıyım .turna avlıyorum nadiren sazan ve ırmaga takılıyorum(kışın) turnaya moganda başladım ,ankarada turna olan heryerde avlandım şu aralar enson favorim sulubük,kapulukaya civarı elimde bir çok resim var ama sizlerle paylaşmayı beceremiyorum bu tür konularda yardımlarınıza açıgım(turnaavcisi@windowslive.com) bu arada 25 01 2009 pazar günü köprüköydeydim su çok yükselmiş(taş köprünün yarısı suyun içinde ve su oldukca temizdi)tüm oltacı arkadaşlara şimdiden rrastgelsin

Pazartesi

YANMA VE YANIK IZLERI NASIL GECER TEDAVI YOLLARI TAVSIYELER ONERILER


Nasıl yanık ellerini çözmek için ya da insanların çoğu yandıktan organları zarar gördükten sonra sorulacak soru olarak bilinir. Bu öncelikle soğuk kompres bir alev kısmı olarak genellikle uygulanır. Sonra yer yer buz ya da tedavi için buz uygulaması yapılabilir. Eğer merhem krem yanık fazlaysa çok yararlı değildir. Ancak, ciddi vakalarda, tıbbi yardım alınız.

Perşembe

SAGLIKLI ZAYIFLAMANIN EN KOLAY VE BASIT YOLU BOL BOL SU ICMEK


Berlinde bulunan Charitee Üniversite Hastahanesi araştırmacıları formda kalmanın en basit yolunu açıkladılar: BOL BOL SU İÇMEK. Michael Boschmann ve ekip arkadaşları, 22 santigrat derecelik sıcaklığa sahip yarım litrelik suyun , metebolizma hızını birkaç dakika içinde % 30 oranında arttırdığını kanıtlladılar. Suyun miktarı günde 2 litreye ulaşınca, yaklaşık 100 kalorilik bir enerji harcanıyor. Su, organizmada sindirimi düzenleyen sempatik sindirim sistemini hareketete geçiriyor. Bunun sonucunda dokularda besin maddeleri hızla yayılıyor.

Erkeklerde daha çok yağ, kadınlarda karbonhidrat deposu eritiliyor. Bu sırada ısı ortaya çıkıyor. Boschmann, su içmenin normal kiloyu korumak için ideal bir yöntem olduğunu, ancak sempatik sinir sisteminin işlevleri zarar gördüğü için, aşırı kilolu insanlarda etkili olamayabileceğini belirtiyor.

Not: 2004 Ocak Fokus Dergisinden alıntıdır.

Etiketler : erkek ve kadın su zayıflatma farklılığı, Su içmenin yararları, Suyun kilo vermede yararları

EKINEZYA VE GRIP TEDAVISI BITKISEL KURLER HAZIRLANISI UYGULANISI


EKİNEZYA VE GRİP TEDAVİSİ

Yılın herhangi bir döneminde her 60 kişiden birinin soğuk algınlığı geçirdiğini biliyor muydunuz?


Dr. James A. Duke, ‘Yeşil Eczane’ adlı kitabında yalnızca İngiltere’de herhangi bir günde 930 bin kişinin soğuk algınlığı çektiğini söylüyor: “Yenebilen Bitkiler ve Bahçeden Sofraya adlı kitabın yazarı olan dostum Cathy Wilkinson Barash, bir mektup yazmıştı. ‘Bana botanik bahçesindeki Yuan Hala’nın restoranında yediğimiz akşam yemeğinde verdiğiniz ekinezya tavsiyenizi titizlikle uyguluyorum’ diyordu. Ona burnunun akmaya başlayacağını anladığı an ekinezya almasını tavsiye etmiştim. Mektubunda bu tavsiyemi tutmaya başladığından beri, kendisinde en ufak bir nezle belirtisi görmediğini anlatıyordu. Teksas’taki Amerikan Botanik Konseyi’nin başkanı Mark Blumenthal, yaptığı bir açıklamada, ‘Dört yıldır hiçbir şekilde soğuk algınlığına yakalanmamamı sağlayan sarımsak, ekinezya ve altınmühür gibi bitkilere minnettarım’ diyordu.”

Uyuşukluğa neden olabilir
Dr. Duke, ekinezyayı çok sık kullandığını belirterek, şöyle devam ediyor: “Çünkü bu bitki, bağışıklık sistemini grip mikroplarına olduğu kadar, diğer hastalık mikroplarına karşı da güçlendirir. Bu faydalı bitkinin garip tarafı ise, çayının ya da tentürünün içilmesinden kısa bir süre sonra dilde uyuşukluk ve karıncalanmaya neden olmasıdır. Fakat merak edilecek bir şey yok, çünkü bu tepkinin hiçbir zararı yoktur.
Fakat, ekinezya ne kadar etkili olursa olsun, mucizevi bir soğuk algınlığı ilacı değildir. Ekinezyayı bağışıklık sistemini güçlendirici bir ilaç gibi her gün almanıza gerek yok. Hastalığın başlamak üzere olduğunu hissettiğinizde kullanın.”

Anason (Pimpinella anisum):
Anason tohumunun balgam söktürücü etkisi onaylanmıştır. Dozun artırılması halinde, antiviral etkiler de göstermektedir. Birkaç çay kaşığı dövülmüş anason tohumunu, 250-500 ml. kaynar suya karıştırarak 10-15 dakika daha kaynatıp, süzerek anason çayı elde edebilirsiniz. Önerilen doz; sabah ve/veya akşam bir fincandır. Hem balgam sökmenize yardımcı olur, hem soğuk algınlığına karşı bir direnç oluşturur. Tadı da harikadır.

Zencefil (Zingiber officinale):
Birkaç yemek kaşığı ince doğranmış taze zencefil kökünün üzerine 250 ml. kaynar suyu dökün ve harika bir çay elde edin. Zencefil yaklaşık olarak bir düzine antiviral bileşik içerir. Diğer bileşenleri ağrı kesici, ateş düşürücü, öksürük giderici ve yatıştırıcı etkiye sahiptir.

Turunçgiller ve C vitamini içeren diğer gıdalar:
Nezle ve soğuk algınlığı semptomlarını hafifletmek için, birçok doktor ve herbalist günde dört kez 500 mg. C vitamini alınmasını öneriyor. Wisconsin Üniversitesi Solunum Virüsleri Araştırma Laboratuvarı’nda görev yapan salgın hastalıklar uzmanı Dr. Elliot Dick’in yaptığı bazı araştırmalar, bunun son derece yararlı olduğunu ortaya koymuştur. Eğer C vitamini tedavisi uygulamaya karar verdiyseniz, tedavi sürecinde ishal belirtileri göstermeniz halinde aldığınız C vitaminin miktarını azaltın. Soğuk algınlığı tedavisi için ben de C vitamini kullanıyorum. Fakat C vitaminini haplardan değil, dünyadaki en zengin C vitamini kaynağı olan Amazon meyvesi camu-camu (Myrciaria dubia) yiyerek almayı tercih ediyorum. Kuşkusuz, sizin bu meyveyi henüz manav tezgahlarında bulma şansınız yok. Fakat biber, kantalup kavunu, ananas ve turunçgiller gibi diğer zengin C vitamini kaynağı sebze ve meyveleri her yerde bulabilirsiniz.

Dr. James A. DUKE

BEBEKLERDEN UZAK TUTULMASI GEREKEN GIDALAR YIYECEKLER TAVSIYELER ONLEMLER


BEBEKLERDEN UZAK TUTULMASI GEREKEN GIDALAR
1 Yaşına Kadar Bebeğinizi Bu Gıdalardan Uzak Tutun

Bebeklerde ve çocuklarda beslenmenin temel amacı, uygun büyüme ve gelişmenin sağlanması ve besin eksikliği durumunun engellenmesidir. Büyümenin ve beyin gelişiminin en hızlı olduğu 0-2 yaş arası dönem, beslenmenin en önemli olduğu zamanlardır.

0-2 yaş arasında dengeli bir beslenme ile birçok akut ve kronik hastalıklar önlenebilir ya da hafif geçirilir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, bebeklerin 1 yaşına kadar yememesi gereken bazı gıdalar şöyle sıralanmaktadır:
BEBEKLERDEN UZAK TUTULMASI GEREKEN GIDALAR

* Bal, birçok çiçek tozundan oluştuğu için yüksek dozlu bir alerjendir. İçindeki alerjik maddeler yetişkinler için önemli değilken, bebeklerde tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

* Yumurtanın beyaz kısmı, protein yapısı nedeniyle yüksek alerjik özelliğe sahiptir. Alerjisi olmayan bebeklere 9 aylıktan sonra çok az miktarlarda başlanarak denenebilir.

* İnek sütü de alerji riski taşır. 1 yaşına kadar direkt içirilmemelidir ama evde yoğurt mayalarken rahatlıkla kullanılabilir. Yoğurt haline geldikten sonra inek sütünün protein yapısı değiştiği için zararlı etkileri ortadan kalkar. Yoğurt çok faydalı bir protein kaynağıdır, 6. aydan sonra bebeklere her gün yedirilmelidir.

* İnek sütü ayrıca bebeklerde demir eksikliğine ve kabızlığa neden olabilir. 1 yaşından sonra inek sütü verilebilir, bu dönemde günlük en fazla 500ml (2 su bardağı) tüketilebilir.

* Karaciğer haricinde tüm sakatatlar, özellikle beyin virüs taşıma ihtimali nedeniyle bebeklere hiçbir zaman verilmemelidir.

* Kafein içeren kahve, kakao, çikolata gibi besinler. Kafein bebeği sinirli yapabildiği gibi kalsiyum ve diğer besleyici maddelerin emilimini de engeller.

* Çay hiç besleyici değeri olmadığı gibi çocuklarda kansızlık yapabilir. Çocuk beslenmesinde hiç yeri yoktur, 1 yaşından sonrada verilmemelidir.

* Tütsülenmiş balıklar (somon veya alabalık) tazeliklerini korumak için genellikle nitratlarla işlem görmeleri nedeniyle zararlıdır.

* Tatlandırıcı içeren (sakarin, aspartam vs.) her türlü hazır gıda, doğal olmayan meyve suları, hazır puding 1 yaşına kadar kullanılmamalıdır.

* Salam, sosis ve sucuk gibi işlemden geçirilmiş etler, konserveler de 1 yaşından önce verilmemelidir. Bu tip gıdaların içeriğinde kimyasal maddeler bulunmasının yanı sıra yağ ve kolesterol yönünden zengin olmaları zararlı olabilir, bazen de granül hale getirilmiş kemik içerirler.

Uz. Dr. Özlen Kaya Çardak
Uz. Dr. Özlen Kaya Çardak (ozlen.kaya@memorial.com.tr)
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Memorial Ataşehir Tıp Merkezi

Çarşamba

ENGINAR YAPRAGI VE KEKIK'IN FAYDALARI YARARLARI KULLANILMASI GEREKEN DURUMLAR HALLER


ENGİNAR YAPRAĞI VE KEKİK

ENGİNAR YAPRAĞI (Cynarae folium)

Enginar bitkisinin ( Cynare scolymus L.) taze veya kurutulmuş dip yaprakları ( 80 cm uzunluk ve 40 cm eninde) kullanılır.
Bileşiminde: Cynarin, acı madde (cynaropikrin), flavonoid ve lutaolin bulunur.

Etkisi: Safra salgısını artırır.Ayrıca; Karaciğeri koruduğu ve yenilediği, pankreas çalışmasını artırdığı, kanda kolesterolü ve yağı düşürdüğü, iltihaplanmayı önlediği ve antioksidan olduğu yönünde bilimsel çalışmalar bulunmaktadır.

Kullanıldığı yerler: Karaciğer ve safra kesesinden kaynaklanan hazımsızlık şikayetlerinde ( Gaz, şişkinlik, mide yanması, ağrı vb.) kullanılır. Ayrıca; İştahsızlık, yüksek kolesterol, damar sertliği ve safra kesesi taşlarının önlenmesinde faydalı olduğunu gösteren bilimsel çalışmalar da bulunmaktadır.

Kullanılmaması gereken haller: Bilinen alerjisi olanlarda, safra yollarının tıkalı olması durumunda kullanılmaz. Safra kesesinde taş olanlar kullanmadan önce doktora danışmalıdır (Safra yolu tıkanabilir).

İstenmeyen (Yan)etkileri: Yok.
İlaçlarla uyumsuzluğu: Yok.
Kullanım miktarı: Günlük ortalama kullanım miktarı 6 gr kurutulmuş yaprak.

Kullanım şekli:
Çayı şöyle hazırlanır: 1 çay kaşığı ince kıyılmış veya öğütülmüş kuru yaprak fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, 10 dakika demlenir, süzülerek içilir. Yemeklerden 30 dakika önce bir fincan çayı tatlandırmadan içilebilir. Çayı içilirken ağızda biraz tutularak acılığı hissedilmelidir. Çayı soğuk hazırlanırsa daha acı ve daha etkilidir ve şöyle hazırlanır: İnce kıyılmış veya öğütülmüş 1 çay kaşığı yaprağı 150 ml soğuk suda ara sıra karıştırılarak 2-3 saat bekletilir, süzülerek içilir. Kullanım süresi: 6 haftalık kullanım süresi önerilebilir.

Uyarı: Yeterli bilgi olmadığı için hamilelik ve emzirme dönemlerinde, 12 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır. Enginar yaprağı kullanılırken aynı zamanda taş anasonu kökü ve ısırgan kullanılmamalıdır.


KEKİK OTU (Thymi herba)

Kekik bitkisinin (Thymus vulgaris L., Thymus zygis) kurutulmuş yaprak ve çiçekleri birlikte kullanılır.
Bileşiminde: Esans (Thymol, carvacrol, p-cimen, 1,8-cineol, linalool), flavonoidler, triterpen ve tanen bulunur.

Etkisi: Çok güçlü bir bakteri ve virüs öldürücüdür (Bileşiminde bulunan thymol fenol faktörü üzerinden 20 değeri ile en güçlü antibakteriyel ve antiviral maddelerlendir.). Bronşlarda kramp giderici (Gevşetici) etki gösterir ve balgam söktürücüdür. (Tükürük ve mide salgısını artırdığı, ağrı dindirici etki gösterdiği yönünde bilimsel çalışmalar bulunmaktadır.)
Kullanıldığı yerler: Boğmaca, bronşit ve üst solunum yolları enfeksiyonlarında kullanılır. ( Gaz ve şişkinlikte çay ve ağız içi iltihaplı hastalıklarında gargara olarak da kullanılmaktadır.)
Kullanılmaması gereken haller: Yok.
İstenmeyen (yan, zararlı) etkileri: Yok.
İlaçlarla uyumsuzluğu: Yok

Kullanım miktarı: Bir fincan çay için 1-2 gr kekik otu kullanılır, Günde birkaç fincan içilebilir. Sargı için 100 ml suya 5 gr kekik otu kullanılır.( Çocuklar için henüz resmi doz açıklanmamıştır. Pratikte yetişkinlerin kullandığı miktarın, 1-4 yaş arası üçte biri, 4-12 yaş arası yarısı, 12 yaşından büyük olanlarda ise yetişkinler kadar kullanılmaktadır. ESCOP monografisinde çocuklar için kullanım miktarı belirtilmiştir. Buna göre 1 yaşından itibaren günde 1-2 gr kurutulmuş kekik otu veya eşdeğeri kadar taze kekik otu kullanılabilir.)

Kullanım şekli:
Çayı şöyle hazırlanır: İnce kıyılmış veya öğütülmüş 2 çay kaşığı kekik otu fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, fincanın ağzı kapalı olarak 10 dakika demlenir, süzülerek sıcak olarak içilir. İhtiyaca göre günde 3-4 defa çayı taze hazırlanarak mümkün olduğunca sıcak olarak içilebilir. Öksürükte bal veya pekmezle tatlandırılarak içilir.

Buhar banyosu: Bir kaba 500 ml kaynar su konur, üzerine 1 çay kaşığı öğütülmüş kekik otu ilave edilir, büyük bir havlunun altında buharı solunur. Günde 2-3 defa yapılabilir.

Sargı olarak: 5 gr öğütülmüş kekik otu fincana konur, üzerine 100 ml kaynar su ilave edilir, fincanın ağzı kapalı olarak 10 dakika bekletilir, süzülür. Sulu kısımla bez ıslatılarak boğaz, göğüs veya sırta konur.

Uyarı: Hamilelik ve emzirme dönemlerinde, kalp ve guatr hastalığı halinde hekime danışılmadan kullanılmamalıdır.

DEPRESYONA KARSI ALINACAK ONLEMLER BITKISEL KURLER SARI KANTARON KURU UYGULAMASI


DEPRESYONA KARŞI SARI KANTARON KÜRÜ

Dr. James Duke, kendisini mutsuz ve umutsuz hissedenlere ‘sarı kantaron’ çiceğini öneriyor. Onu, ‘meyan kökü’ ile birlikte ‘Yeşil Eczane’nin beş yıldızlı şampiyonu ilan ediyor.

Dr. James Duke, bitkileri araştırmak için Machu Picchu’ya doğru yola çıkar. Yanındaki meslektaşlarından biri, depresyon geçirdiğini söyler. Duke, ‘Yeşil Eczane’ adlı kitabında, arkadaşına neden ‘sarı kantaron’ çiçeğini önerdiğini şöyle anlatıyor: “Kendisinde derin bir keder, umutsuzluk, konsantrasyon eksikliği, dengesiz beslenme, uyku düzensizliği ve normalde zevk aldığı şeylerden hoşlanmama gibi, tüm klasik depresyon sendromlarını gözlemliyordu. Modern ilaçların faydası olmamıştı. Kendimi çok sık karşılaştığım o soruya hazırlamıştım: ‘Acaba bu duruma iyi gelecek bir ilaç biliyor musun?’ Her zamanki ihtiyatlı cevabımı verdim: “Eğer ben depresyonda olsaydım, sarı kantaron otunu denerdim.” Fakat bunun yanında meyan kökünden de bahsetmeden geçemem. Çünkü sarı kantaron da meyan kökü de ‘Yeşil Eczane’nin beş yıldızlı şampiyonudur.

B vitaminini ihmal etmeyin

Sinir taşıyıcılar, yani sinirler tarafından aralarında haberleşmek ve görevlerini uygun bir şekilde yerine getirmek için kullanılan kimyasallar, depresyonda çok önemli bir rol oynar. Beslenme uzmanları, yeterince B vitamini (folat ve B6 ile B12 vitaminleri) alımının, sinir taşıyıcı kimyasalların düzeyinin yüksek kalmasını sağladığını belirtmektedirler.
Folat benekli fasulye, kuru fasulye, kuşkonmaz, ıspanak, brokoli, bamya ve Brüksel lahanası gibi sebzelerde bolca bulunur. B6 vitamini ise en çok karnıbahar, suteresi, ıspanak, muz, bamya, soğan, brokoli, kabak kara lahana, lahana, Brüksel lahanası, bezelye ve turpta bulunur. Gıdalarınıza fenilalanin adlı aminoasidi de ekleyebilir-siniz. Yapılan bir araştırmada; B6 vitamini ve fenilalanin takviyeleri verilen ileri derecede depresyon hastalarının yüzde 75’inde, oldukça hızlı bir iyileşme görülmüştür. Ben bu tür besinlerin genel olarak doğal yollarla alınması taraftarı olduğum için, size dört tane zengin kaynak önermek istiyorum: Ayçiçeği, kuru fasulye, suteresi ve soya fasulyesi. Şimdi kuru fasulye, soya fasulyesi ve suteresiyle bir çorba hazırlayıp, üzerini de ayçiçeği ile süslemeye ne dersiniz?

DEPRESYONA KARŞI YEŞİL ECZANE

Herkes zaman zaman efkarlanır. Fakat depresyon, şiddetini hiçbir şekilde yitirmeyen ciddi bir bozukluktur. Depresyon tedavisi için bir doktora başvurmanız gerekir. Bu arada, size yararı olacak bazı bitkilerden de yararlanabilirsiniz.

Meyan kökü (Glycyrrhiza glabra):
Veritabanımda meyan kökünden daha fazla anti depresan bileşikler içeren bir başka bitki daha yok! Fakat meyan kökünün, sarı kantaron gibi anti depresan olarak kullanıldığı bir halk hikayesi de duymadım. Bu çok garip bir durum. Meyan kökünün içerdiği bileşiklerden en az sekizi, güçlü anti depresan özellikler gösterir. Eğer depresyona karşı meyan kökü kullanmak isterseniz, yapacağınız bitki çaylarından herhangi birine biraz meyan kökü eklemeniz yeterli. Üç bardaktan fazlası, baş ağrısı, uyuşukluk ve yüksek tansiyona neden olabilir.

Zencefil (Zingiber officinale):
Sıra dışı lezzetinin yanı sıra, zencefili anti depresan olarak kullandığınız diğer bitkilerle birlikte almanız için birçok neden var. Birçok halk hikayesinde, zencefilin anksiyete ve depresyon tedavisinde kullanıldığı anlatılır ve ben bu hikayeleri zencefilin etkilerine inanacak kadar çok dinledim.

Semizotu (Portulaca oleracea):
İçerdiği magnezyum ve potasyum mineralleri, kalsiyum, folat (folik asidin doğal hali) ve lityum nedeniyle son derece güçlü bir anti-depresandır. özellikler gösteren maddeleri de bünyesinde bolca barındırır. Kuru ağırlığı dikkate alındığında, içeriğinin yüzde 16’sından fazlası anti-depresan maddedir. Bu nedenle ‘kedersizlik’ adını verdiğim salatamı marul, kazayağı, semizotu, kuzu budu ve suteresi ile hazırlıyorum. Üzerine biraz da, anti depresan bir mineral olan lityumu bünyesinde bolca bulunduran kekik ilave ettiğim zaman tamam oluyor.

Biberiye (Rosmarinus officinalis):
Biberiye yağı, aromaterapistlerin depresyon tedavisinde kullandıkları en önemli malzemelerden biridir. Depresyon tedavisinde kullanılmasını önerdikleri diğer bitkisel yağlar ise; bergamot, fesleğen, papatya, adaçayı, yasemin, lavanta, portakal çiçeği yağı, muskat ve ylang-ylang yağlarıdır. Bunların hepsi haricen kullanılır.

Ginko (Ginkgo biloba):
Araştırmalar, ginkonun depresyon hastaları ve özellikle yaşlılıktan dolayı beyne kan gidişinin azaldığı vakalarda yararlı olduğunu ortaya koydu. Günde 60-240 mg. arasında ginko alabilirsiniz ama bu miktarın üzerine çıkmayın. Daha yüksek dozların diyare, alınganlık ve huzursuzluk gibi yan etkileri olabilir.

Sarı kantaron (Hypericum perforatum):
Bitkinin, sarı çiçeklerinin görüntüsü bile depresyondaki bir insanın kendisini iyi hissetmesine yeter. Bitkinin halk arasında anksiyete ve depresyon tedavisinde kullanıldığına dair çok sayıda halk hikaye anlatılır. Modern bilim, o zamanların herbalistlerinin haklı olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Klinik çalışmalar, bu bitkinin içeriğindeki aktif bileşiklerden yalnızca bir tanesi olan ‘hipersi’nin anksiyete, depresyon ve değersizlik hissi gibi durumların tedavisinde çok önemli ilerlemeler sağladığını ortaya koydu. Çeşitli araştırmalar, sarı kantaronun, ciddi derecedeki depresyon hastalarının en büyük sıkıntısı olan uyku düzensizliklerini de tedavi ettiğini gösterdi. Alman araştırmacılar, hafif depresyon geçiren 105 hastaya sarı kantaron verdi. Bitkinin verilmediği aynı durumdaki bir grupla karşılaştırdıklarında, sarı kantaron verilen grubun daha iyi uyuduğunu ve daha az keder hali, savunmasızlık, umutsuzluk, bitkinlik ve baş ağrısı şikayetleri gösterdiği tespit edildi. Sarı kantaronu denemek isterseniz; bir bardak kaynamış suya ekleyeceğiniz bir-iki çay kaşığı kurutulmuş sarı kantaronu on dakika kadar demlenmeye bırakın ve sonra için. Dr. Varro Tyler’e göre 4-6 hafta boyunca, günde 1-2 bardak alınırsa, sarı kantaron çayı son derece etkilidir. Fakat hamileyseniz sarı kantaron kullanmayın.

SUNA DUMANKAYA'DAN HAZIMSIZLIK- GRIP- SPAZM GIDERICI- DUDAK UCUKLARI ONLEYICI - SOLUNUM YOLLARI- KANSIZLIK- SOGUK ALGINLIGI ONLEYICI-CINSEL GUCU ARTTIRICI SIFALI FORMULLER KURLER

SUNA DUMANKAYA ŞİFALI FORMÜLLER

Suna DUMANKAYA' dan bir çok rahatsızlığınız için pratik ve evde kolaylıkla yapabileceğiniz bitkisel kürler....

AŞK DOPİNGİ

Malzemeler :

4 adet havuç
1 tatlı kaşığı tereyağı
1 tatlı kaşığı tarçın
4 çorba kaşığı bal
1 kahve fincanı ceviz
1 çorba kaşığı antep fıstığı

Hazırlanışı :

Havuçlar rendelenir. Tereyağında hafif kavrulur ve bal da katıldıktan sonra diğer malzemeler ilave edilir. Tarçın serpilir ve afiyetle yenir.

HAZMI KOLAYLAŞTIRAN OMLET

Malzemeler :

Yarım demet pazı
1 tutam maydanoz
1 tutam dereotu
1 adet havuç
1 adet patates
1 adet kabak
2 adet yumurta
200 gr. peynir
4 kaşık mısır unu

Hazırlanışı :

Havuç, patates, kabak ve peynir rendelendikten sonra üzerine 4 kaşık mısır unu karıştırılır ve karabiberle tuz da ilave edilerek pazı ve maydanozda serpildikten sonra teflon tavada yumurta ile pişirilir. Hem lezzetli hem de sağlıklıdır.

GRİP İÇİN İLİK ÇORBASI
GRİP İÇİN İLİK ÇORBASI

Malzemeler :

500 gr. ilik
1,5 İt. su
8 diş sarımsak
1 kahve fincanı üzüm sirkesi
1 çay kaşığı deniz tuzu

Hazırlanışı :

İlikler kaynatıldıktan sonra bir kaseye konur. Dövülmüş sarımsak, sirke ve deniz tuzu ilave edildikten sonra afiyetle içilir.

PRATİK SPAZM GİDERİCİ

Malzemeler :

1 adet küp şeker
8 damla anason yağı

Hazırlanışı :

Bit şeker parçasının üzerine 8 damla damlatılarak yenir.

DUDAK UÇUKLARI İÇİN

Malzemeler :

3 arpacık küçük sogan
1 baş diş sarımsak
200 gr. bal
1 çorba kaşığı alkol

Hazırlanışı :

Malzemelerden elde edilen karışım 3 gün cam kavanozda bekletildikten sonra süzülür. Yazın serin yerde bekletilir ve üzeri hava almaması için folyolanır. Uçuk oluştuğu zaman pamuğa batırıp uçuğun üzerine kompres uygulanır. [Uçuk Tedavisi - Uçuk Gideren Formül - Uçuk Nasıl Tedavi Edilir]

SOLUNUM YOLLARI İÇİN

Malzemeler :

1 tutam defne yaprağı
500 gr su

Hazırlanışı :

Defne yaprakları 500 gr. suda çay gibi demlenip içilir. Aynı zamanda sindirimi de kolaylaştırır. Günde iki kez tok karnına içilir.

KANSIZLIK İÇİN DOĞAL DESTEK

Malzemeler :

1 şişe kırmızı şarap
500 gr. toz şeker
1 tatlı kaşığı karanfil

Hazırlanışı :

Şarap ve toz şeker 30 dakika kısık ateşte kaynatıldıktan sonra pekmez kıvamına gelince cam kavanoza konulur. Her gün sabah ve akşam olmak üzere 1 çorba kaşığı içilir. [Kadınlarda Kansızlık]

SOĞUK ALGINLIĞI İÇİN

Malzemeler :

1 kahve fincanı kestane balı
1 çay kaşığı toz zencefil
1 çay kaşığı toz zerdeçal

Hazırlanışı :

Bal, zencefil ve zerdeçal bir kasede karıştırılı. Sabah ve akşam yatmadan önce 1 tatlı kaşığı yenir.

CİNSEL GÜÇLENDİRİCİ

Malzemeler :

50 gr. antep fıstığı
50 gr. soya fasülyesi
25 gr. çam fıstığı
25 gr. fındık içi
25 gr. ceviz içi
20 gr. polen tozu
10 gr. tarçın tozu
10 gr. zencefil
10 gr. üzüm çekirdeği
2 kilo bal

Hazırlanışı :

Malzemeler bir kase içerisinde karıştırılır. Gün içerisinde 3 öğünde tüketilir.

DOĞAL İÇECEK

Malzemeler :

250 gr. ıspanak
200 gr. buğday çimi
1 demet maydanoz
1 adet salatalık
1 adet yeşil soğan
1 adet limon
1 çay kaşığı himalaya tuzu
1 kahve fincanı su
1 diş sarımsak

Hazırlanışı :

Malzemeler blendırdan geçirildikten sonra karıştırılıp içilir. İsteğe göre baharat ilave edilir.

Suna DUMANKAYASuna Dumankaya (Tüm Kürler)
Sorular için : suna@sunadumankaya.com.tr

Pazartesi

SUDA BEKLETILEN CEVIZIN SAGLIGIMIZA ETKILERI FAYDALARI YARARLARI KOLESTROLE ETKILERI NEDIR?


SUDA BEKLETİLEN CEVİZ KOLESTROLÜ DÜŞÜRÜR MÜ?

Geceden suda bekletilmiş ceviz suyunu veya iyice ezildikten sonra alkole yatırılmış sarımsağı, içilen limon suyunu sabah aç karna içmenin kolesterolü azalttığı doğru değil! Eğer miktarı abartılmaz, günde 2-3 cevizle yetinilirse ceviz kolesterolle mücadele programınızın bir parçası olabilir. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu

Bazı yiyeceklerin kolesterolü yükselttiği, bazılarının da düşürdüğü doğru. Bu nedenle kolesterol yüksekliğiyle mücadeleye beslenme tarzınızı gözden geçirerek başlamalısınız.

Suda Bekletilen Ceviz Kolestrol Düşürür mü
Ceviz, sarımsak, elma, yulaf kepeği, limon kolesterolü düşüren besinlerin en ünlüleri. Ne var ki, geceden suda bekletilmiş ceviz suyunu veya iyice ezildikten sonra alkole yatırılmış sarımsağı, içilen limon suyunu sabah aç karna içmenin kolesterolü azalttığı doğru değil! Cevizin omega-3 yağları ve bitkisel sterollerden zengin olması onu kolesterolü yüksek olanlara tavsiye edilen besinlerin birinci sırasına yerleştirdi. Bu bilginin bilimsel temelleri olduğunu Amerikan İlaç ve Besin Kurumu (FDA) onayladı. Eğer miktarı abartılmaz, günde 2-3 cevizle yetinilirse ceviz kolesterolle mücadele programınızın bir parçası olabilir. Yüksek kolesterolle mücadeleyi akşamdan suda beklettiğiniz cevizin sabah aç karnınaa suyunu içip üstüne cevizleri yemek şeklinde sürdürürseniz söz konusu ritüelin de herhangi bir zararını görmezsiniz. Kolesterol yüksekliğiyle mücadelenin beslenme tarafındaki en önemli noktaları, tam yağlı hayvansal ürünlerden (et ve süt ürünleri), sakatat içeren yiyeceklerden, mandıra besinlerinden, trans yağ ihtiva eden fırın, pastane imalatlarından uzak durmak. Çünkü tam yağlı süt ve süt ürünleri, salam, sucuk ve benzeri şarküteri ürünleri, tam yağlı etler ve iç organlar, kolesterolden ve kolesterol üretimini arttıran doymuş yağlar açsından zengin. Ayrıca sebze meyveyi, tam tahılı ve bakliyatı bol bir beslenme planına uymanızın da faydası olacağını unutmayın.

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu Öneriyor :
Nar Suyu ve Kolestrol
Size yeni ve etkili bir önerim var. Bu öneriyi en az üç ay uygulayın, büyük bir olasılıkla iyi sonuç alacaksınız: Her gün kahvaltıda 50 mililitre (1/4 su bardağı) taze nar suyu için!

Pazar

KARABASAN NEDIR NASIL OLUR SEBEPLERI NELERDIR KURTULMA YOLLARI


İşte karabasanın sebebi
Halk arasında 'karabasan' olarak bilinen uykudan uyanamama hali ruhsal bir sorundan kaynaklanmıyor. Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla İlhan, karabasanın bir hastalık olmadığını söyledi. Prof. İlhan, uyurgezerlerin uyku felcini yaşamadıkları için uykularında hareket ettiklerini belirtti.

Uykudan uyandınız, bilinciniz açık ama bir türlü kendinize gelemiyorsunuz. Üzerinize kapkara bir ağırlık çökmüş sanki, kalkmak istiyor ama kıpırdayamıyorsunuz. Bağırıyorsunuz ama sesiniz çıkmıyor. Tam boğulmak üzere iken son bir hamle ile silkinip gözlerinizi açtığınızda kâbus bitiyor. Halk arasında 'karabasan' denilen bu hale cinlerin, kötü ruhların veya psikolojik rahatsızlıkların sebep olduğu düşünülür. Sık sık bu tür uyku sorunu yaşayan kişiler de kendilerinde psikolojik bir bozukluk olduğunu sanarak üzülürler. Oysa karabasanlar, bir hastalık veya bozukluktan kaynaklanmıyor. Dünyanın her yerinde insanların aynı şekilde tarif ettiği ve tıp dilinde 'uyku felci' denilen bu hal, tamamen uyku sırasında gelişen fizyolojik bir durum sebebiyle oluşuyor. Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla İlhan, uyku felcinin bir hastalık olmadığını, sebepleri ortadan kaldırılınca düzeleceğini söylüyor.

İnsan uyurken belli aralıklarla REM ve NonREM denilen evreler yaşıyor. Rüyalar REM döneminde görülüyor. İnsan beyni, rüya görürken geçici olarak vücudu hareketsiz hale getiriyor yani felç ediyor. Bu sayede insan rüyasında yaptığı hareketleri gerçekte yapamıyor. Prof. Dr. Atilla İlhan, "Eğer bu felç yaşanmasa, mesela rüyasında futbol oynadığını gören kişi gerçekte de bacaklarını hareket ettirirdi. Veya gerçekte de yürür, konuşurdu. Uyurgezerliğin sebebi de bu felcin yaşanmamasıdır." diyor. Prof. Dr. Atilla İlhan'ın verdiği bilgilere göre, uyku felci, beyin uyanıp bilinç açıldığı halde bedendeki felcin devam etmesi durumunda yaşanıyor. İnsan bedenini hareket ettirmeye, gözlerini açmaya, konuşmaya çalışıyor ama vücudu hâlâ felç olduğu için bunu başaramıyor ve korkuyor. Bu hal, kişi tekrar REM uykusuna dönmeden önce veya tamamen uyanmadan birkaç saniye veya birkaç dakika sürüyor. Nadiren çok uzun sürdüğü de oluyor. Uyanma ile felç halinin bitmesi gerekirken bu tarz bir irtibatsızlık yaşanmasının sebebi tam olarak bilinemiyor. İlhan, hasta hi-kâyelerine göre tespit edilen etkenleri şöyle açıklıyor: "Uyumadan önce ağır yemek veya uzun süreli açlık hali, stresli bir yaşam tarzı, çok uyumak veya az uyumak, düzensiz uyku saatleri, yanlış ve rahatsız bir yatma şekli gibi birçok etken uyku felcine sebep olabilir. Düzenli ve yeterli uyuma, stresten uzak durma, akşam yemeklerine dikkat etme gibi tedbirlerle bundan kurtulmak mümkün."

İlhan'a göre, bazen tam uykuya dalacakken boşluğa basmış gibi hissedip ürkmek de vücudun REM dönemine geçerken aniden felç olmasıyla ilgili ve herkeste olabilir. Ancak, derin uyku sırasındaki 'atma' denilen bacak hareketlerine dikkat edilmesi gerekiyor. Çünkü bunların sara nöbeti olma ihtimali yüksek.
ŞEMSİNUR ÖZDEMİR İSTANBUL

Çarşamba

SOGUT KABUGU NE ISE YARAR FAYDALARI KULLANIMI VE YARARLARI BITKISEL KURLERI YAN ETKILERI


SÖĞÜT KABUĞUNUN FAYDALARI VE KULLANIMI
SÖĞÜT KABUĞUNUN FAYDALARI VE KULLANIMI

Söğüt kabuğu (Salicis cortex), Alman resmi gazetesinde 5.12.1982 (Heft:228, ATC-code:n02BK) tarihinde yayınlanarak modern bitkisel ilaç olarak kabul edilmiştir ve günümüze kadar modern tıbbi tedavinin vazgeçilemez bir parçası olarak kullanıla gelmiştir.

Söğüt kabuğu doğal bileşiminde kullanılır, her hangi bir madde katılamaz veya bileşiminde bulunan maddelerden bazıları ayrılamaz. Çok sayıda ilaç firması tarafından hazır ilaç olarak da üretilmektedir (Assalix, Optovit, Proaktiv, Rheumatab; Salix Bürger vb.)
SÖĞÜT KABUĞUNUN FAYDALARI VE KULLANIMI

İlaç etkili kısmı (Ecza, drog): İlkbahar başlarında 2-3 yıllık genç ve sıhhatli söğüt (Salix alba, Salix purpurea L., Salix fragilis L.) dallarının kabukları soyulup kurutularak kullanılır. Bileşiminde: %1,5-11 salisilalkol türevleri (Salicin, salicortin, fragilin, populin, tremulacin), kateşin grubu tanenler ve flavonoidler bulunur.

Söğüt kabuğunun bileşiminde en az %1 oranında salicin bulunmalıdır.

Etkileri: Ateş düşürücü, ağrı dindirici ve iltihaplanmanın etkilerini giderici (Antiphlogistic). Ayrıca oksijen serbest radikallerinin ortaya çıkmasını baskılar.

Etki şekli: Salicin ve salisilat türevleri %80 oranında emilir ve karaciğerde salisilik asite dönüştürülür ve cyclooxygenase’yi baskılar. Prostaglandin E1 ve E2 belirgin şekilde azalır, thromboxan B2 sentezi pek etkilenmez. Kanın pıhtılaşmasının azaltılmasında aspirinin tam manasıyla alternatifi değildir. Günlük toplam 240 mg salicin alındığında 4 haftalık kullanım sonucunda pıhtılaşma azalması gözlenmektedir, 100mg asetil salisilik asit etkisi daha belirgindir.Bu nedenle kalp hastalıklarında aspirin kadar etkili değildir.

4 hafta süreyle günde toplam 240mg salicin kullanıldığında yan etki görülmemektedir, aspirinde ise mide mukozasında mikro kanama meydana gelmektedir.

Kullanıldığı yerler:
- Ateşli hastalıklar
- Romatizma şikayetleri
- Baş ağrısı
- Pratikte artrose şikayetinde de kullanılmaktadır.

Kullanılmaması gereken haller: Yok

Yan etkileri: Yok

İlaçlarla uyumsuzluğı: Salisilat alerjisi olanlar kullanmamalıdır. Aspirin kullanımında mide-bağırsak yolunda mikro kanamalar görülmesine karşılık, söğüt kabuğunda bu etki görülmez. Çünkü söğüt kabuğu bileşikleri ilk defa karaciğerde salisilik asite dönüşür.

Kullanım miktarı: Günlük ortalama kullanım miktarı 60-120mg toplam salicin’dir. (ESCOP monografisinde bu miktar 120-240mg salicin olarak belirtilmiştir)

Kullanım şekli: Hazır ilaç kullanılması daha uygundur, kullanım miktarı kolayca ayarlanabilir. Pratik kullanımda çayı şöyle hazırlanır; İnce kıyılmış veya dövülmüş 1 çay kaşığı söğüt kabuğu bir fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, 15-20 dakika bekletilir, süzülerek içilir. Günde 2-3 defa çayı taze hazırlanarak mümkün olduğunca sıcak olarak yudumlanır.

Uyarı: Ateş düşürücü olarak; ıhlamur ve mürver çiçeği çaylarıyla birlikte kullanılması daha etkilidir.

Kaynaklar:
1- Dr. Ahmet Toptaş
2- H.Schilcher, S. Kammerer, T. Wegener, Leitfaden Phytotherapie, Urban&Fischer, 3. auflage, 2007
* Çocuklarda Uyku Sorunları ve Doğal Tedavi Yöntemleri
* Devedikeni Tohumunun Faydaları
* Grip Çayı

Dr. Ahmet TOPTAŞ
BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ
Gonca Yayınevi
0212 5285076, 5286005.

YATMADAN ONCE YATARKEN OKUNACAK DUA-SURELER YATMA UYUMA ADABI DUALARI NELERDIR?


Biz Müslümanların rehberi olan Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’in bir Müslüman’ın 24 saatinde yani gün boyunca nasıl bir hal üzerine olması gerektiğini bizzatihi yaşayarak bizlere çok güzel örnekler bırakmıştır. Bizler bunlara kısaca “Sünnet” diyoruz.

Allah Teala Kur’an-ı Kerim'in de; “Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüz birbiri ardına gelip gidişinde akıl sahiplerine gerçekten ibretler vardır. Onlar ayakta iken de, otururken de, yatarken de Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler” (1) buyurmuştur. Bu Ayet-i Kerimeler biz Müslümanlara, Allah Teala ’yı her durum da anmayı emretmektedir.

Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’de hayatının tüm lahzasında Allah Teala’yı anmış ve bizlerin de Allah Teala’yı anmasını öğütlemiş hatta yolda yürürken, evden çıkarken, eve girerken, yerken, içerken, yatıp uyurken, uykudan kalkarken vs... gibi durumlarda yaptığı davranışlar ve dualarla ile hayatımız aydınlatmıştır. Biz ümmetine güzel dua ve zikir örnekleri bırakmıştır.

Bugünkü yazımız da “Yatma-Uyuma Adabı ve Dualarını” incelemeye çalışacağız...

Peygamber Efendimiz (S.A.V.), Her durum üzerineyken Allah Teala’yı anıp, zikrettiği gibi, uyurken de Allah Teala’yı zikrederdi.
Peygamber Efendimiz (S.A.V.), uykuyu küçük ölüm olarak tanımlamıştır. Buna mukabil, sabah akşam saatlerinde okuduğu dua ve zikirlerin yanında yatağına yattığı ve uykudan uyandığı zamanlarda okuduğu dua ve zikirler vardır. Yatağa giripte uyumadan önce yani küçük ölüme geçmeden önce dua okumanın gerekliliğine işaretle “Bir kimse yatağa yatar da orada Allah’ı zikretmezse, eksik bir iş yapmış olur” buyurmuştur.

Şimdi Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’in yatma ve uyuma adabı ve dualarını Hadis-i Şeriflerden inceleyelim.

Hz. Aişe (r.a.)’dan rivayetle; “ Resullullah (s.a.v.) yatağına yatacağı zaman, Kul hüvallâhü ahad, Kul eûzü bi-rabbi’l-felak ve Kul eûzü bi-rabbi’n-nâs surelerini okuyarak ellerine üfler ve onları vücuduna meshederdi” (2) buyurmaktadır.

Berâ İbni Azib (r.a.)’dan rivayetle Peygamber Efendimiz (S.A.V.); “Yatağına yatmak istediğin zaman namaz abdesti gibi abdest al. Sonra sağ yanına yat, sağ elini sağ yanağının altına al ve öyle yat ve şu duayı oku ve bu duanın sözleri uyumadan önce son sözün yap: Allahümme bismike emûtü ve ahyâ: Allah’ım! Senin isminle ölür, Senin isminle dirilirim” (3) buyurmuştur.

Yine başka bir sahabe Huzeyfe (r.a.)’dan rivayetle Peygamber Efendimiz (S.A.V.); “Allahümme bismike emûtü ve ahyâ: Allah’ım! Senin isminle ölür, Senin isminle dirilirim” derdi. Uykudan uyandığında ise: “Elhamdülillâhillezi ahyânâ min ba’di mâ emâtenâ ve ileyhin-nüşûr: Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah’a hamdolsun. Dirilmek sadece O’na mahsustur." Duasını okudrudu” buyurmuştur.

Bir başka Hadis-i Şerifte Yaiş ibni Tıhfe el-Gıgari (r.a.)’dan rivayetle; “Bir ara ben mescitte yüzü koyun yatmıştım. Baktım ki bir adam beni ayağıyla kımıldatıyor ve “Bu, Allah’ın kızgınlığına sebep olan bir yatış tarzıdır” diyor. Bir de ne göreyim, O Resulullah (s.a.v.) değil mi!. Hemen toparlandım. Bana; “Yatacağın zaman kıbleye yüzünü dön sağına yat ve sağ elini sağ yanağının altına al” (4) buyurdu.

Yukarıdaki Hadis-i Şerifler ışığında Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’in bizlere yatma ve uyuma adabı ile ilgili nasihatlerini, neler yapmamız gerektiğini şu şekilde sıralayabiliriz ;

1- Namaz abdesti almalıyız yani uyurken abdestli olmalıyız.

2- Her akşam yatmadan önce İhlâs ve Felâk-Nâs Sureleri (Bu surelere; Muavvizeteyn sureleri yani Sığındıran, Koruyan Sureler denilmektedir) okunmalı ve avuç içine üflemeli ve onları baş ile yüzden itibaren bütün vücuda sürmelidir.

3- Uyku için yüzümüz kıbleye doğru, sağ tarafımıza ve sağ elimizi sağ yanağımızın altına alacak şekilde yatmak sünnete uygun bir davranıştır.

4- Uyku küçük ölüm olarak nitelendirildiği için uyumadan önce dua okuyup Allah Teala’ya teslimiyetimizi niyaz etmeliyiz.

5- Uyanınca, ölmeyip yaşadığımız için Allah Teala hamd edip dua etmeliyiz.

Rabbim; hepimize emirleri doğrultusunda ve Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in Sünneti Seniyyesi üzerine bir yaşam sürmeyi nasip eylesin İnşaallah...

Sağlıcakla Kalınız... Selam ve Dua ile....

DİPNOTLAR
1-Kur’an-ı Kerim, Ali İmran Suresi, Ayet No: 190, 191.
2-Buhari, Fezâilü’l-Kur’an, 14, tıb 39.- Ebu Davud, Edeb 98.-Tirmizi, Davaat 21. Riyazü’s-Salihin, C: 6, s. 325.
3-Buhari, Vudû, 75, Daâvat 6.-Müslim, Zikir 56. Riyazü’s-Salihin, C: 6, s. 327.
4- Ebu Davud, Edeb 95. Tirmizi, Edeb 21. Riyazü’s-Salihin, C: 4, s. 357.

Cumartesi

AHMET MARANKI'DEN KEFIRIN FAYDALARI YARARLARI NELERDIR?


Kefir gebelikten ergenliğe kadar ; kemiklerin ve dişlerin oluşumuyla sağlıklı dokuların ve kasların gelişimini olumlu etkiler.

Kefir vücudun gelişmesi için gerekli olan vitamin,mineral ve protein desteğini sağlar. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için mikrokik enfeksiyonlara karşı direnci arttırır. Aşırı çikolata sağlar., şeker ve sakız tüketen çocukların büyümesinde doğal koruma ve güvenli beslenme sağlayan nefis bir süt içeceğidir.


Sindirim esnasında protein sentezine olumlu yardım eder. Cilt güzelliğine ve parlaklığına olumlu etkiler yapar.Ciltteki yağlanmayı ve kepeklenmeyi önler. Saçları kuvvetlendirir. Gençlik ve dinçlik duygusunun sürekliliğini sağlar. Kronik güçsüzlüğe karşı önerilir.Mutlu bir yaşlılık dönemi için vazgeçilmez doğal bir dosttur,önerilir.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails
 
 
 
 
Copyright © Haber Keyfim