BAĞLANTILAR
haberhan.com
GÜNDEM
Haberin Kaynağı
Çocuk Sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuk Sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumartesi
COCUKLAR DIYET YAPAR MI YAPMALI MI DUZENLI BESLENME YOLLARI YONTEMLERI TAVSIYELER ONERILER
ÇOCUKLAR DİYET YAPMAZ
Çocuklarda kötü beslenmenin işaretlerinden biri de kilo artışıdır.
Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU; Fazladan alınan ve harcanmayan zararlı kalorilerin yağ olarak depolanması kilo sorununa, hatta obeziteye sebep olur. Bu da çocuğunuzda ileride telafisi güç sorunlara yol açar.
Çocuklar Diyet YapmazBu çocuklarda hormonal gelişme bozulur. Boy uzaması yavaşlar. şeker hastalığına, hipertansiyona eğilim artar. Bu nedenle fazla kilolu çocukları sağlıklı bir kilo aralığına indirmek zorunludur.
Bunu başarmak için onları doğrudan diyet programlarına sokmak yerine önce yüksek kalorili yiyecek ve içeceklerden (pizza, meyve suları, gazozlar, kolalı içecekler, cipsler, gofretler, dondurma ve çikolatalı atıştırmalar) vazgeçirmek gerekir.
Çocuklarda kilo sorununu çözerken kalori kısıtlamalarını esas alan diyet planlarına pek ihtiyaç duyulmaz. Diyet planları yalnızca aşırı kilosu olan 14 yaş üstü gençlerde, çok büyük bir dikkatle kısa süreli olarak uygulanır. Sağlıklı bir kilo aralığına girilir girilmez de “diyet” bırakılır.
Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda yanlış hazırlanmış düşük kalorili diyetler büyüme ve gelişmede sorunlara yol açabileceği için bu nokta çok ama çok önemlidir. Kilolu çocuk ve gençlerde yapılması gereken üç temel değişim var.
Bir: Yüksek kalorili, faydası az, zararı çok yiyecek içecekleri bırakmak.
iki: Sağlıklı ve dengeli, ihtiyacı kadar kaloriyi temin edebilecek ve büyümeyi destekleyecek doğru bir beslenme planı yapmak.
Üç: Egzersiz, yani aktivite alışkanlığını yeniden canlandırmak.
Sözün kısası, konu çocuklarda kilo fazlalığı sorununun çözümünü yalnızca diyet listelerine havale etmek, onu bir diyet merkezine emanet etmek yetmez. Sürece onu da ortak etmek ve motive etmek şarttır.
Bir nokta daha var: Bazı çocuklarda kilo sorunu hormonal-metabolik sebeplerden de kaynaklanabilir. Böyle bir durumda sadece kiloya odaklanıp arka plandaki sorunu görmezden gelmek ya da fark etmemek gelecek için tehlikelidir. Çocuk sağlığı uzmanları ya da endokrinoloji-metabolizma uzmanları işte bu noktada mutlaka devreye girmelidir.
Ne kadar erken başlarsanız sonuç o kadar iyi olur
Çocuk ve gençlerde beslenme konusuna mümkün olduğu kadar erken yaşlarda el koymak gerekiyor. Doğru ve kalıcı alışkanlıklar kazandırmak için yola erken çıkmak, erken başlamak şart!
Konulan kurallar, verilen bilgiler, iyi ya da kötü alışkanlıklar çocuk ne kadar küçük yaştaysa o kadar etkili ve kalıcı oluyor. Araştırmalar fazla kilolu veya obez bir çocuğun yaşı ne kadar büyükse sorunun o kadar zor çözüldüğünü, kilolu bir yetişkin olma ihtimalinin o oranda arttığını gösteriyor.
Çocukluk çağında sağlıklı beslenen, kilo sorunu yaşamayan, aktif, hareketli, mutlu, keyifli, formda bir çocuk genellikle büyüyünce de kilo problemi yaşamıyor. Dolayısıyla hızlı hareket etmemizde fayda var.
Toksik besin ne yapıyor
Çocuk ve gençlerin bedeni de “iyi şeylerden daha çok faydalanıp kötü ve zararlı olan şeylerden mümkün olduğunca kaçmak” kuralı üzerine planlanmış bir organizasyondur.
Bu kural beslenme alanında da normalde tıkır tıkır işler. Eğer dışarıdan yanlış bir müdahale, yönlendirme yapılmazsa çocuk bedeni faydalı besinler tüketmek, zararlı besinlerden kaçmak üzere programlanmıştır.
Yanlış ve zararlı yiyecekler bedene yüklendiğinde çok geçmeden isyan eder. Boyalı, katkılı, kimyasallarla kirlenmiş, doğallığını yitirmiş, genlerin tanımadığı ne idiğü belirsiz yiyecek ve içeceklerle beslendiklerinde cilt döküntülerinin, ishallerin ortaya çıkması, ağrıların, uyku bozukluklarının başlaması, hatta hiperaktivite ve benzeri huy değişikliklerinin olması işte bu “doğal olamayana” isyandandır.
Çocuk bedeni ve ruhunun isyanını fark etmez, zamanında el koymazsanız çocuklarınız sadece fazla kilolu olmaz. Doğal koruyucu bağışıklık kalkanlarını kaybettiklerinden üç-beş günde bir hastalanırlar. Sık sık ateşleri yükselir. Boğazları şişer. Kulakları akar. Uykuları bozulur. Deri döküntüleri, egzamalar, sivilceler başlar. Okulla, öğretmenlerle, sizinle ilişkileri bozulur. Huyları değişir.
Kısacası, pek çok şey ters gitmeye başlar. Akıllı, bilgili ve dikkatli anne babalar, öğretmenler, rehberler, bu isyanı erkenden tanıyanlar ve yanlış gidişe zamanında el koyanlardır.
Hap kullanırken gebe kalınması sorun yaratır mı?
Doğum kontrol hapları kullanırken gebelik olursa ve bu gebeliğin devamı istenirse büyük bir endişe duyulmaması gerekir. Gebelik başlangıcında kullanılan doğum kontrol hapları ACOG (American College of Obstetricians and Gynecologists)’a göre doğumda anormalliklere neden olmamaktadır.
Bununla beraber, 2009’da yapılan bir araştırma gebelik sırasında hapların kullanılması ile erken doğum ve düşük tartılı bebek oluşması arasında bir ilişki bulunduğunu gösterir. Önlem olarak, gebe kalındığı fark edilir edilmez doğum kontrol hapları bırakılmalı ve doktorunuzla bu durumu paylaşarak riskler konusunda bilgi almalısınız.
Kilo kaybı
Kilo kaybı genellikle son 6 ila 12 ay içinde vücut ağırlığının yüzde 5’inden fazlasının azalması şeklinde ifade edilmektedir. Kilo kayıplarında vücudun kas ve yağ kütlesinde düşme olmaktadır. Vücut ağırlığında azalmanın çeşitli nedenleri olabilir. Tiroid bezinin hızlı çalışması, kontrolsüz diyabet, emilim bozuklukları ve aşırı egzersiz gibi durumlarda artmış iştaha rağmen kilo kaybı görülür.
Besin maddesi alımında azalma, kronik hastalıklar, kalp ve akciğer hastalıkları, yutma güçlüğü, kusma ve karın ağrısı gibi mide-barsak rahatsızlıklarına bağlı sindirim bozuklukları, psikiyatrik hastalıklar (depresyon), ağır enfeksiyonlar, kanserler, AIDS, sinir sistemi bozuklukları, bazı ilaçlar (uyarıcılar, kanser ve tiroid ilaçları, müshiller), yeni protezler, diş kayıpları, çiğneme güçlüğü oluşturan durumlar, ağız içindeki yaralar kilo kaybının nedenleri arasında sayılabilir.
Kilo kayıpları yorgunluğun başlıca nedeni olabileceği için dikkatle araştırılması gerekmektedir. Hikâye ve fizik muayenenin ardından başlangıç testleri olarak kan sayımı, elektrolitler, kan şekeri, kalsiyum, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, TSH, HIV testi, sedimantasyon, CRP bakılmalı ve akciğer filmi çekilmelidir.
Yaptığınız yanınıza kâr kalsın
Klinikte sıkça karşılaştığım sorulardan biri de “Benim için ideal egzersiz hangisidir?” oluyor. Genellikle verdiğim yanıt hep aynı: “Yapabileceğiniz fiziksel aktivite size uygundur.” Elbette bu tümcenin açılımı da var. Yaş, cinsiyet, kilo, taşıyıcı sistemi ilgilendiren sağlık sorunları gibi farklılık yaratacak durumları göz önünde bulundurarak, bir egzersiz uzmanından da destek alarak bir program oluşturmak gerekiyor.
İnsanları, fiziksel aktivite yapmaktan soğutan iki önemli neden var: Sıkılma ya da bıkma ve sakatlanma. O nedenle bir uzmanın rehberliğinde, doktorunun kontrolü altında aktivite yapan kişilerde sakatlanma riski en aza indirgeniyor. Aynı zamanda aktivite uzmanı tarafından değişik önerilerle zenginleştirilen programı bıkmasını engelliyor.
Fiziksel aktivite yapmak, kalori harcama fırsatı yaratmaktır. Aerobik egzersizler yaparak direnç egzersizleriyle olduğundan daha fazla enerji harcarsınız. Direnç egzersizleriyle yeterince kalori yakılamadığından, kayda değer bir kilo kaybı sağlayamazsınız. Bundan, direnç egzersizlerinin beden sağlığı için gerekli olmadığı anlamını çıkarmamalısınız. Ancak daha fazla kalori yakmak istediğinizde tercihiniz kardiovasküler egzersizlerden yana olsun. Zaman zaman yoğunluğunu da zamanını da değiştirerek uygulayın. Vücudunuz ezberine alamadığı böyle bir etkinlik sayesinde daha fazla enerji harcar.
İleri ve orta şiddette egzersizleri, aynı egzersiz ortamında ya da dönüşümlü olarak, farklı günlerde yapmak daha yararlıdır. Buna “aerobic base-building” deniyor. Aynı gün, farklı aktiviteleri, ardı ardına yapmak da bir başka çözüm olabilir. Bu yöntemin adı da: “cross-training”. Bu değişiklik, yalnızca sıkılmamanızı sağlamakla kalmaz, değişik kas gruplarını çalıştırarak daha geniş etki sağlar.
Ayrıca, hep aynı eklemlere yük binmediğinden sakatlanma riskiniz de azalır. Fizik aktivite, puzzle’ın yalnızca bir parçasıdır. Dengeli bir beslenme planı oturtmadan kilo yönetimi sağlanamaz.
Turp, lahana, şalgam
Her pazarda kolayca bulabileceğiniz ucuz sebzelerin başında turpgiller geliyor. Bu sebze ailesinin en önemli üyeleri ise turp, lahana, karnabahar ve şalgam. Bu gruba siyah pancarı da dâhil edebilirsiniz.
Bu gruptaki sebzelerin hepsi mükemmel birer toksin temizleyici. Özellikle kansere yol açabilen zararlı ve toksik maddelerden vücudu temizlemekte ve hatta bu tür kanserojenlerin hücrelere verdiği zararı önlemede faydalı olabilecek onlarca madde içeren doğal besinler bunlar.
Ayrıca bu gruptaki yiyeceklerin bağışıklık sistemini güçlendikleri de biliniyor. Turpgillerde bol miktarda bulunan C, E vitaminleri ve beta karoten mükemmel antioksidanlar. Bu besinler ayrıca güçlü birer kalsiyum kaynağı. Turpgillerin içinde bulunan indol-3-kalbinol ve benzeri maddeler kansere karşı korunmada mükemmel faydalar sağlıyor. Bu ucuz ama etkili ve lezzetli sağlık koruyucularında daha sık faydalanmanızı tavsiye ederim.
Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Salı
EMZIRIRKEN BEBEK NASIL TUTULMALI TUTUS METODLARI ONERILERI VE EMZIRME TEKNIGI YOLLARI NASIL OLMALIDIR TAVSIYELER ONERILER
Emzirirken Bebek Nasıl Tutulmalı?
Emzirirken bebeğinizin bütün vücudunun aynı düzlemde ve size dönük olmasına dikkat edin. Ayrıca bebeğinizin ağzı memenize yakın olmalı ki uzanmak için fazla çaba harcamasın. İsterseniz kendinizin ya da bebeğinizin yanlarına yastık koyarak da destek alabilirsiniz. Bütün bunlar bebeğinizin, memenizi tam ve doğru kavramasını kolaylaştırır. Bebeğinizi, emzirmek için değişik şekillerde kucaklayabilirsiniz.
• Kucaklama: Pek çok anne için rahattır ve en sık uygulanan pozisyondur. Bebeğiniz kucakladığınız kolunuzun tarafındaki memeyi emer.
• Ters kucaklama: Prematüre ya da kavramada güçlük çeken bebekler için uygundur. Emzirmediğiniz taraftaki kolunuzla bebeğinizi kavrayın ve diğer elinizle bebeğinizin başına ya da kendi memenize destek olun.
• Koltuk Altı: İkizlerde, büyük göğüslü annelerde veya çökük meme başı durumlarında uygulanır. Emzireceğiniz göğsün olduğu koltuk altına doğru bebeğinizi uzatın.
• Yatarak: Sezaryen doğum, problemli veya normal doğum sonrası yorgun olan annelere emzirirken dinlenebilme imkanı sağlar. Bebeğinizin yüzü ve bedeni size dönük olmalıdır.
Emzirme Tekniği Nasıl Olmalı?
• Sakin ve gürültüsüz bir ortamda, rahat oturmalısınız. Çünkü fiziksel rahtlama, süt salınımını da rahatlatır.
• Bebeğinizi tüm vücudunu kendinize dönük olarak tutun ve kollarının memenize ulaşmasına engel olmamasına dikkat edin.
• Emzirmeye başlamadan önce, bebeğinizin burnunun açık olmasına dikkat edin. Açık değilse temizleyin.
• Emzirmeye başlamak için bebeğinizin başını memenize doğru itmeyin ya da meme başınızı ona zorlayarak vermeyin. Çünkü bu onu sinirlendirebilir ve emmeyi reddetmesine neden olabilir. Meme ucunuzdan bir damla süt çıkarın ve bebeğinizin yanağına dokundurarak arama refleksini uyarmalı ve meme başını kendisinin bulmasını sağlamalısınız.
• Emzirmeye başlamadan önce serbest olan elinizin baş ve işaret parmağıyla göğüs halkanızın üst kısmını, diğer üç parmağınızla da alt kısmını tutmalı ve hafifçe bastırmalısınız. Bu şekilde hem sütün kanallara akışını kolaylaştırır hem de bebeğinizin burnunun gömülmesini engelleyerek rahat nefes almasını sağlarsınız.
• Emzirmek canınızı acıtmamalı! Eğer acı duyarsanız muhtemelen bebeğiniz memenizi yanlış kavramıştır. Onu nazikçe memenizden ayırın ve tekrar deneyin.
• Emzirmeniz bittiğinde memenizi bebeğinizin ağzından zorlayarak çekmeniz, meme başına zarar verebilir. Bebeğinizi memeden ayırırken küçük parmağınızı yavaşça ağzının kenarından içeri sokarak emme basıncını kesin ve memenizi rahatlıkla çekin.
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Faydalı Bilgiler,
Gündem,
Haber
ANNE SUTU YETERSIZSE YAPILMASI GEREKENLER ONERILER TAVSIYELER
Anne Sütü Yetersizse
Bebeğiniz için en uygun gıda anne sütüdür. Ancak anne sütü bebeğin beslenmesi için her zaman yeterli olmayabilir. O zaman bebeğinizi doktorunuzun önereceği, anne sütüne yakın özellikler taşıyan bir mama ile beslemeniz gerekmektedir. Bir bebeğin tüm beslenme gereksinimini karşılayacak biçimde geliştirilmiş bir bebek mamasının aşağıdaki özelliklere sahip olması gerekmektedir:
• Anne sütünde olduğu gibi sağlıklı büyüme için gerekli tüm amino asitleri içermesi
• Anne sütü esas alınarak ayarlanmış, sindirimi ve emilimi kolaylaştıracak oranda bir yağ karışımı içermesi
• Anne sütünde olduğu gibi karbonhidrat kaynağı olarak yanlızca laktoz içermesi (Laktoz; kalsiyum ve yağın emilmesini kolaylaştıracak, prebiyotik liflerle birlikte bağırsaklarda normal bakteri florasının oluşumunu sağlayacaktır.)
• Anne sütünde de bulunan ve bebeğin bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlayan prebiyotik lif içermesi
• Bebeğin henüz tam olarak gelişememiş böbrekleri dikkate alınarak anne sütündeki oranlarda mineral içermesi.
Anne sütünün yetersiz olması durumunda, doktorunuzun tavsiye edeceği bebeğiniz için uygun mamalar ile bebeğinizin beslenmesini sağlıklı bir biçimde sürdürebilirsiniz.
Emzirmeye ve İşe Devam Etmek
Küçük bir bebeğiniz varsa ve işe geri dönecekseniz önceden birçok olayı iyice planlamanız gerekir. İşinizle emzirmeyi beraber yürütmeyi düşünüyorsanız şunları aklınızda tutun:
• Süt rezerviniz tam dolana kadar biberona başlamayın. Çok erkenden başlamanız biberonun reddedilmesini önler, ancak erken başlamak meme karmaşasına yol açar ve süt miktarınızı azaltır. Birçok kadın için bu süre altı haftadır, ama bazı kadınlarda daha erken rayına otururken bazılarında daha uzun sürebilir.,
• İşe geri dönmeniz gereken günden çok önce biberon vermeye başlayın. Altı haftadan önce biberona geçmek istemeseniz de daha geçe kalmayın. Bebek büyüdükçe onu biberona alıştırmanız zorlaşır. Bebeğinizin günde en az bir biberon dolusu destek besin almasını sağlayın; biberonla daha sonra ne vermeyi planlıyorsanız onu, yani anne sütü vaya mama verin. Mümkün oldukça bu öğünün evde olmayacağınız saatlere denk gelmesine dikkat edin.
• Mama yerine anne sütü vermeyi düşünüyorsanız işe dönmeden önce sütünüzü toplama konusunda ustalaşmaya çalışın. Acil durumlar için 1-2 günlük süt yedeğiniz olsun. Mama kullanmayı düşünüyorsanız bile memelerinizden pompayla süt sağmayı öğrenin. Böylece süt kanallarınızın tıkanıp sütünüzün azalmasını önleyebilirsiniz.
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Faydalı Bilgiler,
Gündem,
Haber
EMZIRME SIRASINDA DIKKAT EDILMESI GEREKENLER YAPILMASI ONERILEN TAVSIYELER
Emzirme Sırasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
• Emzirmeye başlamadan önce ellerinizi yıkayın.
• Emzirirken sırtınızı dayayabileceğiniz şekilde rahat oturun.
• Emzirirken meme ucu ve etrafındaki kahverengi halkanın çocuğun ağzına tamamıyla kapatacak şekilde oturmasını sağlayın.
• Emzirirken çocuğunuzun burun deliklerinin açık olmasına dikkat edin.
• Her emzirme öğününden sonra bebeğinizin gazını çıkartın.
• Beslenme programını bebeğinizin isteğine göre düzenleyin. Bu istek genellikle 2-3 saat aralıklarla olabilir, bu aralıklara uymaya çalışın.
• Her gün banyo yapmıyorsanız, meme başlarını günde en az bir kez, ılık su ile silmelisiniz.
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Gündem,
Haber
EMZIRME DONEMINDE BESLENME PROGRAMI NASIL OLMALIDIR NELERE DIKKAT EDILMELIDIR ORNEK BESLENME ONERILERI TAVSIYELERI
Emzirme Dönemi Örnek Beslenme Programı
Kahvaltı
1 su bardağı süt (kalsiyumla zenginleştirilmiş)
1 yumurta + 30 gr. peynir
1 yemek kaşığı pekmez- bal veya reçel
2 ince dilim ekmek
1 adet meyve, 1 havuç veya domates
Ara öğün
1 adet meyve veya komposto, taze sıkılmış şekerli meyve suyu
Öğle- *Akşam
4-6 yemek kaşığı sebzeli et yemeği (tavuk-balık-dana eti)
1 porsiyon pilav veya makarna
1 kase yoğurt veya 1 su bardağı ayran
Mevsim salatası (zeytinyağlı)
1-2 dilim ekmek
1 adet meyve
Ara öğün
30 gr. Peynir, ekmek, domates ve 1 adet meyve, bitki çayları (papatya, ıhlamur, ada çayı) 1 tatlı kaşığı mevsim reçeli
Yatarken:
1 su bardak süt veya sütlü tatlı
* aksam yemeklerinde çorba yenilebilir. Yemek aralarında ıhlamur, nane, papatya gibi bitki çayları, limonata, taze meyve suları içilebilir.
Etiketler:
Anne-Bebek,
Beslenme,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Gıda,
Gündem,
Haber
EMZIRME DONEMINDE BESLENME NASIL OLMALI DIKKAT EDILMESI GEREKENLER
EMZİRME DÖNEMİNDE BESLENME
Emzirme Döneminde Nasıl Beslenmeli
Emzirme döneminizde, anne sütü bebeğinizin bağışıklık sisteminin gelişmesi ve yeterli beslenmesi için en gerekli besindir.
Emzirmede annenin salgıladığı süt, alınan besinlerin ürünüdür ve süt salgısı için annenin enerji, protein, yağ, vitamin, mineral ve sıvı tüketimi artırılmalıdır. Unutmayın, tıpkı hamileliğinizde olduğu gibi, bu dönemde de sizin iyi beslenmeniz, bebeğinizin sağlıklı şekilde büyümesi demektir.
Emzirme Dönemi
Uluslararası sağlık örgütleri ve doktorlar, bebeğin ilk altı ayında anne sütü ile beslenmesini önemle tavsiye etmektedirler. Yine bu dönemde annenin alkol ve sigara tüketmemesi, tüketilen yerlerde bulunmaması ve ilaç alımlarında doktoruna başvurması gerekmektedir.
Anne günde en az 2 lt (yaklaşık 10 su bardağı) sulu gıdalar (su, süt, az şekerli limonata, komposto, çorbalar vb.) almalıdır. Annelerin günlük beslenmesinde süt, yoğurt, peynir, yumurta, kuru baklagiller gibi protein ve kalsiyum açısından zengin besinler, karbonhidrat içeren ekmek, makarna gibi gıdalar, ayrıca bol meyve ve sebze bulunmalıdır. Anne, süt verirken sigara içmemeli, çay ve kahve gibi besleyici değeri olmayan içecekleri tüketmemelidir.
Emzirme döneminde annelerin sıvı ihtiyacı artar, günlük 2-3 litre civarında su tüketmeleri gerekir. Emziren annelere ve hamilelere özel % 100 doğal karışık bitki çayları tercih edilebilir. (Örn. :Milupa Still-Tee - anason, rezene, kimyon, melisa ve rooibos bitkilerini içerir.) Bitki çayları emziren annelerin artan sıvı ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olurken, anne sütünün arttırmaya yardımcı olur. Emzirmenin bebeğinizin bağışıklık sistemine katkısını anlatan Bağışıklık Animasonu’nu buradan izleyebilirsiniz.
Etiketler:
Anne-Bebek,
Beslenme,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Gündem,
Haber,
Sağlık
Perşembe
COCUKLARDA OKSURUK VE YUKSEK ATES BELIRTILERI TEDAVISI ONLEMLERI TAVSIYELER ONERILER
ÇOCUKLARDA ÖKSÜRÜK VE YÜKSEK ATEŞ
Çocuğunuzun öksürük nöbetleri ne sizi uyutuyor ne de onu! Anne-baba olarak içiniz sızlıyor. Çocuklarda öksürük kışın en sık görülen şikayetlerden biri. Peki öksürükle başa çıkmak için ne yapmak gerekiyor?
Çocuklarda Öksürük
Öksürük gerçekte vücudun bir savunma mekanizmasıdır ve solunum yollarının en üstünden (burun içi bir sorundan) en altına kadar herhangi bir noktadan kaynaklanabilir. Kişi öksürerek üst veya alt solunum yollarındaki enfeksiyon etkeni ve alerjik madde gibi yabancı cisimleri vücudundan atmaya çalışır. Bu refleks mekanizmanın baskılanması çocuklarda tehlikeli sonuçlar doğurabileceği için öksürük kesici ilaçlar çocuk yaş grubunda kullanılmamalıdır.
Çocuklarda tedavi uygularken amaç öksürüğü kesmek değil, öksürüğe neden olan sorunu oradan kaldırmak olmalıdır.
* Burun akıntısı
* Boğaz ağrısı
* Baş ağrısı
* Ateş
* Kusma
* Hırıltı, hışıltı
* Sık nefes alma
* Zor nefes alma öksürüğe eşlik edebilir.
YÜKSEK ATEŞ VARSA DİKKAT!
Öksürüğe eşlik eden bulgular arasında yüksek ateş (39 ve üzeri) zor ve sık nefes alma, morarma gibi sorunlar varsa acil doktora başvurmak gerekir. Özellikle yemek esnasında ani başlayan öksürük zor ve sık nefes alma eşlik ediyorsa yabancı cisim yutulması düşünülür, çok acil tanı konup tedavi edilmesi hayati önem taşır. Çok yüksek ateş (39 ve üzeri) ile birlikte görülen öksürüklerde alt solunum yolu enfeksiyonu (zatürree) riski olduğundan, acil tanı ve tedavi şarttır. 3 haftadan kısa süren akut öksürük nedenleri arasında kış aylarında başta üst solunum yolu enfeksiyonları gelir. (Farenjit, tonsilit, otit, sinüzit, krup-larenjit vs...) 3 haftadan uzun süren kronik öksürüklerde ise enfeksiyonlarla birlikte alerjik hastalıklar (alerjik bronşit, astım) ön planda düşünülür. Ülkemizdeki sıklığı göz önüne alındığında kronik öksürüklerde tüberküloz-verem hastalığı da unutulmamalıdır.
VÜCUDUNUN DİRENCİNİ ARTTIRIN
Özellikle yuva veya kreşe giden çocuklarda kış aylarında her ay hafif üst solunum yolu enfeksiyonları geçirilebilir. Öksürük kısa süreli ise, ateş ve solunum sıkıntısı eşlik etmiyorsa bu yaş grubundaki çocuklarda öksürük ilaçları kullanmaya gerek yoktur. Vücut direncini artırmak, dengeli bir beslenme düzeni sağlamak gibi önlemlerle kısa süreli öksürüklerde iyileşme sağlamak mümkündür.
Uz. Dr. Özlen Kaya Çardak
Uz. Dr. Özlen Kaya Çardak (ozlen.kaya@memorial.com.tr)
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Memorial Ataşehir Tıp Merkezi
Etiketler:
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Sağlık
BEBEKLERDEN UZAK TUTULMASI GEREKEN GIDALAR YIYECEKLER TAVSIYELER ONLEMLER
BEBEKLERDEN UZAK TUTULMASI GEREKEN GIDALAR
1 Yaşına Kadar Bebeğinizi Bu Gıdalardan Uzak Tutun
Bebeklerde ve çocuklarda beslenmenin temel amacı, uygun büyüme ve gelişmenin sağlanması ve besin eksikliği durumunun engellenmesidir. Büyümenin ve beyin gelişiminin en hızlı olduğu 0-2 yaş arası dönem, beslenmenin en önemli olduğu zamanlardır.
0-2 yaş arasında dengeli bir beslenme ile birçok akut ve kronik hastalıklar önlenebilir ya da hafif geçirilir.
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, bebeklerin 1 yaşına kadar yememesi gereken bazı gıdalar şöyle sıralanmaktadır:
BEBEKLERDEN UZAK TUTULMASI GEREKEN GIDALAR
* Bal, birçok çiçek tozundan oluştuğu için yüksek dozlu bir alerjendir. İçindeki alerjik maddeler yetişkinler için önemli değilken, bebeklerde tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
* Yumurtanın beyaz kısmı, protein yapısı nedeniyle yüksek alerjik özelliğe sahiptir. Alerjisi olmayan bebeklere 9 aylıktan sonra çok az miktarlarda başlanarak denenebilir.
* İnek sütü de alerji riski taşır. 1 yaşına kadar direkt içirilmemelidir ama evde yoğurt mayalarken rahatlıkla kullanılabilir. Yoğurt haline geldikten sonra inek sütünün protein yapısı değiştiği için zararlı etkileri ortadan kalkar. Yoğurt çok faydalı bir protein kaynağıdır, 6. aydan sonra bebeklere her gün yedirilmelidir.
* İnek sütü ayrıca bebeklerde demir eksikliğine ve kabızlığa neden olabilir. 1 yaşından sonra inek sütü verilebilir, bu dönemde günlük en fazla 500ml (2 su bardağı) tüketilebilir.
* Karaciğer haricinde tüm sakatatlar, özellikle beyin virüs taşıma ihtimali nedeniyle bebeklere hiçbir zaman verilmemelidir.
* Kafein içeren kahve, kakao, çikolata gibi besinler. Kafein bebeği sinirli yapabildiği gibi kalsiyum ve diğer besleyici maddelerin emilimini de engeller.
* Çay hiç besleyici değeri olmadığı gibi çocuklarda kansızlık yapabilir. Çocuk beslenmesinde hiç yeri yoktur, 1 yaşından sonrada verilmemelidir.
* Tütsülenmiş balıklar (somon veya alabalık) tazeliklerini korumak için genellikle nitratlarla işlem görmeleri nedeniyle zararlıdır.
* Tatlandırıcı içeren (sakarin, aspartam vs.) her türlü hazır gıda, doğal olmayan meyve suları, hazır puding 1 yaşına kadar kullanılmamalıdır.
* Salam, sosis ve sucuk gibi işlemden geçirilmiş etler, konserveler de 1 yaşından önce verilmemelidir. Bu tip gıdaların içeriğinde kimyasal maddeler bulunmasının yanı sıra yağ ve kolesterol yönünden zengin olmaları zararlı olabilir, bazen de granül hale getirilmiş kemik içerirler.
Uz. Dr. Özlen Kaya Çardak
Uz. Dr. Özlen Kaya Çardak (ozlen.kaya@memorial.com.tr)
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Memorial Ataşehir Tıp Merkezi
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Faydalı Bilgiler,
Gündem,
Haber,
Sağlık
DOGUM SONRASI GORULEN DEPRESYONLARDAN KURTULMA YOLLARI CARESI COZUMLERI TAVSIYELER ONERILER
DOĞUM SONRASI DEPRESYONU
DOĞUM SONRASI DEPRESYON
Depresyon üst başlığı altında ele alınan hastalıklar içinde belki de en fazla gözden kaçanı doğum sonrası depresyondur. Ancak doğum sonrası depresyonu normal doğum yapan kadınların yarısından fazlasında görülen annelik hüznü ile karıştırılmamalıdır. İkisi farklıdır ve birbirinden farklı iki durumu ifade eder.
Doğum sonrası psikolojik sorunlar
ANNELİK HÜZNÜ
Doğumdan sonraki ilk hafta içinde görülen, annelerin kendilerini biraz mutsuz, şaşkın ve sersem hissettikleri fakat zihinsel işlevlerinin normal olduğu bir durumdur. Doğumdan sonraki 3.ve 4. gün bu belirtilerin en şiddetli olduğu zamandır. Normal bir çocuk doğuran annelerin yarısı ile üçte ikisi arasındaki bir çoğunluğu bu durumu yaşar.(Normal geçmeyen, sorunlu, komplikasyonlu gebeliklerde ve doğumlarda bu olumsuz duyguların daha somut nedenlerinin olmasından dolayı daha farklı değerlendirilmesi gerekir.) Bir başka deyişle annelik hüznü doğum komplikasyonu (olumsuz ve istenmeyen gelişme) veya anestezi etkisine bağlı değildir.
Annelik hüznü yaşayan kadınlarda çoğunlukla gebeliğin son 3 ayında anksiyete (sıkıntı) ve depresyon yakınmaları gözlenir ve bu annelerde aybaşı gerginliği, doğum korkusu ve kötü sosyal koşullar daha sık görülür.
Tedavi gerekmez, birkaç gün içinde kendiliğinden düzelir. Bu durum en çok ilk gebelikte görülür.
DOĞUM SONRASI DEPRESYONU (POSTPARTUM DEPRESYON)
Doğuran kadınların yaklaşık %10-15'inde görülür (Bizim İstanbul’da yaptığımız bir çalışmada %16 oranında doğum sonrası depresyonu saptadık). Genellikle loğusalığın ilk iki haftası içinde başlar. Bu dönemde kadınlar üzüntülü,sıkıntılı,ağlamaya hazır görünür. Mutsuzluk, bitkinlik, neşesizlik, isteksizlik, hayattan zevk alamama ilgisizlik gibi yakınmaları olan annelerin bebeğin bakımı için gereken yoğun uğraş ve uykusuzluğa da maruz kalmaları durumu ağırlaştırır. Bu duygusal karmaşanın bir çok nedeni vardır: gebelik sonuna doğru çok yükselmiş bulunan östrojen ve progesteron hormonlarının doğumdan sonra birdenbire hızla azalması,yine adrenal steroidlerin (böbreküstü bezinin salgıladığı bir hormon) birdenbire azalması gibi daha çok hormonal nedenler yanında doğum olayının başlı başına oluşturduğu stres ve annelik rolünün getireceği yeni sorumlulukların bilincinde olma bunların başlıcalarıdır.
Aynı dönem erkek (baba) için de benzer duygular oluşturabilir. Sorumlulukların artışı,cinsel beraberlik imkanının bir süre kısıtlanması,eşinin ilgisinin kendi üzerinden doğacak çocuğa kayacağı kaygısı ve iyi gitmeyen evliliklerde çocuğun ayrılmayı zorlaştıracak yeni bir bağ olması gibi faktörler babada tedirginlik ve stres oluşturabilir.
Daha önce bir psikiyatrik hastalık geçirmiş olma veya halen stres verici bir yaşam olayını yaşıyor olma durumu olumsuz etkileyen etmenlerdendir. Doğum sonrası depresyonunu olumsuz etkileyen diğer etmenler arasında genç yaşta anne olma,erken dönemde ortaya çıkan annelik hüznü,kötü evlilik ilişkisi (ayrılmayı zorlaştıran yeni bir bağın oluşumu nedeniyle),sosyal destek yokluğu (vb.) sayılabilir.Doğum sonrası depresyonları çoğu zaman diğer depresyon ataklarına kıyasla hem daha ciddi seyretmekte hem daha sık tekrarlama eğiliminde olmaktadır. Başlangıç zamanının (doğum) bilinmesi nedeniyle de tedavi açısından fırsat tanımaktadır. Doğumdan hemen sonra tedaviye başlanan hastalarda daha çabuk ve daha kesin bir iyileşme elde edilebilmektedir.
Doğum sonrası depresyonun anne-bebek ilişkisini bozarak bebeğin psikolojik gelişimi üzerinde olumsuz etki bırakabileceği de unutulmamalıdır.
Her bin doğumdan 1-2'sinde ise yoğun depresyon (çökkünlük) duygusuna eşlik eden intihar fikirleri olabilir. Bazı ciddi depresyon vakalarında ise halüsinasyonlar(varsanı) ve hezeyanlar(sanrı) hatta bebeğini öldürme düşünceleri gibi psikotik belirtiler görülebilir.
Tedavide psikolojik ve sosyal destek ilaç tedavisi kadar önemlidir. Bütün bunlar göz önünde bulundurularak bu dönemde eşler birbirlerine karşı hoşgörülü ve toleranslı olmalı,özellikle annenin içinde bulunduğu nazik durum çevre tarafından özellikle de eşi tarafından desteklenerek atlatılmalı,gerek duyulduğunda bir psikiyatriste başvurmaktan çekinilmemelidir.
Psikiyatr Dr. Gıyasettin Ekici
Psikiyatr Dr. Gıyasettin Ekici
JFK HOSPİTAL-BAHÇELİEVLER
Tel:0212 441 41 42
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Faydalı Bilgiler,
Gündem,
Haber,
Kadın,
Psikoloji,
Sağlık
Çarşamba
AHMET MARANKI'DEN BEBEK VE COCUKLAR ICIN OZEL FORMULLU LOR PEYNIRLI BEBEK MAMASI
MALZEMELER
* 1 itre keçi sütü
* 2 yemek kaşığılimon suyu
HAZIRLANIŞI
Kaynamakta olan sütün altını kapatıp limon suyu ilave edilir. Süt kesilmeye başlayınca tencerenin kapatılmadan 15 dakika bekletilir.Daha sonra tencerenin altı tekrar yakılıp,10 dakika kaynatılır.
Kapağı kapatılmadan ılık vaziyete gelince bir tülbentle süzülüp, suyu alındıktan sonra buzdolabında 3 gün kullanabilirsiniz.
AFİYET OLSUN…
Not: Çocuklar için kahvaltıda kullanabileceğiniz uygun bir peynir çeşididir.
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Sağlık,
Yemek
AHMET MARANKI'DEN OZEL FORMULLU YULAF EZMESI YAPILISI TARIFI MALZEMELERI
Ahmet Maranki Meyveli Yulaf Ezmesi
MALZEMELER
* 1 adet elma
* 1 adet armut
* 3 adet kuru soğan
* 2 yemek kaşığı yulaf ezmesi
* 1,5 çay bardağı süt
YAPILIŞI
1 çay bardağı suyla ince kıyılmış meyveler haşlanır. Sütle yulaf ezmesi 4-5 dakika kaynatıp demlenir.
Daha sonra ikisi de ılık hale gelince meyvelerle yulaf ezmesi karıştırılıp kullanılır.
AFİYET OLSUN…
Not: Bu karışıma tadını ayarlamak için pekmez kullanabilirsiniz.
Etiketler : ahmet Maranki bebe maması meyveli yulaf ezmesi tarifi, Meyveli Yulaf ezmesi malzemeleri, Meyveli Yulaf ezmesi yapılışı, Oktay Ustadan Meyveli Yulaflı Ezmesi tarifi
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Sağlık,
Yemek
AHMET MARANKI VE ENDER SARAC'TAN COCUKLAR BEBEKLER ICIN SEBZELI BALIK CORBASI TARIFI YAPILISI MALZEMELERI
MALZEMELER
* 200 gr dil balığı
* 1 adet havuç
* 1/2 patates
* 5 dal maydanoz
* 5 dal dereotu
* 2 yemek kaşığı kırmızı mercimek
* 1/4 kırmızı soğan
* 1/2 enginar
* 1 diş sarımsak
* 1/4 limon
* 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
* az tuz
YAPILIŞI
Balığı , iki bardak su, 1 diş sarımsak,1/4 parça limon,maydanozun sapları ve dereotu saplarını ayıklayarak 12-15 dakika kadar haşlayınız.Daha sonra balığı içinden alıp suyunu süzerek bir kenara ayırınız.
Bir tatlı kaşığı zeytin yağında çok ince doğranmış soğan ve diğer rendelenmiş olan sebzeler(havuç,patates,enginar) sotelenip mercimeği de ilave edip balık suyu da eklenir. Yaklaşık 12-18 dakika haşlanan balıkların kılçıkları temizlenip küçük parçaları çorbaya ilave edilir.
Not; Kültür balığı tercih etmeyin.Balıklar kesinlikle deniz balığı olmalıdır. Bu çorbayı deniz levreği,kırlangıç balığı,lüfer, çarpan,iskorpit ve mezgit gibi balıklarda yapabilirsiniz.
Etiketler : ahmet maranki sebzeli balık çorbası yapılışı, Oktar Ustadan Bebe mama Sebzeli balık çorbası, Sebzeli balık çorbası malzemeleri
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Sağlık
AHMET MARANKI VE ENDER SARACTAN BEBEK COCUKLAR ICIN OZEL DOMATES SUYU TARIFI YAPILISI
YAPILIŞI
Domatesler iyice temizlendikten sonra cam rendede rendelenir. Tülbent içinde sıkılarak pütürsüz ve çekirdeksiz suyu çıkartılır.Anne sütü alan bebeklerde 4.ve 6.aylarda yapay beslenen bebeklerde 2,5 aylıktan başlanarak içirilebilir.
AFİYET OLSUN…
Etiketler : ahmet maranki bebe mam domatessuyu yapılışı, domatessuyu tarifi, Oktay Ustadan Domatessuyu hazırlanışı
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Sağlık,
Yemek
AHMET MARANKI VE ENDER SARAC'TAN BEBEK COCUKLAR ICIN OZEL MAMA IZGARA KOFTE TARIFI YAPILISI MALZEMELERI
MALZEMELER
* 40 gr iki defa çekilmiş dana eti az yağlı
* 1 dilim ekmek içi
* 5 tutam maydanoz çok ince çekilmiş
* az tuz
* 1 çay kaşığı zeytinyağı
* 1/4 soğan rendelenmiş
YAPILIŞI
Ekmek içi suyla ıslatılır. Bütün malzemeler karıştırılıp iyice yoğrulur. Fındık büyüklüğünde parçalar bastırılıp, demir para şekline getirilip ızgara, tava veya tavada pişirilir.
AFİYET OLSUN…
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Sağlık,
Yemek
AHMET MARANKI VE ENDER SARAC'TAN BEBEKLER ICIN OZEL HAZIRLANMIS BEBEK MAMASI EKSILI KOFTE TARIFI YAPILISI MALZEMELERI
MALZEMELER
* 40 gr dana kıyma az yağlı
* 1 tatlı kaşığı bulgur
* 5 dal maydanoz çok iyi ince kıyılmış
* 10 adet bezelye
* 1/4 patates
* 1/4 havuç
* Az tuz
* 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
* 1/4 soğan rendelenmiş
* 1 yemek kaşığı yoğurt
* 1 yumurta sarısı
* 1/4 limon suyu
YAPILIŞI
Dana kıyma, bulgur, maydanoz,tuz ve soğan rendesi iyice yoğurularak köfte yapılır. Leblebi büyüklüğünde parçalara ayrılır. 1 su bardağı kaynayan suya(150 ml) köfte büyüklüğünde doğranmış havuç ve patatesler ilave edilir. 7-8 dakika kaynadıktan sonra, 8-10 dakika pişirilip, yoğurt, yumurta sarısı ve limon suyuyla karıştırılıp terbiye edilir. Zeytinyağı ilave edilip, çocuğa verilir.
AFİYET OLSUN…
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Sağlık,
Yemek
AHMET MARANKI VE ENDER SARAC'TAN BEBEKLER ICIN EKSTRA FORMULLU BEBEK MAMASI MUHALLEBISI
MALZEMELER
* 1 su bardağı süt
* 2 tatlı kaşığı pirinç unu
* 2 tatlı kaşığı toz şeker
* 1 çay kaşığı zeytinyağı
YAPILIŞI
Pirinç unu, şeker ve kaynamış soğuk süt karıştırılıp, kaynayana kadar ağır ateşte pişirilir. Sonra ılık bir şekilde çocuğunuza yedirebilirsiniz...Afiyet Olsun...
Etiketler : ahmet maranki bebe mama muhallebi yapılışı, Bebek Mama Muhallebi Malzemeleri, Bebek mama muhallebi yapılışı, Oktay Ustadan Muhallebi Tarifi
Daha sonra zeytinyağı ekleyip,ılık kıvamda yedirilir.
AFİYET OLSUN…
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Sağlık,
Yemek
AHMET MARANKI VE ENDER SARAC'TAN BEBEKLER ICIN HAVUC SUYU YAPILISI TARIFI
YAPILIŞI
Havuçlar anne sütü alan bebeklerde 4 ve 6. aylarda, yapay beslenen bebeklerde 2,5 aylıktan başlayarak ishalli çocuklara verilmesi tavsiye edilir.
Ahmet Maranki Bebe Maması Havuç Suyu
Etiketler : AhmetMaranki den havuç suyu yapılışı, Havuç suyu tarifi, Oktay Ustadan havuç suyu hazırlanışı
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Sağlık
DOKTORUM PROGRAMI SEZERYAN DOGUM YAPILISI OPERASYONU IZLE INDIR
SEZERYAN DOĞUM VİDEOSU CANLI YAYINDA
KanalD' de yayınlanan Doktorum programında hergün birbirinden farklı güzel faydalı konular işleniyor. Doktorum programı izleyicileri Sezeryanla Doğum anına tanık oldular. Programı kaçıranlar için Sezeryanla Doğum Videosu.
Dikkat : Pek çok anne adayı sezeryan doğum görüntülerini izledikten sonra normal doğumu tercih etmektedir :)
KanalD' de yayınlanan Doktorum programında hergün birbirinden farklı güzel faydalı konular işleniyor. Doktorum programı izleyicileri Sezeryanla Doğum anına tanık oldular. Programı kaçıranlar için Sezeryanla Doğum Videosu.
Dikkat : Pek çok anne adayı sezeryan doğum görüntülerini izledikten sonra normal doğumu tercih etmektedir :)
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Gündem,
Haber,
Kadın,
Sağlık,
Yaşam
Perşembe
ANNE SUTU ILE BESLENMENIN ONEMI MAMA KULLANIMI EMZIRME SURESI NASIL NE KADAR OLMALIDIR?
Anne, çocuğunu emzirebildiği kadar uzun süre bebeğini emzirmelidir. Ancak bebek altı aylık olunca sadece anne sütü doğum ağırlığının 2 katı olmuş bebeğe yetmez ve yetmeyecektir.Bebek huzursuz bir şekilde ağlayacaktır.. Çoğu zaman anne, sadece altıncı aya kadar bebeğin normal büyüme ve gelişmesini sağlayacak kadar süt üretir. Buna ek olarak, uzun süre yalnız anne sütüyle beslenen bebek memeye bağlanır, kaşıkla yemek istemez, farklı besinlerin tadına ve kıvamına alışması zor olur. Anne sütü tek başına büyüyen bebeğe yetmez, bebek diğer besinleri de almak istemeyince büyüme ve gelişmesi yavaşlar, hatta zamanla büyüme durur ve çocuk hastalanır. Unutmayalım anne sütü ancak 6 aya kadar çocuğun tek besinidir. 6.Aydan sonra ek gıdalara başlayınız ve bunu 3 yaşına kadar devam ettiriniz.Milupa 3yaş-Bebekal 3 yaşa -Hero Baby 3 yaşa kadar mamaları bulunmaktadır. Fakat şunu da unutmayınız ki mamaların önemli olduğu kadar bundan daha da önemlisi sizin kendi yediğiniz gıdalardan vermenizdir.Bunu da sakın ihmal etmeyiniz...
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk Sağlığı,
Faydalı Bilgiler,
Gündem,
Haber,
Kadın,
Sağlık
Salı
COCUKLARDA DISIPLIN OLUSUMU UYGULANISI VE SIDDET UYGULAMALARI YAPILAN YANLISLIKLAR TOKAT DAYAK DURUMLARI
Çocuk Disiplini ve Tokat
Sevgiye bağlı ilişkide atılan küçük bir tokadın zarar verme olasılığı çok düşüktür. Hatta çocuğa, özgürlüğünün sınırlarını anımsatmak açısından yararlı olduğu bile söylenebilir. Ama her kızıldığında çocuğu dövmenin hiçbir yararı yoktur. Tokat olağandışı olma özelliğini yitirirse, yönlendirici özelliği de ortadan kalkar. Üstelik sık dövülen çocuğun kesinlikle yapılmaması gerekenlerle, biraz rahatsız edici davranışlar arasındaki farkı kavrama olanağı da kalmayacaktır.
Neden Disiplin?
Çocukların güvenliği ve duygusal gelişimleri için sınırlamalar gereklidir. Anne-babalarının güçlü olduklarını, her işin üstesinden gelebileceklerini bilmeleri iyidir. Ama aşırıya kaçmayan bir disiplin, yol göstermede yeterlidir. Çoğu çocuk, büyüklerden gelen her isteğe, hatta yumuşak önerilere bile kararlı ”hayır” larla tepki verdiği olumsuz bir dönemden geçer.
Çocuğunuz, söylediklerinizde kararlı olduğunuzu bilirse ve hareketleriniz genellikle tutarlıysa, disiplininizi güçlendirmek için dayağın kaçınılmaz olacağı durumlarla çok ender karşılaşırsınız.
Sürekli dövülen ve azarlana çocuk, anne-babanın otoritesine karşı saygısını yitirir. Anne-babasından güçlü olduğunu hissedip, kolayca tepki alacağını kestirince, sık sık onları rahatsız etmekten büyük haz duyabilir. Ya da anne-babasını bir türlü hoşnut edemediği için üzülür korkak ve çekingen olur.
Bebekler
Bebeklere sert davranmanın hem hiç anlamı yoktur, hem de çok tehlikelidir. En küçük bir darbe bile dengesini bozarak düşüp yaralanmasına neden olabilir. Bebeği sarsmak da çok tehlikelidir. Beynin kafatasına çarpması sonucu beyin hasarları ortaya çıkabilir.
Fiziksel ceza bebeği korkutup şaşırtır. Daha ne anlama geldiğini bile öğrenmeden ”iyi” ve ”uslu” olmasını bekleyemezsiniz. Bebeğin bildiği tek şey, bazı gereksinimlerinin olduğu ve ancak ağlayarak bunları size anlatabileceğidir. Onu sakinleştirmek, rahatlatmak ve gereksinimlerini karşılamak yalnızca sizin elinizdedir. Ama bazen anne-baba onu rahatlatmakta ya da sıkıntısının nedenini anlamakta çaresiz kalır.Bu durum, özellikle anne-baba yorgun, üzgün ya da sıkıntılı olduğu zamanlarda görülür. Anne-babanın gerginliği arttıkça, bebek de huzursuzlaşır.Böyle zamanlarda, en sevecen anne-babanın bile içinden bebeği tartaklamak geçebilir. Ancak ne kadar sinirli olursanız olun, öfkenizi bastırmayı bilmeniz gerekir.
Emekleme ve Yeni Yürüme Çağı
Emekleyen ya da yeni yürümeye başlayan çocuklar da yaramazlığın anlamını bilmeyecek kadar küçük sayılırlar, ama bazı anne-babalar eline vurmanın, çocukları tehlikeli şeyler yapmaktan alıkoyacağını düşünürler. Bu tür dayağın amacı cezalandırmak değil, eğitmektir. Sözgelimi, çocuk elektrik prizine uzandığında, pencereye tırmandığında ya da caddeye fırladığında atacağınız tokat ”hayır”ınızı pekiştirecektir. Tokatların, yalnız bu amaç için etki yapması bekleniyorsa, sık başvurulabilecek bir yöntem olmaması gerektiği tartışma götürmez. Sütünü döktüğü için tokatlanan çocuk, gerçek bir tehlike durumunda atılan tokadı ciddiye almayacaktır.
Okul Öncesi Çağı
Üç yaş dolayındaki çocuklar, öteki çocuklarla birlikte oynamaktan hoşlanmaya başlarlar, ama henüz oyuncaklarını paylaşmaları ve sıralarını beklemeyi bilmeleri beklenemez. Bazı anne-babalar, çocukları, başka bir çocuğun canını yaktığında, ona bir tokat atmanın doğru olduğunu düşünürler. Çocuğun bu hareketinin onaylanmadığını göstermek ve onun da canını acıtarak zorba davranışların hoş olmadığını anlatmak isterler. Bazıları ise çocuğa vurmakla, saldırganlığın onaylanabilir olduğunun gösterildiğini ileri sürerler. Çocuğunuz sürekli başka çocukların canını acıtıyorsa, en iyisi ona yeterli ilgi gösterip göstermediğinizi ve enerjisini harcaması için yeterli olanağı sağlayıp sağlamadığınızı gözden geçirmenizdir.
Kuşkusuz herşeyin üst üste geldiği günler de olur. Böyle bir durumda çoğu kişi denetimini yitirip, olmadık yere çocuğunu hırpalar. Eğer sert vurmadıysanız, suçluluk duygusuna kapılmanız gerekmez. Aslında tokadı anlamak, çocuk için, sizin karmaşık duygularınıza akıl erdirmekten çok daha kolaydır. Ama aşırıya kaçtığınızı düşünüyorsanız, daha sonra özür dilememeniz için hiçbir neden yoktur.
Etiketler: çekingen çocuk, çocuk disiplini, çocuk dövmek, çocuklara tokat atmak, çocukların gelişimi, çocukların psikolojik gelişimi, ürkek çocuk
Etiketler:
Anne-Bebek,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Faydalı Bilgiler,
Psikoloji
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















