Yazın Neler Yenir? Nasıl beslenmeli, nasıl yiyecekler yenmeli
Yazın yenmesi gereken besinler ile ideal kilonuzu korursunuz. Yeni diyet önelerileri yerine güneşdende korunmak önemlidir. Vücut dengenizi etkiler. Bunun yanı sıra ise bol sıvı almalısınız. B5 vitamini için mantar, tahıllar baklagil yada patates tüketmelisiniz. Yaz gelince ise kavun ve karpuz tüketmek akla gelecektir. Bu durumda karpuz, peynir, ekmek üçlüsü ise hemen herkesin favorisi. Karpuzun yüzde 95 i su. Vücudu temizleme özelliğine sahip. Böbrekleri çalıştırıyor, üre ve uzat tuzlarını temizliyor, idrar söktürüyor. Hatta doktorlar kum ve taş düşüren böbrek hastalarına da karpuzu öneriyor. Ayrıca B ve C vitaminini de içeriyor. Diyet yapanlar da karpuzu yoğun olarak tüketiyor. Çünkü içinde bulunan su oranı mideyi şişiriyor ve kişinin az yemek yemesini sağlıyor. Fakat yemekle birlikte ya da sonra değil, yemekten yarım saat önce tüketilmesi gerekiyor. Yoksa hazımsızlığa neden oluyor.
Meyveleri tüketmek yararınıza olacaktır ve B vitamini, brom ve iyot içeriyor, sinirleri yatıştırıyor, kanı temizliyor ve kolay bir uyku vaat ediyor. Damar tıkanıklığı, kansızlık için de öneriliyor. Ama hazmı karpuza göre daha zor. Bir de şeker oranı fazla. Dolayısıyla şeker hastalarının kavunu tüketirken dikkatli ve ölçülü olması gerekiyor. Başka bir vitamin kaynağı da domates. Yaz aylarında en çok tüketilmesi gereken sebzelerden biri. Çünkü sıcak havalarda artan nem kaybı, ciltte kuruluk yapabiliyor. Domates, sağlıklı bir bronzluğu uzun süre korurken, cildin kurumasını ve bazı kanser türlerini de önlüyor. Her gün en az 1-2 domatesi çiğ olarak tüketmekte fayda var. Cildin yaşlanmasını azaltıp canlılığını korumasında etkili C vitamini en çok domates, yeşil biber, çilek, kivi ve maydanozda bulunuyor.
Ayrıca çiğ olarakl zeytinyağı kullanmaya özen gösterin. Zeytinyağında bulunan yağ asitleri ile bazı maddeler iyi kolesterolü yükseltip kötü kolesterolü düşürüyor ve kanser oluşumunu engelliyor. Yaza sağlıklı bir bedenle başlamak istiyorsanız, yiyeceklerden kaçmaya değil, dengeli ve doğru yiyecekleri yemeye özen gösterin ve hafif beslenerek sağlıklı kalın.
YAZIN YAZ AYLARINDA NELER YENIR NELER YENMELI NASIL BESLENMELI NELERE DIKKAT ETMELIYIZ?
BAĞLANTILAR
haberhan.com
GÜNDEM
Haberin Kaynağı
Beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cuma
Salı
EMZIRME DONEMINDE BESLENME PROGRAMI NASIL OLMALIDIR NELERE DIKKAT EDILMELIDIR ORNEK BESLENME ONERILERI TAVSIYELERI
Emzirme Dönemi Örnek Beslenme Programı
Kahvaltı
1 su bardağı süt (kalsiyumla zenginleştirilmiş)
1 yumurta + 30 gr. peynir
1 yemek kaşığı pekmez- bal veya reçel
2 ince dilim ekmek
1 adet meyve, 1 havuç veya domates
Ara öğün
1 adet meyve veya komposto, taze sıkılmış şekerli meyve suyu
Öğle- *Akşam
4-6 yemek kaşığı sebzeli et yemeği (tavuk-balık-dana eti)
1 porsiyon pilav veya makarna
1 kase yoğurt veya 1 su bardağı ayran
Mevsim salatası (zeytinyağlı)
1-2 dilim ekmek
1 adet meyve
Ara öğün
30 gr. Peynir, ekmek, domates ve 1 adet meyve, bitki çayları (papatya, ıhlamur, ada çayı) 1 tatlı kaşığı mevsim reçeli
Yatarken:
1 su bardak süt veya sütlü tatlı
* aksam yemeklerinde çorba yenilebilir. Yemek aralarında ıhlamur, nane, papatya gibi bitki çayları, limonata, taze meyve suları içilebilir.
Etiketler:
Anne-Bebek,
Beslenme,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Gıda,
Gündem,
Haber
EMZIRME DONEMINDE BESLENME NASIL OLMALI DIKKAT EDILMESI GEREKENLER
EMZİRME DÖNEMİNDE BESLENME
Emzirme Döneminde Nasıl Beslenmeli
Emzirme döneminizde, anne sütü bebeğinizin bağışıklık sisteminin gelişmesi ve yeterli beslenmesi için en gerekli besindir.
Emzirmede annenin salgıladığı süt, alınan besinlerin ürünüdür ve süt salgısı için annenin enerji, protein, yağ, vitamin, mineral ve sıvı tüketimi artırılmalıdır. Unutmayın, tıpkı hamileliğinizde olduğu gibi, bu dönemde de sizin iyi beslenmeniz, bebeğinizin sağlıklı şekilde büyümesi demektir.
Emzirme Dönemi
Uluslararası sağlık örgütleri ve doktorlar, bebeğin ilk altı ayında anne sütü ile beslenmesini önemle tavsiye etmektedirler. Yine bu dönemde annenin alkol ve sigara tüketmemesi, tüketilen yerlerde bulunmaması ve ilaç alımlarında doktoruna başvurması gerekmektedir.
Anne günde en az 2 lt (yaklaşık 10 su bardağı) sulu gıdalar (su, süt, az şekerli limonata, komposto, çorbalar vb.) almalıdır. Annelerin günlük beslenmesinde süt, yoğurt, peynir, yumurta, kuru baklagiller gibi protein ve kalsiyum açısından zengin besinler, karbonhidrat içeren ekmek, makarna gibi gıdalar, ayrıca bol meyve ve sebze bulunmalıdır. Anne, süt verirken sigara içmemeli, çay ve kahve gibi besleyici değeri olmayan içecekleri tüketmemelidir.
Emzirme döneminde annelerin sıvı ihtiyacı artar, günlük 2-3 litre civarında su tüketmeleri gerekir. Emziren annelere ve hamilelere özel % 100 doğal karışık bitki çayları tercih edilebilir. (Örn. :Milupa Still-Tee - anason, rezene, kimyon, melisa ve rooibos bitkilerini içerir.) Bitki çayları emziren annelerin artan sıvı ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olurken, anne sütünün arttırmaya yardımcı olur. Emzirmenin bebeğinizin bağışıklık sistemine katkısını anlatan Bağışıklık Animasonu’nu buradan izleyebilirsiniz.
Etiketler:
Anne-Bebek,
Beslenme,
Çocuk,
Çocuk Sağlığı,
Gündem,
Haber,
Sağlık
Cuma
TON BALIKLI HAVUC SALATASI NASIL YAPILIR TARIFI YAPILISI MALZEMELERI
MALZEMELER ( 4 Kişilik)
* 2 havç
* 2 siyah havuç
* 1 diş sarmsak
* 1 büyük konserve
* ton balığı
* 1 limon
* yarım cay bardağı zeytinyağı
* 4-5 endivyen yaprağı
* tuz
HAZIRLANIŞI
Havuçları kabuklarını soyarak rendeleyin. Ayrı kaplara alın. Bir kasede limon suyu, tuz ve zeytinyağını karıştırın. İçine sarımsak rendeleyip havuçların üzerine dökerek karıştırın. Ton balığını endivyan yaprakları ile karıştırın ve havuç salatasıyla servis yapın.
2010 - 2011 BESLENME ANAYASASI NASILDIR YAPILMASI UYULMASI GEREKEN TUM BILGILER
2010-2011 BESLENME ANAYASASI
2010-2011 için beslenmenin anayasası...
Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU - Doğru beslenmenin ilk anayasasını 2008’de hazırladık. Anayasanın bazı maddeleri değişmedi, muhtemelen de değişmeyecek ama bu yıl birkaç madde daha ekledik. İşte yeni yılın beslenme yasaları...
BESİN DEĞERİ YÜKSEK, KALORİSİ AZ BESİNLER SEÇİN
Bu yıl da aldığınız her kaloriyi sayın. Gereksiz kalori kazanımından uzak kalın. Kalori bombası zararlı yiyecekleri (şekerli içecekler, kolalı meşrubatlar, cipsler, unlu, şekerli, yağlı atıştırmalar) bu yıl da ıskalayın. Tükettiğiniz yiyeceklerin vitamin, mineral ve lif ile dolu olmasına dikkat edin. ıçinde fazla şeker, yağ, fazla kalori olan ve besin değeri olmayan ürünleri kullanmayın. Yaşlandıkça besin ihtiyaçları değişir. Vücut daha az yağlı ve daha az kalorili besinlere ihtiyaç duyar.
YİYECEKLERİNİZİN YAĞ MUHTEVASINI AZALTIN
Toplam yağ oranı ve doymuş yağ miktarı düşük bir diyet, damarsal yaşlanmayı ve damar sertliği oluşumunu önler, kalp krizi ve felç riskini azaltır. Böyle bir diyet aynı zamanda bağışıklık sisteminin zayıflamasını engeller. Araştırmacılar doymuş yağlardan fakir, sebze ve meyveden zengin diyetlerin kanseri önlediğini tespit etmişlerdir. Kırmızı eti haftada bir seferden fazla tüketmek kolon kanseri riskini de artırır. Bu nedenle kırmızı eti haftada bir veya iki seferden fazla yemeyin. Et alırken yağsız kısımlarını tercih edin. Yağ oranı düşük olan besinlere (yağsız süt, yoğurt, peynir...) öncelik verin.
SAĞLIKLI BİR KİLODA KALIN
Hepimiz kalem gibi ince olamayız. Önemli olan sağlıklı kilomuzu muhafaza etmemizdir. Gençlik için yemenin en kolay ve en basit yolu düşük yağlı bir diyetle beslenip düzenli egzersiz yapmaktır. Sabit olmayan bir kilo seyri fazla kilodan daha tehlikelidir. Sık kilo alıp verenlerde sağlık problemleri daha sık görülmektedir.
BESLENMENİZİ ÇEŞİTLENDİRİN
Herkes dengeli yediğini sanır ama bu pek doğru değildir. Çoğumuz meyveyi, sebzeyi düzenli olarak tüketmeyiz. Besinlerle günde 25-30 gr. lif almanız gerekmektedir. Tek düze bir beslenme sağlıklı değildir, gerçek yaşam sürenizi azaltır. Eğer günlük olarak 5 çeşit yemek yiyebiliyorsanız, bu sizin 5 yaş daha genç kalmanızı sağlar. Bu beş grup neleri içermektedir? Ekmek yani tahıl grubu, meyve, sebze, süt ürünleri (süt, yoğurt, peynir...) ve et. Bu tür bir beslenme size fazla kalori almadan sağlıklı ve dengeli beslenme sağlar.
HER GÜN SEBZE YİYİN
Yağ oranı ve kalorisi düşük, besin değeri yüksek bir diyet yapmak istiyorsanız sebze yemelisiniz. Sebzeler çok fazla lif içerdikleri için verdikleri doygunluk hissi de fazladır. 20-40 kalorilik bir servis sebze ile doyabilirsiniz. Bununla aynı zamanda da bol bol vitamin, karoten, flavonoid alırsınız. Günde 5-6 kez küçük porsiyonlar halinde meyve ve sebze tüketiniz. Unutmayın ki sarı, turuncu ve kırmızı sebzeler temel vitaminleri, karoten ve doğal antioksidanları daha çok içerir. Atıştırmak istediğinizde dolapta hazır bulunan doğranmış havuç, salatalık, kereviz, mantar, biber ve turp yiyebilirsiniz. Çiğ yenilen sebzeler bütün vitamin ve mineral içeriğini korur. Lif açısından da daha zengindir.
MEYVE YEMEYİ UNUTMAYIN
Meyve tüketiminde artış uzun yaşamaya katkıda bulunur. Meyveler; vitamin, lif, karoten ve diğer besin maddeleriyle yüklüdür. Antioksidan etkileri ile yaşlanmayı önlemede önemli oldukları bilinmektedir. Karotenoidler sadece kırmızı, turuncu, sarı renkli sebze ve meyvelerde değil, yeşil sebzelerde de bulunur. Likopen, domateste bulunan en önemli karotenoid’dir. Prostat kanserinden korur. Karotenoid’den zengin sebze ve meyvelerden oluşan bir diyet gençliği yakalamanıza yardımcı olur. Vücuttaki serbest radikal artışını önleyici işlevi vardır. Flavonoid’den zengin diğer besinler soğan, yeşil çay, brokoli, elma, üzüm, kerevizdir. Meyvelerin bir servisi 35-60 kalori arasındadır. Bunlar düşük kalorili alternatif yemek veya şekerlemelerdir. Günde iki-üç meyve yemeye çalışın. Bunlardan bir tanesi turunçgiller olsun. Böylelikle bağışıklık sistemi yanıtınız da yükselecektir.
Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 236 73 00 Faks:(212) 236 57 75
Etiketler:
Beslenme,
Faydalı Bilgiler,
Gündem,
Haber,
Pratik Bilgiler,
Sağlık
KAHVE NEDIR GECMISI ORTAYA CIKISI YAPILISI HAKKINDA GENEL BILGILER
Kahve Geçmişi / Kahve Hakkında Bilgiler / Kahve nedir
Nasıl kahve büyüyen ve içme yayılmasını dünya çapında bir hikaye biridir ve en tarihinin en büyük romantik. It Horn of Africa, Etiyopya, burada kahve ağacı muhtemelen Kaffa ilinde kökenli başlar. Çeşitli fantastik ama olası öyküler kavrulmuş kahve çekirdekleri özelliklerinin keşfi çevreleyen vardır. Bir hikaye, bir Etiyopyalı keçi çobanı onun keçi canlı davranış kırmızı kahve meyveleri çiğneme sonra şaşırdım has it. Daha kesinlik ile ne biliyorsun etli dış kiraz eti köle günümüze Sudan Yemen ve Türkiye, içine onun gün, Mocha büyük bağlantı noktası üzerinden alınan, şimdi kahve ile eş anlamlı tarafından yenen olmasıdır. Kahve kesinlikle Yemen’de 15. yüzyıl ve muhtemelen çok daha önceki bir daha ekili ediliyordu.
Mocha da Mekke’ye bir deniz yol için ana limanı, ve şu anda dünyanın en işlek yerdi. Ama Araplar herhangi verimli fasulye vermek, böylece kahve başka bir yerde ekili olamazdı katı bir politika değildi. Kahve çekirdeği kahve ağacının tohumu, ancak zaman dış katmanları onu verimsiz hale arındırılmıştır. Yarış bazı canlı ağaç veya kahve çekirdekleri ile sonunda 1.616, kim nerede seralarda yetiştirilmiştir Hollanda’ya bazı geri getirdi Hollandalı kazandı uzakta yapmak.
Başlangıçta, Yemen’de yetkililer aktif kahve içme olarak Kat, bir çalı olan tomurcukları ve yaprakları vardı ve aşırı yan etkileri tercih kabul edildi teşvik bir uyarıcı olarak çiğnendi. İlk kahvehaneler Mekke’de açılmış ve ‘denirdi Kaveh KANES’. Onlar hızla Arap dünya çapında oldu ve başarılı yerlerde satranç oynandı, dedikodu ve alışverişi şarkı, dans ve müzik zevk vardı yayıldı. Onlar lüks dekore edilmiştir ve her biri ayrı bir karakteri vardı. Çok şey gibi kahvehane önce var vardı: bir yer toplumun ve iş rahat ortamda ve yürütülen olabilir burada kimse gidip, kahve fiyatına.
Arap kahvehaneleri yakında siyasi faaliyet merkezleri oldu bastırılır edildi. Kahve ve kahvehaneler daha sonra önümüzdeki birkaç on yıl içinde birkaç kez yasaklandı, ama reappearing tuttu. Sonunda bir çözüm zaman kahvehaneler ve kahve vergilendirilir tespit edilmiştir.
Asya KAHVE GELİR
Hollanda da Malabar de Türkiye kahve büyüyen oldu ve 1699 yılında Batavia için Java, şimdi Endonezya olduğu bazı aldı. Birkaç yıl içinde Hollanda sömürgeleri Avrupa için kahve ana tedarikçiler haline gelmişti. Endonezya bugün dünya kahve dördüncü büyük ihracatçısı.
AVRUPA İÇİN KAHVE GELİR
Venedikli tüccarlar ilk Avrupa için 1.615 kahve getirdi. Bu, diğer iki büyük sıcak içecekler Avrupa’da da ortaya bir dönem oldu. Sıcak çikolata, Amerika dan İspanya için 1528 yılında İspanyolca getirdiği ilk ve çay olan ilk Avrupa’da 1.610 satıldı.
İlk kahve ağırlıklı limonata satıcıları tarafından satıldı tıbbi nitelikleri inanılırdı. Avrupa’daki ilk kahvehane Venedik 1683 yılında, en ünlü, Caffe Florian Piazza San Marco, 1720 yılında açılması ile başladı. Hala iş için bugün açık.
Dünyada Lloyd’s of London, bir kahvehane olarak hayatına başladı en büyük sigorta pazarı. O 1688 yılında Edward Lloyd, kim gemi yaptığı müşterilerinin sigortalı olduğunu listeleri hazırlanan başladı.
AMERİKA İÇİN KAHVE GELİR
Kahve ilk referans Kuzey Amerika olmak sarhoş 1.668 den ve kısa süre sonra, kahve evleri New York, Philadelphia, Boston ve diğer şehirlerde kurulmuştur. Boston Tea Party 1.773 bir kahve evde planlanmış, Green Dragon. Hem New York Borsası ve Bank of New York kahvehanelerde, bugün mali bölge Wall Street olarak bilinen başladı.
O 1720 yılında kahve ilk Amerika, ne belki de en büyüleyici ve romantik kahve tarihinin hikaye ile ekili olmak için geldi.
Gabriel Mathieu de Clieu bir Fransız deniz subayı Martinik kim 1720, Paris bırakın gitti görev yapıyordu. Yardım ve o onunla gemi geri aldı olan bir kahve ağacı kazanılmış hiçbir biraz kişisel cazibesi ile. Bitki güvertede bir cam durumunda sıcak ve tuzlu sudan zarar görmesini önlemek tutmak için tutuldu. Yolculuk ya da olaylı oldu yolculuğun Bay Mathieu de Clieu günlüğü en az oldu. Bağladılar gerekiyordu Tunus gelen Korsanlar gemi tehdit, orada şiddetli bir fırtına ve bitki oldu. Bizim kahraman on board olan kıskanç bir düşmana karşı karşıya olduğunu ve bitki sabotaj çalıştı. Var ki, bir daldan parçalanmış şiddetli bir mücadele, ama bitki bu korku atlattı.
Sonra gemi ve içme suyu becalmed olarak karneyle oldu. De Clieu sağ onun öncelikleri vardı ve kahve bitki değerli su onun yardımı en verdi. Bu hayatta gibi yaptı.
Son olarak, gemi Martinik ve kahve ağacı yeniden-Preebear, burada bir diken çit ile çevrili ve köleler tarafından takip etti de koydu geldi. O, büyüdü ve çarpılan ve 1.726 ile ilk hasat hazırdı. O 1.777 tarafından, orada 18 ve Martinik üzerinde 19 milyon kahve ağaçları arasında vardı, ve Yeni Dünya yetiştirilen olabilir yeni bir nakit ürün için model kaydedilir yerini aldı.
Ama kimin ilk Orta ve Güney Amerika, bir kahve bitki nerede bugün yüce ana kıta nakit ürün olarak reigns yayıldı başlayan Hollanda oldu. Kahve ilk Surinam ve Hollanda sömürgesi olarak 1718 yılında, Fransız Guyanası da plantasyonları ve Brezilya Para birçok ilk izlenecek geldi. 1730 yılında İngiliz tanıttı kahve Blue Mountains yetiştirilir Jamaika, nerede bugün en ünlü ve pahalı kahve dünya için. 1825, Güney ve Orta Amerika ile tam kendi kaderini karşı kahve vardı. Olarak ne zaman kahve ilk Hawaii olan yalnızca ABD kahve üreten yerleştirilmiş oldu Bu tarih, aynı zamanda, önemli ve bir iyi bir.
KAHVE BUGÜN
Kuzey Amerikalılar için, dünyanın en büyük tüketici, Seattle kahve yeni manevi evidir. ABD’de wettest büyük şehri olan ve ABD süpürüldü ölçüde kahve Amerikalıların genel kalitesi geliştirilmiş bir kafe ya da ‘Latte’ kültürüne 1970′lerde doğurdu içecek. Bugün, ABD’de herhangi bir kamu yeri, kahve, içecekler ve aperatifler çeşitli hizmet veren bir veya daha fazla kahve arabaları olacaktır.
Bu yeni ‘kahve kültürü’ dünyanın geri kalanına yayılmaya başlamıştır bulundu. İtalya, Almanya gibi onların, kendi büyük kahve gelenekleri ile bu ülkeler için ve İskandinavya, iyi kahve zevkleri yeni dönüştürür ekledi. Bugün dünyanın her büyük şehirde iyi bir kahve bulmak mümkün, Londra dan Sidney Tokyo için; dünya, daha iyi kahve daha önemlisi içeceksiniz yarın.
KAHVE KÜRESEL TİCARET IS
Dünya ekonomisindeki kahve önemi ardı edilemez. Biri dünya ticaretinde en değerli birincil ürünlerin, yıllardır değeri petrol sadece gelişmekte olan ülkelerin döviz kaynağı olarak ikinci sırada yer alıyor. Onun ekimi, işleme, ticaret, ulaşım ve pazarlama milyonlarca insan için istihdam sağlayan dünya çapında. Kahve ekonomileri ve siyaseti çok gelişmekte olan ülkeler için çok önemlidir; için Dünyanın En Az Gelişmiş Ülkeler, kahve hesap ihracatının% 80 üzerinde bazı durumlarda kendi döviz kazancın önemli bir bölümü için çok. Kahve Londra ve New York’ta büyük vadeli ve Borsalar, en önemlisi bir işlem gören bir emtia.
Etiketler:
Beslenme,
Kültür-Sanat
BURGER KING TARIHI TARIHCESI NE ZAMAN VE NASIL KURULDU KURUCUSU KIMDIR?
Burger King Tarihi Burger King’in Tarihçesi Ne Zaman Kuruldu
Ünlü Fast Food firması Burger King ne zaman kuruldu burger kingin tarihçesi..
http://www.dailycomedy.com/images/jokes/b/burger_king.jpg
Miamili girişimciler James McLamore ve David Edgerton, Burger King Corporation’ı 1954’de kurdular. 5 sene sonra, 5 Florida Burger King’lerini ulusal bir zincire çevirmeye hazırdılar. 1967’de şirketlerini Pillsbury’e satana kadar Burger King, ülkedeki 3. büyük fast-food zinciri haline gelmiş ve sektörün lideri McDonald’s’ın ardından ikinci olmak üzereydi.
Burger King’in büyüme hikayesi fast-food sektöründe bayilik ve reklamın gelişiminin hikayesidir. McLamore ve Edgerton 1954’de basit bir konseptle başlamışlardı: savaş sonrası tomurcuklanan çok çocuklu aileleri uygun fiyatlı, çabuk sunulan ateşte pişmiş burgerlere çekmek. Fikir benzersiz değildi: ucuz müşterilerine araba içinde fast-food sunan restaurantlar 1950’lerin başından beri tüm Amerika’da yeşermekteydi. Aslında 1954, arabaya hizmet yapılan orjinal güney California restaurantları McDonald’s imparatorluğunun başlangıcı olan McDonald biraderlerle Ray Kroc’un anlaşmasını yaptığı yıldı.
McLamore ve Edgerton Burger King restaurantlarına farklı bir yön vermeye çalıştılar. Burger King ilk yemek odası sunan ilk zincir oldu. 1957’de menüye soslu, peynirli, marullu, turşulu ve domatesli burger Whopper’ı damak tadı merakı olanlara için eklediler. Ama fiyatları uygun tutmaya devam ettiler: bir hamburger 18 cent, bir Whopper da 37 cent’ti. 1958’de giderek popüler olan bir medyadan yararlandılar, televizyon: ilk Burger King televizyon reklamı Miami’nin VHF istasyonunda görüldü.
1959 olduğunda McLamore ve Edgerton Florida’nın ötesine geçmeye hazırdılar, ve bayilik sistemi konseptlerini daha geniş bir pazara taşımak için en iyi yol gibi görünüyordu – böylce bayilik vermeye başladılar. Yatırımcılarını ülke içinde geniş bölgeler için tek yetkili olma hakkı vererek çektiler. Kendileri de geniş işletmeler olan, bu bölgesel hakların alıcıları kendi bölgelerinde istediklerin, yapabilmekteydiler: arazi alıp, istedikleri kadar mağaza kurabilir, bölgenin parçalarını başka yatırımcılara satabilir veya değişiklik yapabilirlerdi. McLamore ve Edgerton başlangıç ödemeleri ve kesintilerini alıp bayilerini oldukça serbest bıraktılar.
Pazar
SAGLIKLI VE DENGELI BESLENME NASIL OLUR YAPILISI DIYET LISTESI UYGULANISI
Beslenmek, sadece yemekten ibaret değildir. Bilinçli beslenmek, sağlıklı olmanın ilk koşuludur. Öncelikle, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu Besinler’i tanımalı, Besinlerin Besin değerleri’ni bilerek ve gözeterek, yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermeliyiz.
Sağlıklı ve dengeli beslenmek için; Öncelikle, alınan gıdaların çeşitli olmasına dikkat edilmelidir. Tek taraflı beslenmek sağlığı olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca, alınan gıdaların taze olmasına da özen gösterilmeli, suni gıdalardan kaçınılmalıdır. Gün içerisindeki öğün sayısını arttırmak ve düzenli beslenmekte önemlidir. Yeteri kadar vitamin, protein ve su aldığınızdan ve yağ oranı az besinler tükettiğinizden emin olmalısınız. Yağda kızartmak yerine su buharında hazırlanan bir börek hem çok daha hafif hem de çok daha lezzetli olmaktadır…
Tatlılar da güzeldir, ama herşey kararında güzeldir… Gıdaları hazırlarken besin değerlerinin zarar görmemesine de dikkat etmek gerekir. Yemeğin suyuna banmaktan da kaçınmayın, vücudunuz bundan memnun kalacaktır. Çünkü, vücudumuzun ihtiyacı olan mineral ve Vitaminler’in büyük bir kısmı yemeğin suyuna karışmış vaziyettedir. Bütün bunların yanında,alkol ve sigaradan da uzak durmalı ve spor yapmaya özen göstermelidir.Alkolün azı yararlıdır dense de, çok az bir yararı varsa bile, zararı yararından fazladır.
ET ALIRKEN DIKKAT EDILMESI GEREKENLER NASIL ALMALIYIZ NELERE DIKKAT ETMELIYIZ SECIMI NASIL OLMALI
Et alırken nelere dikkat etmek gerekir?
Tencere yemeklerinden güvece, Adana kebabından külbastıya, kaburga dolmasından tandır kebabına kadar yapılacak tüm yemeklerin ağız tadıyla tüketilebilmesi için kullanılacak etin seçimi de özen istiyor.
Adana Ticaret Odasının (ATO) "gerçek lezzet ve özellikleriyle gelecek kuşaklara aktarılması" amacıyla tescil ettirdiği "Adana Kebabı"nın usta eğitimi için düzenlenen kurslarda usta öğreticilik yapan Cevdet Menekşe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, türüne göre yapılacak yemeklerde et seçiminin son derece önemli olduğunu söyledi.
Tüketilecek etin, Çukurova yöresinde daha çok "mor erkek koyunun" etinden tercih edildiğine dikkati çeken Menekşe, etin ilk olarak kesildikten sonra en az 2 saat bekletilmesi gerektiğini bildirdi.
-SİNİR ALMAK EN ÖNEMLİ İŞLEM- Menekşe, Adana kebap, şiş kebap, ızgara köfte ve çiğ köfte olarak tüketilmesi gereken etin kıyma yapılmadan önce mutlaka sinirlerinin alınması gerektiğini belirterek, "Bu etin kalitesinin artırılması adına yapılacak en önemli işlem. Biz kendi işyerimizde hazırladığımız kebap, külbastı ve ızgara gibi tüm yemeklerde etin sinirlerini almak için tüm koyunun gövdesi üzerinde 1,5 saate yakın zaman harcıyoruz" dedi.
Sinir, zar ve damarları alınmış etin nasıl tüketilirse tüketilsin dişlerin arasına girmeyip, mideyi de rahatsız etmediğini vurgulayan Menekşe, şöyle konuştu: "Tüm koyunun gövdesi, yapılacak yemeklere göre ayrılır. Örneğin kaburga kesiminden şiş kebap veya kaburga dolması yapılabilir. Bu bölümün kemiği yine gayet yumuşak olan etinden ayrıştırılarak kıyma kebabında kullanılır, aynı zamanda pirzola çıkarılabilir. Gövdenin et evi bölümünden tandır kebabı, içli köfte, kol inciğinden güveç gibi yemekler yapılabilir. Şiş, kebap, tencere yemekleri ve rosto yapmak isteyenler but; kapama, koski, roti ve nuazet için böbrek yatağı; haşlama için boyun; sarma, tencere yemekleri, yine haşlama ve tandır için kol, döş ve boşluk; kapama için gerdan ve her türlü kebap için but, döş ve kaburga bölümünden et alınmasını öneriyorum. Aynı zamanda, Adana kebabı, kuşbaşı ve diğer yağ kullanılacak yemeklerde kuyruk yağı yerine kaburga kullanmayı da öneriyoruz. Bunun nedeni ise yemeğin sindiriminin kolay olmasını sağlamak." -"UCUZ ET ALMAYIN, UCUZ KEBAP YEMEYİN" Menekşe, "ucuz etin yahnisi yavan olur" deyiminden hareketle, vatandaşların et alırken ucuzunu tercih etmemesi, aynı zamanda ucuz kebap yememesi gerektiğini söyledi.
Etin ucuz olmasının altında mutlaka olumsuz bir yönünün bulunduğunu savunan Menekşe, şöyle konuştu: "Biz kendi restoranımızda eti toptan kilosu 25 TL’ye alıyoruz. Aldığımız eti siniri ve fazla olan yağlarını da ayırdığımızda fire vermiş oluyoruz. Bu da kilo maliyetini artırıyor. Ancak bakıyorsunuz piyasada 3 TL’ye kebap satılıyor.
Bu fiyata nasıl kebap sattıklarını anlamak zor. Bakıyorsunuz 2 kebap alana üçüncüyü de bedava veriyor. At ve eşek eti satıldığı söylentilerinin olduğu günümüzde ucuza satılan kebap akıllarda soru işareti yaratıyor. Vatandaş ucuz et almasın, ucuz kebap yemesin. Böylece hem at ve eşek eti satılmasının önüne geçilmiş olur, hem de Adana kebabının yerini korumuş oluruz."
Cuma
ANKARADAKI EN SEVIMLI GUZEL MUTFAGI DOGRU DUZGUN RESTORANTI LOKANTASI NIKI LOKANTA
Niki; Ankara'daki sevimli lokanta
Niki'de İspanyol, İtalyan, Fas ve Fransız mutfaklarının karması bir mönü var
Ankara’da Kavaklıdere’de sokak içinde küçük ama şirin bir binada, Divan otelinin bir şubesi var. Otelin giriş katında kendi kafeteryası ve lokantası hizmet veriyor. Asma katında ise Niki isminde sevimli, servisi güzel, mutfağı doğru düzgün bir lokanta var.
Niki’yi yıllar önce Ankara’da Piknik birahanesini açan daha sonra RV lokantasını kuran iki kardeşten Reşat Onat’ın kızı ve damadı açmışlar, işletiyorlar. Gülen ve Salim Köse, ABD’de Kentucky Üniversitesi’nde ekonomi okurken evlenmişler. Sonra damat kayınpederinin, karısı babasının mesleğini sürdürmeye soyunmuş. Ankara’da İran Caddesi’nde açtıkları lokantayı yedi yıl işlettikten sonra iki yıl önce Divan’ın içine taşımışlar.
Niki adının mitolojideki zafer tanrısından esinlendiğini söylüyorlar. Ben sözlüğe baktım. Kelimenin doğrusu “nike”... Ama herhalde kolay okunması işin “niki” yapmışlar.
Kıtır kıtır patatesler
Her ne ise... Yeğenim Aytaç Kardüz beni Niki’ye götürdüğünde, kapıdan girerken doğru dürüst bir lokantaya gitmekte olduğumuzu anladım. Kapının karşısındaki küçük bar tezgahının çevresinde kadınlar, erkekler ve de neşeli gençler vardı.
Sonradan adının Mehmet Ali Ağa olduğunu öğrendiğimiz bir servis elemanı güler yüzle buyur etti. Masaların yarısının dolu, kalanların büyük bölümünün rezerve olmasına rağmen bizi mutlu edecek bir masa buldu.
Anıl Örnek isminde (üniversitede turizm okuduğunu öğrendiğimiz) bir başka servis elemanı su bardaklarımızı doldurdu. Masaya üzerine kırmızı yağ dökülmüş bir humus tabağı ile küçük bir sepet içinde az miktarda ısıtılmış ince pide parçaları bıraktı. Sonra şarap tavsiyesinde bulundu. Bir şişe az soğutulmuş, Egeo’nun Cabarnet Sauvignon / Merlot 64 açtı (71 TL). Usulünce (azar azar) şarap bardaklarına döktü.
Daha sonra yemek listesini verdi. Yemek listesinde iştah açıcı tadımlık yemekler olarak fırında mücver, Fas usulü yufkaya sarılmış baharatlı ördek, pırasalı ve peynirli İspanyol böreği (12’şer TL) dikkatimizi çekti. Tatmak için birer tabak ısmarlayıp paylaştık. Üçü de gerçekten çok lezzetli idi.
Ana yemek listesinde dikkat çeken çeşitler paella (2 kişilik), istiridye buğulama, bademli somon balığı, kızartılmış ördek, Fas usulü tavuk, böf straganof, kuzu incik, kaburga ve Akdeniz köftesi idi (Ana yemekler 30 TL dolayında).
Biz bir tabak böf straganof’u paylaştık. Röşti (kibrit) patatesler kıtır kıtırdı, yağ emmemişti. Eti pamuk gibi pişmişti. Sosu lezzetli idi.
Akşamları canlı popüler caz
Niki lokantası açılırken ABD’de lokanta deneyimi olan Süleyman Ferahoğlu mutfağın sorumluluğunu üstlenmiş. İspanyol, İtalyan, Fas, Fransız karması Akdeniz mutfağının hakim olduğu mönüler hazırlamış. Daha sonra ABD’ye dönmüş ama arada sırada gelerek mutfağa ve mönüye nezaret ediyormuş. Şimdilerde mutfak sorumluğunu Hüseyin Altuntaş ve Murat Kocabay’ın yardımı ile Mehmet Salim Köse taşıyormuş.
İşletme sahibinin önünde önlüğü hem mutfağa nezaret etmesi hem de arada sırada salona uğrayarak müşterilere merhaba demesi çok iyi oluyor.
Niki’nin bir özelliğinden daha söz edeyim. Niki’de akşamları hafif müzik var. Eller havaya müziği veya alaturka müzik değil. Hafif batı müziği ve popüler caz... Ersun ve Tuba Çavuşoğlu insanı rahatsız etmeyen, kendilerini dinleten müzik yapan bir baba-kız. Tuba’nın çok güzel sesi var.
Ankara’da doğru dürüst bir lokantada doğru dürüst yemek yemek isteyenlere tavsiye olunur.
2010'UN EN YENI YEME ICME TRENDLERI YERLERI TELEFONLARI ILETISIM ADRESLERI
Bu kışın yeni yeme-içme trendleri
Dekorasyonu, müzik tarzı ve ardı ardına kesilmeyen yenilikleri ile Bebek’in vazgeçilmez adresi Lucca, lezzetli burger ve muhteşem kokteylleri ile damağınıza lezzet, keyfinize keyif katıyor!
2010’un en eğlenceli kaçamağı olmaya aday “Mini Burger”leri ve başarılı barmeni Cevat Yıldırım’ın sihirli ellerinden çıkan “Rose Martini” ve “Lemongrass Martini” siyle Lucca bu kış da lezzet dünyasındaki öncülüğüne devam ediyor…
Eğlence, yiyecek – içecek denince akla ilk gelen ve İstanbul’ un en gözde mekânlarından Lucca açıldığı ilk günden bu yana mönüsündeki her lezzeti
bir klasik haline getirmeye devam ediyor. Lucca’nın mutfak ekibi, yeni sezon mönüsünü geliştirmek için farklı tatlar peşinde yaptığı gastronomik yolculuklara hız kesmeden devam ederken; yeni sezona Lucca’nın yıldızı ve kış aylarının yeni trendi olmaya aday “Mini Burger”i ve kokteyl dünyasında yepyeni bir devrim yaratacak “Rose Martini” ve “Lemongrass Martini” çeşitleriyle iddialı bir giriş yapıyor. Her damak zevkine hitap eden, seçkin tatlardan oluşan kışa özel mönüsünde, salatalardan atıştırmalıklara, ana yemeklerden muhteşem kokteyllere kadar eşsiz lezzetler bulunduran Lucca, enfes burger ekmeğinin içinde karamelize soğan ve cheddar peynirinin eşsiz birleşiminden doğan sıradışı “Mini Burger”leriyle müdavimlerine gerçek bir lezzet deneyimi sunuyor.
Uluslararası yarışmalarda elde ettiği derecelerine her geçen gün yenilerini ekleyen Lucca’nın başarılı bar şefi Cevat Yıldırım’ın sihirli ellerinden kış günlerine özel gül yaprakları, armut ve armutlu votka eşliğinde hazırlanan “Rose Martini” ve zencefil, lemongrass ve portakal suyunun birleşiminden oluşan “Lemongrass Martini” Lucca’nın klasikleri arasına girmeye aday.
Telefon: 0212 257 12 55
Adres: Cevdetpaşa Cad. No:51/A Bebek, İstanbul
ISTANBULDA TATLI KRISPY KREME'DE ISTANBULLULARIN YENI DURAGI
İstanbul'un yeni 'sıcak tatlı' durağı
Tatlı ve kahveseverler için yeni bir adres daha hizmette: Krispy Kreme. Bağdat Caddesi’nde açılan dünyaca ünlü marka, kahve ve donutlarıyla dikkat çekiyor.
17 çeşit donutun olduğu dükkanda hangi ürünü seçeceğiniz konusunda zorluk çekiyorsunuz. Kahvenizi içip donut’ınızı yerken üretim yapılan alanı da seyredebiliyorsunuz. Şirketin güleryüzlü çalışanları müşterilere sık sık sıcak donut ikram ediyor. Yani soğuk havadan kaçıp biraz ısınmak için güzel bir mekan. Krispy Kreme ile ilgili sorularımızı firmanın Genel Müdürü Ahmet Murtezaoğlu yanıtladı.
En çok hangi donut ve kahveler ilgi görüyor?
Original Glazed denilen geleneksel donut, çikolatalılar ve Bavyera kremalı donut bu aralar çok sipariş ediliyor. Kahvelerimiz yüzde 100 Arabica. 10 günde bir bizim için harmanlanıyor ve kavruluyor. Latte, Mocha, Espresso ve filtre kahvelerimiz ilgi görüyor.
Donut neden Türkiye'de çok tercih edilmiyor?
Damak zevkimize uygun olmadığı düşünülüyor ama esasında değil. Biz kahvaltıda tatlıyı tercih etmeyen bir toplumuz ama donut, Avrupa ve Amerika’da kahvaltıda da tüketilen bir ürün. Donut bize uygun bir tatlı bence. Türk insanına yabancı olduğunu düşünmüyorum.
Yeni şubeler açmayı düşünüyor musunuz?
İlk etapta İstanbul olmak üzere başka şubeler açmayı düşünüyoruz. Şimdilik Bağdat Caddesi’nde ve Cevahir Alışveriş Merkezi’ndeyiz . Bu yılın sonuna kadar 18 mağazaya ulaşmış olmayı hedefliyoruz.
Tatlı ve kahveseverler için yeni bir adres daha hizmette: Krispy Kreme. Bağdat Caddesi’nde açılan dünyaca ünlü marka, kahve ve donutlarıyla dikkat çekiyor.
17 çeşit donutun olduğu dükkanda hangi ürünü seçeceğiniz konusunda zorluk çekiyorsunuz. Kahvenizi içip donut’ınızı yerken üretim yapılan alanı da seyredebiliyorsunuz. Şirketin güleryüzlü çalışanları müşterilere sık sık sıcak donut ikram ediyor. Yani soğuk havadan kaçıp biraz ısınmak için güzel bir mekan. Krispy Kreme ile ilgili sorularımızı firmanın Genel Müdürü Ahmet Murtezaoğlu yanıtladı.
En çok hangi donut ve kahveler ilgi görüyor?
Original Glazed denilen geleneksel donut, çikolatalılar ve Bavyera kremalı donut bu aralar çok sipariş ediliyor. Kahvelerimiz yüzde 100 Arabica. 10 günde bir bizim için harmanlanıyor ve kavruluyor. Latte, Mocha, Espresso ve filtre kahvelerimiz ilgi görüyor.
Donut neden Türkiye'de çok tercih edilmiyor?
Damak zevkimize uygun olmadığı düşünülüyor ama esasında değil. Biz kahvaltıda tatlıyı tercih etmeyen bir toplumuz ama donut, Avrupa ve Amerika’da kahvaltıda da tüketilen bir ürün. Donut bize uygun bir tatlı bence. Türk insanına yabancı olduğunu düşünmüyorum.
Yeni şubeler açmayı düşünüyor musunuz?
İlk etapta İstanbul olmak üzere başka şubeler açmayı düşünüyoruz. Şimdilik Bağdat Caddesi’nde ve Cevahir Alışveriş Merkezi’ndeyiz . Bu yılın sonuna kadar 18 mağazaya ulaşmış olmayı hedefliyoruz.
Salı
ELMA SIRKESININ MUCIZELERI ZAYIFLAMAYA CILT BAKIMINA GUZELLIGE ETKILERI FAYDALARI YARARLARI
Elma sirkesi seneler öncesinde bile şaraptan tesadüf sonucunda keşfedilen bir sirke ile cilt lekeleri, kilo vermek ve zayıflama, sağlıklı saçlar ve varislere kadar herşeye iyi geldiği duyuruldu.. Bunlardan haberiniz var mı? Elma sirkesi ile parlayan saçlar, lekesiz cilt ve diyet konusunda bazı faydaları bulunuyor…
Evlerinizde kolayca uygulayabileceğiniz tarifler ile sizde güzelleşebilirsiniz… Kepeksiz saçlar için saçlarınızı yıkadıkdan sonrası için durulama suyuna koyacağınız biraz elma sirkesi ile birlikte parlayan ve kepeksiz saçlara kavuşabilirsiniz…
Akne ve sivilceleri gidermek için elma sirkesini pamukla batırın ve yüzünüzü temizleyip arkasından da durulayabilirsiniz… Cildinizi yumuşatır ve mikropları da giderir.
Varis sorunlaruı olanlar için bir bezi elma sirkesine batırın ve bunu varisli yerlere sarınız. Daha sonra ise yarım saat bekledikden sonra ise bacaklarınızı yukarı doğru tutarak dinlendiriniz…
Cilt lekelerini gidermek için ise ise çeyrek litre suyun içine 3 çorba kaşığı elma sirkesi katın ve bunu kaynayıncaya kadar karıştırın. Daha sonra ise başınıza örtü yada havlu örtün ve yüzünüzü elma sirkeli buhara tutun ve daha sonra sulandırlmış elma sirkesi ile yüzünüzü silin. Bunu haftada 2 kez yapabilirsiniz.
Zayıflamak, kilo vermek ve diyet için bir bardak suyun için 2 kahve kaşık elma sirkesi katın ve bir kahve kaşık bal ile karıştırın. Bunu rejimle yaparsanız eğer kilo verebilirsiniz.
İlgili Etiketler elma sirkesi zayıflama ender saraç, elma sirkesi zayıflamak için maranki formulu, elma sirkesi zayıflamak için nasıl kullanılır
Pazartesi
ERKAN TOPUZ'DAN BUGDAY CIMININ SAGLIGIMIZA ZAYIFLAMAYA CILDE KANSERE KANA KARSI ETKILERI FAYDALARI YARARLARI
BUĞDAY ÇİMİ İLE GELEN SAĞLIK
Buğday filizi ve çimi, kanı temizliyor, kanserden koruyor
Buğdayın, ev ortamında çimlendirilerek tanesinin veya uzayan çimlerinin tüketilmesi, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hücreleri yeniliyor, kansere karşı koruyor, kalp damar sistemindeki tahribatı onarıyor ve kanı temizliyor.
Buğday filizi ve çimi, kanı temizliyor, kanserden koruyor
Prof.Dr. Erkan TOPUZ, buğday çimi suyunun düzenli kullanılmasını öneriyor, İnsanlığın temel besin kaynağı olan buğday, evinize sadece beyaz ekmek ve aşurelik tane olarak giriyorsa çok şey kaçırıyorsunuz demektir. Çünkü buğday, ev ortamında çok basit yöntemlerle çimlendirilerek tanesiyle veya uzayan çimlerinin tüketilmesiyle bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hücreleri yeniliyor. Özellikle buğday çimi suyunun 'şifa içeceği' olduğu belirtiliyor. Çimlenmiş buğdayın sağlığa etkilerini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Erkan TOPUZ'a sorduk. Kendisinin de evde buğday çimi üretip sofrasında bulundurduğunu belirten Prof.Dr. Erkan TOPUZ, buğday çimi suyunun mikropları öldürücü etkisiyle kanı temizlediğini belirtiyor. Bununla birlikte, kardiyovasküler sistemde de damarların açılmasını sağlıyor.
Buğday çiminin "Allah'ın verdiği çok büyük bir potansiyel" olduğunu ifade eden Prof. Dr. Topuz'un aktardığı bilgilere göre, buğday çiminin gençlik verici, imnün sistemi (bağışıklık) güçlendirici ve kansere karşı koruyucu etkileri var. Aynı şekilde saç dökülmelerine faydalı olduğu iddia ediliyor. Buğday çimi suyunun kimyasal bileşimi kana çok benziyor. İçeriğinde antiseptik temizleme özelliği olan klorofil yüzde 70 oranında bulunuyor. Mükemmel bir protein kaynağı ve bol miktarda beta karoten içeriyor. Yüksek oranda B1, B6, B12 vitaminleri, C, E, K vitaminleri ihtiva ediyor. Ispanaktan daha çok demire sahip olduğu için anemi (demir eksikliğine bağlı kansızlık) hastalarının kullanması tavsiye ediliyor. Başta magnezyum olmak üzere çok çeşitli mineraller içeriyor. Besin öğeleri vücudu besliyor ve gerçek bir denge sağlıyor.
Buğday çimi suyunun faydalı olduğunu ilk keşfeden kişinin Boston'da Hipokratlar sağlık kuruluşunun kurucusu Dr. Ann Wigmore olduğunu belirten Prof. Topuz, Wigmore'un hikayesini şöyle anlattı: "Dr. Wigmore, bacaklarındaki kangreni bununla tedavi etmiş. Doktorların bacaklarını kesme kararı üzerine buğday çimi suyunu içmeye başlamış. Çimlerden yaptığı lapayı da bacaklarına uygulamış. Bu şekilde tedavi olmakla kalmamış, iyileştikten sonra Boston maratonuna katılmış. O zamandan beri, tedavisi imkansız denilen hastalar buğday çimi suyu kullanıyor. Bitkisel tedavileri devamlı yapmak gerekir. İmkanı olan, her gün iki bardak içebilir. Bu suyu buğdaya karşı alerjisi olanlar da kullanabilir. Buğdayın birkaç gün nemli ortamda bekletilip filizlendirilerek tanesiyle tüketilmesi de çok faydalı. Böylece buğdayın hem çok faydalı olan kabuğu, hem de rüşeym denilen besin değeri çok yüksek embriyo kısmı alınmış olur. Bu filiz bebek gibi büyük bir güçle doğar. Bütün filizlerde, ama özellikle buğdayda büyük potansiyel var. Vitamin, mineral, antioksidan bakımından müthiş zengin. Çünkü çoğalıp yeni bir bitki üretecek. Gençlik sırrıdır. Çimi çok üretebilirseniz suyunu için. Azsa her gün koparıp salatanıza katın."
Buğday nasıl çimlendirilir?
Buğday çimi üretimini Türkiye'de 25 sene önce ilk kez başlatan Kırkambar Baharat'ın sahibi Bahri Kılıç'ın üretim önerileri şöyle: Öncelikle doğal, ilaçlanmamış buğday alın. Zirai buğdaylar zararlılara karşı ilaçlanmış olabileceği için dikkatli olun. Aşurelik buğday çimlenmez. Bir avuç buğdayı oda sıcaklığındaki içme suyu ile ıslatıp bir gece bekletin. Ertesi sabah şişen buğdayların suyunu süzüp genişçe bir tepsiye üst üste gelmeyecek şekilde yayın. Üzerini nemli bir bezle örtüp evin en sıcak ve karanlık yerine bırakın. Bez ve buğdaylar kurudukça nemlendirin. Buğdaylar 3-4 gün sonra filizlenmeye başlar. Filizleri 2 cm uzayınca dolaba alıp, her gün 1-2 kaşık salatalara katabilir, yoğurtla veya zeytinyağı, limon, nar ekşisi gibi karışımlarla tüketebilirsiniz. Çok dayanıklı olmadığı için azar azar çimlendirme yapılmalı.
Buğday çimi üretmek için de, yine bir gece suda beklemiş buğday tanelerini yayvan bir saksıya veya varsa bahçeye ekip üzerini toprakla örtün. Çimler 10-15 cm uzayınca 1 cm yukarıdan makasla kesin. Kestikçe uzayan çimlerden her gün salatanıza katın. Çok ektiyseniz mutfak robotundan geçirip suyunu çıkararak kullanın. Marketlerde satılan hazır çimler, büyümesini hızlandırmak için katkı maddesi katılabildiği için çok güvenli olmayabilir.
İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü
Prof.Dr. Erkan TOPUZ
SUNA DUMANKAYA'DAN ZINDELIK VEREN DOGAL ZAYIFLAMA AFRODIZYAK MUCIZE IKSIRLER MACUNLAR TARIFLERI YAPILISI MALZEMELERI
SUNA DUMANKAYA MUCİZE İKSİRLER
Suna DUMANKA - Mucize İksirler
Zindelik Veren İçecekler :
Malzemeler:
500gr yoğurt
Bir çorba Kaşığı buğday tohumu
Bir çorba kaşığı kabak çekirdeği içi
Bir adet köy yumurtası
Hazırlanışı : Malzemeler blendırdan geçirildikten sonra içilir.
Malzemeler:
Bir kahve fincanı bal
2 adet muz
1 adet limon
Bir kase süzme yoğurt
2 çorba kaşığı ceviz içi
Hazırlanışı : Limonun suyu sıkıldıktan sonra blendırdan geçirilen diğer malzemeler ile karıştırılır ve taze olarak tüketilir.
Yorgunluk ve Stres'e karşı Kür :
Malzemeler:
Bir bardak süt
2 yemek kaşığı yulaf
1 çay kaşığı tarçın
Hazırlanışı : Malzemelerden elde edilen karışım içilir.
Doğal Afrodizyak MacunlarKanı Temizleyen İçecek :
Malzemeler:
2 adet yeşil elma
3 adet kırmızı pancar
Hazırlanışı : Elma ve kırmızı pancar blendırdan geçirildikten sonra elde edilen karışım, özellikle sabahları içilir.Doğal antioksidandır.
Doğal Afrodizyak Macunlar :
Formül 1:
Malzemeler:
500gr bal
100gr kaju fıstığı
5 gr çörek otu
5 gr çam sakızı
15 gr antep fıstığı
5 gr tarçın
Hazırlanışı :
Malzemelerden elde edilen karışım sabah ve akşam olmak üzere tahta kaşıkla bir ölçü yenir.
Formül 2:
Malzemeler :
300 gr hurma
150 gr ceviz
50 gr tuzsuz tereyağı
25 gr keten tohumu
4 adet kakule
5 gr anason
1 adet portakal kabuğu rendesi
1 tatlı kaşığı ginseng
1 lt bal
Hazırlanışı :
Hurmalar haşlanır ve çekirdekleri çıkarıldıktan sonra blendırdan geçirilir. Yumuşatılmış tereyağı ve öğütülmüş keten tohumu ile diğer malzemer karıştırılıp her gün sabah ve akşam birer tatlı kaşığı yenir.
Formül 3:
Malzemeler :
1 çorbakaşığı çörek otu
1 çorba kaşığı üzüm çekirdeği granürü
1 çay kaşığı polen tozu
200 gr keçi boynuzu
Hazırlanışı :
Malzemelerden elde edilen karşım sabah ve akşam birer tatlı kaşığı yenir.
Pazar
LEYLA CABUK'TAN ZAYIFLAMA ILE ILGILI TAVSIYELER ONERILER BILGILER DOGAL BITKISEL COZUMLER
Bitkiler tanıdık ama hangi bitkinin neye yaradığını bilmek, nasıl ve hangi sıklıkla kullanılacağını öğrenmek gerekiyor. İşin sırrı ise bitkilerin uygulama için nasıl hazırlandığında...
Dokuz kuşaktır bitkileri kullanarak cilt Leyla Çabuksorunlarına karşı doğal reçeteler hazırlayan bir aileden gelen Herbalist Leyla Çabuk, İskoçya'da öğrendiği yöntemle bitki karışımlarını zamana karşı dayanıklı hale getirmeyi başarmış.
Bu karışımları saç dökülmesi, sivilce, sedef, egzama, mantar, selülit, tüylenme, leke, çatlak ve aşırı kilo sorunu olanlara uygulayan Herbalist Leyla Çabuk, ilk uygulamadan sonra farkın hissedilmeye başladığını belirtiyor.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı'nın yaptığı araştırmada da yapılan uygulama sonucu tüylerin 3 ayda yüzde 20 azaldığı ve yüzde 38 inceldiği ve herhangi bir alerjik reaksiyona sebep olmadığı kanıtlanmış.
Yurtiçi ve yurtdışından kadın, erkek, yaşlı, genç, farklı cilt sorunlarına çözüm arayan birçok kişinin kapısını çaldığı Leyla Çabuk, meslek sırlarını ailenin genç bireylerine öğreterek ileride de birçok kişiye yardımcı olmayı hedefliyor.
Çabuk, Şaşkınbakkal'daki merkezde uygulanan bakımları, nasıl sonuçlar alındığını ve kullanılan bitkisel ürünleri anlattı.
Saç dökülmesi ile başlayalım…
Leyla Çabuk: "Aileden kalıntı olarak geçiyor sivilce, saç dökülmesi, egzama.
Yeni dökülmeye başlamıssa saçlar, üç kere bitki karışımı uygulamak yeterli. Yağlı saçlar çok dökülür. En çok dökülen kişide ise 30-60 günde dökülme duruyor.
Uygulamada önce derinin dibi dezenfekte ediliyor. Bu işlem yağ, bakteri, mantar hepsini alıyor. Sonra bitki lapası haftada bir uygulanıyor. 30 dakika süre ile saçta kalıyor. Fazla durursa yakmaya başlar zaten.
Yıkayıp kuruttuktan sonra da ısırgan sürülüyor. Esas saçtaki sorunu gideren de bu...
Haftada üç kere ise saç yıkanıyor özel sabun ve şampuan ile. Sabah ve akşam da sarımsak ve kekik sürülüyor sırasıyla.
Daha sık yıkanıp uygulama yapılırsa daha da çabuk sonuç alınır.
Kimi iki, kimi üç sefer de sonuç alır. 60 gün sonra dökülme durur, saçım dolgun olsun dersen devam ediyorsun. Çok açıklık varsa gözenek yok olmuşsa tedavi uzun sürer, ama saç çıkar. Altı ayda sonuç alınır...
Her hafta kafa deri atar yılan gibi. Bitki lapası ve ısırgan deriyi harmanlıyor alttaki deri harekete geçiyor ve hücre de çalışmaya başlıyor.
Sedef, saç kıran ve egzama olanın başı akar. Kulak arkası, ensede çatlak oluşur ve sıvı gelir; yapışkan bir yapıda, zamk gibi. Hani sivilceyi sıkarsın da bir su gelir ya, onun gibi. Sadece bu üç hastalıktan sıvı gelir.
Bu sıvı akmadan da bu hastalıklar geçmez. Aynı bitkiyi 100 kişiye koyarsın 4'ünde sıvı gelir. İnsanlar korkuyorlar bilmedikleri için ama korkacak bir şey değil..."
Ne kadar sürüyor uygulama?
Leyla Çabuk: "Kimisinde 6 hafta, 3 hafta kimisinde de 1 yıl sürer. Kiminde damla damla gelir, 1 yıl sürer, kimisinde ise 1 gecede biter. Hep gece akar yalnız…
Bunun nedeni de önceden görülen tedaviler. Alınan ilaçlar hastalığı bastırıyor ve içeriye hapsediyor. Dolayısıyla her vücudun tepkisi de farklı oluyor.
Eskiden çıban çıkardı biz de patlatırlardı, üstüne karasakız ya da lokum veya sabun ile soğan koyarlardı ve içi boşalırdı çıbanın. Şimdi ise hep antibiyotik ile vücuda sokuluyor mikroplar. Sedef ve egzamada hem krem hem ilaçla mikroplar içeri sokuluyor."
Vücuttaki sedef de aynı şekilde mi gidiyor?
Leyla Çabuk: "Ayak parmağından saçına sedef olanlar var. Vücuda hiçbir şey yapmıyorum sadece saça müdahale ediyorum. Bunun akma yeri ense ve kulak arkası.
Saçtan aktıkça vücutta da hastalık geçiyor, kuruyup gidiyor.
Sedef de genetik. Bir üzüntü, bir kayıp bu hastalığı tetikliyor.
Bir hastalık daha var: Deri kaybı. Bu hastalıkta, saç derisi kayboluyor, çukurlar oluşuyor ve delik delik oluyor; kemiğe kadar iniyor. Dört hasta var elimde böyle.
Küçük yaşta geçirilen ateşli hastalık sonrası lenfler iltihaplanır. 18-20 yaşında da hastalık görülür. Bu kişilerde de aynı yöntem uygulanıyor.
Bunu da büyüklerinden öğreniyorsun. Yemek yapmayı öğrenmek gibi. Benim ailem yıllardır yapıyor bu işi. Ben de geleneğini bozmadan devam ettiriyorum."
İstenmeyen tüylerin dökülmesini nasıl sağlıyorsunuz?
Leyla Çabuk: "Tüyü yok ediyor bu uygulama, kanıtlanmış birşey... ÇAPA'da 20 denek üzerinde deneme yaptılar. Üç ayda yüzde 20 azalıyor ve yüzde 38 inceliyor. Bu görüldü.
Tüyleri hiç almadan kurtulabilirler, haftada iki üç kere sürerek... Göbek, göğüs, yanak, bel gibi hiç dokunulmamış yerlere tüy bitkisini sulandırıp daha geniş alana yayıp, tüyün dibine daha çok işlemesini sağlarsın ve daha etkili olur. Sürdükten sonra kurumasını bekleyeceksin yalnız.
Bacak, kol daha önce alınmışsa mutlaka tekrar alınmalı daha sonra uygulama yapılmalı. Büyüme çağındaki çocukları getiriyorlar. Bir ay sürsünler, tüylerinin rengi değişiyor, açılıyor ve azalmaya başlıyor.
Haftada bir de ponza taşı ile peeling yapacaksın sonra da suyunu sürdüğünde ipek gibi oluyor."
Peki ne kadar süre nasıl kullanılıyor?
Leyla Çabuk: "İki ay olur, üç ay olur kullanılacak yere ve tüyün cinsine, hormonların çalışma seviyesine göre değişiyor. Tüy alındıktan sonra bitki koyup, ponzası yapılıyor.
İlk uygulamadan sonra kimisinin 20 günde kimisinin 4 ayda çıkıyor tüyü. Hormon dengesine göre değişiyor. Bir seferden sonra fikir belirtebiliyorum. Kimi 3 seans, kimi 5 seans kimi 10 seans geliyor."
Tüylerden tamamen kurtulduktan sonra ürün hiç kullanılıyor mu?
Leyla Çabuk: "Seans araları çok değişiyor. Tüy gittikçe incelip, seyrekleşiyor. Bir de böyle parça parça yok oluyor. Birden bire hepsi çıkmıyor. Bana gelmeye gerek bile kalmayabiliyor, aldırıp bitki sürerek. Sonra da tüy olmayan yer alınır mı? Hiçbir şey yapmaya gerek kalmıyor.
Body yapan erkekler de geliyor bana mesela, 5 seansta normal hale geliyorlar.. Daha fazla gelmiyorlar."
Bu işe nasıl başladınız ve bitkileri bu kadar iyi nasıl tanıyorsunuz?
Leyla Çabuk: "Anne tarafımdam geliyor. Eskişehir'de yöntem onaylandığında kökenimizi araştırmaya başladım. Orta Asya'dan geldiğini buldum 360 sene öncesine kadar gidebildim.
Neneden toruna geçen birşey bu. Kırıkçı çıkıkçı vardır, para karşılığı yapılmaz... Annen ne yapmışsa onu söylüyor, sen de onu yapıyorsun. Böyle kalıcı oluyor. 9 kuşak öncesine kadar gidebildim. 65 senedir içindeyim.
Bu işi ailede para karşılığı yapan ilk ben oldum. Annem, bir türlü kabul edemedi ve bu nedenle benimle 3 yıl konuşmadı. sonra barıştık.
50-60'larda kapı kapı gidip yapıyordum, 8 sene böyle geçti, iş sahibi oldum. Önce karşıdaydı işyerim sonra da buraya geçtim. 56 senedir yapıyorum bu işi.
Bana yetişemeyenlere, benden sonrakilere de miras bırakmak istiyorum."
Sizin bu reçetelere ekledikleriniz var mı?
Leyla Çabuk: "Annem daha sağdı o zaman. 13 yaşındaydım, Dr. Ziya Konuralp'in akrabası üçüncü derece yanıktı. 40 gün sonra deri düzelmeye ve saç çıkmaya başladı. Konuralp, anneme "tıp üstü bir insansın" dedi.
Sonra bana çok destek oldu, beni dışarı götürdü, çok ameliyata seyirci olarak soktu. İskoçya'da yaşlı bir adamın yanına gidip gelmemi sağladı. O adam bana bitki ile bitkiyi dayandırmayı öğretti bana. 5 yıl gittim geldim.
Önceden annemler bitkileri dövüyorlardı, sürüyorlardı. Bir hafta sonra suyu kokuyordu. Şimdi ise ısırgan, kekik, sarımsak 50 sene dursun, bozulmaz.
Bitkileri nasıl koruyacağımı ve dayandıracağımı öğretti. Benim katkım bu oldu.
Şimdi de piyasaya açılmaya karar verdim. 1936 doğumluyum ve geriye miras kalsın istiyorum. Buradan gelen insan faydalansın. Bütün yeğenlerime öğretiyorum"
Bitkileri nasıl hazırlıyorsunuz?
Leyla Çabuk: "Turşu gibi kurup bekleterek özünü alıyorsun. Çok bitki sularım Karadeniz'den geliyor. Orası daha bakir... Genelde de yaylalardan toplanır bu bitkler ya da iç bölgelerden… Kıyıdan pek toplanmaz. Yaylalar da içe doğru. Yazın toplarız.
Saça konan bitki lapası da sülük gibi. Sülük nasıl pis kanı çekiyor onun gibi... Lapa, saçkıran, egzama ve sedefte su aktıktan sonra bir sivilce bile çıkmaz. Ben doktor değilim yaptığım da kocakarı ilacı. 50 sene sonra Sağlık Bakanlığı bana sertifika verdi.
Bugüne kadar yanılmadım. Sadece bazen seans süresi uzayabiliyor. 5 derim 10 seans da geçer."
Peki hamilelik döneminde uygulama yapılabiliyor mu?
Leyla Çabuk: "Bu saydığım hastalıkların çoğu genetiktir, özellikle sedef, egzama, mantar. Hamilelikte kullanınca bebeğin geleceği için de çözüm oluyor"
Peki alerjisi varsa?
Leyla Çabuk: "Alerji de geçiyor. Bu ürünleri kullanınca alerji geçiyor. Alerjinin nedeni de o enseden gelen su. Ense kökünden o akınca alerji de kendiliğinden geçiyor."
Benlere özel bir uygulama var mı?
Leya Çabuk: "Bir seferde bitki ile temizlenir ama önce bakmak lazım. Hepsi ellenmez çünkü.."
Sivilceler için ne yapıyorsunuz?
Leyla Çabuk: "Karalahana çiçeği veriyorum, "bitinceye kadar sür" diyorum. Ancak sürülecek alan önce temizlenmeli. Haftada bir, kurudukça da peeling yapmak gerekiyor. Erkekler için kıllar daha sert olduğu için kese varsa yap diyorum. Kanarsa önemli değil, bitki sürünce kanama geçiyor.
Daha sonra da yine losyon ve karalahanadan yapılan su sürülüyor. Bir hafta sonra fark belli oluyor. Bir tane sivilce çıkmaz daha sonra...
Hazırlayan, uygulayan ve nasıl kullanılması gerektiğini söyleyen benim. Bu nedenle ilk defada belli oluyor sonuç."
Hormonların en aktif olduğu ergenlik döneminde nasıl?
Leyla Çabuk: "Kişiye göre değişiyor. Kiminde hiç olmuyor kimi de 40 yaşına geliyor hala sivilce devam ediyor. Orada mantar sorunu var. Gece sürüyor bu hazırladığımı, güneşte yanıyormuş gibi sıcaklık hissi veriyor. Bu tohum yaka yaka sorunu yok ediyor.
Bütün yüze sürdüğün için de sivilce oradan oraya bulaşmıyor ve tamamen geçiyor, yüz temizleniyor. Sivilcelerle beraber, siyah nokta, leke ve gözenekler de gidiyor."
Doğum ve güneş lekeleri?
Leyla Çabuk: "Sivilce için verdiğim karışım uygulanıyor. Bu uygulama ile deri akınca lekeler de kayboluyor. Ancak deri akarsa güneşten korunacaksın, güneşe çıkmayacaksın. Özellikle yüzün cildi çok nazik. Güneşe karşı hazırladığım bir krem var, onu öneriyorum."
Yanığı olanları alıyor musunuz peki?
Leyla Çabuk: "Yanık almıyorum. Yüzündeki yanığı çok sorun eden birkaç gençkız kabul ettim şu ana kadar. Küçük bir bölge ise, çok özeldir çünkü. Yanığın yeri çok hassastır ve deriyi tazelemek uzun sürer. Kendim ele alırım onu ve deriye zarar vermeden yaparım. Çatlakları sormadınız..."
Soracağım… Selüliti de soracağım…
Leyla Çabuk: "Çatlağı garanti ediyorum. Ancak zor bir uygulama, çünkü çatlak demek kesik demek..
Tüy dökülmesi için kullanılan bitkiler çatlak ve selülit tedavisinde de kullanılıyor ama farklı uygulama yapılıyor..
Selülit için bitki var yalnız bitki sürmeden önce işçiliği var.Selülit var ise işlem yaparım, ponza taşı ile peelingin ardından bandajla sararım sarkma olmaması için. Sonra "bitki sür" derim. İçeri sıcaklık vere vere eritiyorum yağları. Bandajla bitki içinde kalıyor. Üç ay, iki ay, en fazla beş ay da geçiyor. Yağ kalmadığı, sorunlu bölge harekete geçtiği için tekrar oluşmuyor. Gençler daha çok istiyor..."
Eskiden böyle bir dert yoktu. Şimdi çocuklarda bile var?
Leyla Çabuk: "Eskiden insanlar çalışıyordu ve kilo almazlardı. İnsanlar şimdi hep tahıl ile besleniyorlar ve herşey hormonlu. Herşeyi mevsiminde yemek lazım, fazla et, karbonhidrat tüketmemek lazım, çocuklar sebze bilmiyor. Ekmek, un, tahıl var; yürümek, hareket yok. Canını seven artık sebzeye kayıyor."
Bu uygulamalar esnasında beslenmeye de dikkat edilmesini istiyor musunuz?
Leyla Çabuk: "Zayıflama dışında hayır. Onda da bir diyet vermiyorum ama bir günde yediğinizi getirin diyorum. Getiremiyorlar. Ben de bir günde yediğinizin yarısını yiyin diyorum. Daha sonra da tamamen bitkilerden oluşan bir hap veriyorum, iştah kesmesi için. Bitkinin draje hali. Çünkü çay şeklinde kimse içmiyor. Bu hapın yanında da bal veriyorum, halsiz kalınmaması için, bazen de ısırgan tohumu."
Kansere karşı da evde ısırgan tohumu ile bal kürü yapılıyordu önceden?
Leyla Çabuk: "Bunun hazırlanışı farklı ama... Adet sancısı olan ya da adet düzensizliği bulunan gençkızlara da veriyorum. Düzene girene kadar alıyorlar. İlaçla hormon yükleyince vücut tembelliğe alışıyor. Bu yaptığım ise vücudu çalıştırıyor, vücut harekete geçince de sorun kalmıyor."
Peki kendinize nasıl bakıyorsunuz? Bildiğim kadarıyla taşla yıkanıyorsunuz...
Leyla Çabuk: "38 sekiz senedir taşla yıkanıyorum. Nasıl kese yapılıyor bu da ona benziyor. Peeling için verdiğim ponza taşı fakat içinde çimento yok. Doğal… Vücut taşa alıştığında değişik oluyor.
En çok elma, domates, biber yani sebze yiyorum. Eti de canım çok çektiğinde yiyorum. Vücudun yakabileceği kadar yemek lazım. Ya yediğini hareket edip yakacaksın ya da miktarı azaltacaksın.
HERBALİST Leyla Çabuk İletişim :
0 216 369 55 85
0 216 356 95 72
AHMET MARANKI'DEN KOZMIK BEDEN TEMIZLIGI TARİFİ YONTEMI YAPILISI
YENİ KOZMİK BEDEN TEMİZLİĞİ TARİHLERİ
Prof.Dr. Ahmet MARANKİ : Sağlıklı bir yaşama adım atmak için gerçekleştirilen ruhsal ve bedensel arınma metodlarının uygulandığı, Kozmik Beden Temizliği & Detoks tarihleri açıklandı...
Bedensel ve ruhsal arınmanın gerçekleştirildiği, sağlıklı yaşam metodlarının öğrenildiği Kozmik Beden Temizliği (KBT) & Detoks tarihleri açıklandı.
Sadece bir haftanızı kendinize ayırarak gerçekleştireceğiniz programda, bedeninizi maddi ve manevi kirlerden arındırmanız hayata bakış açınızı değiştirecektir.
Yılda iki kere ilkbahar ve sonbahar aylarında gerçekleştirilen ve dolunayın hareketlerine göre belirlenen detoks & arınma tarihleri aşağıdaki gibidir:
| Eylül (Aktif Dönem) | |
| 27 Eylül 2009 Pazar -Şevval 8 (Aydınlık dolunay) | |
| 3 Ekim 2009 Cumartesi - Şevval 14 (Aydınlık dolunay) | |
| Ekim (Aktif Dönem) | Ekim (Aktif Dönem) |
| 11 Ekim 2009 Pazar - Şevval 22 (Karanlık dolunay) | 25 Ekim 2009 Pazar - Zilkade 7 (Aydınlık dolunay) |
| 17 Ekim 2009 Cumartesi - Şevval 28 (Karanlık dolunay) | 31 Ekim 2009 Cumtesi - Zilkade 13 (Aydınlık dolunay) |
| Kasım (Aktif Dönem) | Kasım (Aktif Dönem) |
| 10 Kasım 2009 Salı - Zilkade 23 (Karanlık Dolunay) | 25 Kasım 2009 Çarşamba Zilhicce 8 (Aydınlık Dolunay) |
| 16 Kasım 2009 - Pazartesi Zilkade 29 (Karanlık Dolunay) | 1 Aralık 2009 Salı- Zilhicce 14 (Aydınlık Dolunay) |
| Aralık (Aktif Dönem) | Aralık (Aktif Dönem) |
| 9 Aralık 2009 Çarşamba - Zilhicce 22 (Karanlık Dolunay) | 24 Aralık 2009 Perşembe- Muharrem 8 (Aydınlık Dolunay) |
| 15 Aralık 2009 Salı - Zilhicce 28 (Karanlık Dolunay) | 30 Aralık 2009 Çarşamba Muharrem 14 (Aydınlık Dolunay) |
1. GÜN
05.00-07.00 saatleri arası sulu Lavman-Detoks
07.00-09.00 Meyve – Sebze suyu + 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
(COSMIC Alfa, Soya, Spirulina, Zencefil ürünlerini, karaciğer rahatsızlığı olanların Enginar, kilo fazlalığı olanlar Piren’li Bitkisel Karışım veya Yeşil Çay’ı detoks sırasında bedenden kaybolan unsurları tamamlamak için kullanmaları önerilmektedir.
Alfa ve Soya’dan her öğünden önce 2'şer tablet, Spirulina ve Zencefil’den her öğünden sonra 2'şer tablet alınması tavsiye edilir.) Kendilerine gelen pakette Enginar ürünü olanlar Zencefil ürünü yerine Enginar’ı kullanacaktır.
12.00-14.00 Her türlü az haşlanmış mevsiminde sebze, meyve ve salatalar (Az yenilmesi tavsiye edilir)
18.00-19.00 Salata (Az yenilmesi tavsiye edilir)
2. GÜN
- 05.00-07.00 saatleri arası sulu Lavman-Detoks
- 07.00-09.00 Meyve – Sebze suyu + 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
(COSMIC Alfa, Soya, Spirulina, Zencefil ürünlerini, karaciğer rahatsızlığı olanların Enginar, kilo fazlalığı olanlar Piren’li Bitkisel Karışım veya Yeşil Çay’ı detoks sırasında bedenden kaybolan unsurları tamamlamak için kullanmaları önerilmektedir.
- Alfa ve Soya’dan her öğünden önce 2'şer tablet, Spirulina ve Zencefil’den her öğünden sonra 2'şer tablet alınması tavsiye edilir.) Kendilerine gelen pakette Enginar ürünü olanlar Zencefil ürünü yerine Enginar’ı kullanacaktır.
- 12.00-14.00 Her türlü az haşlanmış mevsiminde sebze, meyve ve salatalar (Az yenilmesi tavsiye edilir)
- 18.00-19.00 Salata (Az yenilmesi tavsiye edilir)
3. GÜN
- 05.00-07.00 saatleri arası sulu Lavman-Detoks
- 07.00-09.00 Meyve – Sebze suyu + 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
(COSMIC Alfa, Soya, Spirulina, Zencefil ürünlerini, karaciğer rahatsızlığı olanların Enginar, kilo fazlalığı olanlar Piren’li Bitkisel Karışım veya Yeşil Çay’ı detoks sırasında bedenden kaybolan unsurları tamamlamak için kullanmaları önerilmektedir.
- Alfa ve Soya’dan her öğünden önce 2'şer tablet, Spirulina ve Zencefil’den her öğünden sonra 2'şer tablet alınması tavsiye edilir.) Kendilerine gelen pakette Enginar ürünü olanlar Zencefil ürünü yerine Enginar’ı kullanacaktır.
- 12.00-14.00 Her türlü az haşlanmış mevsiminde sebze, meyve ve salatalar (Az yenilmesi tavsiye edilir)
- 18.00-19.00 Salata (Az yenilmesi tavsiye edilir)
4. GÜN
- 05.00-07.00 saatleri arası sulu Lavman-Detoks
- 07.00-09.00 Meyve – Sebze suyu + 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
(COSMIC Alfa, Soya, Spirulina, Zencefil ürünlerini, karaciğer rahatsızlığı olanların Enginar, kilo fazlalığı olanlar Piren’li Bitkisel Karışım veya Yeşil Çay’ı detoks sırasında bedenden kaybolan unsurları tamamlamak için kullanmaları önerilmektedir.
- Alfa ve Soya’dan her öğünden önce 2'şer tablet, Spirulina ve Zencefil’den her öğünden sonra 2'şer tablet alınması tavsiye edilir.) Kendilerine gelen pakette Enginar ürünü olanlar Zencefil ürünü yerine Enginar’ı kullanacaktır.
- 12.00-14.00 Her türlü az haşlanmış mevsiminde sebze, meyve ve salatalar (Az yenilmesi tavsiye edilir)
- 18.00-19.00 Salata (Az yenilmesi tavsiye edilir)
5. GÜN
- 05.00-07.00 saatleri arası sulu Lavman-Detoks
- 07.00-09.00 Meyve – Sebze suyu + 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
(COSMIC Alfa, Soya, Spirulina, Zencefil ürünlerini, karaciğer rahatsızlığı olanların Enginar, kilo fazlalığı olanlar Piren’li Bitkisel Karışım veya Yeşil Çay’ı detoks sırasında bedenden kaybolan unsurları tamamlamak için kullanmaları önerilmektedir.
- Alfa ve Soya’dan her öğünden önce 2'şer tablet, Spirulina ve Zencefil’den her öğünden sonra 2'şer tablet alınması tavsiye edilir.) Kendilerine gelen pakette Enginar ürünü olanlar Zencefil ürünü yerine Enginar’ı kullanacaktır.
- 12.00-14.00 Her türlü az haşlanmış mevsiminde sebze, meyve ve salatalar (Az yenilmesi tavsiye edilir)
- 18.00-19.00 Salata (Az yenilmesi tavsiye edilir)
6. GÜN
- 05.00-07.00 saatleri arası sulu Lavman-Detoks
- 07.00-09.00 Meyve – Sebze suyu + 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
(COSMIC Alfa, Soya, Spirulina, Zencefil ürünlerini, karaciğer rahatsızlığı olanların Enginar, kilo fazlalığı olanlar Piren’li Bitkisel Karışım veya Yeşil Çay’ı detoks sırasında bedenden kaybolan unsurları tamamlamak için kullanmaları önerilmektedir.
- Alfa ve Soya’dan her öğünden önce 2'şer tablet, Spirulina ve Zencefil’den her öğünden sonra 2'şer tablet alınması tavsiye edilir.) Kendilerine gelen pakette Enginar ürünü olanlar Zencefil ürünü yerine Enginar’ı kullanacaktır.
- 12.00-14.00 Her türlü az haşlanmış mevsiminde sebze, meyve ve salatalar (Az yenilmesi tavsiye edilir)
- 18.00-19.00 Salata (Az yenilmesi tavsiye edilir)
- Saat 09:00 - 19:00 arası her türlü sıkılmış meyve suları ve çaylarıyla birlikte fındık, ceviz, üzüm, hurma tüketilebilir.
7. GÜN
- 05.00-07.00 saatleri arası sulu Lavman-Detoks
- 07.00-09.00 Meyve – Sebze suyu + 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
(COSMIC Alfa, Soya, Spirulina, Zencefil ürünlerini, karaciğer rahatsızlığı olanların Enginar, kilo fazlalığı olanlar Piren’li Bitkisel Karışım veya Yeşil Çay’ı detoks sırasında bedenden kaybolan unsurları tamamlamak için kullanmaları önerilmektedir.
- Alfa ve Soya’dan her öğünden önce 2'şer tablet, Spirulina ve Zencefil’den her öğünden sonra 2'şer tablet alınması tavsiye edilir.) Kendilerine gelen pakette Enginar ürünü olanlar Zencefil ürünü yerine Enginar’ı kullanacaktır.
- 12.00-14.00 Her türlü az haşlanmış mevsiminde sebze, meyve ve salatalar (Az yenilmesi tavsiye edilir)
- 18.00-19.00 Salata (Az yenilmesi tavsiye edilir)
Bugüne mahsus olarak;
Gündüz bedeni ısıtma, hamam
Programın yedinci günü saat 20.00’den sonra yağ limon karışımı içilir. 1 su bardağı saf sızma zeytinyağı (yaklaşık 150-200 cc ve 1 su bardağı taze sıkılmış limon suyu - yaklaşık 150-200 cc)
Akşam saat 21.30 nefes egzersizi uygulaması
Bu uygulamada, ilk 10 dakika önce sağ burun deliğinden nefes alınıp sol burun deliğinden verilir, son 10 dakika da ise sol burun deliğinden nefes alınıp sağ burun deliğinden verilir.
Saat 22.00’den sonra hemen yatış- önce sol tarafınıza yatınız, 15 dakika sonra sağ tarafınıza yatınız ve bu şekilde uyuyunuz.
Mide bulantısı, kusma gibi tepkiler olması, midenizdeki rahatsızlıklardan veya safradan, gazdan ve bağırsakların düzenli çalışmamasından kaynaklanması muhtemeldir.
Kusmanızda bir sakınca yoktur. Bedeninizdeki safra ve asitler dışarı atılmaktadır, bu da bir şifadır. Kusmayı olumsuz olarak değerlendirmeyiniz. Kusma refleksi oluştuğunda burnunuzdan derin nefes alarak ağzınızdan vermenizi öneriyoruz, bu nefes egzersizini pencere önünde veya açık havada yapmanızı öneriyoruz. Kusma refleksini bu yöntemle engelleyebilirsiniz.
Şifalı Bitkiler kitabımızdan bu konu hakkında geniş bilgi bulabilirsiniz.
NOT: Temizliğin son gününde rahat boşaltım yapılabilmesi, akşamki yağ ve limon uygulaması ile boşaltımın kolay yapılabilmesi için bugün içerisinde bir şey yememeniz tavsiye edilmektedir.
8. GÜN
Önceki gün yapanlara bedeni daha iyi temizlemek için bugünde detoks yapmaları tavsiye edilir. Normal yemeğe yavaşça geçilebilir.
9. GÜN
Normal yemeğe yavaşça geçilebilir.
10. GÜN
Normal yemeğe yavaşça geçilebilir.
BİLİNMESİ GEREKENLER
Beden temizliği - detoks- arınma ile bedenden kaybedilen vitamin, mineral, enzim gibi faydalı unsurları telafi için Cosmic Besin Destek Ürünleri kullanmanız tavsiye edilir. Detoks programlarını uygulayanların COSMIC BESİN DESTEK ÜRÜNLERİNİ kullanmaları halinde arınma programı çok daha etkili olacak; kalın bağırsak, karaciğer, safra kesesi, akciğer, böbrek, pankreas ve dalak temizliği için katkı sağlayacaktır.
- Salatalarınıza elma sirkesi koyarak yemeniz, kan yağlarının tanzimlenmesine, kolesterol ve toksinlerin bedenden atılmasında artı bir katkı sağlayacaktır. Elma sirkesi bedenimize uygun, en faydalı sirkedir.
- Her gece yatmadan önce bir bardak kaynar suya bir kaşık elma sirkesi katarak içilmesi kan yağları, kolesterolü dengelemek, ödem ve şişleri azaltmak ve zayıflamak için kullanılması tavsiye edilir.
- Her gece 2’şer 3’er adet kuru incir, kara erik (mürdüm) ve kuru siyah kayısı suda yumuşatılarak yenilmesi tavsiye edilir.
- Kozmik Beden Temizliğini yapamayanlar ve hasta, yaşlı olanlar uzman kontrolünde yapmaları tavsiye edilir.
- Detoks süresi boyunca istediğiniz kadar su tüketebilirsiniz. Günde 10 bardak kadar bitki çayını isteğinize göre bal ve limonla tatlandırarak içebilirsiniz.
- Her gün bir avucu geçmeyecek şekilde, bitki çaylarıyla birlikte doğal olmak kaydıyla kuru yemiş incir, kayısı, fındık, ceviz, badem tüketebilirsiniz.
- Temin ettiğiniz aynı lavman setini 1 hafta kullanabilirsiniz.
- Detoks boyunca hiçbir şekilde konsantre gıda (salça, bisküvi, konsantre meyve suları, sucuk, salam vs.) tüketmemelisiniz.
- Sadece İlk 4 gün bir dilim çavdar, kepek yulaf ekmeği yenilebilir.
- Beden temizliği boyunca her gün lavman yapamayanlar, kesinlikle zeytinyağı ve limon karışımını içmemelidir.
- Zeytinyağı ve limon karışımı mutlaka hekim yada uzman kontrolünde tüketilmelidir.
- Zeytinyağı ve limon karışımı içildikten sonra safra kesesi ve kalın bağırsak bölgesi hamam, sauna yada küvette kalarak ısıtılmalıdır. Bu işlem sırasında kesinlikle üşütmemeye dikkat edilmelidir.
- İçilen yağın hazmedilmesi nedeniyle kusma olayı meydana gelebilir. Böyle bir durumla karşılaştığınız zaman panik yapmamalı, bedendeki safra ve balgamın dışarı atıldığını düşünmelisiniz.
- Kusma olayının da bir çeşit lavman – detoks olduğunu unutmayınız.
- Arınma programı boyunca 09.00 ile 19.00 arasında her türlü sıkılmış meyve suları ve çaylarıyla birlikte bir avucu geçmeyecek kadar fındık, ceviz, üzüm ve hurma tüketilebilir.
- Sabahları içilecek sebze meyve suyu karışımı kırmızı pancar, ıspanak, lahana, havuç ve ekşi elma suyundan oluşur. Karışımın içine isteğe göre yüzde 5 oranında dereotu, maydanoz, tere, roka, turp, pırasa, kereviz eklenebilir. Özellikle böbrek rahatsızlığı çekenler (taş, kum vs) maydanoz, turp, pırasa ve kerevizi rahatlıkla kullanabilirler. Midesinde helikobakteri, ülser, reflü gibi rahatsızlıkları olan kişilerin karışımın içine lahana (gaz sorunu yaşayanların yüzde 5 civarı) ve patates kullanmaları tavsiye edilir.
ELMA SIRKESININ ZAYIFLAMAYA CILDE KOLESTROLE TANSIYONA KABIZLIGA SIVILCELERE FAYDALARI
Elma Sirkesi İle Zayıflama
Kepeksiz saçlar:
Saçınızı yıkadıktan sonra, son durulama suyuna elma sirkesi ekleyin.Saçlarınızın kepekten arındığını ve parlaklaştığını göreceksiniz.
Akne tedavisi: Su ile seyreltilmiş elma sirkesi ile yüzünüzü temizleyin ve su ile durulayın. Elma sirkesi cildinizi yumuşattığı gibi, antiseptik özelliği ile akneye neden olan mikropları öldürecektir.
Ciltteki lekelere:
Dörtte bir litre suya, üç çorba kaşığı elma sirkesi ekleyip, kaynayıncaya kadar ısıtın, ateşi kısın. Başınıza bir örtü örtüp, yüzünüzü buhara tutun. Yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü silin. Haftada iki kez tekrarlayabilirsiniz.
Varisli damarlara:
Bir bezi elma sirkesine batırıp sıkın. Bezi varisli bölgeye sarın ve 30 dakika bekletin. Bu süre içinde bacaklarınızı yukarı kaldırarak dinlendirin. Sabah-akşam tekrarlayın.
Zayıflamak için:
Bir bardak suya 2 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1-2 tatlı kaşığı bal katarak, günde 3 kez, mümkünse yemeklerden önce (fazla kilo problemi için de etkili olan elma sirkesi bu amaçla kullanılacaksa mutlaka yemeklerden önce alınmalıdır) kullanılır
Sabahları aç karnına içtiğiniz bir bardak elma sirkesi-bal kokteylinin içindeki müthiş zenginliği öğrenmiş bulunuyorsunuz artık. Bu zenginliğin sağlığımıza yaptığı katkılara da şöyle kısaca bir göz atmamız herhalde yararlı olacaktır.
- Öncelikle bedenimiz güçlenir ve bedensel uğraşlara ve strese karşı koyabilecek dayanıklılığı kazanır. Sirkenin içerdigi yüksek orandaki potasyum sayesinde, kalp kasları dahil olmak üzere tüm kas yapısı da güçlenecektir. Kramplara karşı, kokteylinizi maden suyu ile hazırlayabilir
ve her öğünde 1 bardak içebilirsiniz.
- Sık sık grip, soğuk algınlığı veya üst solunum yolları iltihabına yakalanan kişiler, bağışıklık sistemleri sirke-bal kokteyli sayesinde güçleneceği için, bu tür sıkıntılardan büyük çapta kurtulmuş
olacaklardır. Ama bu tedaviyi asağıdaki plana göre uygulamakla kalıcı sonuçlara ulaşabilmek mümkün olacaktır.
- Soğuk algınlığı ve grip zamanlarından önce, 4 haftalık bir sirke-bal kokteyli kürüne baslayın ve günde 3 bardak için.
- Sirke-bal kokteyli nezleye karşı da bedeni güçlendirecektir. Nezleye karşı ayrıca, 1 ölçü elma sirkesi 2 ölçü suya karıştırılır, kaynama derecesine kadar ısıtılır ve inhalasyon tedavisi uygulanır.
- Boğaz ağrısı ve ses kısıklığında, 1 ölçü elma sirkesi ile 3 ölçü ılık su karıştırılır ve saat başı derin gargaralar yapıldıktan sonra tükürülür. Bu gargaraların adaçayı ile dönüşümlü yapılması etkiyi daha da arttıracaktır.
- Öksürüğe karşı, 4 yemek kaşığı dolusu akışkan balla 3 tatlı kaşığı elma sirkesini iyice karıştırın. Öksürük gıcıgına karşı yarım tatlı kaşığı alın ve yavaş yavaş yutun. Ayrıca, bolca kekik çayını balla tatlandırın ve yudumlayarak için.
- Yüksek kolesterole karşı, günde pek çok kere elma sirkesi-bal kokteyli içilir. Salatalarda öncelikle elma sirkesi kullanılır.
- Gaz şişkinliğine karşı, her öğünden yarım saat önce 1 bardak elma sirkesi-bal kokteyli içerek, sağlıklı bir bağırsak florasinin temelini atın. Bu kokteyle rezene veya frenk kimyonu çayı da
ekleyebilirsiniz.
- Kabızlığa karşı, günde pek çok kere, 1 bardak suya 1 tatlı kaşığı elma sirkesi ekleyerek için.
- Ergenlik sivilcelerine karşı, her yemekten yarım saat
önce, içine 1 tatlı kaşığı elma sirkesi eklenmiş 1 bardak su için. Yüzünüze buğu banyoları uygulayın: 1 litre kaynar derecede sıcak suya 4 yemek kaşığı elma sirkesi ve 2 yemek kaşığı dolusu mayıs papatyası ekleyin, 1-2 kere
karıştırın ve başınızı büyük bir havluyla örterek 5-10 dakika gözlerinizi yumarak bekleyin. Yüzünüzü suya çok yaklaştırmayın!
İyileştirici özellikleri
* Besinlerin verimli kullanımını, metabolizmanın sağlıklı işleyişini, vücudun asit alkali dengesini korumasını sağlar. Örneğin kalsiyumun daha verimli kullanımını sağlayıp, bir yandan kemiklerin yeniden gerekli kalsiyumu almasını desteklerken, bir yandan da eklemlerdeki kalsiyum birikimini kırar.
Uzun süreli kullanımı eklem ve kemiklerdeki sertlik ve sıkıntılara son verir.
* Sodyumun etkisini yansızlaştırarak yüksek tansiyondan korur.
* Kolesterolü düşürür. İçerdiği doğal asitler ve enzimler kanın daha sağlıklı ve ince akmasını sağlar.
* Başta damarlar, karaciğer, böbrekler olmak üzere vücudu detoksifiye eder, yağlı-mukus kalıntıları parçalar.
* İçerdiği yoğun potasyum sayesinde hücre büyümesini destekler.
* Soğuk algınlıklarında, boğaz enfeksiyonlarında, bronşitte içilebilir ya da buhusu yapılır.
* İdrar yolları enfeksiyonlarında, sindirim bozukluklarında, kramplarda, yaban arısı sokmasında, saçta kepekte, uyku bozukluklarında, kulak çınlamasında da kullanılır
CILT LEKELERI NASIL GIDERILIR GIDERILMESI ICIN KESIN COZUMLER
* Cilt lekelerinin giderilmesinde uyğulanan Doğal tedavi yöntemlerinden gerçekten işe yarayanlar ve kullanımının diğerlerine oranla daha fazla olanlarını birarada toplayıp sizlerle paylaşmak istedim.
* Tariflerin etkileri cilt tipine göre farklılıklar göstermektedir.
* Cilt sorunlarınız için öncelikle Doktora başvurmanız gerektiğini bir kez daha hatırlatalım.
Elma Sirkesi :
Aynı miktarlarda Su ve Elma sirkesini bir kapda kaynatın
Daha sonra bu karışım ile yüzünüze buhar banyosu yapın.
Ayrıca gene Aynı miktarlarda Su ve Elma sirkesini ile yüzünüzü 3-4 günde bir silerek de cilt lekelerinizden kurtulabilirsiniz.
Anason Tohumu :
Anason tohumları bir kaba konarak üstünü kapatıncaya kadar su eklenir ve kaynatılır. Tohumlar süzülerek atılır ve elde edilen su soğuduktan sonra cilde masaj yapılarak sürülmesi haline cilt lekelerin önlenmesi ve canlılık kazanması sağlanır.
Arpa Unu :
Arpa unu hamur haline getirilerek yüze maske halinde sürülür ve 2 saat süresince bekletilir. Bu işlem sonucunda yüzdeki lekeler yok olur.
Aşk Otu :
Aşk otu kökü kaynatılarak elde edilen sıvı, yüzdeki lekeleri yok eder.
Biberiye :
Biberiye, merhem haline getirilerek vücuda sürülerse cildi güzelleştirir, kırışıklıkları giderir. 2 gram kurutulmuş biberiye yaprağı ve çiçeği bir tas içinde 20 dakika kaynatılarak, vücut yıkandığında güzelleştirir, pürüzsüz hale getirir.
Maske :
Haftada bir gün bir tatlı kaşığı süzme yoğurt ve bir çay kaşığı karbonatı karıştırın. Cildinizde bir saat bekletip ovarak çıkarın.
Bir çorba kaşığı eşit miktarda mısır unu , ıslatılmış kil, el kremi ve suyu karıştırın ve cildinize sürün. 5 dakika ovarak peeling yapın.
Bu, cildinizdeki ölü deriyi çıkarır ve porselen gibi cilde sahip olursunuz
Kudretnarı :
Kabakgiller familyasından, tırmanıcı, ince gövdeli, bir yıllık bir bitkidir. Yaprakları saplı ve el gibi parçalıdır. Meyvesi olgunlaşınca, birbirinden ayrılır. Meyveleri 10-15 cm boyunda şişkin ve iki uçta incelmiş şeklindedir. Üzerinde kabarcıklar vardır. Turuncu - sarı renktedir. Ev ilaçlarında, zeytinyağı ile karıştırılarak kullanılır.
Egzama ve diğer cilt hastalıklarında faydalıdır. Yaraların çabuk kapanmasını sağlar.
Kayınağacı :
Kayıngiller familyasından; kış aylarında yapraklarını döken güzel görünüşlü bir orman ağacıdır. Dalları salkım gibidir. Kabukları halka halkadır. Kabuk ve dallarının kuru distilasyonundan kayınağacı katranı elde edilir.
Kabuklarının suda kaynatılmasıyla elde edilen suyla yüz lekeleri, çiller giderilir. Kıllar temizlenir.
IBRAHIM SARACOGLU'NDAN SIZE OZEL KIS KURLERI ZAYIFLAMAK ISTEYENLERE
İBRAHİM SARAÇOĞLU KIŞ KÜRLERİ
İbrahim Saraçoğlu'ndan kışa özel kürler
Sebze yemekleri sağlıklıdır. Sebze kürleri ise şifa kaynağıdır. Kemik erimesi, prostat, gut ve yüksek tansiyon şikayetiniz varsa, taze sebzeler sayesinde ağrılarınızdan kurtulabilirsiniz.
Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu :Pırasa, brokoli, karnabahar, lahana, kereviz, ıspanak. Hiçbiri bir diğerinin yerini dolduramaz. Bu sebzelerin yemeklerini yaptığınızda sağlıklı beslenirsiniz. Ancak sebzelerin şifa dağıtan gücünden faydalanmak için mutlaka kürlerini uygulamalısınız. Sebzeyi pişirirken, ilave ettiğiniz tuz, salça, baharat ve yağ, yemeğinizi damak tadınıza uygun hale getirir. Fakat bu ilaveler sebzenin kür amaçlı kullanılmasına engeldir.
Çünkü pişirme sırasında, sebzelerin kimyası büyük ölçüde değişikliğe uğramaktadır. Yazı dizimizin ikinci bölümünde, siz değerli okuyucularıma bazı kış sebzelerinden nasıl kür yapılacağını ve bu kürlerin nasıl uygulanacağını anlatmaya çalışacağım.
BEYAZ LAHANA
Üzerinde en çok araştırma yaptığım sebzelerdendir. İnsan vücudunun değişik organlarında, yağ dokusunda ve hücre zarında biriken toksinleri (zehirli kimyasallar) vücuttan atmanın en iyi yolu, beyaz lahana kürüdür. “Toksinlerin kaynağı nedir?” sorusunun cevabı oldukça basit. Tükettiğimiz sebze ve meyveler zirai ilaç; et veya süt gibi maddelerse ağır metaller içerir. Havada bulunan gazlar da solunum yoluyla aldığımız toksinlerdir.
Tüm bu zehirli maddeler zamanla vücudumuzda birikir, organlarımıza zarar verir. En çok toksin depolama kapasitesine sahip organlar karaciğer, böbrek ve akciğerlerdir. Toksinler, yağda çözündükleri için vücudun yağ dokusunda depolanırlar. Beyaz lahanadaki etkin maddeler vücudumuzdaki mekanizmayı uyararak, toksinlere suda çözünme özelliği kazandırır. Böylece toksinler, terleme, idrar veya safra kesesi yoluyla vücuttan dışarı atılırlar.
Beyaz lahananın toksin atıcı ve kolon kanserini önleyici özelliğinden istifade edebilmek için formülünü verdiğim kürü, bir yıl boyunca üç veya dört defa yapmak en doğrusudur. Bu küre başladıktan 2 - 3 gün sonra vücudunuzun terlediğini, özellikle yüz kısmınızda yağlı yağlı terlediğinizi göreceksiniz. Dışkıda belirgin şekilde yağ oranının arttığını da farkedeceksiniz. Bu da yağla beraber toksinlerin atıldığını gösterir. Kürü uyguladığınız dönemlerde daha sık banyo veya duş yapmanız sizi hem rahatlatacak hem de deri gözenekleri açıldığından toksinli-yağı atmanıza yardımcı olacaktır. Unutmayın, toksin atan vücut kendini yeniler.
Lahana kürü:
Kaynamakta olan yarım litre suya 6-7 adet beyaz lahana yaprağını parçalamadan atın. 10 dakika ağzı kapalı şekilde hafif ateşte haşlayın. Sabah-akşam (aç veya tok) birer su bardağı için. Bu küre beş gün devam edin. Üç gün ara verdikten sonra tekrar beş gün uygulayın. Kürü her gün taze olarak hazırlamanız şarttır.
BROKOLi
Brokoli üzerindeki araştırmalarım devam etmektedir. Çünkü, çok çeşitli etkin maddeler içeren bir sebzedir. Kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu gücü olan etkin madde ‘sulforafen’dir. Sulforafen, aynı zamanda taze yeşil soğan, havuç, brüksel lahanası ve karnabaharda bol miktarda bulunmaktadır. Amerika’da bu konuda yapılan pek çok klinik deney, brokolinin menopoz dönemindeki kadınlara faydalı olduğunu ortaya koymuştur. Bu dönemdeki kadınların, çok az suda beş dakika haşlanmış brokoliyi ve haşlama suyunu tüketmeleri iyi bir takviyedir. Brokoli, ‘Di-Indolyl-Methan’ (DIM) sayesinde östrojen metabolizmasının dengeli çalışmasını sağlayarak, menopoz döneminin daha sağlıklı geçirilmesine yarar.
KEMİK ERİMESİ
Brokoli, içerdiği zengin kalsiyum oranından dolayı, osteoporoz (kemik erimesi) hastaları için iyi bir yardımcıdır. Brokoli gibi lahana, karnabahar ve maydanoz da, birer kalsiyum deposudur. Fakat brokoli, hem kalsiyum yönünden çok zengindir, hem de içerdiği kalsiyumun büyük kısmı vücudumuz tarafından alınır. Özellikle menopoz dönemindeki kadınların bol süt içerek desteklemeye çalıştıkları kalsiyum açıkları sonuçsuz kalır. Ağırlıkça eşit miktarlardaki brokoli ve sütü karşılaştırdığımız zaman, brokoliden çok daha fazla kalsiyum alırız. Süt içerek kalsiyum açığını kapatmaya çalışan osteoporoz hastalarının bu konudaki gayretleri boşunadır. Ayrıca, brokolide yağ yoktur, sütte ise kolestrolü yükselten yağ grupları vardır. Aksine brokoli, kolestrolün düşürülmesinde de iyi bir destekleyicidir.
PROSTATİT
İyi huylu prostat büyümesine (prostatit) ilişkin şikâyetiniz birkaç yıldır devam ediyorsa, brokoli kürü sizin için ideal. Eğer çalışan bir insan olarak öğle üzeri evinizde olamıyorsanız, yarısını sabah, yarısını akşam aç karnına için. Bu taktirde bir litre yerine 500-600 ml su tüketin. Haşlanmış brokoli parçalarını tüketmek zorunda değilsiniz. Yine de yemek aralarında salata olarak tüketmeniz sizin için daha iyidir. Her yedi günlük uygulamanın sonunda üç gün ara verin. Toplam uygulama zamanı, üç günlük aralar hariç, 21 gündür. Uygulama tamamlandıktan sonra şikayetleriniz tekrar ortaya çıkarsa, bu defa 15 günlük brokoli kürü uygulamanız gerekir. İşe erken gidiyorsanız, haşlanmış brokoli suyunu akşamdan hazırlayın. Yarısını için, geri kalanını sabah içmek için buzdolabında koruyun. Brokoli suyunu içtikten sonra 20 dakika (su hariç) bir şey yiyip içmeyin.
GÖĞÜS HASSASİYETİ
Brokoli, kadınların göğsündeki (fibrokistlere) hassasiyete karşı etkilidir. Hormonlu ve trans- gen tohumdan elde edilen brokoliyi kürlerde kullanmayın. Satın alacağınız brokolinin taze ve diri olmasına dikkat edin. Sararmış brokoli satın almayın. İhtiyacınız olan 21 günlük brokoliyi 200-250 gramlık porsiyonlar halinde derin dondurucunuzda saklayabilirsiniz. Bu halde brokoli, altı ay boyunca özelliğinden hiçbir şey kaybetmez. Uygulama sürecinde ara vermemeniz gerekir. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta şudur: Bu kürü uygularken kahve, çikolata, ceviz (taze veya kuru), portakal ve portakal suyu ve taze beyaz üzüm tüketilmemelidir.
Brokoli kürü:
200-250 gram taze ve koyu yeşil renkli brokoliyi, kaynayan yarım litre suya atın. Ağzı kapalı olarak kısık ateşte altı dakika haşlayın, ılınmaya bırakın. Yarısını kahvaltıdan 20 dakika önce, yarısını öğle yemeğinden 20 dakika önce için. 21 gün boyunca her gün taze olarak hazırlayın. Haşlanmış brokoliyi tüketme zorunluluğu yoktur. Arzu edilirse tüketilebilir. Duruma göre kür tekrar edilebilir. Regli öncesi göğüste hissedilen hassasiyetin, ağrı şikâyetlerinin ortadan kalktığını hayretle gözlemleyeceksiniz.
KEREViZ
Gerek kokusu nedeniyle, gerekse damağa pek hitap etmeyen tadından dolayı ender tüketilen bir sebzedir. Kokusu, içerdiği ‘phthaliden’ maddesinden kaynaklanmaktadır. Kereviz hem dost hem düşman olabilir. Tüm dünyada milyonlarca satan ‘Yeşil Eczane’ adlı kitapta, kereviz, hatta yeşil sapı ve yaprakları, özellikle yüksek tansiyon hastalarına yardımcı tedavi olarak önerilmiştir. Oysa, bu kesinlikle yanlıştır. Araştırmalarımda kerevizin yüksek tansiyon şikayeti olanlar tarafından tüketilmemesi gerektiğini keşfettim. Hipertansiyon veya esansiyel hipertoni rahatsızlığı olanlar, kesin olarak kerevizden uzak durmalıdır. “Yüksek tansiyon şikayetim yok. Kereviz yemeği yersem veya kürünü uygularsam, yüksek tansiyon hastası olur muyum?” sorusu aklınıza gelebilir. Bu sorunun cevabı “Kesinlikle hayır.”
GUT HASTALIĞI
Eski tarihlerden beri Avrupa ülkelerinde zenginlerin hastalığı olarak bilinirdi. Bunun nedeni zenginlerin bol bol et tüketmeleridir. Büyük İskender, Michelangelo ve Darwin gibi ünlüler gut hastalığı çekmişlerdir. Gut, 1’inci ve 2’inci Dünya Savaşı sonrası çok ender görülmüştür. Bunun nedeni savaş sonrası yeterli miktarda etin bulunamamasıydı. Günümüzde sebepleri çok iyi bilinen hastalığın tedavisi, modern tıbbın ürettiği ilaçlarla kolayca mümkündür. Ancak, tekrar etme riski olan bir hastalıktır. Bu hastalığın işkencesini çeken bilir. Eklemlerde birkaç saat, bazen birkaç gün devam eden şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişme hissedilir. Gut, ani ataklar içeren ve zaman zaman tekrar eden bir artirit türüdür. En fazla etkilenen yer ayak başparmağıdır. Kronikleşmiş olanlarda dizler, ayak ve kol bilekleri ile ellerin küçük eklemleri etkilenir. Kontrol altına alınmadığında ciddi böbrek rahatsızlıklarına neden olur. Kanda ürik asidi yükselten hastalık, eklemlerde kristalleşme meydana getirir. Bunun sonucunda aşırı ağrı ve yanma hissedilir. Gut şikâyeti olanların deniz ürünlerinden uzak durmaları gerekir. Özellikle karides, ahtapot ve kalamardan. Kırmızı et tüketiminde de ölçülü olmakta fayda var. Kereviz kürü, gut hastaları için mükemmel bir yardımcıdır.
Kür: 1
Orta boy kerevizi dilimleyip, yarım litre suda altı-yedi dakika kısık ateşte haşlayın. Su ılındıktan sonra süzün ve gün içerisinde için. Bu kürü haftada iki-üç kez tekrarlayın.
ROMATİZMA
Kereviz, romatoid artirit (iltihaplı eklem romatizması) şikayeti yeni başlayanlar için de önemlidir. Kürü, en fazla üç hafta uygulanmalıdır. Haşlanmış kereviz dilimlerini tüketmek zorunda değilsiniz. Ancak, ilk hafta kürü boyunca yemenizde fayda vardır. İkinci haftadan sonra sadece haşlama suyunu içmekle yetinebilirsiniz. Birinci haftadan sonra romatizmal ağrılarınızın giderek azaldığını göreceksiniz. İleride tekrar romatizmal ağrılar kendini göstermeye başlarsa, bir haftalık kür yeterli olacaktır. Romatizmal şikâyetler çok fazlaysa, ilk hafta 3-4 defa birer porsiyon uygulanarak başlayabilirsiniz.
Kür: 2
Birer porsiyon dilimlenmiş kerevizi yarım litre suda ağzı kapalı olarak 5-6 dakika kısık ateşte haşlayın. Haşlama suyunu, öğle veya akşam yemeğinden bir saat önce veya yemeklerden iki saat sonra için. Haşlama esnasında tuz veya sıvı yağ kullanmayın. Haftada 2-3 defa tekrarlayın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






















