Diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma

YAZIN YAZ AYLARINDA NELER YENIR NELER YENMELI NASIL BESLENMELI NELERE DIKKAT ETMELIYIZ?

Yazın Neler Yenir? Nasıl beslenmeli, nasıl yiyecekler yenmeli




Yazın yenmesi gereken besinler ile ideal kilonuzu korursunuz. Yeni diyet önelerileri yerine güneşdende korunmak önemlidir. Vücut dengenizi etkiler. Bunun yanı sıra ise bol sıvı almalısınız. B5 vitamini için mantar, tahıllar baklagil yada patates tüketmelisiniz. Yaz gelince ise kavun ve karpuz tüketmek akla gelecektir. Bu durumda karpuz, peynir, ekmek üçlüsü ise hemen herkesin favorisi. Karpuzun yüzde 95 i su. Vücudu temizleme özelliğine sahip. Böbrekleri çalıştırıyor, üre ve uzat tuzlarını temizliyor, idrar söktürüyor. Hatta doktorlar kum ve taş düşüren böbrek hastalarına da karpuzu öneriyor. Ayrıca B ve C vitaminini de içeriyor. Diyet yapanlar da karpuzu yoğun olarak tüketiyor. Çünkü içinde bulunan su oranı mideyi şişiriyor ve kişinin az yemek yemesini sağlıyor. Fakat yemekle birlikte ya da sonra değil, yemekten yarım saat önce tüketilmesi gerekiyor. Yoksa hazımsızlığa neden oluyor.


Meyveleri tüketmek yararınıza olacaktır ve B vitamini, brom ve iyot içeriyor, sinirleri yatıştırıyor, kanı temizliyor ve kolay bir uyku vaat ediyor. Damar tıkanıklığı, kansızlık için de öneriliyor. Ama hazmı karpuza göre daha zor. Bir de şeker oranı fazla. Dolayısıyla şeker hastalarının kavunu tüketirken dikkatli ve ölçülü olması gerekiyor. Başka bir vitamin kaynağı da domates. Yaz aylarında en çok tüketilmesi gereken sebzelerden biri. Çünkü sıcak havalarda artan nem kaybı, ciltte kuruluk yapabiliyor. Domates, sağlıklı bir bronzluğu uzun süre korurken, cildin kurumasını ve bazı kanser türlerini de önlüyor. Her gün en az 1-2 domatesi çiğ olarak tüketmekte fayda var. Cildin yaşlanmasını azaltıp canlılığını korumasında etkili C vitamini en çok domates, yeşil biber, çilek, kivi ve maydanozda bulunuyor.


Ayrıca çiğ olarakl zeytinyağı kullanmaya özen gösterin. Zeytinyağında bulunan yağ asitleri ile bazı maddeler iyi kolesterolü yükseltip kötü kolesterolü düşürüyor ve kanser oluşumunu engelliyor. Yaza sağlıklı bir bedenle başlamak istiyorsanız, yiyeceklerden kaçmaya değil, dengeli ve doğru yiyecekleri yemeye özen gösterin ve hafif beslenerek sağlıklı kalın.



YAZIN YAZ AYLARINDA NELER YENIR NELER YENMELI NASIL BESLENMELI NELERE DIKKAT ETMELIYIZ?

Salı

ENDER SARAC'TAN ZAYIFLAMA KURALLARI YAZ DIYETI DIYET KURLERI TAVSIYELER ONERILER

ENDER SARAÇ'TAN ZAYIFLARAN KURALLAR
Halen kıştan kalma fazla kiloları olanlar için Dr. Ender Saraç,
zayıflatan10 altın kuraldan bahsetti.
1. Günde 2 litre ılık su
için.
2. Yeşil çay veya yasemin çayından buzlu çay yapın. Günde 5-6 bardak
tüketin.
3. Akşam hafif ve erken yemek yiyin. Haftada 3 akşam ılık sebze
çorbası için.
4. Günaşırı yulaf ezmesi ve müsliyi az yağlı sütle beraber bol
tarçın ve biraz ceviz ve çilek veya vişne gibi şekersiz bir meyva ile beraber
tüketin.
5. Saat 06:00 ile 10:00 saatleri arası veya akşam 18:00 ile 22:00
saatleri arasında 1 saat orta tempoda yürüyüş yapın.
6. 10 günde bir kese
yaptırın.
7. Formula 7 kullanın.
8. Çok az zeytinyağı ile yapılmış
semizotu, kabak ve taze fasulyeyi bol soğanlı bir çorba haline getirip haftada
bir gün sadece bunu içerek detoks yapın.
9. Bir parça susam yağının içine
biraz kekik yağı, biberiye yağı ve portakal yağını karıştırıp tüm vücuda masaj
yapın.
10. Hergün tartılın.



Uz.Dr. Ender SARAÇ 

ENDER SARAC'TAN KILONUZU KORUMAK ICIN TAVSIYELER ONERILER COZUM YOLLARI

Kilonuzu korumak için tavsiyeler
ENDER SARAÇ KİLONUZU KORUMAK İÇİN
Dr.Ender SARAÇ' tan Kilonuzu korumak için tavsiyeler :
Uz.Dr. Ender SARAÇ - Sağlıklı yaşam ve sağlıklı kilo verme konusunda bazı püf noktalarını yazmaya devam ediyorum. Bu 23 maddeyi iyice okursanız, sıkı diyet yapmadan, sadece bu kurallara uyarak sağlıklı kilo verebilirsiniz. Hiçbir zaman beyninize “Yapamayacağım”, “Ya veremezsem”, “Versem de geri alırım” gibi olumsuz mesajlar yüklemeyin.

1- Beyaz un, beyaz şeker, ağır yağlı kızartma, ağır şarküteri ürünleri ve şekerli meşrubatlardan uzak durun.
2- Her şeyden önce inanın, karar verin. Zayıflama beyinde başlar, unutmayın.
3- Başlamaktan önemlisi olan istikrarlı olmak ve devam etmektir. Kendinizi sürekli motive edin.
4- Yemek aralarında ılık, sıcak su, ayrıca başta yeşil çay olmak üzere sık sık bitki çayları için.
5- Bir adım ölçer alın ve onu günde 10 bine tamamlamaya çalışın. Eğer alamıyorsanız her gün 1 saat tempolu yürüdüğünüzden emin olun.
6- Zencefil, sivribiber, kekik, biberiye gibi toksin atmaya yardımcı baharatları günlük tüketim listenize ekleyin.
7- Akşam geç ve ağır yemeyin. Dolu mideyle yatağa girmeyin.
8- Mutlaka kahvaltı edin, asla öğün atlamayın. Ara öğünlerde başta meyve olmak üzere minik, sağlıklı atıştırmalar yapın.
9- Doğru nefes aldığınıza emin olun ve gün içerisinde 20-30 kez sık sık geriye doğru esneyip burundan nefes alıp ağzından verin.
10- Beslenme programınızda tam buğday, yulaf ezmesi, yağsız süt ürünleri, balık, tavuk etinin beyaz kısmı, yumurta beyazı, yeşillikler, bakliyatlar, mevsim sebzeleri, az şekerli mevsim meyveleri ve ölçülü miktarda zeytinyağı olsun.
11- Düzenli olarak kan tahlili yaptırın. Kilo veremiyorsanız veya zayıflarken kendinizi kötü hissediyorsanız mutlaka bir hekime başvurun.
12- Birden aşırı kaçamak yapmak yerine az miktarlarda olmak koşuluyla özlediğiniz gıdalardan az az, nefsinizi köreltecek şekilde tüketin.
13- L-Ornitin doğal hapları kiloyu hemen geri almamak konusunda yardımcı olabilir.
14- İştah patlamalarına engel olmak için sık sık iştahı baskılamaya yardımcı olabilen yeşil elma, zerdeçal, nane kokularını koklayın.
15- Beden tipinize göre beslenmeyi öğrenmek ve size kilo aldırabilirken başkasına aldırmayabilen gıdaları öğrenmek için ayurvedaya göre beden tipinizi öğrenin. Bu konuda ayurveda kitapları içindeki testler size yardımcı olacaktır.
16- Mutlaka kendinize sözünü dinleyeceğiniz bir sağlıklı yaşam, diyet dostu edinin. Bu kişi haftada bir kilonuzu ölçsün ve sizi ara sıra kontrol etsin. Bu kişi sözünü size geçirebilecek herhangi bir kişi olabilir. (Komşunuz, iş arkadaşınız, patronunuz, eşiniz, anneniz, babanız, dayınız, öğretmeniniz, amcanız vs.)
17- Eğer aşırı iştaha engel olamıyorsanız hekime danışarak bazı destekleri kullanabilirsiniz. Çok özel durumlarda ise ancak ve ancak tıbbi kontrol ile hekime danışarak kimyasal ilaçlara başvurulabilir.
18- Ömür boyu hiç aksatmadan düzenli spor ve egzersiz yapmak çoğu kişi için neredeyse olanaksızdır. Zaten bunu başarabilenler kilo almıyorlar. Ama zayıfladıktan sonra da haftada 3 kez olsun spor veya egzersizi bırakmayın, devam edin. Hiçbir şey yapamıyorsanız evde yarım saat kadar hızlı hızlı dans edin. En azından nabzınızı hızlandırın ve ter atın. Hiç vakti olmadığını ve spor salonlarına gidemediklerini söyleyenlerin bile en azından yarım saat dans etmeye vakti vardır.
19- İnsanda stresin ve gerginliğin azalmasını sağlayarak daha bilinçli yemek yemeye yardımcı olan bir rahatlama, gevşeme tekniğini öğrenmenizde sayısız yarar var. Çünkü günlük yaşamın koşturmacası gittikçe iç dengeleri bozar ve kişinin kendine bakmasına engel olur.
20- Düzenli masaj yapın, eğer yaptırabiliyorsanız yaptırın. Kişi ara sıra soyunmalı ve kendi bedenini kontrol etmeli. Ciddi bir değişiklik varsa erkenden farkında olmalıdır. En azından haftada bir kez kendinizi iyice kontrol edin ve fazlalık olan yerlerinize konsantre olarak o bölgelerinizin inceldiğini hayal edin.
21- Ayda 1 kez aynı giysiyle fotoğraf çektirin ve her ay aradaki farkı gözlemleyin. Bu fotoğraflardan kendinize bir albüm yapın ve sırasıyla tarihlendirin.
22- Doğru yemeği biliyorsunuz ama doğru içmeyi biliyor musunuz? Yine pek çok kişi “Ben az yiyiyorum ama kilo veremiyorum” der. Ben de onlara içeceklerini sorarım. Gün boyu az yemek yediği halde çok miktarda yağlı ayran, kefir, kolalı içecekler, meşrubatlar, şeker eklenmiş sıcak içecekler gibi asitli ve tatlı içecekleri tüketen kişilerde görünmeyen bir kalori ve bazen de yağ alımı olur. Dikkat edin! Az yiyor olabilirsiniz ama içeceklerle tahmininizden çok daha fazla şeker veya yağ alıyor olabilirsiniz. Bu nedenle sık sık hatırlatıyorum ki sadece ne yediğiniz değil ne içtiğiniz de önemlidir.
23- İçinde 7 şifalı maddenin bulunduğu bitkisel destelerden de kullanabilirsiniz. Kilolarınızı daha kolay vermeniz ya da verdiğiniz kiloları korumak için işe yarayacaktır.

Maden suyu halsizliğe iyi gelir, güzelleştirir
Yazın bedene belki de en doğal destek maden suyudur. Sadece sıvı ihtiyacını karşılamakla kalmaz aynı zamanda bedenin ihtiyacı olan ve yorgunluğa karşı koruyucu bir etki sağlayan iyon ve mineralleri de içerir. Düşük tansiyona ve buna bağlı halsizliğe de engel olur. Maden suyu, içerdiği sodyum, potasyum, klor, demir, manganez gibi doğal maddelerle enerji verir, yazın diri tutar, cildi güzelleştirir.

Enerjinizi sabit tutmak ve sağlıklı olmak için diyetlerin vazgeçilmezi maden suyu ve soda aynı şey değildir. Soda, genelde doğal kaynak sularından değil, sentetik olarak hazırlanan bir karışımdır. Soda, ya da karbonatlı su içinde çözülmüş halde karbondioksit gazı bulunan sudur.

Maden suyu ise, tamamen doğaldır, yaz sıcaklarında özellikle cam şişede olanları günde 2 küçük şişe, çok terliyorsanız günde 3-4 şişeye kadar içebilirsiniz. Sadece çok yüksek tansiyonu olanlar içtikleri miktara dikkat etsinler.

Balıksız diyet yapılmaz

Balık, diyetlerin olmazsa olmazlarından biridir. Protein açısından zengin, sağlığa zararlı yağ açısından fakirdir. Bazı balıklarda Omega 3 içeriği daha yüksektir. Omega 3 özellikle somon, hamsi, ayı balığı gibi derin ve soğuk deniz balıklarında daha yüksektir. Bu nedenle, balığı diyet günlerinin dışında da sofranızdan eksik etmeyin. Özellikle çocuklarının daha zeki olmasını isteyenler, erken yaştan itibaren bolca yedirsinler.

Balığı buğulama, ızgara gibi yöntemlerle pişirir ve derisini ayıklarsanız besleyici özellikleri açısından zengin olur ve yüksek kolesterol açısından da bedeninizi yormaz. Özellikle hamileler de gelecekteki çocuklarının sağlığı için haftada 2-3 kere kızartma olmayan, taze balık yemeye gayret etsinler. Menşeini bilmediğiniz kirli olabilme riski olan yerlerden çıkabilecek kefal gibi balıkları alırken çok dikkat edin.

Balık soğuk da yenir

Balık pilaki

Balık hep sıcak yenir diye bir alışkanlığımız var. Oysa yaz aylarında balığı soğuk da yiyebilirsiniz. Aşağıda tarifini vereceğim balık pilaki hem sağlıklı bir yemektir hem de yazın balığın kendilerine ağır geldiğini veya çok ısıttığını söyleyenler için uygundur. Özellikle Ege bölgesinde yaz aylarında tüketilen bu soğuk balık yemeği lezzetli, hafif ve sindirimi kolay bir alternatiftir. Yazın balığın kokusundan yakınanlar için de idealdir.
Malzemeler
1 kilo beyaz etli bir balık (palamut, kolyoz, lüfer, levrekten biri)
3-4 orta boy soğan
3-4 orta boy domates
5-6 adet sarımsak
1 demet maydanoz
1 çay bardağı zeytinyağı
1 limon
5-6 adet defne yaprağı
1 su bardağı su
Tuz
Bir avuç tane karabiber

Hazırlanışı: Büyük balıklardan kılçıksız fileto çıkarıp büyük parçalara kesin. Soğanları salata soğanı gibi halkalara doğrayıp tavaya koyun. İsterseniz taze soğan kullanın. Yağda soğanları hafif öldürün.
Domatesin kabuklarını soyup fındık büyüklüğünde doğrayarak soğana ilave edin. Maydanozu da yıkayıp ince kıyarak, tuz, biberi de koyun ve bir-iki kere karıştırın. Sarımsakları soyup küçük küçük doğrayarak karışıma koyun. Yayvanca bir kaba bu sosun yarısını koyup balıkları yerleştirin. Sosun diğer yarısını da balıkları tamamen örtecek şekilde yayın. Aralara 5-6 adet defne yaprağı koyun. Üzerine bir su bardağı suyu ve limon dilimlerini de koyup kapak kapatın. Balıkları ya fırında ya da orta hararetli ateş üzerinde suyunu çekinceye kadar pişirin.

Diyet dostu çaylar

Diyet yaparken cinsel gücünüz azalıyorsa

Malzemeler
1 çay kaşığı dolusu mate yaprağı
1 çay kaşığı ginseng
Yarım tatlı kaşığı yeşil çay
Yarım tatlı kaşığı toz zencefil
2 adet avokado yaprağı

Şişkin ve ödem sorunu olanlara
Malzemeler
Yarım tatlı kaşığı yeşil çay
1 tutam mısır püskülü
1 tutam kiraz sapı
3-4 adet saplı orta boy maydanoz
1 adet avokado yaprağı
2 adet parmak ucu kadar zencefil.

Buzlu Türk kahvesi

Buzlu Türk kahvesiYaz günlerinde size evde hazırlayabileceğiniz kolay ve keyifli bir tarif veriyorum. Türk kahvesini hepimiz seviyoruz ama sıcak günlerde serinletici bir şekle dönüştürebileceğiniz buzlu Türk kahvesini de deneyin.

Hazırlanışı: Bildiğiniz usul, 1 fincan az, orta ya da şekerli Türk kahvesi yapın. Sonra bu yaptığınız kahveyi aynı miktar kadar soğuk su ve bir kahve fincanı kadar da yağsız sütle karıştırın. Kahvenin dibindeki telvenin fazlasını fincanda bırakın ama az bir kısmı karışımı yapacağınız bardağın içine karışmış olsun. Sonrasında bardağın içerisine 5-6 parça buz atarak ve üzerini kapatarak veya bir karıştırma kabında iyicene çalkalayarak karıştırın. Soğuk olarak yavaş yavaş için. İsteyenler içerken üzerine birazcık kakao tozu da serpebilir. Karışımı iyice köpürtene kadar çalkaladığınızdan emin olun.


Uz.Dr. Ender SARAÇ
Adres: Yasemin Sok. No: 9 34330 - 1. LEVENT - İSTANBUL
Tel:212 283 10 80
Email: info@endersarac.com

SERDEM COSKUN'UN MUTFAGI TARIFLERI KONUKLARI CILT LEKELERINI GIDERICI PRATIK MASKE TARIFLERI


SERDEMİN MUTFAĞI TARİFLERİ

Kanal 7 ekranlarının sevilen, sempatik sunucusu Serdem Coşkun'un sunduğu Serdem’in Mutfağında, Şems Aslan tarafından canlı yayında uygulanan cilt lekelerini gideren pratik maske tarifi...
Serdem Coşkun
Malzemeler :

Şems ASLAN yemek kaşığı haşlanmış ve ezilmiş nohut
1 çay kaşığı limon suyu
1 çay kaşığı ayçiçek yağı
1 çay kaşığı bal

Hazırlanış ve Uygulama :

Malzemeler karıştırılarak elde edilen maske temiz cilde peeling şeklinde uygulanır. Bir miktar beklendikten sonra ovalanarak ciltdeki ölü deriler temizlenir.

1 hafta günde 1 kez uygulanması halinde cilt lekelerini giderir.


Güzellik ve cilt bakım uzmanı Şems Aslan

Aynı programda, Nazım Ekin tarafından paylaşılan şiddetli romatizmal kronik ağrılar için ağrılarınızı dindirici tarif.

Malzemeler :

Nazım EkinYarım tatlı kaşığı karabiber
Yarım tatlı kaşığı kırmızı biber
Yarım tatlı kaşığı tuz
Yarım tatlı kaşığı karbonat
10 hardal çekirdeği veya yarım tatlı kaşığı hardal
1 adet yumurta

Hazırlanış ve Uygulama :

Malzemeler karıştırılır ve sargı bezi üzerine sürülür ardından ağrı olan bölgeye sarılır ve 4 saat bekletilir.

Cumartesi

COCUKLAR DIYET YAPAR MI YAPMALI MI DUZENLI BESLENME YOLLARI YONTEMLERI TAVSIYELER ONERILER


ÇOCUKLAR DİYET YAPMAZ

Çocuklarda kötü beslenmenin işaretlerinden biri de kilo artışıdır.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU; Fazladan alınan ve harcanmayan zararlı kalorilerin yağ olarak depolanması kilo sorununa, hatta obeziteye sebep olur. Bu da çocuğunuzda ileride telafisi güç sorunlara yol açar.

Çocuklar Diyet YapmazBu çocuklarda hormonal gelişme bozulur. Boy uzaması yavaşlar. şeker hastalığına, hipertansiyona eğilim artar. Bu nedenle fazla kilolu çocukları sağlıklı bir kilo aralığına indirmek zorunludur.

Bunu başarmak için onları doğrudan diyet programlarına sokmak yerine önce yüksek kalorili yiyecek ve içeceklerden (pizza, meyve suları, gazozlar, kolalı içecekler, cipsler, gofretler, dondurma ve çikolatalı atıştırmalar) vazgeçirmek gerekir.

Çocuklarda kilo sorununu çözerken kalori kısıtlamalarını esas alan diyet planlarına pek ihtiyaç duyulmaz. Diyet planları yalnızca aşırı kilosu olan 14 yaş üstü gençlerde, çok büyük bir dikkatle kısa süreli olarak uygulanır. Sağlıklı bir kilo aralığına girilir girilmez de “diyet” bırakılır.

Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda yanlış hazırlanmış düşük kalorili diyetler büyüme ve gelişmede sorunlara yol açabileceği için bu nokta çok ama çok önemlidir. Kilolu çocuk ve gençlerde yapılması gereken üç temel değişim var.

Bir: Yüksek kalorili, faydası az, zararı çok yiyecek içecekleri bırakmak.
iki: Sağlıklı ve dengeli, ihtiyacı kadar kaloriyi temin edebilecek ve büyümeyi destekleyecek doğru bir beslenme planı yapmak.
Üç: Egzersiz, yani aktivite alışkanlığını yeniden canlandırmak.

Sözün kısası, konu çocuklarda kilo fazlalığı sorununun çözümünü yalnızca diyet listelerine havale etmek, onu bir diyet merkezine emanet etmek yetmez. Sürece onu da ortak etmek ve motive etmek şarttır.

Bir nokta daha var: Bazı çocuklarda kilo sorunu hormonal-metabolik sebeplerden de kaynaklanabilir. Böyle bir durumda sadece kiloya odaklanıp arka plandaki sorunu görmezden gelmek ya da fark etmemek gelecek için tehlikelidir. Çocuk sağlığı uzmanları ya da endokrinoloji-metabolizma uzmanları işte bu noktada mutlaka devreye girmelidir.

Ne kadar erken başlarsanız sonuç o kadar iyi olur

Çocuk ve gençlerde beslenme konusuna mümkün olduğu kadar erken yaşlarda el koymak gerekiyor. Doğru ve kalıcı alışkanlıklar kazandırmak için yola erken çıkmak, erken başlamak şart!

Konulan kurallar, verilen bilgiler, iyi ya da kötü alışkanlıklar çocuk ne kadar küçük yaştaysa o kadar etkili ve kalıcı oluyor. Araştırmalar fazla kilolu veya obez bir çocuğun yaşı ne kadar büyükse sorunun o kadar zor çözüldüğünü, kilolu bir yetişkin olma ihtimalinin o oranda arttığını gösteriyor.

Çocukluk çağında sağlıklı beslenen, kilo sorunu yaşamayan, aktif, hareketli, mutlu, keyifli, formda bir çocuk genellikle büyüyünce de kilo problemi yaşamıyor. Dolayısıyla hızlı hareket etmemizde fayda var.

Toksik besin ne yapıyor

Çocuk ve gençlerin bedeni de “iyi şeylerden daha çok faydalanıp kötü ve zararlı olan şeylerden mümkün olduğunca kaçmak” kuralı üzerine planlanmış bir organizasyondur.

Bu kural beslenme alanında da normalde tıkır tıkır işler. Eğer dışarıdan yanlış bir müdahale, yönlendirme yapılmazsa çocuk bedeni faydalı besinler tüketmek, zararlı besinlerden kaçmak üzere programlanmıştır.

Yanlış ve zararlı yiyecekler bedene yüklendiğinde çok geçmeden isyan eder. Boyalı, katkılı, kimyasallarla kirlenmiş, doğallığını yitirmiş, genlerin tanımadığı ne idiğü belirsiz yiyecek ve içeceklerle beslendiklerinde cilt döküntülerinin, ishallerin ortaya çıkması, ağrıların, uyku bozukluklarının başlaması, hatta hiperaktivite ve benzeri huy değişikliklerinin olması işte bu “doğal olamayana” isyandandır.

Çocuk bedeni ve ruhunun isyanını fark etmez, zamanında el koymazsanız çocuklarınız sadece fazla kilolu olmaz. Doğal koruyucu bağışıklık kalkanlarını kaybettiklerinden üç-beş günde bir hastalanırlar. Sık sık ateşleri yükselir. Boğazları şişer. Kulakları akar. Uykuları bozulur. Deri döküntüleri, egzamalar, sivilceler başlar. Okulla, öğretmenlerle, sizinle ilişkileri bozulur. Huyları değişir.

Kısacası, pek çok şey ters gitmeye başlar. Akıllı, bilgili ve dikkatli anne babalar, öğretmenler, rehberler, bu isyanı erkenden tanıyanlar ve yanlış gidişe zamanında el koyanlardır.

Hap kullanırken gebe kalınması sorun yaratır mı?

Doğum kontrol hapları kullanırken gebelik olursa ve bu gebeliğin devamı istenirse büyük bir endişe duyulmaması gerekir. Gebelik başlangıcında kullanılan doğum kontrol hapları ACOG (American College of Obstetricians and Gynecologists)’a göre doğumda anormalliklere neden olmamaktadır.

Bununla beraber, 2009’da yapılan bir araştırma gebelik sırasında hapların kullanılması ile erken doğum ve düşük tartılı bebek oluşması arasında bir ilişki bulunduğunu gösterir. Önlem olarak, gebe kalındığı fark edilir edilmez doğum kontrol hapları bırakılmalı ve doktorunuzla bu durumu paylaşarak riskler konusunda bilgi almalısınız.

Kilo kaybı

Kilo kaybı genellikle son 6 ila 12 ay içinde vücut ağırlığının yüzde 5’inden fazlasının azalması şeklinde ifade edilmektedir. Kilo kayıplarında vücudun kas ve yağ kütlesinde düşme olmaktadır. Vücut ağırlığında azalmanın çeşitli nedenleri olabilir. Tiroid bezinin hızlı çalışması, kontrolsüz diyabet, emilim bozuklukları ve aşırı egzersiz gibi durumlarda artmış iştaha rağmen kilo kaybı görülür.

Besin maddesi alımında azalma, kronik hastalıklar, kalp ve akciğer hastalıkları, yutma güçlüğü, kusma ve karın ağrısı gibi mide-barsak rahatsızlıklarına bağlı sindirim bozuklukları, psikiyatrik hastalıklar (depresyon), ağır enfeksiyonlar, kanserler, AIDS, sinir sistemi bozuklukları, bazı ilaçlar (uyarıcılar, kanser ve tiroid ilaçları, müshiller), yeni protezler, diş kayıpları, çiğneme güçlüğü oluşturan durumlar, ağız içindeki yaralar kilo kaybının nedenleri arasında sayılabilir.

Kilo kayıpları yorgunluğun başlıca nedeni olabileceği için dikkatle araştırılması gerekmektedir. Hikâye ve fizik muayenenin ardından başlangıç testleri olarak kan sayımı, elektrolitler, kan şekeri, kalsiyum, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, TSH, HIV testi, sedimantasyon, CRP bakılmalı ve akciğer filmi çekilmelidir.

Yaptığınız yanınıza kâr kalsın

Klinikte sıkça karşılaştığım sorulardan biri de “Benim için ideal egzersiz hangisidir?” oluyor. Genellikle verdiğim yanıt hep aynı: “Yapabileceğiniz fiziksel aktivite size uygundur.” Elbette bu tümcenin açılımı da var. Yaş, cinsiyet, kilo, taşıyıcı sistemi ilgilendiren sağlık sorunları gibi farklılık yaratacak durumları göz önünde bulundurarak, bir egzersiz uzmanından da destek alarak bir program oluşturmak gerekiyor.

İnsanları, fiziksel aktivite yapmaktan soğutan iki önemli neden var: Sıkılma ya da bıkma ve sakatlanma. O nedenle bir uzmanın rehberliğinde, doktorunun kontrolü altında aktivite yapan kişilerde sakatlanma riski en aza indirgeniyor. Aynı zamanda aktivite uzmanı tarafından değişik önerilerle zenginleştirilen programı bıkmasını engelliyor.

Fiziksel aktivite yapmak, kalori harcama fırsatı yaratmaktır. Aerobik egzersizler yaparak direnç egzersizleriyle olduğundan daha fazla enerji harcarsınız. Direnç egzersizleriyle yeterince kalori yakılamadığından, kayda değer bir kilo kaybı sağlayamazsınız. Bundan, direnç egzersizlerinin beden sağlığı için gerekli olmadığı anlamını çıkarmamalısınız. Ancak daha fazla kalori yakmak istediğinizde tercihiniz kardiovasküler egzersizlerden yana olsun. Zaman zaman yoğunluğunu da zamanını da değiştirerek uygulayın. Vücudunuz ezberine alamadığı böyle bir etkinlik sayesinde daha fazla enerji harcar.

İleri ve orta şiddette egzersizleri, aynı egzersiz ortamında ya da dönüşümlü olarak, farklı günlerde yapmak daha yararlıdır. Buna “aerobic base-building” deniyor. Aynı gün, farklı aktiviteleri, ardı ardına yapmak da bir başka çözüm olabilir. Bu yöntemin adı da: “cross-training”. Bu değişiklik, yalnızca sıkılmamanızı sağlamakla kalmaz, değişik kas gruplarını çalıştırarak daha geniş etki sağlar.

Ayrıca, hep aynı eklemlere yük binmediğinden sakatlanma riskiniz de azalır. Fizik aktivite, puzzle’ın yalnızca bir parçasıdır. Dengeli bir beslenme planı oturtmadan kilo yönetimi sağlanamaz.

Turp, lahana, şalgam

Her pazarda kolayca bulabileceğiniz ucuz sebzelerin başında turpgiller geliyor. Bu sebze ailesinin en önemli üyeleri ise turp, lahana, karnabahar ve şalgam. Bu gruba siyah pancarı da dâhil edebilirsiniz.

Bu gruptaki sebzelerin hepsi mükemmel birer toksin temizleyici. Özellikle kansere yol açabilen zararlı ve toksik maddelerden vücudu temizlemekte ve hatta bu tür kanserojenlerin hücrelere verdiği zararı önlemede faydalı olabilecek onlarca madde içeren doğal besinler bunlar.

Ayrıca bu gruptaki yiyeceklerin bağışıklık sistemini güçlendikleri de biliniyor. Turpgillerde bol miktarda bulunan C, E vitaminleri ve beta karoten mükemmel antioksidanlar. Bu besinler ayrıca güçlü birer kalsiyum kaynağı. Turpgillerin içinde bulunan indol-3-kalbinol ve benzeri maddeler kansere karşı korunmada mükemmel faydalar sağlıyor. Bu ucuz ama etkili ve lezzetli sağlık koruyucularında daha sık faydalanmanızı tavsiye ederim.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Çarşamba

SUNA DUMANKAYA'DANKALCA VE BASENLERI PAPATYA KURUYLE ERITME YOLLARI METODLARI GOBEK CEVRESI YAGLANMASI ICIN TAVSIYELER


KALÇALARINIZI PAPATYAYLA ERİTİN

Kalçalarınızı Papatyayla Eritin

Türk kadınlarının çoğunun fazla kiloları, kalçalarında ve basenlerinde toplanmıştır. Bugün tarifini verdiğim çay, bu bölgelerdeki fazlalıkları yok etmej için ideal!

Suna DUMANKAYA; Türk kadınlarının çoğu kalça ve basen bölgelerindeki fazlalıklardan dert yanar. Eğer sizin de böyle bir şikayetiniz varsa; eşit miktardaki kuşburnu, rezene, sinameki, papatya, biberiye ve funda yaprağını karıştırıp çay gibi demleyin. Bu çaydan her sabah bir bardak için. Bu etkili karışım kalçalarınızın ve basenlerinizin hızla incelmesini sağlamakla kalmayacak, bu bölgelerdeki selülitlerinizi de azaltacaktır.

İştahınızı Kapatacak Çay :

500 gram kaynamış suya eşit miktarlarda mate, biberiye, ılamur ve yeşil çay katın. Bu karışımın içine bir dilim de yeşil elma ilave edin. Çay gibi demleyip her sabah aç karnına bir bardak için. Bu karışım, iştahınızı kapatacaktır.


Göbeğinizdeki yağlardan limonla kurtulun

Fazlalıkları bel bölgesinde toplanan kişilerin, göbeklerine limon suyuyla masaj yapmaları gerekiyor.

Kadınların çoğu bel bölgelerindeki yağlanmadan şikâyetçidir. Eğer sizin de böyle bir derdiniz varsa; birer çorba kaşığı limon suyu, susam yağı, biberiye yağı ve okaliptüs yağını karıştırın. Her gün, belinizin çevresine ve karnınıza, bu karışımla dairesel hareketler çizerek masaj yapın. Yağlarınız hızla erimeye başlayacaktır.

Kakaolu karışımla sarkmadan zayıflayın

Kilo verirken vücudunuzun sarkmasını engellemek için bir çay kaşığı balmumu ile iki çay kaşığı kakaoyu benmari usulü eritin. Bu karışımın içine birer çay kaşığı portakal ve limon yağı, bir fincan da su katın. Bu karışımı tüm cildinize yayın. Etkili bir sonuç almak için bu formülü her gün uygulayın. Karışımı kullandıktan sonra buzdolabında saklayın.

Metabolizmanız ananasla hızlansın

Metabolizmanız yavaş çalışıyorsa, yağ yakmakta zorlanırsınız. Metabolizmanızı hızlandırmak için bir ananası soyup dilimleyin. Ananas dilimlerini, bir tutam nane, bir çorba kaşığı ceviz yağı, bir çorba kaşığı badem yağı ve bir adet kabuğu soyulmuş limonla blender’dan geçirin. Bu karışımı, sabah-akşam tok karnına için. İçine biraz bal da katabilirsiniz.

Suna DUMANKAYA

DIYET YAPAYIM DERKEN KILO ALMAYIN


DİYET GAZİSİ OLMAYIN
Diyet gazisi olmayın.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU - Kilo vermek için bir diyete başlamak çok önemli bir karar. Çünkü her diyet sağlığa ciddi bir müdahale. Bilgi, ilgi, dikkat, doğru bir plan ve bilinçli bir takip ister.

Eğer diyet yaparken bedeninize doğru mesajlar vermiyor, doğru talimatlar gönderemiyorsanız kısa bir süre sonra metabolizmanız bozulur. Hormonal sistemleriniz iflas etmese de şaşırmaya başlar. Özellikle bilimsel dayanağı olmayan “popüler, moda ve absürt diyetler”in çoğu pek çok insanın diyet gazisi olmalarına, sağlıklarını kaybedip hastalanmalarına, psikolojilerini bozmalarına ve sonra da verdiklerinden çok daha fazla kilo kazanmalarına yol açar.

BEDEN KULLANIM KILAVUZU

Her bedenin kendine özel bir kullanım kılavuzu var. Neyi, ne zaman, ne kadar, ne sıklıkta, hangi yiyecekle birlikte yiyip içeceğiniz, ne kadar kaloriye ihtiyaç duyduğunuz, öğünlerinizin yapısı, öğün aralıklarınızın sıklığı, ara öğün kalorilerinizin miktarı hepimiz için farklı. Özellikle genetik olarak insülin direnci geliştirmeye hazır olan birinin glisemik yüke dikkat etmeden bol karbonhidratlı, özellikle bol şekerli, unlu, nişastalı ve/veya yüksek kalorili beslenmesi önce insülin direncine, sonra kilo sorunu, sonra da şeker hastalığına sebep olur. Kullanım kılavuzunda kolesterol problemi bulunan birinde yüksek proteinli “Atkins diyeti” çok geçmeden koroner damarlarda tıkanıklıklar yapar, felç olasılığına yol açar.

Genetik yapınıza, genetik potansiyelinize, sağlık sorunlarınıza, kişisel yapınıza uygun beslenme planlarıyla yola çıkmazsanız diyet yapmanın bir süre sonra sağlığı bozmakla eş anlamlı olabildiğini unutmayın. Ayrıca kilolu olmanızın hormonal ya da tıbbi nedenlerini olabileceğini de aklınızdan çıkarmayın. Böyle bir durumda gerçek nedeni bulana kadar hiçbir diyet ve egzersiz önerisine kulak asmayın. Bozulan metabolizmanızı düzeltmek, durma noktasına gelen metabolik hızınızı tekrar harekete geçirmek ancak genetik yapınızın anlaşılması, metabolizmanızın araştırılması, hormonal ve tıbbi nedenlerin değerlendirilmesi, teşhis ve tedavi edilmesinden ve bunlara uygun bir beslenme-aktivite planı oluşturulmasından sonra mümkün olabilecektir.

İYİ VE KÖTÜ KARBONHİDRATLAR

Karbonhidrat grubu yiyecekler en çok tüketilen yiyecekler. Bu grupta tahıllar, bakliyat grubu besinler, sebze ve meyveler var ve bunlar beslenmemizin temel direği. Karbonhidratlar olmazsa sağlığımızı korumanın zorlaşacağı kesin. Son yıllarda yaşanan karbonhidrat düşmanlığının yanlış olduğu da... Sorun tahıl, bakliyat, sebze, meyvelerde değil, “beyaz tehlike” diye tanımlanan problemli karbonhidratları (un, şeker) fazla ve sık tüketmekten kaynaklanıyor. Eğer beslenme sisteminizde beyaz un, şeker ve bunlardan üretilen ekmek, makarna, beyaz pirinç pilavı, pizza, açma, börek, poğaça, çörekler, bisküvi, grissini, cips veya şekerlemeler, gazlı kolalı içecekler fazlaysa bir süre sonra kilo almaya, kan şekerinizi dengelemede zorlanmaya ve şeker, tansiyon ve kalp hastası olmaya adaysınız denilebilir. Karbonhidrat kaynağı olarak tam tahılları (köy ekmeği, bulgur pilavı gibi), baklagilleri (kuru fasulye, nohut), kabuklu yemişleri (fındık, ceviz, badem) veya yağlı tohumları (kabak çekirdeği, ayçiçeği çekirdeği) kullanır ve bunları kalori dengesine dikkat ederek yeteri kadar yerseniz ciddi bir sorun yaşamayacağınızdan emin olabilirsiniz.

POSA-KİLO İLİŞKİSİ

Beslenme listenizde yer alan karbonhidratların glisemik yükünü, yani kilo yapıcı etkilerini azaltmak istiyorsanız bunun en etkili yollarından biri daha fazla lif-posa tüketmeniz. Günlük posa kazanımınız arttıkça yalnız kilo vermeniz kolaylaşmaz, kanda şeker, kolesterol, trigliserid seviyeleriniz daha kolay dengelenir. Fazla posalı beslenmenin özellikle kolon kanseri için de ciddi bir koruma sağladığı da biliniyor. Bunun nedeni posalı yiyeceklerin içindeki liflerin bağırsaklarda yağ ve şekeri emen bir sünger gibi davranması, ayrıca bağırsak duvarını kaplayarak yiyeceklerin içindeki yağ ve şekerin daha az emilmesini sağlaması. Prensip olarak posa-lif herhangi bir yemeğin glisemik yükünü azaltmanın en kolay yoludur. Kuru fasulyenin makarnadan, bulgurun pirinç pilavından daha az kilo kazanımına yol açmasının sebebi düşük glisemik indeksi ve bunun nedeni de kuru fasulye ve bulgurdaki yüksek posa içeriği. Yulaf kepeği, öğütülmüş keten tohumu eklenmiş salata veya yoğurtlar, bol salatalık eklenmiş cacık, her öğünde bol salata çeşitleri, yemeğe bol sebzeli az yağlı bir çorbayle başlamak, ara öğünlerde şeker oranı düşük meyveler ya da sebze parçaları atıştırmak günlük posa tüketiminizi arttırmanın en kolay yolları.

İNSÜLİN DİRENCİ NASIL OLUŞUYOR?

Kötü karbonhidratları (özellikle beyaz tehlike gurubunda yer alan unlu, şekerli besinleri) fazla tüketirseniz, özellikle de şekerli yiyecekleri çok abartırsanız kanınızdaki insülin seviyesi çok yükselir. Özellikle çabuk emilen şekerler için bu tehlike her zaman vardır. Kanınızda dolaşan insülin miktarı çok artınca hücreleriniz zamanla insüline direnç göstermeye, yanıt vermemeye başlar. Bu durum “insülin direnci” olarak bilinir. Bu soruna yakalananlar aynı işi yapmak için giderek daha fazla insüline ihtiyaç duyarlar. Bundan sonrası artık “uyuşturucu bağımlılığı ” gibidir. Giderek bedeniniz daha da fazla insüline ihtiyaç duymaya başlar. İnsülin seviyeniz arttıkça vücudunuz (özellikle göbek, bel, kalçanız) yağlanır, kilo alırsınız. Bu kısır döngü sürer, gider. Zamanla önce “erken diyabet ”, sonra da “şeker hastalığı ” ile sonuçlanır. İnsülin direncinin kalp hastalığına yakalanma, felç geçirme, bellek kaybı ile karşılaşma, hatta kansere yakalanma açısından da önemli riskler oluşturduğu biliniyor. Kısacası bedeniniz şekerle boğulduğunda kanınızdaki insülin seviyesi zirve yapıyor. Bu insülin banyoları bir süre sonra insülin direncine kilo kazanımına ve şeker hastalığına sebep oluyor. Bu kötü gidişi önlemenin iki temel anahtarı var.
Bir: Gereğinden çok karbonhidrat tüketmemek.
İki: Glisemik indeksi yüksek olan beyaz tehlikelerden (un, şeker, nişasta) uzak durmak!

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 236 73 00 Faks:(212) 236 57 75

ENDER SARAC'TAN EVINIZI DIYETE HAZIRLAYIN ZAYIFLAMANIN PUF NOKTALARI NELERDIR COZUM YOLLARI ONERILER


EVİNİZİ DİYETE HAZIRLAYIN
Yazın yaklaşmasıyle birlikte pek çoğumuz yaza formda girmeye heveslenir. Ama kış boyunca evimiz birçok kilo aldırıcı malzemeyle doludur, kilolar fazlalaşmıştır. Bu yazısı okuduktan sonra önce evde sıkı bir temizliğe başlayın. Ardından da alışverie çıkın ama bu kez sağlıklı yiyecek ve içecekler alacaksınız, unutmayın.

Uz.Dr. Ender SARAÇ - Alışverişe çıkmadan önce evdeki kilo aldırıcı, gördüğünüzde sizi tahrik edecek ne varsa hiç acımadan bir torbaya doldurun. Ama sakın çöpe atmayın. Kilo sorunu olmayan ya da kilo almak isteyen yakınlarınıza verin. Buzdolabındaki mayonez, şeker eklenmiş meyve suları boyalı, asitli meşrubatlar, kaymak, yağlı şarküteri ürünleri, yağlı peynirler, kaymaklı yoğurt, çok tuzlu ve yağlı eski peynirler, hazır pastalar ve keklerden kurtulun. Bitmedi, sonra mutfak dolaplarına yönelin, şekerli atıştırmalıkları, çerezleri, gofretleri ayıklayın. Ekmeklikten beyaz ekmeği çıkarın. Yeniden mutfak dolaplarına göz atın, gözünüzden kaçan kilo yapacak bir şey görürseniz elinizi korkak alıştırmayın, torbaya koyun.

Salonu atlamayın

Ardından salona geçin, şekerliklerdeki şekerleri, dolaplara saklanmış çikolataları, bonbondan, badem şekerlerini, hazır kekleri aynı torbaya koyun. Bir sonraki durağınız ilaç dolabı. Depresyon ilacı, doğum kontrol hapı, hormon hapı özellikle kortizonlu ilaç, glukozamin içeren preparatlar, B vitaminleri gibi kilo aldırabilecek ya da kilo almayı kolaylaştıncı bir kimyasal ilaç kullanıyorsanız doktorunuzu arayın. Kendinizi iyi hissediyorsanız ilaçların azaltılıp azaltılamayacağını danışın. Şimdi alışverişe çıkabilirsiniz. Ama çok önemli bir kural: Asla aç karnına alışverişe çıkmak yok. Hemen kendinize güzel bir ızgara tavuk, balık ya da yumurta beyazı ağırlıklı bir omlet yapın. Önden bir bakliyat çorbası yanına da zeytinyağlı sebze yemeği ya da yeşil salata ekleyin. Yapılan önemli yanlışlardan biri de aç karnına alışverişe gitmek veya "Aman dışarıda bir şeyler atıştırıveririm işte" demektir. Dışarıda atıştıracağınız şeyler hamburger, dürüm, pizza gibi kilo aldırıcı gıdalar olacaktır. Kilo vermek için alışverişe tok karnına çıkın.

Ara öğünü atlamak yok

Eğer uzun bir alışveriş olacaksa, yanınıza ara öğün için 4-5 adet ceviz, biraz elma kurusu, bir adet de az şekerli taze mevsim meyvesi alın. Mideniz asit yapıyorsa bir avuç leblebi sizi rahatlatacaktır, işte şimdi alışverişe çıkabilirsiniz. Önce kasaba uğrayın. Az yağlı kıyma, tavuk budu ve göğüs eti alın. Bunları derisiz ve kızartmadan tüketin. Balıkçıya geçin. Beyaz etli balık alın. Bu balıklar çupra, karagöz, mezgit, dil, lagos, kalkan, levrek olabileceği gibi ayrıca istavrit, hamsi, sardalya, somon, lüfer, sarı kanat gibi daha yağlı balıklar da olabilir. Önemli kural, kızartma yapılmadan tüketilecek ve derileri yenmeyecek!

Soğan ve sarımsağı unutmayın

Sarımsak ve soğanı unutmayınBalıkçıların yanında bulunan yeşillik satan dükkanlardan da roka, tere, dereotu, limon, maydanoz, kara turp, kırmızı turp, kırmızı lahana, yeşil sivri biber alın. Size bu mevsim özellikle taze soğan ve taze sarımsağı önereceğim. Hem kalorisi düşük hem de kolesterolü düşürmeye, alerjiye karşı yardımcı

Ve markettesiniz...
Markette yulaflı, tarçınlı diyet bisküvi, kepekli şekersiz bisküvi, yulaf ezmesi, az yağlı keçi sütü, light yoğurt, çökelek peyniri, tam buğday ekmeği, tam çavdar ekmeği, az yağlı süt (marketlerde de bulanan az yağlı keçi sütünü öneriyorum) elma kurusu, ceviz, fındık, kuru kayısı, şalgam suyu, maden suyu, nar ekşisi alın. Sebze reyonunda yeşil elma, limon, düşük şekerli bir meyve olan pepino, taze ananas, greyfurt, sert armut, taze zencefil kivi seçin. Sebzelerden ise ıspanak, kabak, Brüksel lahanası, brokoliyi unutmayın. Favori sebzelerimden kırmızı pancar almayı ihmal etmeyin. Hem kan yapar hem de sağlıklıdır.

İştah kapatan kokular

İştah kapatan kokularArdından bir aktara uğrayın. Toz zerdeçal, toz zencefil, kimyon, kımızı pul biberin yanı sıra tarçını hem kabuk hem de toz olarak mutlaka alışveriş sepetinize atın. Zayıflamaya yardımcı çay içinse avokado yaprağı, yeşil çay, kiraz sapı, mısır püskülü, enginar yaprağı ve hindiba almanızı öneriyorum. Aktardan küçük şişelerde yeşil elma, nane ve zerdeçal kokuları da alın. Bu üç kokunun düzenli kullanıldığında iştahı azaltmaya yardımcı etkisi var. Kuruyemişçinizden alacağınız kaliteli keçiboynuzu hem kıtır ve tatlımsı yiyecek ihtiyacınızı karşılar hem de şifalıdır. Kendi içindeki balıyla kan yapıcı bir etki yapar. Eve dönmeden kendinize koyu lacivert kahvaltı tabağı alın. Çünkü koyu lacivert renk iştahın azalmasına yardım eder.

Uz.Dr. Ender SARAÇ
Tel:212 283 10 80

Perşembe

SISMANLIGIN 8 TEMEL NEDENI DOKTOR ONERILERI ALINACAK ONLEMLER TEDBIRLER TAVSIYELER


Bu güne kadar hesap basitti: Çok fazla yemek ve az hareket etmek kocaman bir göbek demekti. Bu bilgiyi küçücük çoculların bilmesine rağmen değişen bir dünyada obezite azlmıyor aksine artıyor. Ancak; Endokroloji uzmanları şişmanlığa sebep olan yeni faktörler de keşfettiklerini de öğreniyoruz. Bilimadamları elbette ki ‘insanın yakabileceğin den fazla kalori edinmesi her zamanki gibi en büyük problemimiz’ diyor ancak, işin içinde başka faktörlerin olduğunuda belirtiyorlar.

Uyku Problemleri; yapılan araştırmalara göre bir çocuğun 12 saatlik uykudan fazla uyuması 3,5kat daha fazla şişmanlama riskine sahip olduklarını ortaya koyuyor. Bilim adamları uyku esnasında leptin hormonunun seviyesinin düşmesine bağlıyor.Uyku öncesi alınacak ılık bir duş,bir bardak sıcak süt rahatlatacağı, kronik bir uyku problemi varsa doktora danışılması öneriliyor.

Genetik Miras; açlığın sorumlusunun bazı genler olduğu düşünülüyor. Vücut ağırlığının yüzde yetmişine kadar olan kısmı genlerimize, sadece yüzde otuzluk bölününü çevre faktörüne borçluyuz. Doktorlar bu gen durumunu dengeleyecek ilaçların çıkacağı ancak beslenme alışkanlıklarımıza dikkat etmemiz gerektiğini söylüyor.

Doğum kontrol hapları dışında pek çok ilaç fazla kiloya sebep oluyor.Eğer ilaç kullanımında kilo alma gibi bir endişe varsa doktorunuza danışın.

Klimalarda;Üşüdüğümüzde ve terlediğimizde vücudumuz ısıyı ayarlamak zorunda kalıyor.Bunun içinde enerji ihtiyacı oluyor.Farklı ısı ortamında çalışmak ve yaşamak yararlı.

Evlenmek’de bilhassa erkeklrde kilo alımına sebep oluyor, çünkü genelde yaşam içerinde beslenme düzene giriyor.

Yaşa bağlı olarak 20 yaş ortasına kadar her ay 300 gr ,25-30 yaşlarında daha hızlı kilo alınıyor.Bu nedenle yaşlandıkca kas egzersizlerine önem vermeliyiz.Çünkü kas gücünü arttırmak için proteine ihtiyaç vardır.

Sigara alışkanlığı bırakıldıktan sonra da daha da kilo alımı artıyor.Çünkü nikotin iştahı kesiyor ve metebolizma çalışmasını hızlandırıyor. Uzmanlar sigarayı bırakanların bilhassa ilk 6 ay çok dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor. Sigarayı bırakıp daha az yemek ve daha çok sipor yapmak en uygunu…

Stres’le ilgili, Amerika Chicago Üniversitesinde yapılan araştırma; özellikle kadınlar stres zamanında daha çok kilo aldıkları, çünkü stres sırasında vücut kortizol denilen bir madde salgıladığı ifade ediliyor. Bu da yağ hücrelerini harete geçiriyor ve enerjinin görevini yapmasını engelliyor. Stres süresi arttıca yağ deposu rezervi de artıyor. Kişinin zaman zaman birileriyle konuşması ve yazıya dökmek için zaman ayırması gerekiyor. Boston Üniversitasinde yapılan araştırma sonucuna göre gerilimden kurtulmanın en kolay kurtulmanın yolunun üzerine gitmek olduğu belirtiliyor.

İzah etmeye özetle çalıştığım konuların bilincine vararak hareket edilirse şişmanlamaksızın ve sağlıklı yaşama adım olmuş oluruz.

Not:Moda Dergisini Ocak 2009 sayılı alıntı yazısından

Etiketler : Bilim adamları tavsiyeleri, Doktor önerileri, Şişmanlama sebepleri, şişmanlamayı azaltacak önlemler

INGILTERENIN DEMIR LEYDISININ MARGERET THATCHER'IN GIZLI DIYETI SUPER HIZLI KILO VERME FORMULU


DEMİR LEYDİ'NİN GİZLİ DİYETİ
Demir Leydi'nin gizli diyet formülü

Margaret Thatcher
"Demir Leydi" lakaplı İngiltere eski başbakanı Margaret Thatcher'a iki haftada dokuz kilo verdiren gizli diyet sonunda açıklandı.

İngiliz Daily Mail gazetesi, Margaret Thatcher'in diyet listesinin yazılı olduğu kağıdın 1979 yılına ait bir kişisel günlüğün içinde bulunduğunu bildirdi.

İşte Margaret Thatcher'e 2 haftada tam 9 kilo verdiren DİYET!

Kahvaltı: Her gün aynı. 1 greyfurt, 1 veya 2 yumurta, sade kahve veya çay.

PAZARTESİ
Ögle yemeği: 2 yumurta, greyfurt.
Akşam yemeği: 2 yumurta, karışık salata, 1 dilim kızarmış ekmek, greyfurt ve kahve.

SALI
Ögle yemeği: 2 yumurta, domates, kahve.
Akşam yemeği: Biftek, domates, salatalık, marul, zeytin, kahve.

ÇARŞAMBA
Öğle yemeği: 2 yumurta, ıspanak, kahve.
Akşam yemeği: 2 kalem kuzu pirzola, kereviz, salatalık, domates, çay.

PERŞEMBE
Öğle yemeği: 2 yumurta, ıspanak, kahve.
Akşam yemeği: 2 yumurta, süzme peynir, bir dilim kızarmış ekmek, lahana.

CUMA
Öğle yemeği: 2 yumurta, ıspanak, kahve.
Akşam yemeği: Balıklı karışık salata, kızarmış ekmek, greyfurt.

CUMARTESİ
Öğle yemeği: Yiyebildiğin kadar meyve salatası.
Akşam yemeği: Bolca biftek, kereviz, salatalık, domates, kahve.

PAZAR
Öğle yemeği: Tavuk, domates, havuç, lahana, greyfurt, kahve.
Akşam yemeği: Tavuk jambon, domates, greyfurt.

DEMİR LEYDİ'NİN GİZLİ DİYETİ

Diyet sadeceiki hafta uygulanmalıdır....

Salı

TROID HASTALIGININ BELIRTILERI ONLEMLERI VE VUCUDA ZARARLARI KILO ALIP VERMEYE ETKILERI NELERDIR?


TROİD VE KİLOLAR
Tiroid kilo verdirmiyor.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU Bir süredir ilgili ilgisiz, bilgili bilgisiz, tecrübeli tecrübesiz aklına esen herkes sağlık önerilerinde bulunmaya başladı.

Tiroid kilo verdirmiyor.Bunlardan bir kısmının iyi niyetli olduğu kesin. Bir kısmı ise torbasını doldurmak veya şöhret olmak peşinde.

Bunların bir kısmı ot-çöp ya da alet-edevat tüccarlığı da yapan sözde uzmanlar. Önerilerinin zararlı olabileceğinden endişe eder, uyanık ve dikkatli olmanızı tavsiye ederim.

Beş yıla yakın bir süre size, ‘İyi hayatın bedensel ve ruhsal sağlıkla ilgili yanlarına dair’ bazı bilgiler aktarmaya çalışıyorum. ‘Şöyle yiyin, böyle uyuyun, şu kadar yürüyün, stresle mücadele için şunları deneyin’ gibi bazen kısa, bazen uzun, bazen pahalı, bazen ucuz, bazen kolay, bazen zor önerilerde bulunuyorum. Bildiklerimi aktarırken bir şeye hep dikkat ettim: Dozu ve kıvamı kaçırmamak. Sizi asla korkutmamak ve yanıltmamak.

.....
Ama son zamanlarda dikkatimi çeken iki-üç nokta var ki bunlar beni biraz kaygılandırıyor: Bazı gelişmeler bir şeylerin yanlış gittiğini, yanlış bir yola girildiğini düşündürüyor. İnşallah yanılıyorumdur.

Yanlış bilgi zararlı

Kafamı karıştıran noktalardan biri ilgili ilgisiz bilgili bilgisiz tecrübeli tecrübesiz aklına esen herkesin sağlık önerilerinde bulunmaya başlaması. Bunlardan bir kısmının iyi niyetli olduğu kesin. Bir kısmı ise torbasını doldurmak veya şöhret olmak peşinde. Akla hayale gelmez tavsiye eder, akıl dışı önerilerle, hatta bazen dini duyguları da alet ederek aslı astarı olmayan yöntemlerden bahsedip sağlığınıza zarar verebilecek önerilerde bulunuyorlar. Bunların bir kısmı ot-çöp ya da alet-edevat tüccarlığı da yapan sözde uzmanlar. Önerilerinin zararlı olabileceğinden endişe eder, uyanık ve dikkatli olmanızı tavsiye ederim.

İkinci nokta birinciden daha da önemli. Sağlık-hastalık konuları böyle çok sık konuşulunca halkta gereksiz bir ‘sağlıklı olma stresi,’ ‘hastalık korkusu’ başladı. ‘Lezzetin, tadın, keyfin’ önemi bir kenara bırakıldı. Her şey sadece ‘sağlıklı olma’ iddiası ile değerlendirilir oldu. Ortaya çıkan bilgi kirliliği sağlıklı insanlarda bile, ‘Acaba bu hastalık bende de mi var’ gibi tereddütlere yol açmaya başladı. Sağlıklı yaşam konusunda dayatılanlar, anne-babaları, öğretmenleri, hatta yetişkin insanları bile strese soktu. ‘Acaba yeteri kadar uyuyor muyum, Yediğim şeylere sakın kanserojen bir şeyler bulaşmış olmasın, yeteri kadar sağlıklı beslenebiliyor muyum’ gibi sorular çoğu insanı hastalık hastası ve biraz da obsesif yaptı. Çoğu anne çocuğunun gelişiminden kuşku duyuyor. Basit sağlık sorunlarında bile aşırı bir telaşa kapılıyor.

Ne yapmalı
Kısacası yaratılan bilgi kirliliği ve bilgi bombardımanının kendisi sağlık için tehlikeli ve zararlı bir faktör haline geliyor. Anlatmak istediğim şey şu: Duyduğunuz, okuduğunuz her bilgiye hemen inanmayın. Birkaç kaynaktan daha teyit etmeden bu tür ‘yeni ve iddialı’ bilgileri hemen kullanmayın. Yeni bir ürünü biraz denenmeden satın almayın. Duyduğunuz şeylerin henüz yeteri kadar denenmemiş, onaylanmamış, hatta art niyetli olabileceğini unutmayın. Ve bu arada hayatın her alanında olduğu gibi sağlığınız konusunda da biraz esnek, azıcık hoşgörülü olun. Sağlıklı biri olma, uzun yaşama, hastalanmama iddialarını abartmayın. Yoksa bedensel sağlığa odaklanacağım derken ruh sağlığınızdan olabilirsiniz.

Tiroidiniz tembelse işiniz gerçekten zor

AKLINIZDA OLSUN- Genç kız ve kadınlarda ergenlik dönemine geçiş, gebelik ve gebelik sonrası dönem, menopoz başlangıcı veya ameliyat sonrası dönemler veya ruhsal travmalar, akut anksiyete atakları, depresyon, panik bozukluk gibi ruhsal hastalıklarda bağışıklık sistemi de durumdan etkileniyor. Bağışıklık cevapları sapıtıyor, (özellikle genetik bir eğilim de varsa) acayipleşiyor. Anormal bağışıklık yanıtları ortaya çıkıyor. Bu gelişmeler tiroid bezine hasar verebiliyor. Bu hasarın ağrısı, sızısı, ateşi veya başka bir sıkıntısı da olmuyor. Sonuçta gözden kolayca kaçıyor. Tiroid yetmezliği oluşsa bile çoğu zaman çok geç bir aşamada fark ediliyor.

Bu nedenle tiroid hormonlarının üretiminin azaldığına işaret eden belirtilerin iyi bilinmesi gerekiyor.

Bu belirtilerin en önemlileri şunlar:

* Birdenbire başlayan ve şiddeti kabızlık,
* Saç dökülmesi, kırılması, ince ve kalitesiz, canlılığını kaybetmiş bir saç gelişimi,
* Sürekli üşüme,
* Kilo almada ve vermede zorlanma,
* Ciltte solukluk, özellikle ayak ve yüzde soluk-mumsu bir cilt yapısının ortaya çıkması
* Varlığını her gün biraz daha hissettiren yorgunluk hali
* Âdet düzensizlikleri, periyot süresinin kısalması, seyrek adet görmeye başlamak
* Cinsel istekte azalma
* Uzun uykulardan bile yorgun uyanmak
* Depresyonla karıştırılacak düzeyde bir bitkinlik, halsizlik, yorgunluk, isteksizlik durumu
* Unutkanlık yakınmasının başlaması
* Varlığını her gün biraz daha hissettiren kas ve eklem ağrıları.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 236 73 00 Faks:(212) 236 57 75

Cuma

SUNA DUMANKAYA'DAN CILT LEKELERI CILLER ICIN SON KOZMIK ONERILER TAVSIYELER COZUM YOLLARI TEDAVILERI BITKISEL KURLER


Cildinizdeki lekeler için önerilerim

Cildimizde oluşan lekeler ve değişikliklerin yüzde 90'ı güneşin eseridir
Hava kirliği,dengesiz beslenme,alkol,stres,uykusuzluk, zamansız yıpranmaya neden oluyor.

Doğayı yaşamı güneşe borçlu olabiliriz, ozon tabakası artık bozulmuştur dikkat etmemiz şarttır. Kış olsa da fark etmez.

Sabah güneşini 10:00'a kadar alın 10:00 -14:00 saatleri arasında güneş dik ve çok etkilidir.Bu ışınlar yaz aylarında cildimizde lekeler oluşturu ve cildin erken erken yaşlanmasına neden olur.
Mutlaka 30 faktorlü ya da cilt tipinize göre daha yüksek faktörlü güneş koruyucuları kullanmak lazım.

Yapay solaryumlar da zararlıdır dermatoloji uzmanları önermiyor.

Hamilere tek önerim bitkisel koruyucular kullansınlar gün ortasında sokağa çıkılmasın Hamileler yaz aylarında pamuklu bol kıyafetler giyip şapka takarlarsa iyi olur.

Sizlere önereceğim birkaç doğal tarifimle cildinizdeki lekelerden kurturlmanız mümkün.

Cildinizdeki lekeler için;

Bir tatlı kaşığı süzme yoğurt ve bir çay kaşığı kabartama tozunu karıştırarak temiz cilde sürün. Cildinize hemen nüfuz eder. Tekrar sürüp 40 dakika bekletin ve ovarak çıkarın. Haftada bir kez uygulayın lekeler yavaşça açılır. Geceleri de lekelerinize limon suyu sürerek yatın.

Güneş lekeleri için;

Güneş lekeleri için, iki günde bir, gece yatmadan önce , 2 çay kaşığı elma sirkesi, 1 çay kaşığı limon suyu ve 1 çay kaşığı suyu karıştırıp, bununla lekeli bölgeleri silin.


Cildinizdeki renk bozukluğunu düzeltmek için doğal tarif;

Bir tatlı kaşığı gece kremi, 4 adet taze üzüm suyu, bir çay kaşığı balı karıştırıp yatmadan 2 saat önce sürün dekoltenize kadar tüm cildinize sürün.Cildiniz karışımı emecektir. Yüzünüzü yıkamadan yatın. Bu kürü her akşam yaptığınızda cildinizdeki renk bozukluğu düzelecek, cildiniz nemlenecektir.


Ellerdeki lekelere doğal destek;

bir çorba kaşığı limon suyu
bir çorba kaşığı greyfurt suyu
bir çorba kaşığı üzüm çekirdeği yağı
bir tatlı kaşığı soya yağı
bir çorba kaşığı pudra karıştırın günde iki kez sürün

Perşembe

AHMET MARANKI VE ENDER SARAC'TAN KURU KABAK PATLICAN BIBER SARMASI DOLMASI NASIL YAPILIR YAPILISI TARIFI MALZEMELERI ICERIGI



MALZEMELER

* 2 dizi kabak ve patlıcan kurusu
* 1 dizi biber kurusu
* 1/2 çay bardağı düğü( ince bulgur)
* 1 kg orta yağlı kıyma
* 1 çay bardağı pirinç
* 1 yemek kaşığı domates salçası ve ya 2 domates ( ince doğranmış )
* 1 kahve fincanı su
* 2 yemek kaşığı sade yağı (tereyağı)
* 2 baş soğan
* 1 tatlı kaşığı tuz
* 1 tatlı kaşığı karabiber
* 1 tatlı kaşığı kırmızıbiber
* 1 limon suyu
* 2 bardak et suyu

HAZIRLANIŞI

Kuru kabak, patlıcan, biber geceden ıslatılır. Sıcak suda haşlanır.Hazırlanan iç (yaprak sarmasında tarit edilen iç gibi hazırlanır) Kabak veya patlıcan dilimlerine teker uzunlamasına konup rulo şeklinde sarılır. Biberler doldurulur. Yapılan rulolar derin kenarlı bir kaba yan yana dizilir. Bir yemek kaşığı salça, iki yemek kaşığı tereyağında kızartılıp iki bardak et suyu ilave edilir. Kabakların ve patlıcanların üzerine dökülüp 40 dakika pişirilir. Yoğurtla servis yapılır.

AFİYET OLSUN…

Etiketler : Ahmet Marankiden kabak-biber ve patlıcan sarma yapılışı, Kabak-patlıcan ve biber sarma malzemeleri, Kuru kabak-Biber-patlıcan sarma yemeği tarifi, Oktay Ustadan sarma yemeği tarifi

Çarşamba

2010'DA BURCLARA GORE ZAYIFLAMA METODLARI YOLLARI TEKNIKLERI COZUMLERI NURAY SAYARI KEMAL MILAR REZZAN KIRAZ HANDE KAZANOVA AHMET MARANKI AHMET SARAC ORTAK ONGORULERI YORUMLARI



KOÇ (21 Mart - 20 Nisan):
Abur cubur yemeye son derece meraklısınız. Bu nedenle sizin için tehlike çanları çalıyor. Tuz ve alkolden uzak durarak bunun yerine bol bol su için. Domates, patates, soğan, kuru fasulye, mercimek, karnıbahar, marul, yeşil salata, ıspanak, turp, pirinç, zeytin, elma, balkabağı, ceviz gibi besinler haftalık beslenmenize mutlaka eklenmesi gerekli yiyeceklerdir. Sizin için gerekli olan tatlılar! Kayısı gibi fazla şeker içermeyen tatlılar olmalıdır.


BOĞA (21 Nisan - 21 Mayıs):
Yemek için yaşayanlardansınız. Fakat unutmayın ileride bu kilolar başınıza bela olur. karbonhidratlardan kaçının. Aksi takdirde tombul bir kişi olursunuz. Sindirim güçlüğü çekebilirsiniz. Düşük nişasta, yağ ve şeker içeren bir diyet, beslenme hayatınızın gerekli bir parçası olmalıdır. Doğal iyot içeren besinler, balık ve deniz mahsulleri, yumurta, karaciğer, böbrek, buğday, ıspanak, pancar, taze meyve ve yeşil salata besin listenizde daima yer almalıdır. Ayrıca su içmek de hayatınızın vazgeçilmez bir parçası olmalı.



İKİZLER (22 Mayıs - 21 Haziran):
Yemek yerken o kadar acele hareket ediyorsunuz ki artık bu durum sizin sağlığınızı etkiler hale gelmiş. Yemekleri çok çiğnemeden yutmayın. Az ama sık yemeyi prensip haline getirin. İkizler kemiklerinin sağlıklı olmasını istiyorsa sağlıklı beslenmelidir. İkizler de kan pıhtılaşması çok sık görülür. Balık, tereyağı ve köy peyniri, havuç, portakal, greyfurt, şeftali, erik, üzüm suyu, kuru üzüm ve badem beslenme listenizde vazgeçilmez besinler olmalıdır. Sakinleşmeniz ve huzurlu olmanız için de şifalı bitkiler ve kafeinsiz çaylar tam size göre.



YENGEÇ (22 Haziran - 23 Temmuz):
Duygusal olmanız sizin beslenme alışkanlıklarınızı da etkiliyor. Üzüldükçe böreklere, keklere, dondurma ve şekerlemelere sarılıyorsunuz. Halbuki yengeçler, nişastalı yiyeceklerden, şeker, tuz ve baharatlardan uzak durmalıdır. Çünkü mideleri çok hassastır. Vücudunuz kalsiyuma fazlaca ihtiyaç duyar. Düşük yağ içeren süt, peynir ve yoğurt, kıvırcık lahana, domates, salata ve marul, bol miktarda taze sebze ve yağsız protein, sizin cilt ve mide sağlığınız açısından iyi olup, kilonuzu daha rahat kontrol altına almanızı sağlar. İncelmek için öncelikle kendinizle hesaplaşmalısınız.


ASLAN (24 Temmuz - 23 Ağustos):
Yemek sizin için adeta bir zevk haline gelmiş. Güzel lokantalar, nefis yemekler her zaman hayalinizi süslüyor. Vücudunuza önem verdiğiniz için diyet yapmakta son derece başarılısınız. İradeniz harika! kan dolaşımınızın düzenli olması için; sığır, kuzu ve kümes hayvanları eti, karaciğer, çiğ yumurta sarısı, kereviz, elma, incir, şeftali, limon ve badem sizin için idealdir. Porsiyonlarınızı yüzde 50 azaltmanız önerilir.



BAŞAK (24 Ağustos - 23 Eylül):
Şekerleme deyince siz akla geliyorsunuz. Özellikle de çikolata hayatınızın vazgeçilmezleri arasında yer alır. Ancak bu yiyeceklerden uzak durmalısınız çünkü kalbinizde problem yaratabilir. Tuz, buğday, çavdar, yağsız sığır ve kuzu eti, peynir, zeytin, portakal, limon, kavun, elma, armut sizin ideal yiyeceklerinizdir. Kavun, elma, armut kısmen cildinizi temizlemek ve saçlarınıza bakım sağlamak için yardımcı olur. Elma ise kurtarıcınızdır.



TERAZİ (24 Eylül - 22 Ekim):
Terazi böbrekleri, sırtın alt kısmını, temsil eder. Bezelye, mısır, havuç, ıspanak, buğday, yulaf unu, elma, çilek, badem ve kuru üzüm hep elinizin altında olmalıdır. böbrekleriniz için çok fazla asitli içeceklerden uzak durmalısınız. İncecik ve zarif bir beden için; ince dilimler faydalı olacaktır.



AKREP (23 Ekim - 22 Kasım):
Burcunuz üretim organlarını temsil eder. Solunum yolları problemleri yaşayabilirsiniz. Tahıllardan yapılmış ekmekler, balık ve deniz ürünleri, yeşil salata, soğan, kırmızı turp, taze meyve ve sebzeler içeren bir diyet tam size göredir. Doğru beslenme gerginliğinizi alıp götürür.



YAY (23 Kasım - 20 Aralık):
Burcunuz kalçalar, bacak üstleri ve karaciğeri temsil eder. Doğal beslenmek için kabuklu meyveler ve sebzeleri tercih edin. Bolca çiğ sebze, yeşil biber, patates, incir, kuru erik, çilek, elma, armut, ve taneli tahılları yemeniz önerilir.


OĞLAK (21 Aralık - 18 Ocak):
Çalışkan bir yapınız var ve çalışırken de farkında olmadam öğün atlıyorsunuz. Oysa bu sizin için çok zararlı. Vücudunuzun vitamin ve minerallerden oluşan geniş bir besin karışımına ihtiyacı var. Burcunuz , dizleri, dişleri, kulakları ve deriyi temsil eder. Lahana, kereviz, yağsız etler, limon, portakal, inek sütü, her türlü peynir, balık, yumurta sarısı, buğday ve incirle aranızın çok iyi olması gerekir. Kayısı, badem yiyerek kuru ve alerjik eğilimli cildinizi canlandırın. Cildinizi sigara ve sigara dumanından uzak tutarak korumaya çalışın.



KOVA (19 Ocak - 20 Şubat):
Vücudunuzun sürekli C vitaminine ihtiyacı var. Yemek tarzınız yenilikçi. Bu nedenle değişik lezzetler tatmayı seviyorsunuz. Burcunuz el ve ayak bilekleriyle baldırları ve dokuları temsil eder. Vücudunuz sofra tuzuna çok ihtiyaç duyar. Bu ihtiyacı sofra tuzundan değil, bu maddeyi barındıran besinlerden almanız en mantıklısıdır. Çok fazla tuz aldığınızda zayıf bir kan dolaşımına, gereğinden fazla şişkin bir vücuda ve karaciğer rahatsızlıklarına açıksınız demektir. Deniz ürünleri, brokoli, havuç, turp, balkabağı, ıspanak, elma, şeftali, limon, portakal, greyfurt, nar ve ananas sizin için doğal tuz bakımından ideal besinlerdir.


BALIK (20 Şubat - 21 Mart):
Katı ve sıkıcı diyetler size göre değil. Yüksek proteinli, düşük yağ ve şeker içeren diyet uyguladığınız zaman kendinizi çok daha iyi hissedersiniz. Burcunuz ayaklar ile duyma, işitme, dokunma ve tatmayı temsil eder. Demir vücudunuzun başlıca ihtiyacıdır. Demir eksikliği, anemi ve düşük tansiyona sebep olur. Diyetlerinizde zengin demir içeren karaciğer, yağsız sığır eti, kuzu eti, yumurta sarısı, beyin, midye, ıspanak, soğan, arpa, marul, buğday ekmeği, kuru fasulye, elma, üzüm, limon, portakal, şeftali, hurma, kuru erik ve üzüm yer almalıdır. Maydanoz da bu listeye eklenebilir.


Etiketler: mahmure, diet, burç, diyet, zayıflamak, kilo verme, astroloji, burçlara göre diyet

Pazartesi

AHMET MARANKIDEN BIBERLI ETLI DIYET SEBZE YEMEGI TARIFI YAPILISI MALZEMELERI



MALZEMELER

* 50 gr et
* 1/2 patates
* 1/4 kabak
* 1/4 enginar
* 1/4 domates
* 1/4 kaypa biber
* 1 tatlı kaşığı mısır(haşlanmış)
* 1 çay kaşığı bulgur
* 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
* tuz az

YAPILIŞI

Bütün malzemeler kare şeklinde doğranıp,bir tencereye konur.1 bardak su ilave edilip 18-20 dakika pişirilip,yağ ilave edilerek çocuğunuza yedirilir.

AFİYET OLSUN…

Ahmet Maranki bebe yemeği malzemeleri, Ahmet Maranki Etli Sebze yemeği Yapılışı, Etli sebze yemeği yapılışı, Oktay Ustadan Bebekyemekleri tarifi

AHMET MARANKI DIYET SEBZE CORBASI YAPILISI TARIFI MALZEMELERI



MALZEMELERİ

* 2 adet havuç
* 1 adet patates
* 1 çay kaşığı irmik
* 1 çay kaşığı tereyağı veya zeytinyağı
* 1 su bardağı suYAPILIŞI

Havuç, patates ve su düdüklü tencereye konulup, yaklaşık 15-18 dakikaq haşlanır. Daha sonra içine irmik ve tereyağı ilave edilerek püre haline getirilir. 2-3 dakika kaynatılan çorba kullanıma hazır hale getirilir.

Not:Bu mama için hergün değişik miktarlarda 1. gün 1/2 domates,2.gün 1/2 enginar, 3.gün domates, 4.gün kereviz,5.gün 4 dal maydanoz,6.gün2 dal ıspanak uygulanabilir.Sebzeler sirkeli suda en az 15 dakika bekletilmelidir.

AFİYET OLSUN…

REDUCTIL ZAYIFLAMA ILACI SONUNDA YASAKLANDI ZARARLARI YAN ETKILERI BELIRTILERI



REDUCTİL YAZIFLAMA İLACI YASAKLANDI

Zayıflama ilacı Reductil'in lisansı iptal edildi

REDUCTİL Avrupa'da yasaklandı ama Türkiye'de satışı halen serbest!...

Avrupa İlaç Kurumu 'Ölümcül olmayan kalp krizi ve inme riski olduğu' gerekçesiyle zayıflama ilacı Reductil'in lisansını iptal etti

Avrupa İlaç Kurumu (EMA) yaygın kullanılan zayıflama ilacı Reductil’in lisansının iptal edildiğini açıkladı. Kurum, ilacın obez insanların sağlığını olumsuz etkileyebileceğini düşünüyor ancak yan etkilerin ölümcül olmadığını da ekliyor. Karar, uluslararası klinik bir deneyin incelenmesinin ardından geldi. Deney, ilacın temel içeriği sibutraminin kalp problemlerini artırdığını ortaya çıkardı. Türkiye’de bir dönem çok tartışılıp satışı durdurulan zayıflama ürünü Lida’da da bulunan bu içerik, kullanıcının beyninde ‘tokluk’ hissi yaratacak şekilde etki yaparak kişinin yüzde 20 az yemesini sağlıyor. Araştırmacılar “Deliller ürünün ölümcül olmayan kalp krizi ve inme riskine neden olduğu yönünde” diyor. Kurumun ele aldığı deney kapsamında 10 bin hasta altı yıl gözlendi, yüzde 16 oranında kalp krizi ve inme riski görüldü.

Reductil Yasaklandı
İlacın üreticisi Abbott’un Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü Dennis Derofe, kurumun sibutramin içeren tüm anti-obezite ilaçlarının pazarlama ruhsatlarının askıya alınmasını önerdiğini, AB dışındaki ülkelerde satışı devam etmekte olan sibutraminin prospektüsündeki uyarılar doğrultusunda kullanılması gerektiğini belirtiyor. Firma, konuya ilişkin kararın kendilerince Türkiye’deki ilgili sağlık otoritelerine iletildiğini de kaydediyor. Ancak Reductil’in Türkiye satışı hakkında henüz resmi kaynaklardan yapılmış bir açıklama bulunmuyor.

Cuma

KAHVE GERCEKTEN ZARARLI MI SELULIT YAPAR MI?ONERILER YORUMLAR



Kahve Selülüt Yapar mı?

Selülüte neden sırf kahve değildir. Her zararlı içecek vucuda bir çok etki yapar, alkol mesela vücuda ve cilde çok zarar verir. Bunun yanında kahvenin selülüt yaptığı mantığı çok saçmadır. Kimyasal araştırmalar sonucunda kahve selülüt yapar mı sorusuna kesin bir cevap bulunamamıştır. Siz olur mu, acaba gibi kavramlar yüzünden kahve zevkinizden olmayın ayrıca yararlarını düşünün…

Salı

DAİLY MİCROFOLİANT DERMALOGİCA PEELİNG'DE YENİ BOYUT KULLANILIŞI FİYATI


DAİLY MİCROFOLİANT - DERMALOGİCA
Daily Microfoliant
Dermalogica penceresinden “peeling” e farklı bir bakış

Dermalogica, aktif pirinç özleri içeren eksfoliantı Daily Microfoliant ile fark yaratıyor. Her gün kullanılabilecek kadar hassas olan bu eksfoliantın cildinizde yapacağı değişiklikleri gözlemlemeye hazırlanın!

Daily MicrofoliantDoğru cilt bakımının sağlıklı yaşamın en önemli bileşenlerinden biri olduğuna inanan Dermalogica’nın her gün kullanılabilecek kadar ince dokulu doğal bir peeling ürünü olan Daily Microfoliant, cilde uygulandığında mikro düzeyde eksfoliasyon gerçekleştirerek ciltte gözle görülür bir şekilde daha yumuşak, daha parlak bir görünüm sağlıyor.
Formülündeki ayı üzümü, meyankökü, greyfurt ve aspergillus ile ciltteki lekelenme ve ton farklılıklarının dengelenmesine yardımcı olan Daily Microfoliant, pirinç kepeği özlerinden oluşan aktif içeriğiyle ölü derinin atılıp cildin yenilenmesine yardımcı oluyor. İçeriğindeki yulaf, gingko ve yeşil çay karışımı ise cildi rahatlatıyor.

Kullanımı :
Daily Microfoliant hergün temizleyici sonrası (ikinci temizlemeden sonra) kullanılabilir. Kuru toz halinde olan Daily Microfoliant avuç içinde su ile karıştırılır; tanecikler tamamen erir ve toz hafif köpüklü bir kıvama getirilir. Dairesel hareketlerle, bir dakika süreyle nazikçe masaj yapılarak cilde uygulanır ve ciltten durulanır.

Fiyatı: 150,00 TL - 75 gr

Pazar

KIRMIZI PANCAR SUYUNUN FAYDALARI YARARLARI ETKILERI HAZIRLANISI YAPILISI





Kırmızı Pancarın Faydaları:Saç dökülmeleri, sedef hastalığı, egzama hastalığı, ürtiker, kurdeşen, vücut kaşıntıları ve karaciğer hastalıklarına faydalıdır. Cildi güzelleştirir.

Yapılan bir araştırmada günde bir bardak kırmızı pancar suyunun 24 saat boyunca tansiyonu düzenlediği belirlendi.”Araştırmada bir bardak kırmızı pancar suyunu içen gönüllülerin yüksek olan tansiyonunun bir saat sonra düştüğü tespit edilmiştir. Kırmızı pancar suyunun kan basıncını düşürücü etkisinin 3-4 saat içinde zirveye çıktığı ve 24 saat boyunca devam ettiği gözlenmiştir”.Hipertansiyon hastaları mutlaka günde 1 bardak içmelidir.[kynk]
Kırmızı Pancar Suyu Nasıl Hazırlanır?
Kırmızı pancarı, 1 gece önceden, sirkeli suya koyup, bekletin. Sabah, pancarı kaynar suya koyarak, 3 dak kaynatın. Bir süre demlendirdikten sonra, suyunu süzün ve cam bir kavanoza koyun. Bu suyu 3 hafta boyunca, günde 3 kez aç karnına için…

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails
 
 
 
 
Copyright © Haber Keyfim