Gıda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gıda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı

EMZIRME DONEMINDE BESLENME PROGRAMI NASIL OLMALIDIR NELERE DIKKAT EDILMELIDIR ORNEK BESLENME ONERILERI TAVSIYELERI


Emzirme Dönemi Örnek Beslenme Programı

Kahvaltı
1 su bardağı süt (kalsiyumla zenginleştirilmiş)
1 yumurta + 30 gr. peynir
1 yemek kaşığı pekmez- bal veya reçel
2 ince dilim ekmek
1 adet meyve, 1 havuç veya domates

Ara öğün
1 adet meyve veya komposto, taze sıkılmış şekerli meyve suyu

Öğle- *Akşam
4-6 yemek kaşığı sebzeli et yemeği (tavuk-balık-dana eti)
1 porsiyon pilav veya makarna
1 kase yoğurt veya 1 su bardağı ayran
Mevsim salatası (zeytinyağlı)
1-2 dilim ekmek
1 adet meyve

Ara öğün
30 gr. Peynir, ekmek, domates ve 1 adet meyve, bitki çayları (papatya, ıhlamur, ada çayı) 1 tatlı kaşığı mevsim reçeli

Yatarken:
1 su bardak süt veya sütlü tatlı
* aksam yemeklerinde çorba yenilebilir. Yemek aralarında ıhlamur, nane, papatya gibi bitki çayları, limonata, taze meyve suları içilebilir.

Çarşamba

DIYET YAPAYIM DERKEN KILO ALMAYIN


DİYET GAZİSİ OLMAYIN
Diyet gazisi olmayın.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU - Kilo vermek için bir diyete başlamak çok önemli bir karar. Çünkü her diyet sağlığa ciddi bir müdahale. Bilgi, ilgi, dikkat, doğru bir plan ve bilinçli bir takip ister.

Eğer diyet yaparken bedeninize doğru mesajlar vermiyor, doğru talimatlar gönderemiyorsanız kısa bir süre sonra metabolizmanız bozulur. Hormonal sistemleriniz iflas etmese de şaşırmaya başlar. Özellikle bilimsel dayanağı olmayan “popüler, moda ve absürt diyetler”in çoğu pek çok insanın diyet gazisi olmalarına, sağlıklarını kaybedip hastalanmalarına, psikolojilerini bozmalarına ve sonra da verdiklerinden çok daha fazla kilo kazanmalarına yol açar.

BEDEN KULLANIM KILAVUZU

Her bedenin kendine özel bir kullanım kılavuzu var. Neyi, ne zaman, ne kadar, ne sıklıkta, hangi yiyecekle birlikte yiyip içeceğiniz, ne kadar kaloriye ihtiyaç duyduğunuz, öğünlerinizin yapısı, öğün aralıklarınızın sıklığı, ara öğün kalorilerinizin miktarı hepimiz için farklı. Özellikle genetik olarak insülin direnci geliştirmeye hazır olan birinin glisemik yüke dikkat etmeden bol karbonhidratlı, özellikle bol şekerli, unlu, nişastalı ve/veya yüksek kalorili beslenmesi önce insülin direncine, sonra kilo sorunu, sonra da şeker hastalığına sebep olur. Kullanım kılavuzunda kolesterol problemi bulunan birinde yüksek proteinli “Atkins diyeti” çok geçmeden koroner damarlarda tıkanıklıklar yapar, felç olasılığına yol açar.

Genetik yapınıza, genetik potansiyelinize, sağlık sorunlarınıza, kişisel yapınıza uygun beslenme planlarıyla yola çıkmazsanız diyet yapmanın bir süre sonra sağlığı bozmakla eş anlamlı olabildiğini unutmayın. Ayrıca kilolu olmanızın hormonal ya da tıbbi nedenlerini olabileceğini de aklınızdan çıkarmayın. Böyle bir durumda gerçek nedeni bulana kadar hiçbir diyet ve egzersiz önerisine kulak asmayın. Bozulan metabolizmanızı düzeltmek, durma noktasına gelen metabolik hızınızı tekrar harekete geçirmek ancak genetik yapınızın anlaşılması, metabolizmanızın araştırılması, hormonal ve tıbbi nedenlerin değerlendirilmesi, teşhis ve tedavi edilmesinden ve bunlara uygun bir beslenme-aktivite planı oluşturulmasından sonra mümkün olabilecektir.

İYİ VE KÖTÜ KARBONHİDRATLAR

Karbonhidrat grubu yiyecekler en çok tüketilen yiyecekler. Bu grupta tahıllar, bakliyat grubu besinler, sebze ve meyveler var ve bunlar beslenmemizin temel direği. Karbonhidratlar olmazsa sağlığımızı korumanın zorlaşacağı kesin. Son yıllarda yaşanan karbonhidrat düşmanlığının yanlış olduğu da... Sorun tahıl, bakliyat, sebze, meyvelerde değil, “beyaz tehlike” diye tanımlanan problemli karbonhidratları (un, şeker) fazla ve sık tüketmekten kaynaklanıyor. Eğer beslenme sisteminizde beyaz un, şeker ve bunlardan üretilen ekmek, makarna, beyaz pirinç pilavı, pizza, açma, börek, poğaça, çörekler, bisküvi, grissini, cips veya şekerlemeler, gazlı kolalı içecekler fazlaysa bir süre sonra kilo almaya, kan şekerinizi dengelemede zorlanmaya ve şeker, tansiyon ve kalp hastası olmaya adaysınız denilebilir. Karbonhidrat kaynağı olarak tam tahılları (köy ekmeği, bulgur pilavı gibi), baklagilleri (kuru fasulye, nohut), kabuklu yemişleri (fındık, ceviz, badem) veya yağlı tohumları (kabak çekirdeği, ayçiçeği çekirdeği) kullanır ve bunları kalori dengesine dikkat ederek yeteri kadar yerseniz ciddi bir sorun yaşamayacağınızdan emin olabilirsiniz.

POSA-KİLO İLİŞKİSİ

Beslenme listenizde yer alan karbonhidratların glisemik yükünü, yani kilo yapıcı etkilerini azaltmak istiyorsanız bunun en etkili yollarından biri daha fazla lif-posa tüketmeniz. Günlük posa kazanımınız arttıkça yalnız kilo vermeniz kolaylaşmaz, kanda şeker, kolesterol, trigliserid seviyeleriniz daha kolay dengelenir. Fazla posalı beslenmenin özellikle kolon kanseri için de ciddi bir koruma sağladığı da biliniyor. Bunun nedeni posalı yiyeceklerin içindeki liflerin bağırsaklarda yağ ve şekeri emen bir sünger gibi davranması, ayrıca bağırsak duvarını kaplayarak yiyeceklerin içindeki yağ ve şekerin daha az emilmesini sağlaması. Prensip olarak posa-lif herhangi bir yemeğin glisemik yükünü azaltmanın en kolay yoludur. Kuru fasulyenin makarnadan, bulgurun pirinç pilavından daha az kilo kazanımına yol açmasının sebebi düşük glisemik indeksi ve bunun nedeni de kuru fasulye ve bulgurdaki yüksek posa içeriği. Yulaf kepeği, öğütülmüş keten tohumu eklenmiş salata veya yoğurtlar, bol salatalık eklenmiş cacık, her öğünde bol salata çeşitleri, yemeğe bol sebzeli az yağlı bir çorbayle başlamak, ara öğünlerde şeker oranı düşük meyveler ya da sebze parçaları atıştırmak günlük posa tüketiminizi arttırmanın en kolay yolları.

İNSÜLİN DİRENCİ NASIL OLUŞUYOR?

Kötü karbonhidratları (özellikle beyaz tehlike gurubunda yer alan unlu, şekerli besinleri) fazla tüketirseniz, özellikle de şekerli yiyecekleri çok abartırsanız kanınızdaki insülin seviyesi çok yükselir. Özellikle çabuk emilen şekerler için bu tehlike her zaman vardır. Kanınızda dolaşan insülin miktarı çok artınca hücreleriniz zamanla insüline direnç göstermeye, yanıt vermemeye başlar. Bu durum “insülin direnci” olarak bilinir. Bu soruna yakalananlar aynı işi yapmak için giderek daha fazla insüline ihtiyaç duyarlar. Bundan sonrası artık “uyuşturucu bağımlılığı ” gibidir. Giderek bedeniniz daha da fazla insüline ihtiyaç duymaya başlar. İnsülin seviyeniz arttıkça vücudunuz (özellikle göbek, bel, kalçanız) yağlanır, kilo alırsınız. Bu kısır döngü sürer, gider. Zamanla önce “erken diyabet ”, sonra da “şeker hastalığı ” ile sonuçlanır. İnsülin direncinin kalp hastalığına yakalanma, felç geçirme, bellek kaybı ile karşılaşma, hatta kansere yakalanma açısından da önemli riskler oluşturduğu biliniyor. Kısacası bedeniniz şekerle boğulduğunda kanınızdaki insülin seviyesi zirve yapıyor. Bu insülin banyoları bir süre sonra insülin direncine kilo kazanımına ve şeker hastalığına sebep oluyor. Bu kötü gidişi önlemenin iki temel anahtarı var.
Bir: Gereğinden çok karbonhidrat tüketmemek.
İki: Glisemik indeksi yüksek olan beyaz tehlikelerden (un, şeker, nişasta) uzak durmak!

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 236 73 00 Faks:(212) 236 57 75

Pazar

KIRMIZI PANCAR SUYUNUN FAYDALARI YARARLARI ETKILERI HAZIRLANISI YAPILISI





Kırmızı Pancarın Faydaları:Saç dökülmeleri, sedef hastalığı, egzama hastalığı, ürtiker, kurdeşen, vücut kaşıntıları ve karaciğer hastalıklarına faydalıdır. Cildi güzelleştirir.

Yapılan bir araştırmada günde bir bardak kırmızı pancar suyunun 24 saat boyunca tansiyonu düzenlediği belirlendi.”Araştırmada bir bardak kırmızı pancar suyunu içen gönüllülerin yüksek olan tansiyonunun bir saat sonra düştüğü tespit edilmiştir. Kırmızı pancar suyunun kan basıncını düşürücü etkisinin 3-4 saat içinde zirveye çıktığı ve 24 saat boyunca devam ettiği gözlenmiştir”.Hipertansiyon hastaları mutlaka günde 1 bardak içmelidir.[kynk]
Kırmızı Pancar Suyu Nasıl Hazırlanır?
Kırmızı pancarı, 1 gece önceden, sirkeli suya koyup, bekletin. Sabah, pancarı kaynar suya koyarak, 3 dak kaynatın. Bir süre demlendirdikten sonra, suyunu süzün ve cam bir kavanoza koyun. Bu suyu 3 hafta boyunca, günde 3 kez aç karnına için…

ET ALIRKEN DIKKAT EDILMESI GEREKENLER NASIL ALMALIYIZ NELERE DIKKAT ETMELIYIZ SECIMI NASIL OLMALI



Et alırken nelere dikkat etmek gerekir?

Tencere yemeklerinden güvece, Adana kebabından külbastıya, kaburga dolmasından tandır kebabına kadar yapılacak tüm yemeklerin ağız tadıyla tüketilebilmesi için kullanılacak etin seçimi de özen istiyor.

Adana Ticaret Odasının (ATO) "gerçek lezzet ve özellikleriyle gelecek kuşaklara aktarılması" amacıyla tescil ettirdiği "Adana Kebabı"nın usta eğitimi için düzenlenen kurslarda usta öğreticilik yapan Cevdet Menekşe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, türüne göre yapılacak yemeklerde et seçiminin son derece önemli olduğunu söyledi.

Tüketilecek etin, Çukurova yöresinde daha çok "mor erkek koyunun" etinden tercih edildiğine dikkati çeken Menekşe, etin ilk olarak kesildikten sonra en az 2 saat bekletilmesi gerektiğini bildirdi.

-SİNİR ALMAK EN ÖNEMLİ İŞLEM- Menekşe, Adana kebap, şiş kebap, ızgara köfte ve çiğ köfte olarak tüketilmesi gereken etin kıyma yapılmadan önce mutlaka sinirlerinin alınması gerektiğini belirterek, "Bu etin kalitesinin artırılması adına yapılacak en önemli işlem. Biz kendi işyerimizde hazırladığımız kebap, külbastı ve ızgara gibi tüm yemeklerde etin sinirlerini almak için tüm koyunun gövdesi üzerinde 1,5 saate yakın zaman harcıyoruz" dedi.

Sinir, zar ve damarları alınmış etin nasıl tüketilirse tüketilsin dişlerin arasına girmeyip, mideyi de rahatsız etmediğini vurgulayan Menekşe, şöyle konuştu: "Tüm koyunun gövdesi, yapılacak yemeklere göre ayrılır. Örneğin kaburga kesiminden şiş kebap veya kaburga dolması yapılabilir. Bu bölümün kemiği yine gayet yumuşak olan etinden ayrıştırılarak kıyma kebabında kullanılır, aynı zamanda pirzola çıkarılabilir. Gövdenin et evi bölümünden tandır kebabı, içli köfte, kol inciğinden güveç gibi yemekler yapılabilir. Şiş, kebap, tencere yemekleri ve rosto yapmak isteyenler but; kapama, koski, roti ve nuazet için böbrek yatağı; haşlama için boyun; sarma, tencere yemekleri, yine haşlama ve tandır için kol, döş ve boşluk; kapama için gerdan ve her türlü kebap için but, döş ve kaburga bölümünden et alınmasını öneriyorum. Aynı zamanda, Adana kebabı, kuşbaşı ve diğer yağ kullanılacak yemeklerde kuyruk yağı yerine kaburga kullanmayı da öneriyoruz. Bunun nedeni ise yemeğin sindiriminin kolay olmasını sağlamak." -"UCUZ ET ALMAYIN, UCUZ KEBAP YEMEYİN" Menekşe, "ucuz etin yahnisi yavan olur" deyiminden hareketle, vatandaşların et alırken ucuzunu tercih etmemesi, aynı zamanda ucuz kebap yememesi gerektiğini söyledi.

Etin ucuz olmasının altında mutlaka olumsuz bir yönünün bulunduğunu savunan Menekşe, şöyle konuştu: "Biz kendi restoranımızda eti toptan kilosu 25 TL’ye alıyoruz. Aldığımız eti siniri ve fazla olan yağlarını da ayırdığımızda fire vermiş oluyoruz. Bu da kilo maliyetini artırıyor. Ancak bakıyorsunuz piyasada 3 TL’ye kebap satılıyor.

Bu fiyata nasıl kebap sattıklarını anlamak zor. Bakıyorsunuz 2 kebap alana üçüncüyü de bedava veriyor. At ve eşek eti satıldığı söylentilerinin olduğu günümüzde ucuza satılan kebap akıllarda soru işareti yaratıyor. Vatandaş ucuz et almasın, ucuz kebap yemesin. Böylece hem at ve eşek eti satılmasının önüne geçilmiş olur, hem de Adana kebabının yerini korumuş oluruz."

Cuma

2010'UN EN YENI YEME ICME TRENDLERI YERLERI TELEFONLARI ILETISIM ADRESLERI



Bu kışın yeni yeme-içme trendleri

Dekorasyonu, müzik tarzı ve ardı ardına kesilmeyen yenilikleri ile Bebek’in vazgeçilmez adresi Lucca, lezzetli burger ve muhteşem kokteylleri ile damağınıza lezzet, keyfinize keyif katıyor!

2010’un en eğlenceli kaçamağı olmaya aday “Mini Burger”leri ve başarılı barmeni Cevat Yıldırım’ın sihirli ellerinden çıkan “Rose Martini” ve “Lemongrass Martini” siyle Lucca bu kış da lezzet dünyasındaki öncülüğüne devam ediyor…


Eğlence, yiyecek – içecek denince akla ilk gelen ve İstanbul’ un en gözde mekânlarından Lucca açıldığı ilk günden bu yana mönüsündeki her lezzeti

bir klasik haline getirmeye devam ediyor. Lucca’nın mutfak ekibi, yeni sezon mönüsünü geliştirmek için farklı tatlar peşinde yaptığı gastronomik yolculuklara hız kesmeden devam ederken; yeni sezona Lucca’nın yıldızı ve kış aylarının yeni trendi olmaya aday “Mini Burger”i ve kokteyl dünyasında yepyeni bir devrim yaratacak “Rose Martini” ve “Lemongrass Martini” çeşitleriyle iddialı bir giriş yapıyor. Her damak zevkine hitap eden, seçkin tatlardan oluşan kışa özel mönüsünde, salatalardan atıştırmalıklara, ana yemeklerden muhteşem kokteyllere kadar eşsiz lezzetler bulunduran Lucca, enfes burger ekmeğinin içinde karamelize soğan ve cheddar peynirinin eşsiz birleşiminden doğan sıradışı “Mini Burger”leriyle müdavimlerine gerçek bir lezzet deneyimi sunuyor.

Uluslararası yarışmalarda elde ettiği derecelerine her geçen gün yenilerini ekleyen Lucca’nın başarılı bar şefi Cevat Yıldırım’ın sihirli ellerinden kış günlerine özel gül yaprakları, armut ve armutlu votka eşliğinde hazırlanan “Rose Martini” ve zencefil, lemongrass ve portakal suyunun birleşiminden oluşan “Lemongrass Martini” Lucca’nın klasikleri arasına girmeye aday.

Telefon: 0212 257 12 55
Adres: Cevdetpaşa Cad. No:51/A Bebek, İstanbul

Pazartesi

ERKAN TOPUZ'DAN BUGDAY CIMININ SAGLIGIMIZA ZAYIFLAMAYA CILDE KANSERE KANA KARSI ETKILERI FAYDALARI YARARLARI



BUĞDAY ÇİMİ İLE GELEN SAĞLIK
Buğday filizi ve çimi, kanı temizliyor, kanserden koruyor
Buğdayın, ev ortamında çimlendirilerek tanesinin veya uzayan çimlerinin tüketilmesi, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hücreleri yeniliyor, kansere karşı koruyor, kalp damar sistemindeki tahribatı onarıyor ve kanı temizliyor.


Buğday filizi ve çimi, kanı temizliyor, kanserden koruyor
Prof.Dr. Erkan TOPUZ, buğday çimi suyunun düzenli kullanılmasını öneriyor, İnsanlığın temel besin kaynağı olan buğday, evinize sadece beyaz ekmek ve aşurelik tane olarak giriyorsa çok şey kaçırıyorsunuz demektir. Çünkü buğday, ev ortamında çok basit yöntemlerle çimlendirilerek tanesiyle veya uzayan çimlerinin tüketilmesiyle bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hücreleri yeniliyor. Özellikle buğday çimi suyunun 'şifa içeceği' olduğu belirtiliyor. Çimlenmiş buğdayın sağlığa etkilerini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Erkan TOPUZ'a sorduk. Kendisinin de evde buğday çimi üretip sofrasında bulundurduğunu belirten Prof.Dr. Erkan TOPUZ, buğday çimi suyunun mikropları öldürücü etkisiyle kanı temizlediğini belirtiyor. Bununla birlikte, kardiyovasküler sistemde de damarların açılmasını sağlıyor.

Buğday çiminin "Allah'ın verdiği çok büyük bir potansiyel" olduğunu ifade eden Prof. Dr. Topuz'un aktardığı bilgilere göre, buğday çiminin gençlik verici, imnün sistemi (bağışıklık) güçlendirici ve kansere karşı koruyucu etkileri var. Aynı şekilde saç dökülmelerine faydalı olduğu iddia ediliyor. Buğday çimi suyunun kimyasal bileşimi kana çok benziyor. İçeriğinde antiseptik temizleme özelliği olan klorofil yüzde 70 oranında bulunuyor. Mükemmel bir protein kaynağı ve bol miktarda beta karoten içeriyor. Yüksek oranda B1, B6, B12 vitaminleri, C, E, K vitaminleri ihtiva ediyor. Ispanaktan daha çok demire sahip olduğu için anemi (demir eksikliğine bağlı kansızlık) hastalarının kullanması tavsiye ediliyor. Başta magnezyum olmak üzere çok çeşitli mineraller içeriyor. Besin öğeleri vücudu besliyor ve gerçek bir denge sağlıyor.


Buğday çimi suyunun faydalı olduğunu ilk keşfeden kişinin Boston'da Hipokratlar sağlık kuruluşunun kurucusu Dr. Ann Wigmore olduğunu belirten Prof. Topuz, Wigmore'un hikayesini şöyle anlattı: "Dr. Wigmore, bacaklarındaki kangreni bununla tedavi etmiş. Doktorların bacaklarını kesme kararı üzerine buğday çimi suyunu içmeye başlamış. Çimlerden yaptığı lapayı da bacaklarına uygulamış. Bu şekilde tedavi olmakla kalmamış, iyileştikten sonra Boston maratonuna katılmış. O zamandan beri, tedavisi imkansız denilen hastalar buğday çimi suyu kullanıyor. Bitkisel tedavileri devamlı yapmak gerekir. İmkanı olan, her gün iki bardak içebilir. Bu suyu buğdaya karşı alerjisi olanlar da kullanabilir. Buğdayın birkaç gün nemli ortamda bekletilip filizlendirilerek tanesiyle tüketilmesi de çok faydalı. Böylece buğdayın hem çok faydalı olan kabuğu, hem de rüşeym denilen besin değeri çok yüksek embriyo kısmı alınmış olur. Bu filiz bebek gibi büyük bir güçle doğar. Bütün filizlerde, ama özellikle buğdayda büyük potansiyel var. Vitamin, mineral, antioksidan bakımından müthiş zengin. Çünkü çoğalıp yeni bir bitki üretecek. Gençlik sırrıdır. Çimi çok üretebilirseniz suyunu için. Azsa her gün koparıp salatanıza katın."

Buğday nasıl çimlendirilir?

Buğday çimi üretimini Türkiye'de 25 sene önce ilk kez başlatan Kırkambar Baharat'ın sahibi Bahri Kılıç'ın üretim önerileri şöyle: Öncelikle doğal, ilaçlanmamış buğday alın. Zirai buğdaylar zararlılara karşı ilaçlanmış olabileceği için dikkatli olun. Aşurelik buğday çimlenmez. Bir avuç buğdayı oda sıcaklığındaki içme suyu ile ıslatıp bir gece bekletin. Ertesi sabah şişen buğdayların suyunu süzüp genişçe bir tepsiye üst üste gelmeyecek şekilde yayın. Üzerini nemli bir bezle örtüp evin en sıcak ve karanlık yerine bırakın. Bez ve buğdaylar kurudukça nemlendirin. Buğdaylar 3-4 gün sonra filizlenmeye başlar. Filizleri 2 cm uzayınca dolaba alıp, her gün 1-2 kaşık salatalara katabilir, yoğurtla veya zeytinyağı, limon, nar ekşisi gibi karışımlarla tüketebilirsiniz. Çok dayanıklı olmadığı için azar azar çimlendirme yapılmalı.

Buğday çimi üretmek için de, yine bir gece suda beklemiş buğday tanelerini yayvan bir saksıya veya varsa bahçeye ekip üzerini toprakla örtün. Çimler 10-15 cm uzayınca 1 cm yukarıdan makasla kesin. Kestikçe uzayan çimlerden her gün salatanıza katın. Çok ektiyseniz mutfak robotundan geçirip suyunu çıkararak kullanın. Marketlerde satılan hazır çimler, büyümesini hızlandırmak için katkı maddesi katılabildiği için çok güvenli olmayabilir.

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü

Prof.Dr. Erkan TOPUZ

SUNA DUMANKAYA'DAN ZINDELIK VEREN DOGAL ZAYIFLAMA AFRODIZYAK MUCIZE IKSIRLER MACUNLAR TARIFLERI YAPILISI MALZEMELERI



SUNA DUMANKAYA MUCİZE İKSİRLER
Suna DUMANKA - Mucize İksirler
Zindelik Veren İçecekler :
Malzemeler:
500gr yoğurt
Bir çorba Kaşığı buğday tohumu
Bir çorba kaşığı kabak çekirdeği içi
Bir adet köy yumurtası
Hazırlanışı : Malzemeler blendırdan geçirildikten sonra içilir.

Malzemeler:
Bir kahve fincanı bal
2 adet muz
1 adet limon
Bir kase süzme yoğurt
2 çorba kaşığı ceviz içi
Hazırlanışı : Limonun suyu sıkıldıktan sonra blendırdan geçirilen diğer malzemeler ile karıştırılır ve taze olarak tüketilir.

Yorgunluk ve Stres'e karşı Kür :
Malzemeler:
Bir bardak süt
2 yemek kaşığı yulaf
1 çay kaşığı tarçın
Hazırlanışı : Malzemelerden elde edilen karışım içilir.

Doğal Afrodizyak MacunlarKanı Temizleyen İçecek :
Malzemeler:
2 adet yeşil elma
3 adet kırmızı pancar
Hazırlanışı : Elma ve kırmızı pancar blendırdan geçirildikten sonra elde edilen karışım, özellikle sabahları içilir.Doğal antioksidandır.

Doğal Afrodizyak Macunlar :

Formül 1:
Malzemeler:
500gr bal
100gr kaju fıstığı
5 gr çörek otu
5 gr çam sakızı
15 gr antep fıstığı
5 gr tarçın

Hazırlanışı :
Malzemelerden elde edilen karışım sabah ve akşam olmak üzere tahta kaşıkla bir ölçü yenir.

Formül 2:
Malzemeler :
300 gr hurma
150 gr ceviz
50 gr tuzsuz tereyağı
25 gr keten tohumu
4 adet kakule
5 gr anason
1 adet portakal kabuğu rendesi
1 tatlı kaşığı ginseng
1 lt bal

Hazırlanışı :
Hurmalar haşlanır ve çekirdekleri çıkarıldıktan sonra blendırdan geçirilir. Yumuşatılmış tereyağı ve öğütülmüş keten tohumu ile diğer malzemer karıştırılıp her gün sabah ve akşam birer tatlı kaşığı yenir.

Formül 3:
Malzemeler :
1 çorbakaşığı çörek otu
1 çorba kaşığı üzüm çekirdeği granürü
1 çay kaşığı polen tozu
200 gr keçi boynuzu

Hazırlanışı :
Malzemelerden elde edilen karşım sabah ve akşam birer tatlı kaşığı yenir.

Cuma

Bugday ciminin ozellikleri sagliga faydalari etkileri



BUĞDAY ÇİMİ İLE GELEN SAĞLIK
Buğday filizi ve çimi, kanı temizliyor, kanserden koruyor
Buğdayın, ev ortamında çimlendirilerek tanesinin veya uzayan çimlerinin tüketilmesi, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hücreleri yeniliyor, kansere karşı koruyor, kalp damar sistemindeki tahribatı onarıyor ve kanı temizliyor.


Prof.Dr. Erkan TOPUZ, buğday çimi suyunun düzenli kullanılmasını öneriyor, İnsanlığın temel besin kaynağı olan buğday, evinize sadece beyaz ekmek ve aşurelik tane olarak giriyorsa çok şey kaçırıyorsunuz demektir. Çünkü buğday, ev ortamında çok basit yöntemlerle çimlendirilerek tanesiyle veya uzayan çimlerinin tüketilmesiyle bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hücreleri yeniliyor. Özellikle buğday çimi suyunun 'şifa içeceği' olduğu belirtiliyor. Çimlenmiş buğdayın sağlığa etkilerini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Erkan TOPUZ'a sorduk. Kendisinin de evde buğday çimi üretip sofrasında bulundurduğunu belirten Prof.Dr. Erkan TOPUZ, buğday çimi suyunun mikropları öldürücü etkisiyle kanı temizlediğini belirtiyor. Bununla birlikte, kardiyovasküler sistemde de damarların açılmasını sağlıyor.

Buğday çiminin "Allah'ın verdiği çok büyük bir potansiyel" olduğunu ifade eden Prof. Dr. Topuz'un aktardığı bilgilere göre, buğday çiminin gençlik verici, imnün sistemi (bağışıklık) güçlendirici ve kansere karşı koruyucu etkileri var. Aynı şekilde saç dökülmelerine faydalı olduğu iddia ediliyor. Buğday çimi suyunun kimyasal bileşimi kana çok benziyor. İçeriğinde antiseptik temizleme özelliği olan klorofil yüzde 70 oranında bulunuyor. Mükemmel bir protein kaynağı ve bol miktarda beta karoten içeriyor. Yüksek oranda B1, B6, B12 vitaminleri, C, E, K vitaminleri ihtiva ediyor. Ispanaktan daha çok demire sahip olduğu için anemi (demir eksikliğine bağlı kansızlık) hastalarının kullanması tavsiye ediliyor. Başta magnezyum olmak üzere çok çeşitli mineraller içeriyor. Besin öğeleri vücudu besliyor ve gerçek bir denge sağlıyor.

Buğday çimi suyunun faydalı olduğunu ilk keşfeden kişinin Boston'da Hipokratlar sağlık kuruluşunun kurucusu Dr. Ann Wigmore olduğunu belirten Prof. Topuz, Wigmore'un hikayesini şöyle anlattı: "Dr. Wigmore, bacaklarındaki kangreni bununla tedavi etmiş. Doktorların bacaklarını kesme kararı üzerine buğday çimi suyunu içmeye başlamış. Çimlerden yaptığı lapayı da bacaklarına uygulamış. Bu şekilde tedavi olmakla kalmamış, iyileştikten sonra Boston maratonuna katılmış. O zamandan beri, tedavisi imkansız denilen hastalar buğday çimi suyu kullanıyor. Bitkisel tedavileri devamlı yapmak gerekir. İmkanı olan, her gün iki bardak içebilir. Bu suyu buğdaya karşı alerjisi olanlar da kullanabilir. Buğdayın birkaç gün nemli ortamda bekletilip filizlendirilerek tanesiyle tüketilmesi de çok faydalı. Böylece buğdayın hem çok faydalı olan kabuğu, hem de rüşeym denilen besin değeri çok yüksek embriyo kısmı alınmış olur. Bu filiz bebek gibi büyük bir güçle doğar. Bütün filizlerde, ama özellikle buğdayda büyük potansiyel var. Vitamin, mineral, antioksidan bakımından müthiş zengin. Çünkü çoğalıp yeni bir bitki üretecek. Gençlik sırrıdır. Çimi çok üretebilirseniz suyunu için. Azsa her gün koparıp salatanıza katın."

Buğday nasıl çimlendirilir?

Buğday çimi üretimini Türkiye'de 25 sene önce ilk kez başlatan Kırkambar Baharat'ın sahibi Bahri Kılıç'ın üretim önerileri şöyle: Öncelikle doğal, ilaçlanmamış buğday alın. Zirai buğdaylar zararlılara karşı ilaçlanmış olabileceği için dikkatli olun. Aşurelik buğday çimlenmez. Bir avuç buğdayı oda sıcaklığındaki içme suyu ile ıslatıp bir gece bekletin. Ertesi sabah şişen buğdayların suyunu süzüp genişçe bir tepsiye üst üste gelmeyecek şekilde yayın. Üzerini nemli bir bezle örtüp evin en sıcak ve karanlık yerine bırakın. Bez ve buğdaylar kurudukça nemlendirin. Buğdaylar 3-4 gün sonra filizlenmeye başlar. Filizleri 2 cm uzayınca dolaba alıp, her gün 1-2 kaşık salatalara katabilir, yoğurtla veya zeytinyağı, limon, nar ekşisi gibi karışımlarla tüketebilirsiniz. Çok dayanıklı olmadığı için azar azar çimlendirme yapılmalı.

Buğday çimi üretmek için de, yine bir gece suda beklemiş buğday tanelerini yayvan bir saksıya veya varsa bahçeye ekip üzerini toprakla örtün. Çimler 10-15 cm uzayınca 1 cm yukarıdan makasla kesin. Kestikçe uzayan çimlerden her gün salatanıza katın. Çok ektiyseniz mutfak robotundan geçirip suyunu çıkararak kullanın. Marketlerde satılan hazır çimler, büyümesini hızlandırmak için katkı maddesi katılabildiği için çok güvenli olmayabilir.

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü
Prof.Dr. Erkan TOPUZ

Sorularınız İçin: etopuz@istanbul.edu.tr

Çarşamba

Cay'dan nasil sabun yapilir?


Çay Sabunu

  •   Çay yaprakları kurutulduktan sonra, demlenir, öğütülür ve sabunlaştırılır..
  • Çay sabunu ilk kez 200 yıl önce Çin’de üretildi. Faydasının deride hemen hissedilmesi çok kısa zamanda popüler olarak yayılmasına neden oldu.
  • Uzakdoğu’da özellikle gözaltı morlukları ve  yorgun gözler için kompress olarak kullanılmaktadır.
  • Göz altı morluklarına, cilt sarkmasına, romatizmaya, cilt kaşıntılarına iyi gelir.

  •  Bedeni rahatlatıcı özelliği vardır.





Çay yaprakları kurutulduktan sonra, demlenir, öğütülür ve sabunlaştırılır..
Çay sabunu ilk kez 200 yıl önce Çin’de üretildi. Faydasının deride hemen hissedilmesi çok kısa zamanda popüler olarak yayılmasına neden oldu.
Uzakdoğu’da özellikle gözaltı morlukları ve  yorgun gözler için kompress olarak kullanılmaktadır.
Göz altı morluklarına, cilt sarkmasına, romatizmaya, cilt kaşıntılarına iyi gelir.
Bedeni rahatlatıcı özelliği vardır.

 

Cayin Tohumundaki Mucize


Çay Tohumu Yağı

Kullanım Alanları
1.Kozmetik alanda deri ve saç sağlığında. (3)
Camellia yağı, deri farmakolojisi ve kozmetik bilimi alanında da kullanılan tüm merhemlerin kökeninde de yer almaktadır. Kullanıldığı alanlar; gece ve gündüz kremleri, anti buruşukluk terkipleri, ruj, saç kremleri, makyaj malzemeleri, anti güneş preparatları ve makyaj temizleme ürünlerini kapsar. (7)

2.Tekstil sanayinde kullanılırlar. Çay tohum yağı; pamuk tohumu, susam ve mısır yağlarından farklı olup, kurumaz ve okside olmaz. Bu durum tekstil endüstrisinde bir avantaj teşkil etmektedir. -18 dereceye kadar likit halini muhafaza eder.  (4)
3.Gıda yağı olarak kullanılabilinirler. Ancak saponin ihtiva ettikleri için kullanılabilinir hale gelmeleri için bir seri işlem gerekmektedir. (4) Çay yağı, Güney Çin illerindeki başlıca yemek pişirme yağıdır, özellikle Hunan’da sebzelerin %50’den çoğu Camellia’dan elde edilen yağla pişirilir. Zeytin yağı ile karşılaştırıldığında, çay yağı yüksek kaliteli bir pişirme yağıdır. Çin halkının 1/7’si yemek pişirmek için çay yağı kullanır .Diyetlerine sığır iç yağı ilave edilenle karşılaştırıldığında Camellia yağı ilave edildiğinde genç erkeklerin kanlarındaki HDL kolesterol düzeyi azalmıştır. (7)
4.Çay tohumu toz haline getirilerek organik  gübre olarak, havuz temizliğinde, su kalitesinin artırılmasında, çim ve golf sahalarında böcek öldürülmesinde kullanılır. (6)
5) Çay yağı endüstriyel kullanım için, iyi bir materyaldir ve sabun, margarin, saç yağı, yağlama (gres) yağı, boya, molekül ağırlığı yüksek diğer bileşenlerin sentezi ve paslanmaya karşı yağ üretmek için kullanılır. (7)
6. Tohum kabuklarının ekstraksiyonu ile ayrıca saponin, tanin ve pentosan gibi yararlı bileşikler elde edilir. Saponin, yangın söndürücü köpükler için, deterjanlarda ve pestisitlerde emülsiyonlama maddesi olarak kullanılır (7).
7.Çay yağı işleme atıklarından elde edilen ekstraktlar, ayrıca çiftlik hayvanlarının beslenmesinde kullanılacağı gibi gübre yem ve pestisit formulasyonlarında da kullanılır. Camellia’dan elde edilen triterpenoid saponin’in bağışıklık fonksiyonunu geliştirdiği görülmüş, anti bakteriyal ve anti viral aktiviteyi arttırmış, insanlar ve hayvanlarda anti muta genik ve anti oksidan özelliklere sahiptir.
8.Çay yağı atıkları aşağıdaki zararlıların etkin kontrolleri için kullanılmaktadır; pirinç yanıklığı, pirinç kını ve sapı hastalığı, buğday pası, kesici kurtlar, pamuk yaprak biti, bazı tırmanıcı böcekler, uzun boynuzlu böcek ve sülükler (7).

Çaylıklarımızda Tohum Verimi

Çay Araştırma Enstitüsü tarafından çay hinterlandımızdaki değişik bahçe ve rakımlarda yapılan çay tohumu verimi gözlem çalışmalarında dekara 1 kg ile 70 kg arasında değişen sonuçlar elde edilmiştir. Ortalama 1 tohum ağırlığı 1 gramın üzerinde olup yaklaşık 90 tohum 100 gram gelir
Tohum Verimini Etkileyen Faktörler
- Güneş Işığı, Dikim Aralığı, Hayvan Gübresi, Budama, Fosforlu Gübreler
- Birbirine girmiş sık çaylıklarda tohum teşekkülü güneş ışığı olmadığından çok az olmaktadır.
- Normal dikim aralıklı çay ocaklarında bitkinin her tarafı ışık alabildiği için tohum verimi daha fazla olmaktadır.

- Normal dikim aralıklı, hayvan gübresiyle gübrelenmiş, yabancı otlardan temizlenmiş ve zamanında ve zamanında budanmış çaylıklarda hem tohum ve hem de sürgün verimi fazla olmaktadır.
- Tohum teşekkülü bilhassa güneş alan set kenarındaki ocak kesiminde yoğundur.
- Aynı şartlardaki çaylıklardan budanmayan ve gelişmenin az olduğu çaylıklarda tohum verimi daha fazla olmaktadır.
- Fosforlu gübreler meyve teşekkülünü artırmaktadır.

TS 3224 Çay Tohumu Standardı

Çay tohumu ile ilgili mevcut standart TSE tarafından “TS 3224 Çay Tohumu Standardı” olarak 12.04.2005 tarihinde yayınlanmış olup 1978’de yayınlanan standart yürürlükten kaldırılmıştır..
——————————————————————————–

Sonuç

Çaylıklarımızdaki gerek tohum veriminin çok düşük olması gerekse işçiliğin yüksek olması, çay tohumundan yağ elde edilmesi gibi; kulağa hoş gelen düşünceleri ekonomik olmayacağı yönündeki kanaatlerden ve çay tohum yağının ne amaçla kullanılacağı sorusuna doğru cevap bulunamadığından dolayı bugüne kadar hep söylem aşamasında kalmıştır. Sanırım artık doğru cevabın ne olduğu konusunda bu küçük araştırmamız bir nebze olsun ışık tutmuştur.
Söz ve sıra ilgililerin ilginenlerin….
Muammer DEMET

 

Cay ve Saglik


Siyah Çay Aromalı Sigara

Kullanım Alanları
1.Kozmetik alanda deri ve saç sağlığında. (3)
Camellia yağı, deri farmakolojisi ve kozmetik bilimi alanında da kullanılan tüm merhemlerin kökeninde de yer almaktadır. Kullanıldığı alanlar; gece ve gündüz kremleri, anti buruşukluk terkipleri, ruj, saç kremleri, makyaj malzemeleri, anti güneş preparatları ve makyaj temizleme ürünlerini kapsar. (7)

2.Tekstil sanayinde kullanılırlar. Çay tohum yağı; pamuk tohumu, susam ve mısır yağlarından farklı olup, kurumaz ve okside olmaz. Bu durum tekstil endüstrisinde bir avantaj teşkil etmektedir. -18 dereceye kadar likit halini muhafaza eder.  (4)
3.Gıda yağı olarak kullanılabilinirler. Ancak saponin ihtiva ettikleri için kullanılabilinir hale gelmeleri için bir seri işlem gerekmektedir. (4) Çay yağı, Güney Çin illerindeki başlıca yemek pişirme yağıdır, özellikle Hunan’da sebzelerin %50’den çoğu Camellia’dan elde edilen yağla pişirilir. Zeytin yağı ile karşılaştırıldığında, çay yağı yüksek kaliteli bir pişirme yağıdır. Çin halkının 1/7’si yemek pişirmek için çay yağı kullanır .Diyetlerine sığır iç yağı ilave edilenle karşılaştırıldığında Camellia yağı ilave edildiğinde genç erkeklerin kanlarındaki HDL kolesterol düzeyi azalmıştır. (7)
4.Çay tohumu toz haline getirilerek organik  gübre olarak, havuz temizliğinde, su kalitesinin artırılmasında, çim ve golf sahalarında böcek öldürülmesinde kullanılır. (6)
5) Çay yağı endüstriyel kullanım için, iyi bir materyaldir ve sabun, margarin, saç yağı, yağlama (gres) yağı, boya, molekül ağırlığı yüksek diğer bileşenlerin sentezi ve paslanmaya karşı yağ üretmek için kullanılır. (7)
6. Tohum kabuklarının ekstraksiyonu ile ayrıca saponin, tanin ve pentosan gibi yararlı bileşikler elde edilir. Saponin, yangın söndürücü köpükler için, deterjanlarda ve pestisitlerde emülsiyonlama maddesi olarak kullanılır (7).
7.Çay yağı işleme atıklarından elde edilen ekstraktlar, ayrıca çiftlik hayvanlarının beslenmesinde kullanılacağı gibi gübre yem ve pestisit formulasyonlarında da kullanılır. Camellia’dan elde edilen triterpenoid saponin’in bağışıklık fonksiyonunu geliştirdiği görülmüş, anti bakteriyal ve anti viral aktiviteyi arttırmış, insanlar ve hayvanlarda anti muta genik ve anti oksidan özelliklere sahiptir.
8.Çay yağı atıkları aşağıdaki zararlıların etkin kontrolleri için kullanılmaktadır; pirinç yanıklığı, pirinç kını ve sapı hastalığı, buğday pası, kesici kurtlar, pamuk yaprak biti, bazı tırmanıcı böcekler, uzun boynuzlu böcek ve sülükler (7).

Çaylıklarımızda Tohum Verimi

Çay Araştırma Enstitüsü tarafından çay hinterlandımızdaki değişik bahçe ve rakımlarda yapılan çay tohumu verimi gözlem çalışmalarında dekara 1 kg ile 70 kg arasında değişen sonuçlar elde edilmiştir. Ortalama 1 tohum ağırlığı 1 gramın üzerinde olup yaklaşık 90 tohum 100 gram gelir
Tohum Verimini Etkileyen Faktörler
- Güneş Işığı, Dikim Aralığı, Hayvan Gübresi, Budama, Fosforlu Gübreler
- Birbirine girmiş sık çaylıklarda tohum teşekkülü güneş ışığı olmadığından çok az olmaktadır.
- Normal dikim aralıklı çay ocaklarında bitkinin her tarafı ışık alabildiği için tohum verimi daha fazla olmaktadır.

- Normal dikim aralıklı, hayvan gübresiyle gübrelenmiş, yabancı otlardan temizlenmiş ve zamanında ve zamanında budanmış çaylıklarda hem tohum ve hem de sürgün verimi fazla olmaktadır.
- Tohum teşekkülü bilhassa güneş alan set kenarındaki ocak kesiminde yoğundur.
- Aynı şartlardaki çaylıklardan budanmayan ve gelişmenin az olduğu çaylıklarda tohum verimi daha fazla olmaktadır.
- Fosforlu gübreler meyve teşekkülünü artırmaktadır.

TS 3224 Çay Tohumu Standardı

Çay tohumu ile ilgili mevcut standart TSE tarafından “TS 3224 Çay Tohumu Standardı” olarak 12.04.2005 tarihinde yayınlanmış olup 1978’de yayınlanan standart yürürlükten kaldırılmıştır..
——————————————————————————–

Sonuç

Çaylıklarımızdaki gerek tohum veriminin çok düşük olması gerekse işçiliğin yüksek olması, çay tohumundan yağ elde edilmesi gibi; kulağa hoş gelen düşünceleri ekonomik olmayacağı yönündeki kanaatlerden ve çay tohum yağının ne amaçla kullanılacağı sorusuna doğru cevap bulunamadığından dolayı bugüne kadar hep söylem aşamasında kalmıştır. Sanırım artık doğru cevabın ne olduğu konusunda bu küçük araştırmamız bir nebze olsun ışık tutmuştur.
Söz ve sıra ilgililerin ilginenlerin….
Muammer (Djarum Black Tea Cigarette)
Sigara veya tütün mamülleri insan sağlığı için zararlıdır. Bu, yazının amacı sigarayı övmek değil, çay’ın (Camellia assamica) ne kadar geniş bir kullanım alanı olan değerli bir ürün olduğunu göstermektir !
Drajum siyah çay aromalı sigaralar, siyah çay aroması emdirilmiş kurutulmuş tütün yapraklarından Endonezya Jakarta’da üretilen aromalı bir sigara türüdür. Bu sigaralara siyah çay aroması, kırılgan olan kurutulmuş tütün yaprakların işlenmeden önceki nemlendirme aşamasında ilave edilir.
Alev alma ve yüksek ısı yayarak yanabilme özellikleri tütüne oranla çok düşük olan kurutulmuş çay yapraklarından direk sigara üretimi mümkün olmamakla birlikte, tam fermente olmuş bir çay türü olan siyah çayın aroması ile tütün yapraklarını aromalandırarak  zenginleştirmek mümkündür. Önceleri, sigara filtrelerine emdirilen çay aroması tiryakiler tarafından rağbet görmeyince direk ham maddeye (tütün) katılması benimsenmiştir.
Endonezya’da yerel halk kendi üretmiş olduğu tütünlerden siyah çay aromalı sigarayı elde ederken basit yöntemlerle nemlendirme işlemini yaparken, sigaraya işleme öncesi demlemiş oldukları çay ile kurutulmuş tütün yapraklarını nemlendirirler. Puro ve pipo’luk tütünler içinse, çay aroması ile nemlendirme işlemi uygulanmamaktadır.
Aşağıdaki kaynaklar incelendiğinde görülebileceği üzere, Endonezya’da üretilen bu sigaralar aynı zamanda ihraç edilmektedirler.
Kamil Engin İSLAMOĞLU
Ziraat Mühendisi

 

Dunyadaki Cay Turleri


Pu-erh Çay

Yıllanmış ve Preslenmiş Çay)
Pu-erh, Pu’erh, Puer veya Bolay Çay Çin’de Yunnan Simao yakınındaki Pu’er bölgesinden adını almış olup, Camellia sinensis’in geniş yapraklı varyetelerinden geleneksel yöntemlerle elde edilen bir çay tipidir.  
Pu-erh çayı, işleme metodu veya yıllandırılma süresine bağlı olarak ya ham/yeşil (sheng) olarak yada olgunlaştırılmış /yıllanmış (shou) olarak satılır. Sheng veya Shou pu-erh ya bir yeşil çay yada ikinci kez fermente olmuş çay olarak, çayın oksidasyon derecesine göre kabaca sınıflandırılır. Pu-erh gerçekte, bilinen çay tiplerinden daha çok sınıflandırma problemlerine elverişlidir. Genelde bunun nedeni ham pu-erh’in yeşil çaya benzer görünümünün bazen görmezden gelinerek, çayın sadece ikinci kez fermente olmuş bir ürün olarak kabul edilmesidir. Üretiminden kısa bir süre sonra tüketimi ideal olan diğer çaylara benzemeyen pu-erh, birkaç yıl yıllandırıldıktan sonra içilir. Pu-erh çaylar, çoğunlukla yıllanmış şaraplar gibi üretildikleri bölge ve yıla göre sınıflandırılırlar.
Pazarlarda, bir çok sahte pu-erh vardır ve gerçek yıllanmış pu-erh’i teşhis etmek ve bulmak güç olmasına rağmen 10–50 yıllık (ve Qing Dynasty sonlarından bu güne) pu-erh’ler bulunabilir. Çay uzmanları ve spekülatörleri bu şekilde yıllanmış pu-erh’lerin her bir kalıbı için 1000 $ dan daha yüksek fiyatlar vermeye isteklidirler. Pu-erh çaylar tipik olarak, preslenmiş kalıp çay (briket çay) veya gevşek yapraklı pu-erh olarak satışa sunulur.



Briket pu-erh çay Standart kalıp, pu-erh çay Küçük briket pu-erh
Tanımlanması ve Tarihi
Pu-erh, Hindistan’ın çoğunlukla doğu bölgeleri ile Burma, Viet Nam ve Laos’da ki tropikal bölgelerle birlikte Güney Batı Çin’de bulunan Camellia sinensis var. assamica veya geniş yapraklı olarak bilinen Camellia sinensis var. sinensis’in yabani varyetelerinin yaşlı çay bitkilerinden elde edilen yapraklar ile geleneksel yöntemler kullanılarak üretilir. Bu varyetelerden elde edilen sürgünler ve genç yapraklar ince tüyler ile örtülüdür ve pokeo (iki yaprak ve bir tomurcuk) diğer çay varyetelerinden baya büyüktür. Yaprakların yaşlı olması istenilmekle birlikte, demlene çayın renk ve kokusunda değişikliklere neden olan kimyasal kompozisyonlarındaki farklılıklardır. Yaşlı yabani çay bitkilerinin az oluşu nedeniyle pu-erh, Yunnan dağlarındaki farklı çay varyetelerinden harmanlanan yapraklardan üretilir ve değeri yüksektir. Uzmanlar her geçen gün, yabani ormanların bulunduğu dağlardaki çaylardan elde edilen yapraklar ile yapılmış pu-erh’i daha çok aramaktadır. Yazılı kaynaklarda Pu-erh çayı nın tarihi Doğu Han Dynasty dönemine kadar uzanır.
Pu-erh gerçekte, preslenmiş bir çay çeşidi olarak bilinir ve tipik olarak tatlı bir içecek elde etmek içinde ayını zamanda yıllandırılır. Depolama süresince tipik koyu rengi ve yıllanmış aroma karakteristiği oluşur. Pu-erh çayları genellikle briket veya çeşitli şekilli kalıplar olarak preslenir ve olgunlaşması (yıllanması) için depolandıkları süre içerisinde; gün ışığından, ısıdan ve aşığı nemden uzak tutan çeşitli materyallerle sarılır (ambalajlanır). Kalıplar içinde pu-erh’lerin preslenmesi ve ardından bu kalıpların yıllandırılması Çin’de çoğunlukla kuzey bölgelerden Tibet’e kadar, ticaret yapmak amacıyla eski Yunnan’da kullanılmış olan antik çay yolu üzerindeki at sırtı karavanları ile birlikte tüccarlar ve çay çiftçilerine ait olan ambarlarda doğal olarak yapılır. Çaylardaki hasarları azaltmak ve at sırtında rahatlıkla taşınmalarını sağlamak için (Tibet’e ulaşım at sırtında olduğundan dolayı) için pu-erh çaylar hacimli kalıplar içinde preslenir.
Üretim
Pu-erh’in tüm tipleri ilk olarak, Güney Yunnan dağlarında bulunan geniş yapraklı Camellia sinensis varyetelerinden okside olmamış yeşil çay tarzında işlenir ve “maocha” olarak adlandırılır. Maocha, yıllanış pu-erh’i üretmek için preslenmeden önce birkaç ay süreyle ön olgunlaştırmaya tabi tutulur (bu işlem halk arasında yaygın olarak pişirme olarak adlandırılır) ve bu olgunlaştırma periyodunun ardından direkt olarak preslenerek ham pu-erh elde edilir.
Bu şekilde olgunlaştırılmış ve işlenmemiş pu-erh’ler teknik olarak bir yeşil çay tipidir. Buna karşın işlenen ve daha uzun süre yıllandırılan pu-erh’ler ise likörlerinin koyu kırmızı renklerine bağlı olarak siyah çayların bir alt kategorisi olarak sınıflandırılır. Bununla birlikte bu iki pu-erh formu, serbest radikallerin oksidasyonu ile birlikte çayda bakteriyel fermantas yona neden olan (yoğurt ve peynirde olduğu gibi) organizmalarında gelişimiyle ikinci bir oksidasyona maruz kalmış olurlar ve böylece eşsiz tada sahip olan bir çay elde edilmiş olur.
Çin’de ki kırmızı çay (red tea) tam okside olan çay olarak bilinir ki bu nedenle pu-erh bazen kırmızı çay olarak da sınıflandırılmasına ve pazardaki statüsü ile kalite standardı olarak diğer siyah çaylardan pu-erh’i ayırmak için çaba sarf eden pu-erh üreticileri arasında tartışma lara neden olur.
a) Ham Pu-erh ve Maocha
Hasadın ardından nispeten yumuşak olan yapraklar elle ayrılır, ham veya olgunlaşmış pu-erh’lerin yapımında ilk adım yaprağı “maocha” ya (kaba yeşil yaprak) dönüştürmektir. Hasadın ardından istenmeyen oksidasyonları önlemek için ezilen ve hasarlı yapraklarda ayrılır. Yapraklar aralarına hava girecek şekilde gevşek olarak bir araya toplandıktan sonra, su içeriklerini azaltmak ve solmalarını temin etmek için havadar bir alanda güneş ışığı altında doğal soldurmaya tabi tutulur. Bulutlu veya yağmurlu günlerde yapraklar hafifçe ısıtılarak soldurulabilir, işleme yöntemindeki az da olsa değişiklikler sonuçta elde edilecek olan maocha’nın kalitesini etkileyecektir. Soldurma adımı çay yapıcılarının tercihine ve tüketicilerin istediğine bağlı olarak tamamen de atlanabilir.
Çok genç ham pu-erh çayların fiziksel görünümü, koyu yeşil veya gri tonlarda olur. İkinci aşamada, yapraklar “yeşili öldürmek” olarak adlandırılan işlemde, büyükçe bir tava kullanılarak yıllandırma işlemi için depolamada oluşabilecek olan oksidasyonları önlemek ve enzim aktivitesini durdurmak amacıyla kavrularak kurutulurlar. Enzimatik oksidasyonu durdurulan yapraklar, bükülmüş tel görünümünü almaları için birkaç farklı geleneksel kıvırma adımından geçirilir ve şekillendirilmiş olur. Şekillendirilen çay yaprakları tekrar ideal olarak güneşte kurutulur ve kuruyan yapraklar içinde ezilmiş ve hasarlı olanlar elle ayrılır. Bu adımlardan sonra kuruyan maocha, ham pu-erh veya yıllanmış pu-erh elde etmek için çay fabrikalarına gönderilir. Bazen maocha preslenmeden de (gevşek yapraklı olarak) yıllandırılır ki bu, gevşek yapraklı ham pu-erh olar adlandırılır. İlave bir işlem olmaksızın bu sadece yukarıdaki adımlardan geçirilmiş olan ham pu-erh (Çince; shengcha veya gingcha) ayını zamanda halk arasında pişirilmiş pu-erh veya yeşil pu-erh olarak da bilinir.

Özel kalıplarda üretilmiş pu-erh çay

Gevşek (preslenmemiş) pu-erh çay

Güneşte doğal soldurma

b)  Yıllandırılmış Pu-erh
Yıllandırılmış pu-erh oksidasyon derecelerine bağlı olarak yumuşayan yaprakların turuncu kahverengi tonda olanlarıdır. Yıllandırılmış pu-erh çaylar (Çince; shoucha), olgunlaştırılmış ham pu-erh’e benzeyen adımlardan geçirilmiş olan maocha’dır.
Maocha’yı yıllandırılmış pu-erh’e dönüştürmek için kullanılan yöntem “wodui” (İngilizce ; ıslak yığın) olarak adlandırılan bir teknikle kontrollü koşullar altında temiz, ılık ve nemli bir ortamda uzun süreli bakteri ve mantar fermantasyonu yoluyla yaşlandırma (yıllandırma) işlemidir. Bu yöntem Çin’de uzun yıllar boyunca çay yapıcılarının pu-erh üretimi için kullandıkları bir tekniktir ki bu yöntem basitçe, kompost üretimine benzer bir tarzda maocha yapraklarını tekrar nemlendirmek, yığın yapmak ve zaman zaman karıştırmaktır.
Bu işlemde, fermantasyonun düzenli olarak sağlanması için maocha yığınları ıslatılır ve karıştırılır. Fabrikadan fabrikaya değişmekle bitlikte Yunnan’ın tümünde fermente olan yığınlarda; Aspergillus spp., Penicillum ssp. ve mayalar ile birlikte gıda üretiminde kullanılan diğer mikrofloradan oluşan bir çok bakteri ve maya kültürü kullanılır. Yıllandırma işleminde bir değişken faktör düzenli olarak kontrol edilir özellikle; nem stabilitesi ve Aspergillus ssp. gelişimi yüksek kaliteli yıllandırılmış pu-erh’in üretiminde anahtar faktörlerdir. Fermantasyon işlemi için yetersiz koşullarda oluşan kötü bir koku ve kötü dekompoze olan maocha yoluyla karakterize edilen kötü yıllandırılmış pu-erh’le üretilmiş olur. Yıllandırma işlemi günümüzde piyasa koşulları gereğince özel üretimler hariç, eskisi gibi çok uzun yıllar almayıp yarım yıldan bir yıla kadar bir zaman içerir. Örneğin; 2004 yılının başlarında üretimine başlanan yıllandırılmış pu-erh, 2004/2005 kışında preslenir ve 2005 sonunda veya 2006 yılı başlarında pazara arz edilir. Ve bu çayların raf ömürleri etiketlerinde yazan koşullarda saklanmaları halinde üretim tarsına bağlı olarak 5 – 10 yıl arasında değişmektedir.
Bu işlem (mikroorganizma ilavesi) ilk olarak, yıllanmış bazı pu-erh’lerin tad ve dem renklerini taklit etmek amacıyla Çin’deki Kunming Çay Fabrikası ve Menghai Çay Fabrikası tarafından 1972 yılında geliştirilmiştir. Bu teknik “ıslak depolama” tekniğinin bir versiyonu olarak diğer çayların yaşlarını değiştirmek için bazı tüccarlar tarafından kullanılan bir yöntem haline gelmiştir. Yıllandırılmış pu-erh’lerin seri üretimine 1975 yılında başlanmıştır. Fermantasyon süresince kazanılan aroma, hava çıkışı olan bazı depolardaki tad kayıpları nede niyle uzun süre yıllandırılmadan da tüketime arz edilmektedir. Bu yöntemle fermente edilen çay gevşek formda üretilebildiği gibi alıcıların arzusu doğrultusunda istenilen şekillerde de preslenmektedir. Bazı pu-erh alıcılar ise, yıllandırma işleminin 10 yıldan daha fazla sürmesini isteyebilmektedir.

Pu-erh, presleme işlemi

Preslenme sonrası oluşan “gamze”
 c) Presleme
Elle preslemede pu-erh kalıplarının kenarları düz olmayıp bir yüzeylerinde gamze biçimli bir  oyuk oluşur. Çay preslenmeden önce, pu-erh üretmek için ilave birkaç adıma ihtiyaç vardır. İlk olarak kuru maocha’nın kantitatif özelliklerini veya yıllandırılmış pu-erh’in son ağırlığını belirlemek için tartılır. İkinci adımda tartımdan sonra, kuru maocha delikli kaplarda yumuşatılmak için 80 – 90 oC’deki su buharı ile stimlenir bu şekilde daha yapışkan bir halde almış olur ki bu preslenme süresince yaprakların dağılmadan bir arada kalmasına yardımcı olur. “Nei fei” adı verilen bir etiket veya renkli kurdele gibi ilave bir süste yaprak kalıbının ortasına veya üzerinde herhangi bir alan yerleştirildikten sonra, dip kısmı düğümlü olan (gamze biçimli oyuğu oluşturmak için) kumaş torba içine etiket oyuk tarafında olmaya cak şekilde yerleştirilir ve kumaşın ağzı düğümlenmez sadece etrafına sarılır. Çay yapıcısının isteğine göre kumaş torbalar pamuklu kumaştan olabilir. Alıcıların arzu edikleri ürün özellik lerine ve presleme hızına bağlı olarak; sıkı ve hızlı’dan gevşek ve yavaş tarzda preslenirler.


Farrklı şekillerde kalıplanmış Purh-tea’ler

Hidrolik preslerde pu-erh çaylar, çukur iç bir yüzeyde geleneksel bir motife sahip olan metal kalıplar içinde preslenir ki bu metod günümüzde tüm pu-erh’lerin üretiminde yaygın olarak kullanılır. Bir metal kalıp kullanılması durumunda çay torbalı veya torbasız preslene bilir. Torbasız olarak direkt bir metal kalıp içinde sımsıkı preslenen pu-erh çaylar yoğunluk ve sertliğine göre “tie bing” (demir kalıp) olarak bilinir. Yoğun bir şekilde preslenen ham pu-erh’in tadının 10 yıldan daha uzun bir süre yıllandırılmış olanlardan daha değerli olduğuna inanılır.

Manivela ile preslemelerde ise el yardımı ile çalıştırılan presler kullanılır ve çoğunluk la modern hidrolik presler tercih edilir. Tüm bunların yanı sıra ağır büyük bir taş el işçiliği ile küçük silindir şekli ile kesilir ve basitçe ağırlığı ile ahşap bir tablanın altında bulunan çay torbasını presler. Taşın ağırlığı ve torbadan kaynaklanan gerilim ile birlikte bir kalıpta kullanılmadığı için pu-erh çayının çevresi ve kenarları üniform olmaz. El emeğini kapsadığından dolayı bu metotla presleme “el veya taş presi” olarak adlandırılır ve bir çok pu-erh zanaatçısı bu tarzda üretim yapar.
d)  Sınıflandırma
Yıllanmış olanları hariç pu-erh çayı çeşitli yollarla sınıflandırılır; şekline göre, işleme metoduna, bölgesine, tarımsal uygulamaya, cinsine ve mevsime göre.
Şekline göre,
Pu-erh farklı şeklerde preslenebilir; küme “kavun potagos” , su kabağı, yuan bao ve küçük briketler (2-5 cm genişliğinde) şekilleri kapsayan tarzda olanları mevcuttur. Pu-erh ayrıca içleri boş bambu gövdelerinin içinde sütun kalıplar şeklinde de preslenir.
İşleme metoduna göre,
Pu-erh çaylar batı ve doğu Asya’daki çay pazarlarında genellikle ikinci kez fermente olan çaylar veya siyah çaylar sınıfında toplansa da pu-erh çaylar gerçekte işleme metoduna göre 3 tipe ayrılır; yeşil (ham) pu-erh çay, fermente olmuş pu-erh çay ve ikinci kez fermente olmuş (yıllanmış) çay.
Pu-erh kalıba preslenmeden önce hafifçe işlenirse (soldurma, kavrulma) yeşil çay olur. Bu şekildeki pu-erh preslenmişse maocha adını alır. Üretim yöntemine bağlı olarak daima tatları güzel olmaz, göreceli olarak daha ucuz olanlar kısa süreli yıllandırılanlardır. Pu-erh, bir yıl kadar bir süre ile bakteriyel fermantasyonda yavaşça işlenmişse ikinci kez fermente olmuş çay adını alır. Bu pu-erh yıllandırılmış/pişmiş pu-erh olarak adlandırılır ve kavun tadında olup sevilerek içilir. Yeşil pu-erh çayda aynı yöntemle yıllandırılırsa kavun tadında olacak ancak aroması zayıf olacaktır. Üretim tarzına göre pazarda yaygın olarak bulunan 2 ana tipi vardır:

Maocha: Gevşek formda veya preslenmiş olarak satılan yeşil pu-erh yapraklarına verilen isimdir. Çay alıcıları tarafından yıllanmış pu-erh’e işlenmek üzere talep edilir.
Yıllandırılmış pu-erh: Bir yıl veya daha fazla süre ile yıllandırma işlemine tabi tutularak preslenmiş maocha’dır. Kötü fermente olan maocha, adi yıllanmış pu-erh’lerin belirtisi olan ekşi ve balıksı tat ile çamurumsu bir çay demi meydan getirir.
Bölgelere göre,
Yunnan
Pu-erh çok geniş ölçüde Yunnan ilinde üretilir. Gerçekten de Yi otonom bölgesi ve Pu’er Hani bölgesi ile adaş ve bu çayın anayurdudur. Pu-erh hemen hemen birçok ilde ve taşrada üretilir ancak en ünlü pu-erh alanları Çin’deki 6 ünlü çay dağı olarak bilinenlerdir. 6 ünlü çay dağı Xishuangbanna’da iklim ve çevre koşulları ile ünlenmiş olan sıra dağlardır ki bunlar sadece pu-erh’in mükemmel yetiştirme koşullarını sağlamakla kalmaz aynı zamanda üretilen pu-erh çayları eşsiz aroma profilini de oluşturur.


Pu-erh çayın paketlenmesi
Pu-erh çay özellikle ticaret amacıyla paketlenir, etiketlenir ve depolanır. Bu nitelikler pu-erh’in otantikliğini belirlemek için çay alıcıları ve çay içicileri tarafından özellikle aranır.
Tek kalıplar
Tipik olarak paketlenmiş Bingcha’dır. Pu-erh çay kalıpları veya bingcha daima aşağıdaki şekilde ambalajlanır:
Kağıt kaplar: Genel olarak ince pamuklu kumaş veya pamuklu kumaştan yapılmışlardır, üzerlerinde çay şirketi, üretim yılı, hasat edilen bölge (dağ ismi),  bitki tipi ve demleme reçetesi yazılıdır. Kağıt kaplar ayrıca bölgesel logo veya sanatsal bir çalışmada içerir. Bazen bir pu-erh kalıbını sarmak için birden fazla kağıt kap kullanılabilir.  
                                   
Nei fei: Çay kalıbı üzerine orijinal olarak yapıştırılan küçük bir etikettir. Ancak genellikle presleme süresince kalıp içerisine gömülür. Çayın otantikliğini anlatan bir şarkı sözü veya bir yazı kullanılır. Bazı değerli pu-erh kalıpları birden fazla etiket taşıyabilir.
Nei piao: Kağıt kapların altında gevşek olarak bir fitil veya büyükçe bir etikettir. Genellikle fabrika adı ve damgasını bulundurur. Bir çok nei piao’da çay fabrikasının bir özeti ilave olarak çayın tat ve nadirliğini övücü sözler ile zayıflamaya ve hastalıklara karşı ilaç oluşu anlatılır.
Bing: Çay kalıbını kendisidir. Çay kalıpları veya preslenen diğer pu-erh’ler iki veya daha fazla türde faklı çaylardan hasat edilen yapraklardan yapılmış olabilir. Tipik olarak en yüksek dereceli yapraklar (pekoe) kalıbın dışında ve düşük dereceli yapraklar veya broken yapraklarsa kalıbın içinde yer alır. Bu, çay kalıbının görüntüsünü geliştirmek için yapılmış bir uygulamadır ve talebi arttırıcı amaçlıdır. Kullanılan çayın derecesini tahmin etmek için seçme deneyimi ve üretim bilgisi gereklidir. Bununla birlikte, çay kalıbındaki gamzenin  (oyuk) çevresi ve alanı da merkezdeki yaprakları kalitesini gösteren bir penceredir.

Pu-erh çay kalıplarının paketlenmesi


Günümüzde nei fei sahteciliği önlemede ve ürünü tanımlamada daha önemi olmuştur. Menghai çay fabrikası özellikle 1990 sonu ve 2000 yılı başlarında Pazar yerlerinde bulunan sahte çayların gelişimini engellemek amacıya etiketlerde  mikro baskı ve kabartma bulundurmaya başlamıştır. Bazı nei fei’lerde ayrıca sahteciliği önlemek ve tanımlamaya yardımcı olmak için yıllanma süresi de yazmaktadır.

Depolama
Yetiştirilmeleri, işleme tarzı ve şekilleri faklı olan tüm pu-erh çaylar aromalarını geliştirmek amacıyla yıllandırılır. Ancak yıllandırmanın hızı (yıllandırma için çeşitli kimyasalların kullanımı) çayların kalitesi ile birlikte fiziksel özelliklerini de etkileyecektir.
Bu özellikleri etkileyen koşullar:
Yaprak kalitesi
En önemli faktördür.  Uzun ve geniş tabanlı yaprak pu-erh için ideal olandır. Maocha uygun olmayan koşullarda işlendiğinde, gereği gibi işlenen maocha ya göre kalite düzeyi düşük olacak ve yıllanmayacaktır. Yaprağın yetiştirilmesi ve derecesi ayrıca akıma ve uygulanan tarımsal işlemlere bağlıdır.
Presleme
Çay sıkı preslenirse yavaş yıllanır. Elle veya taşla gevşek preslenen pu-erh, hidrolik olarak daha sıkı preslenen pu-erh’den daha hızlı yıllanacaktır.
Şekil ve boyut
Yüzey alanı attıkça çay daha hızlı yıllanacaktır.
Hava akışı
Çayın etrafındaki oksijeni düzenlemek ve yıllanma süresince oluşan kokuyu uzaklaştırmak gereklidir. Nemli durgun hava, nemi uzaklaştırmayacak ve yıllanan çay küf kokacaktır. Plastikle ambalajlanan çaylarda ise yıllanma işlemi gerçekleşmeyecektir.
Koku
Çay depolandığı süre içinde raf ömrü boyunca devam edecek güçlü kokular kazanır. Tamamen olmasa bile, pu-erh dış çevresinin zaman zaman havalandırılması istenme yen kokuları uzaklaştırmış olacaktır.
Nem
Yüksek nem çayın yıllanmasını hızlandırır. Çayın üzerinde toplana nem yıllan ma süresini kısaltırken, istenmeyen aromaların oluşumuna ve küfün gelişimine neden olur. % 60-85 arasında ki bir nispi nem skalası pu-erh çay depolamada önerilir. Dalgalanan yüksek nem düzeylerine maruz kalırsa pu-erh çayın kalitesi geriler.
Güneş ışığı
Depolama esnasında güneş ışığına maruz kalan pu-erh çay, dışı erken kurur ve çoğunlukla acılaşır.
Sıcaklık
Çaylar yüksek ısılara maruz kaldığında isteyen aroma gelişecektir. Bununla birlikte, düşük ısılarda pu-erh çayın yıllanması yavaşlayacaktır. Pu-erh çayların depolanmasın da önerilen sıcaklık düzeyi 10 – 15 oC’dir.


Pu-erh çayların farklı depolanma biçimleri


Çin’de pu-erh çayların satışa sunulduğu bir mağaza
 Son günlerde talebi giderek artan
pu-erh çayların üretimi konusunda Çin’de düzenlenen bir seminer

Pu-erh çayın demlenmesi
Pu-erh çaylar Çin’de yaygın olarak Gong Fu demleme tarzı ile servis edilirler ve genellikle Yixing çay setleri veya “giwan” olarak adlandırılan Çin çay fincanları kullanılır.
Optimum su sıcaklığı düşük kaliteli pu-erh çaylar için 95 oC, iyi olgunlaştırılmış ve yıllanmış ham pu-erh için 80-85 oC’dir.
Demleme süresi ilk birkaç dem için 20-30 sn, sonraki demlerde 2 -10 dk kadardır.
Bazı batılı çay yapıcıları tarafından kullanılan uzun süreli demleme tekniği koyu, acı ve tatsız demler üretebilir.
Kaliteli, yıllanmış pu-erh çayın infüzyon verimliliği çok yüksektir.
Geleneksel gong fu metoduyla demlendiklerinde aromadaki ince ayrıntılar fark edilmiş olur.


Çin’de Zhejiang University, Çay Araştırma Enstitüsünde yıllanmış pu-erh çaylar üzerinde yürütülmekte olan çalışmalarda yıllanmış pu-erh’de ortalama olarak; (2)
37.1 mg g-1 kafein,
15.7 mg g-1 amino asit,
67.0 mg g-1 polifenol ve
8.41 mg g-1 toplam kateşin ile
17 farklı uçucu aroma bileşeni tespit edilmiştir ki bunlar;
TQS = 57.47 – 0.18geraniol + 0.33 polyphenols -1.14n-caproaldehyde – 1.38 linalool oxide I + 0.21caffeine (p< 0.01) ve
TQS = 57.42-0.03Citral + 0.33polyphenols – 1.14n – caproaldehyde – 1.40linalool oxide I + 0.20 caffeine (p < 0.01).

——————————————————————————–
Kamil Engin İslamoğlu
Ziraat Mühendisi

 

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails
 
 
 
 
Copyright © Haber Keyfim