BAĞLANTILAR
haberhan.com
GÜNDEM
Haberin Kaynağı
Çarşamba
DIYET YAPAYIM DERKEN KILO ALMAYIN
DİYET GAZİSİ OLMAYIN
Diyet gazisi olmayın.
Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU - Kilo vermek için bir diyete başlamak çok önemli bir karar. Çünkü her diyet sağlığa ciddi bir müdahale. Bilgi, ilgi, dikkat, doğru bir plan ve bilinçli bir takip ister.
Eğer diyet yaparken bedeninize doğru mesajlar vermiyor, doğru talimatlar gönderemiyorsanız kısa bir süre sonra metabolizmanız bozulur. Hormonal sistemleriniz iflas etmese de şaşırmaya başlar. Özellikle bilimsel dayanağı olmayan “popüler, moda ve absürt diyetler”in çoğu pek çok insanın diyet gazisi olmalarına, sağlıklarını kaybedip hastalanmalarına, psikolojilerini bozmalarına ve sonra da verdiklerinden çok daha fazla kilo kazanmalarına yol açar.
BEDEN KULLANIM KILAVUZU
Her bedenin kendine özel bir kullanım kılavuzu var. Neyi, ne zaman, ne kadar, ne sıklıkta, hangi yiyecekle birlikte yiyip içeceğiniz, ne kadar kaloriye ihtiyaç duyduğunuz, öğünlerinizin yapısı, öğün aralıklarınızın sıklığı, ara öğün kalorilerinizin miktarı hepimiz için farklı. Özellikle genetik olarak insülin direnci geliştirmeye hazır olan birinin glisemik yüke dikkat etmeden bol karbonhidratlı, özellikle bol şekerli, unlu, nişastalı ve/veya yüksek kalorili beslenmesi önce insülin direncine, sonra kilo sorunu, sonra da şeker hastalığına sebep olur. Kullanım kılavuzunda kolesterol problemi bulunan birinde yüksek proteinli “Atkins diyeti” çok geçmeden koroner damarlarda tıkanıklıklar yapar, felç olasılığına yol açar.
Genetik yapınıza, genetik potansiyelinize, sağlık sorunlarınıza, kişisel yapınıza uygun beslenme planlarıyla yola çıkmazsanız diyet yapmanın bir süre sonra sağlığı bozmakla eş anlamlı olabildiğini unutmayın. Ayrıca kilolu olmanızın hormonal ya da tıbbi nedenlerini olabileceğini de aklınızdan çıkarmayın. Böyle bir durumda gerçek nedeni bulana kadar hiçbir diyet ve egzersiz önerisine kulak asmayın. Bozulan metabolizmanızı düzeltmek, durma noktasına gelen metabolik hızınızı tekrar harekete geçirmek ancak genetik yapınızın anlaşılması, metabolizmanızın araştırılması, hormonal ve tıbbi nedenlerin değerlendirilmesi, teşhis ve tedavi edilmesinden ve bunlara uygun bir beslenme-aktivite planı oluşturulmasından sonra mümkün olabilecektir.
İYİ VE KÖTÜ KARBONHİDRATLAR
Karbonhidrat grubu yiyecekler en çok tüketilen yiyecekler. Bu grupta tahıllar, bakliyat grubu besinler, sebze ve meyveler var ve bunlar beslenmemizin temel direği. Karbonhidratlar olmazsa sağlığımızı korumanın zorlaşacağı kesin. Son yıllarda yaşanan karbonhidrat düşmanlığının yanlış olduğu da... Sorun tahıl, bakliyat, sebze, meyvelerde değil, “beyaz tehlike” diye tanımlanan problemli karbonhidratları (un, şeker) fazla ve sık tüketmekten kaynaklanıyor. Eğer beslenme sisteminizde beyaz un, şeker ve bunlardan üretilen ekmek, makarna, beyaz pirinç pilavı, pizza, açma, börek, poğaça, çörekler, bisküvi, grissini, cips veya şekerlemeler, gazlı kolalı içecekler fazlaysa bir süre sonra kilo almaya, kan şekerinizi dengelemede zorlanmaya ve şeker, tansiyon ve kalp hastası olmaya adaysınız denilebilir. Karbonhidrat kaynağı olarak tam tahılları (köy ekmeği, bulgur pilavı gibi), baklagilleri (kuru fasulye, nohut), kabuklu yemişleri (fındık, ceviz, badem) veya yağlı tohumları (kabak çekirdeği, ayçiçeği çekirdeği) kullanır ve bunları kalori dengesine dikkat ederek yeteri kadar yerseniz ciddi bir sorun yaşamayacağınızdan emin olabilirsiniz.
POSA-KİLO İLİŞKİSİ
Beslenme listenizde yer alan karbonhidratların glisemik yükünü, yani kilo yapıcı etkilerini azaltmak istiyorsanız bunun en etkili yollarından biri daha fazla lif-posa tüketmeniz. Günlük posa kazanımınız arttıkça yalnız kilo vermeniz kolaylaşmaz, kanda şeker, kolesterol, trigliserid seviyeleriniz daha kolay dengelenir. Fazla posalı beslenmenin özellikle kolon kanseri için de ciddi bir koruma sağladığı da biliniyor. Bunun nedeni posalı yiyeceklerin içindeki liflerin bağırsaklarda yağ ve şekeri emen bir sünger gibi davranması, ayrıca bağırsak duvarını kaplayarak yiyeceklerin içindeki yağ ve şekerin daha az emilmesini sağlaması. Prensip olarak posa-lif herhangi bir yemeğin glisemik yükünü azaltmanın en kolay yoludur. Kuru fasulyenin makarnadan, bulgurun pirinç pilavından daha az kilo kazanımına yol açmasının sebebi düşük glisemik indeksi ve bunun nedeni de kuru fasulye ve bulgurdaki yüksek posa içeriği. Yulaf kepeği, öğütülmüş keten tohumu eklenmiş salata veya yoğurtlar, bol salatalık eklenmiş cacık, her öğünde bol salata çeşitleri, yemeğe bol sebzeli az yağlı bir çorbayle başlamak, ara öğünlerde şeker oranı düşük meyveler ya da sebze parçaları atıştırmak günlük posa tüketiminizi arttırmanın en kolay yolları.
İNSÜLİN DİRENCİ NASIL OLUŞUYOR?
Kötü karbonhidratları (özellikle beyaz tehlike gurubunda yer alan unlu, şekerli besinleri) fazla tüketirseniz, özellikle de şekerli yiyecekleri çok abartırsanız kanınızdaki insülin seviyesi çok yükselir. Özellikle çabuk emilen şekerler için bu tehlike her zaman vardır. Kanınızda dolaşan insülin miktarı çok artınca hücreleriniz zamanla insüline direnç göstermeye, yanıt vermemeye başlar. Bu durum “insülin direnci” olarak bilinir. Bu soruna yakalananlar aynı işi yapmak için giderek daha fazla insüline ihtiyaç duyarlar. Bundan sonrası artık “uyuşturucu bağımlılığı ” gibidir. Giderek bedeniniz daha da fazla insüline ihtiyaç duymaya başlar. İnsülin seviyeniz arttıkça vücudunuz (özellikle göbek, bel, kalçanız) yağlanır, kilo alırsınız. Bu kısır döngü sürer, gider. Zamanla önce “erken diyabet ”, sonra da “şeker hastalığı ” ile sonuçlanır. İnsülin direncinin kalp hastalığına yakalanma, felç geçirme, bellek kaybı ile karşılaşma, hatta kansere yakalanma açısından da önemli riskler oluşturduğu biliniyor. Kısacası bedeniniz şekerle boğulduğunda kanınızdaki insülin seviyesi zirve yapıyor. Bu insülin banyoları bir süre sonra insülin direncine kilo kazanımına ve şeker hastalığına sebep oluyor. Bu kötü gidişi önlemenin iki temel anahtarı var.
Bir: Gereğinden çok karbonhidrat tüketmemek.
İki: Glisemik indeksi yüksek olan beyaz tehlikelerden (un, şeker, nişasta) uzak durmak!
Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 236 73 00 Faks:(212) 236 57 75
ENDER SARAC'TAN EVINIZI DIYETE HAZIRLAYIN ZAYIFLAMANIN PUF NOKTALARI NELERDIR COZUM YOLLARI ONERILER
EVİNİZİ DİYETE HAZIRLAYIN
Yazın yaklaşmasıyle birlikte pek çoğumuz yaza formda girmeye heveslenir. Ama kış boyunca evimiz birçok kilo aldırıcı malzemeyle doludur, kilolar fazlalaşmıştır. Bu yazısı okuduktan sonra önce evde sıkı bir temizliğe başlayın. Ardından da alışverie çıkın ama bu kez sağlıklı yiyecek ve içecekler alacaksınız, unutmayın.
Uz.Dr. Ender SARAÇ - Alışverişe çıkmadan önce evdeki kilo aldırıcı, gördüğünüzde sizi tahrik edecek ne varsa hiç acımadan bir torbaya doldurun. Ama sakın çöpe atmayın. Kilo sorunu olmayan ya da kilo almak isteyen yakınlarınıza verin. Buzdolabındaki mayonez, şeker eklenmiş meyve suları boyalı, asitli meşrubatlar, kaymak, yağlı şarküteri ürünleri, yağlı peynirler, kaymaklı yoğurt, çok tuzlu ve yağlı eski peynirler, hazır pastalar ve keklerden kurtulun. Bitmedi, sonra mutfak dolaplarına yönelin, şekerli atıştırmalıkları, çerezleri, gofretleri ayıklayın. Ekmeklikten beyaz ekmeği çıkarın. Yeniden mutfak dolaplarına göz atın, gözünüzden kaçan kilo yapacak bir şey görürseniz elinizi korkak alıştırmayın, torbaya koyun.
Salonu atlamayın
Ardından salona geçin, şekerliklerdeki şekerleri, dolaplara saklanmış çikolataları, bonbondan, badem şekerlerini, hazır kekleri aynı torbaya koyun. Bir sonraki durağınız ilaç dolabı. Depresyon ilacı, doğum kontrol hapı, hormon hapı özellikle kortizonlu ilaç, glukozamin içeren preparatlar, B vitaminleri gibi kilo aldırabilecek ya da kilo almayı kolaylaştıncı bir kimyasal ilaç kullanıyorsanız doktorunuzu arayın. Kendinizi iyi hissediyorsanız ilaçların azaltılıp azaltılamayacağını danışın. Şimdi alışverişe çıkabilirsiniz. Ama çok önemli bir kural: Asla aç karnına alışverişe çıkmak yok. Hemen kendinize güzel bir ızgara tavuk, balık ya da yumurta beyazı ağırlıklı bir omlet yapın. Önden bir bakliyat çorbası yanına da zeytinyağlı sebze yemeği ya da yeşil salata ekleyin. Yapılan önemli yanlışlardan biri de aç karnına alışverişe gitmek veya "Aman dışarıda bir şeyler atıştırıveririm işte" demektir. Dışarıda atıştıracağınız şeyler hamburger, dürüm, pizza gibi kilo aldırıcı gıdalar olacaktır. Kilo vermek için alışverişe tok karnına çıkın.
Ara öğünü atlamak yok
Eğer uzun bir alışveriş olacaksa, yanınıza ara öğün için 4-5 adet ceviz, biraz elma kurusu, bir adet de az şekerli taze mevsim meyvesi alın. Mideniz asit yapıyorsa bir avuç leblebi sizi rahatlatacaktır, işte şimdi alışverişe çıkabilirsiniz. Önce kasaba uğrayın. Az yağlı kıyma, tavuk budu ve göğüs eti alın. Bunları derisiz ve kızartmadan tüketin. Balıkçıya geçin. Beyaz etli balık alın. Bu balıklar çupra, karagöz, mezgit, dil, lagos, kalkan, levrek olabileceği gibi ayrıca istavrit, hamsi, sardalya, somon, lüfer, sarı kanat gibi daha yağlı balıklar da olabilir. Önemli kural, kızartma yapılmadan tüketilecek ve derileri yenmeyecek!
Soğan ve sarımsağı unutmayın
Sarımsak ve soğanı unutmayınBalıkçıların yanında bulunan yeşillik satan dükkanlardan da roka, tere, dereotu, limon, maydanoz, kara turp, kırmızı turp, kırmızı lahana, yeşil sivri biber alın. Size bu mevsim özellikle taze soğan ve taze sarımsağı önereceğim. Hem kalorisi düşük hem de kolesterolü düşürmeye, alerjiye karşı yardımcı
Ve markettesiniz...
Markette yulaflı, tarçınlı diyet bisküvi, kepekli şekersiz bisküvi, yulaf ezmesi, az yağlı keçi sütü, light yoğurt, çökelek peyniri, tam buğday ekmeği, tam çavdar ekmeği, az yağlı süt (marketlerde de bulanan az yağlı keçi sütünü öneriyorum) elma kurusu, ceviz, fındık, kuru kayısı, şalgam suyu, maden suyu, nar ekşisi alın. Sebze reyonunda yeşil elma, limon, düşük şekerli bir meyve olan pepino, taze ananas, greyfurt, sert armut, taze zencefil kivi seçin. Sebzelerden ise ıspanak, kabak, Brüksel lahanası, brokoliyi unutmayın. Favori sebzelerimden kırmızı pancar almayı ihmal etmeyin. Hem kan yapar hem de sağlıklıdır.
İştah kapatan kokular
İştah kapatan kokularArdından bir aktara uğrayın. Toz zerdeçal, toz zencefil, kimyon, kımızı pul biberin yanı sıra tarçını hem kabuk hem de toz olarak mutlaka alışveriş sepetinize atın. Zayıflamaya yardımcı çay içinse avokado yaprağı, yeşil çay, kiraz sapı, mısır püskülü, enginar yaprağı ve hindiba almanızı öneriyorum. Aktardan küçük şişelerde yeşil elma, nane ve zerdeçal kokuları da alın. Bu üç kokunun düzenli kullanıldığında iştahı azaltmaya yardımcı etkisi var. Kuruyemişçinizden alacağınız kaliteli keçiboynuzu hem kıtır ve tatlımsı yiyecek ihtiyacınızı karşılar hem de şifalıdır. Kendi içindeki balıyla kan yapıcı bir etki yapar. Eve dönmeden kendinize koyu lacivert kahvaltı tabağı alın. Çünkü koyu lacivert renk iştahın azalmasına yardım eder.
Uz.Dr. Ender SARAÇ
Tel:212 283 10 80
BASAK DURSUN'DAN : BIR KADINI KADIN YAPAN NEDIR ETKENLER NELERDIR?
Sevgili okurlar, bu yazımda çoğu erkekler bana gücenecek ama ilişkilerdeki yaş farkına değinmek istiyorum.
Ülkemizde genelde erkeklerin kendinden yaşça küçük kadınla evlenmeleri alışıla gelmiş bir olay. Son yıllarda ise özellikle bayan sanatçılarımızın kendinden yaşça küçük erkeklerle bir araya gelmeleri konuşulur oldu.
Bunu bir psikolog arkadaşıma danıştım ve mantığıma yatan sebepleri sizlere tek tek sıralıyorum.
Kadın genç ve güzel, etrafı erkek kaynıyor. Ama, kendisini sessizce takip eden bir çift yaşlı gözden habersizdir. O gözler bu kadının bir açığını beklemektedir. Eğer bu açık onun telafi edeceği bir açıksa, yavaş yavaş yuvasından çıkan bir yılan gibi sessizce çıkar ve elindeki imkanları kadına sunar! Ama karşılığında onun olacaktır! Yani herif açıkça diyor ki “seni satın alacağım”. Aptal ve hafif meşrep bir kadınsa çukura düşüverir. Akıllı bir kadınsa üç seçenek çıkar karşısına!
1- Kabul eder ve bu adamın gücünü etrafa kullanırken, o da yaşına uygun gizli sevgili peşine düşer.
2- “Sen de kimsin kendini Allah mı sandın” der ve resti çeker.
3- Birlikteliğe girer ve kaderde varsa adam ölene kadar, katlanır bu esnada çevresini kurar ve söz sahibi olur.
Son aşama ise bazı kadınlarda olur adam öldükten sonra ortaya çıkar ve evli olduğu dönem içerisinde, aç kaldığı bedensel ve ruhsal duygularını yeniden beslemek için genç sevgililere koşar ve sonra alışkanlık haline gelir.
İşte beyler! Maalesef içinizdeki yaşı büyük ve güçlü olup “ oda benim olmalı” diyen egolu kişilerin bencilliğinin sonucuymuş bu!
Ben demiyorum psikolog arkadaşım söylüyor Vallahi!
Ne derler “kadını anne yapan da, o… yapan da erkektir”
Yiyeceğim lafları şimdiden tahmin ediyorum.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…
Perşembe
BIR MUCIZE DAHA AGRI'DA YILAN BEBEK DUNYAYA GELDI RESIMLERI FOTOGRAFLARI
Ağrı'da 'Yılan Bebek' dünyaya geldi
Dünyada çok nadir görülen bir genetik bozuklukla doğan bebek, görenleri hayrete düşürdü. Doktorlar, yoğun bakım servisinde tutulan bebeğin yaşama şansının çok az olduğunu söyledi.
Alınan bilgiye göre, Nurcan Y., dün Ağrı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde bir bebek dünyaya getirdi. Nurcan ve Ahmet Y. çiftinin çok nadir görülen bir genetik bozuklukla doğan bebekleri, görenleri hayrete düşürdü.
Halk arasında "Yılan Bebek" ya da "Palyaço Bebek" denilen vakayla ilgili konuşan Ağrı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Altan Alim, bebeğin on binde bir görülen bozuklukla dünyaya geldiğini söyledi. Gözleri ve kulakları olmayan, ağız yapısı da bozuk olan bebeğin yaşama şansının çok az olduğunu ifade eden Dr. Altan Alim, "Nurcan Y. dün Ağrı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde bir bebek dünyaya getirdi. Akrabası olduğu belirtilen Ahmet Y. ile evlilik yapan ve bundan önce üç doğum yapan Nurcan Y.'nin ilk çocuğu dışında yaşayan olmadı. Aile, dün dünyaya gelen bebek gibi iki çocuklarını da benzer hastalıktan dolayı doğumdan birkaç gün sonra kaybetmişler. İktiyoz denilen ağır bir cilt hastalığıyla dünyaya gelen bebeğin bu şekilde olmasının başlıca nedeni ise akraba evliliğidir" dedi.
Spinal anestezi ile doğumu gerçekleştiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Emrah Töz ise, ilk defa böyle bir vakayla karşılaştığını ve tıpta da bunun örneklerinin çok nadir olduğunu kaydetti.
Bebeğin, Ağrı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde yoğun bakım servisinde tutulduğu bildirildi.
DUNYANIN EN BUYUK VE UNLU ASCILARINDAN HUSEYIN OZER KIMDIR HAYATI BIYOGRAFISI IBRET DOLU YASAM OYKUSU
Köyde doğdum. Annem babam ayrıldı. Dedemin yanında kaldım. 7 yaşında okula gitmem gerekirken, babam beni evlatlıktan reddetti. Ağabeyim zehirledi. Dedem de yaşlandı ve istenmeyen çocuk oldum. Yazı yazmayı taşa ve duvara, kara değnekle yazarak öğrendim.
K eçi çobanlığı yaptım. Annem bu işe kızdı. Beni tabanca parası kazanıp, babamı vurmak için Ankara’ya gönderdi. Sokak çocukluğu yaptım. Demirel’e beni okutması için 2 defa mektup yazdım ama olumlu cevap alamadım. Sıhhiye’deki umumu tuvalette yattım. Ulus meydanında çakmaklara benzin doldurdum. Köyden Ankara’ya gelmek için otobüs parası 20 lira borç almıştım. Bunu 40 lira olarak geri ödedim. Sonra bir meyhanede işe girdim. Bir de kömürlük kiraladım yatmak için. Kitaplar alıp okudum ve o zaman İngilizce öğrenmeye karar verdim. İlk paramla Hüseyin Özer Eğitim Vakfı’nı kurdum. Sonra İstanbul’a gittim. Kendime İngilizce hocası tuttum. Askere gidip geldim. Oradan Londra’ya ise otobüsle geldim; çünkü uçak param yoktu. Londra’da İngilizce kursuna gittim ve bir dönercide çalıştım ve o sonra o dükkanı satın aldım. O dükkanı kebapçıdan restorana çevirdim. Sağlıklı yemekler yapabilmek için diyet hocaları tuttum. 30 sene boyunca iş yapmamış, sürekli kapanmış restorantın kapısında kuyruk yaptım. Türk yemeklerini geliştirdim. Camlarını kurşun geçirmez yaptırdım, büyük elçi yemek yiyebilsin diye. Kriz döneminde ise, sağlıklı ve ekonomik yemekler yapmak için cafeleri icat ettim. Fiyatını da müşteriler belirliyordu. Zincir böylece kuruldu. Sonrasında bazı sebeplerle cafeleri satmak zorunda kaldım. Restoranlarımız Londra’nın en önemli merkezindedir. Biri Özer, diğerleri ise Sofra’dır. Yıllardır Londra’daki tüm sivil toplum kuruluşlarına sponsorluk yaparak, Türk İngiliz Ticaret Odası’na destek vermiş bulunmaktayım.
Restoranlarımız Michelin Guide tarafından Dünya’nın ilk ve tek Türk Lokantası seçilmektedir. Lokantalarımızda Türk Turizm Bürosu Broşürleri verilmektedir. Türk Yemeklerini ve Türk misafirperverliğini tanıtıyoruz. Tüm Dünyada satılan “Sofra Cook Book” adlı ingilizce bir yemek kitabı bulunmaktadır.
Museum of London'da Sesli sunumlarda 2003 yılından beri konuşmalarım ve Londra hakkında hislerim ziyaretçilere sunulmaktadır. Discovery Channel tarafından görüntülü belgelesel olarak, ve 1 episodu da benim hakkımda hazırlanan film tüm dünyada 60 kadar ülkede ve 5 kanalda yayınlanmakta, ve seyredenler tarafından tüm dünyadan günlük mesajlar web sitemize bırakılmaktadır.
Etiketler:
Kimdir Bu?,
Ünlüler
OKTAY USTADAN DIYET AYVA RECELI YAPILISI TARIFI MALZEMELERI
MALZEMELER
* 1 kilo ayva
* 1,5 kg toz şeker
* 5 adet karanfil
* 5 adet limon
* 2 su bardağı su
HARIRLANIŞI
Ayvaları yıkadıktan sonra rendeleyip tencereye koyun.Çekirdekleri ayıklayıp bir tülbentin içine koyup ağzını sıkıca bağlayın. Tencereye ayvaların üzrine alıyoruz. Böylece renk ve jöle olmasını sağlıyoruz. ölçüzüzdeki suyu koyup 10 dakika haşlayıp üzerine toz şekeri döküyoruz. Yaklaşık kısık ateşte 40-45 dakika kaynatıyoruz. Verdiğim,iz bı zananın sonuna doğru limon suyunu ilave ediyoruz.Recelimiz hazır olduktan sonra kavanoza koyup reçelimizi kahvaltımızda tüketebiliriz.
AFİYET OLSUN…
OKTAY USTADAN DIYET CEKIRDEKSIZ UZUM RECELI TARIFI YAPILISI MALZEMELERI
MALZEMELER
* 1 kg çekirdeksiz üzüm
* 1 kg toz şeker
* 1 adet limon
* 1 çay bardağı su
HAZIRLANIŞI
Üzümleri salkımlarından ayırıp, yıkanır. Bir tencereye alıp üzerine su, limon suyu, toz şeker koyup ocağa alınıyor. Kaynamaya başlayınca kısık ateşte kaklaşık 30 dakika pişirilir.Üzerine çıkan köpük alınır. Kıvamı kontrol edilir.Kıvamı yumuşak olursa kaynamaya devam etmesi gerekir.
AFİYET OLSUN…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










